Web Girişim

Web Girişim header image 1

Online reklamlarla gelen trafik nereye gidiyor?

August 19th, 2010 · Online Marketing, Online Reklam

Reklamveren olarak yayinciyi secerken kabarik bir check-list kullaniyoruz;
Context uyumlu mu?
Musteri profilimizle ortusen ziyaretcisi var mi?
Yeterli trafigi gonderebilir mi?
Gonderdigi trafik istedigim gibi performans gosterir mi? Vb.

Uzun bir check-listi de hazirlamakta oldugumuz banner, video ya da text icin uyguluyoruz;
Call-to-actionlar uygun mu?
Mesaj net veriliyor mu?
Musterinin sevmedigi tasarimsal bir unsur var mi?
Branding konusunda eksik var mi? Vb.

Bu ve hatta daha fazla sayida soruyu sormadan saglikli bir kampanyaya baslamak mumkun degil.
Peki bu kadar caba ile siteye cekecegimiz trafik nereye gidecek?

Tabii ki anasayfaya(!)

Bu halen bir cogumuzun yapmaktan cekinmedigi bir hata..

Anasayfada;
-Bir cok teklif bulunur
-Odak noktasi genelde 1′den fazladir,
-Tum musteri profillerine gore ozet bilgiler bulunur

Bu yuzden de gelen trafigin conversion rate’i(hedef donusum orani) olmasi gerekenden daha dusuk olur..

Bu yuzden calismanin icerigi ve kapsamina gore landing page kullanmak verimi arttirmak, yatirimin ciddi bir kismini cope atmamak icin oldukca buyuk onem tasir..

Yayinci secimi ve ad hazirlanirken kullandigimiz gibi farkli bir check-list de landing page hazirlarken kullanmamiz gerekiyor;
-landing page ad ile uyumlu mu? (Ayni renk ve tonlari tasiyor mu?)
-ad ile ayni mesaji veriyor mu? (Ayni metinlerin kullanilmasi verimi cok daha iyiye goturebilir)
-verilen mesaj tek odak mi?
-mesaj detaylandirilip, teklif tam olarak sunulmus mu?
-teklife motive edici unsurlar sayfada bulunuyor mu? (Neden listeleri, guven sembolleri, urunu kullanan bir musterinin mutlu ifadesi vb.)
-Call-to-action yeterli ve net mi?

Bu ve benzeri birkac soru daha ekleyerek hazirladiginiz landing page’i hatta mumkunse bir kac tane alternatifli hazirlayip google website optimizer vb. Bir aracla en iyi performansi olan landing page’i kullanmak kampanyanizin verimini ciddi bir bicimde arttiracaktir..

→ ilk yorum yapan sen ol!Etiketler:··

Müşteriden internette bilgi alırken dikkat edilecek 5 kural!

May 28th, 2010 · Customer Experience(CEM)

CRM konusunda sağolsun bilgilerini esirgemeden paylaşan Uğur Özmen (Uğur Abi), “Emlak işinde CRM” adlı tam bir özet niteliğinde müşteri tecrübesi ile ilgili bir vaka analizi yapmış. Yazıyı okurken, ilk temas noktası olarak internetin payının oldukça artışı, vakayı internetteymiş gibi düşünmeme sebep oldu.

Kısaca özetlemek gerekirse; yazıda, müşteriden ne kadar çok gerekli bilgi alınırsa o kadar sağlıklı teklifler sunulabileceği ve bu bilgilerin nasıl alınması gerektiğinden bahsediyor.

Aynı şekilde ister e-ticaret sitesi, ister bir sosyal ağ olsun teklif sunabilmek için müşteri/ziyaretçi’den ne kadar çok sağlıklı veri alabilirsek o kadar sağlıklı teklifler sunabiliriz. Bu bilgileri almak için ilk kullandığımız araçlar ise, sitelerde kullandığımız arama motorları ve formlar!

Bu konudaki başarı hikayelerinin gösterdiği örneklerden olan Facebook’un kullandığı kayıt formu ve özellikle devamındaki kayıt tamamlama adımları en optimize edilmiş online bilgi alma şekillerinden biri.

Facebook üyelik formu

Herhangi bir Facebook profilinde bu formdaki bilgilerin onlarca katı bilgi bulabilirsiniz, fakat sadece “Facebook’a üye olmak için gerek şart” diyebileceğimiz bilgiler soruluyor. Ve asıl konumuz bu adımdan sonra başlıyor.

Site içerisinde üyenin sosyalleşmesi ve tekrar tekrar gelmesi hedef olduğu için, ona teklifler götürebilecek soruları; 3 adımda (yine minimize edilmiş halde), sitede üyeyi tutabilecek, üyenin diliyle, her adımda tek bir soru ile soruyor.

Adım adım müşteriden bilgi alma formu

Uğur Özmen’in tabiriyle;

“Bazen bilgileri almak için acele ediyoruz. Müşteriye bir formu uzatıyoruz. Doldurmalarını istiyoruz. Çoğunlukla yanıt alamıyoruz.”

Bu tür formlar oluşturmadan önce, neden bu bilgilere ihtiyaç duyduğunuzu iyi irdelemeli ve gerekmiyorsa, sadece Web analytics aracınızı kullanarak kimlerin neye rağbet gösterdiğini ve reklamlarınızı yayınladığınız mecranın içeriğine göre belirlemelisiniz. Örneğin; farklı varış sayfaları (landing page) kullanabilirsiniz (bebek sitesinden gelen click, 3+1 ve yalıtımlı evler sayfasına düşürülebilir). Belki de, 4Q tarzı müşteri geribildirim araçları ile, çoğunluğun taleplerine göre özel bir sayfa hazırlayarak (modunu soruyormuş gibi genel müşteri taleplerine göre de -sizin sunduğunuza göre değil- birkaç soru sorabilirsiniz) doldurulmayan formların yerini fazlasıyla doldurabilirsiniz.

Tripadvisor gibi iki soru ile teklif verebilirsiniz

Gördüğünüz gibi arama motorlarında da çok detaylı bilgiler sorarak, kolaycı internet kullanıcısı ürkütmeden de sitenizi teklif sunabilecek bir hale getirebilirsiniz. Önemli olan gereksinimlerinizi iyi elden geçirip bunu ziyaretçiden uygun bir şekilde isteyebilmek. Bir de pek başarılı olmayan bir örnek üzerinden gidelim;

Sosyal ağ üyelik formu ve sayfası

Yukarıda, Türkiye’nin en büyük sosyal ağlarından birinin üyelik formunun sayfa görünümünü örnek olarak aldığımızda;

Sayfadaki her modül göze batıyor, form dışında!(reklamlar da animasyon)
Cevaplamamız gereken ilk soru; “Sayfadaki ana odak nerede, formda mı?

Fotoğraf  ve öğrenci olup olmadığı gerek şart mı? (kullanıcı adımı verdim, ad-soyadı sonra versem?)
Bir diğer soru; “üye yapmak için gerçekten gereken bilgiler neler?

Üyeyi içeriye çekebilecek hiçbir yan argüman, metin ya da görsel bulunmuyor!
Bir diğer soru; “sayfada en büyük motivasyon nedir?

Üyelik formunu dolduruyorum zaten, “üye ol” butonuna tıklayınca ne oluyor ki?
Bir diğer soru; “Sayfa, içinde çelişen öğeler taşıyor mu?

Sonuçta Müşteriden bilgi alırken, Offline’daki gibi “basic” soruları şipşak soramadığımızdan, öncelikle ziyaretçinin ne istediği ile ilgili bilgiler almak gerekiyor. Ziyaretçi tecrübesinin en iyi şekilde gerçekleşmesi adına dikkat edilmesi gereken form ya da arama motorunun;

  1. İlk teklifi yapabilecek bilgiyi edinmek adına sadece gerekli soruları içermesi
  2. Soruların neden sorulduğunun anlatılması
  3. Varsa diğer adımların baştan gösterilmesi
  4. Sayfada farklı çağrılar(call-to-action) kullanılmaması (sitenin hedefine göre değişebilir)
  5. Bilgiyi isteme konusundaki çağrının önceliğinin düşürülmemesi gerekiyor.

Sonuçta ziyaretçi sitenize geldiğinde onun ne istediğini bilmiyorsanız, yapacağınız teklif en iyi şartta kampanyası en iyi ürününüz olacaktır, o yüzden ziyaretçiden bilgiyi en nazik şekilde, onu ürkütmeden alıp devamında teklif ya da tekliflerinizi en iyi şekilde sunmanız gerekiyor.

Peki sizce bunun dışında ziyaretçiden bilgi alırken nelere dikkat etmek lazım ?

→ 1 yorumEtiketler:·····

Internete verilerle yaklaşınca…

May 25th, 2010 · Online İş Geliştirme, Sosyal Medya

Yüce Zerey‘in Mynet Web School için hazırladığı sunum internetteki Türk nüfusunun neler yaptığı üzerine oldukça güzel veriler içeriyor. Bir marka ya da girişimci olarak internete yatırım yapmadan önce bu tür araştırmaları yapmak gerekiyor ki sonunda beklentiler havada kalmasın. Özellikle online topluluk davranışlarını iyi okuyabilmek fazlasıyla fayda sağlayacaktır.

Bu konuyu biraz açmakta fayda var; Facebook üzerinde her gün neredeyse hepimiz bir şeyler paylaşıp duruyoruz. Biraz daha özele indiğimizde ise yapılan her paylaşımın sonunda bir motivasyon yatıyor. Yani fotoğraf paylaşımı ayrı motivasyona sahip iken, birinin gönderisine yorum yapmak ayrı bir motivasyona sahip. Hatta daha da detaya indiğimizde MD House hayranı birinin Gregory House fotoğrafını profil fotoğrafı yapması ve Prag’da çektirdiği fotoğrafı paylaşan üyenin motivasyonları bile farklı.

Yüce‘nin paylaştığı sunumun son slaytı; Memleketim Facebook Motivleri bu konuyu oldukça güzel ele almış.

Memleketim Facebook Davranışları

Bir girişimci olarak da herhangi bir projeye başlamadan önce bu motivasyonları inceleyip ona göre site özellikleri geliştirmek gerekiyor. Sadece e-ticaret projem var diyebilirsiniz belki ama müşteri sadakati adına içeride sosyal özellikleri “tadında” bulundurmakta fayda var. Buna örnek olarak tuttur.com‘u incelemenizi tavsiye ederim. :)

Bir internet kullanıcısının bağımlı olduğu sitelerde bakılacak verilerin başında;

  • Siteye tekrar gelmeye iten en önemli motivasyon nedir? (networking, dating, övüldüğünü görmek, aylakça sadece evden sosyalleşmek vb.)
  • Siteye geldiğinde ilk yaptığı işlemin ne olduğu? (video izlemek, yorumlanmış gönderilerine yorum yazmak vb.)
  • Bu ilk motivasyonun eskime süresinin ne kadar olduğu? (facebook önce eski arkadaş bulma kurumu iken, şu an keep in touch mekanı olarak pozisyonluyor kendini vb.)
  • Gelir modeline göre(girişimcinin), hangi motivasyonların hedef kitle tarafından benimsendiği?

Sonuçta internette atılabilecek her adımdan önce okuyabilecek o kadar çok veri varken, “bodozlama” dalmanın sağlıklı olmadığı aşikar diye düşünüyorum…

Siz ne dersiniz? Internet kullanıcılarının en çok hangi verileri incelenmeli?

→ ilk yorum yapan sen ol!Etiketler:···

Hem ziyaretçi, hem reklamveren memnun!

May 19th, 2010 · Online Reklam

Silicon Alley Insider “Chart of the day” adı altında fazlasıyla ilginç veriler paylaşıyor. 12 Mayıs’ta paylaştığı grafik ile ilgili bir yazı yazmayı düşünüyordum ki bugüne kaldı.

Grafik Display Ad(Gösterim bazlı reklam) konusunda Facebook’un sonunda Yahoo’yu da alt ettiğini gösteriyordu;

Google ve siteleri bu listeye ne kadar yakın diye baktığımda ise AOL’un neredeyse yarısı kadar reklam gösterimi yapıyor. Google peki nasıl bir yayıncı olarak bu kadar az gösterim yaparken bu firmalarla yarışabiliyor?

Bir çok nedeni herkes kendince sıralayabilir, ama ilk aklıma gelenler şunlardı;

  • Arama motoru reklamlarında zaten ziyaretçinin istediği  sonuçları getiriyor
  • Adsense kullanan yayıncılar için de contextual targeting (içerik bazlı hedefleme) kullanıyor
  • Varsayılan olarak gösterim(CPM) başına değil tıklama(CPC) başına ücretlendirme yapıyor.
  • Reklamverene performansı yükseltebilmesi için her türlü olanağı tanıyor
  • Ziyaretçiye alakalı sonuç göstermek için reklamverenin oluşturduğu reklamları ciddi bir elemeden geçiriyor

Her yayıncı bunları fazlasıyla düşünmeli, özellikle de son maddeyi, yani ziyaretçiye ne kadar çok aradığını verirsen o kadar çok gelir ( :) ), ne kadar çok aradığını bulursa o kadar çok tıklar ($)

peki sizce bir yayıncı olarak en çok dikkat edilmesi gerekenler neler?

→ ilk yorum yapan sen ol!Etiketler:·······

Ziyaretçiyi inandırmak için 7 Adım!

May 13th, 2010 · Customer Experience(CEM), E-Ticaret

Binbir takla atarak sitelere ziyaretçi kazandırmaya çalışırken siteye buyur ettiğimiz ziyaretçiyi ne kadar doyuruyoruz acaba?

Herhangi bir motivasyonla siteye gelen ziyaretçiyi hem onun hem de bizim(sitenin hedefine göre) istediğimiz yere yönlendirmek buradaki başlıca amaç. Tabi bizim istediğimizi isteyen ziyaretçiyi bulup çekebilmek ayrı bir bahis konusu.

Örneğin bir e-ticaret sitesi olarak yegane hedef ürün satışı gerçekleştirmek olduğu için siteye buyur ettiğimiz ziyaretçiyi bir şekilde inandırmamız ve ikna etmemiz gerekiyor.

Bunu sağlarken de kontrol etmemiz gereken adımlar şu şekilde;

1. Ziyaretçinin düşeceği sayfaları(landing page) belirlemek (Örn: Ürün, Kategori, kampanya sayfaları ve tabi anasayfa)

2. Ziyaretçiyi siteye davet ederken kullandığımız söylem ve motivasyon araçlarının düşülen sayfada bulundurulması

3. Ürün ve fiyat sunumunun ziyaretçi alışkanlıklarına göre optimize edilmiş olması

4. Farklı argümanlar kullanarak ziyaretçinin istediğinin bizde olduğuna ikna etme yolunda ilk adımların atılması(kampanyalar, indirimler vb.)

5. “Alsam mı ki?” sorusunun hemen devamında gelecek olan, güven çekincesinin yıkılması

6. Alıma yaklaşan ziyaretçiye ürüne ne kadar kolay ulaşabileceğinin sunulması(ödeme seçenekleri, kargo hızı vb.)

7. Son olarak da gelen ziyaretçiyi yönlendirecek çağrının(call-to-action) test edilerek en verimli halde hazırlanması

Bu 7 adımı da yerine getirdiğinizde açılış sayfası performansı(en azından bounce rate’deki düşüş bile) fazlasıyla sizi tatmin edecektir. Tabi bu test ve devamlı alternatif denemeyi sürdürerek optimum seviyelere çekilecektir…

Peki sizce bu adımların detayında ne tür argümanlar kullanılmalı?

→ 1 yorumEtiketler:···

Internet Reklam Kampanyaları ölçümlenirken…

May 1st, 2010 · Online Reklam

Internetin diğer mecralardan en çok farklılık gösteren özelliğinin ölçülebilir olması olduğundan her zaman bahsedilir. Peki bu ölçümler nelerde kullanılır? Nasıl reklam kampanyaları daha verimli hale getirilir? Neleri ölçümlemek gereklidir?

Bu yazıda kısaca listeleyerek bunlardan bahsedip devamında detaylarını ayrı ayrı paylaşmaya çalışacağım…

Her kampanya gibi önce reklam kampanyasından ne hedeflendiği belirlenmeli;

1. Üye kazanımı

2. Ürün satışı

3. Data kazanımı (newsletter abonesi olması, anket doldurması vb.)

4. Yeni kampanyanızdan haberdar olması(bir dosyayı indirmesi, bir sayfayı görüntülemesi)

5. Ürününüz ile ilgili bir yorum paylaşması vb. bir çok farklı hedef(lead) olabilir

Bu hedeflere ilerlerken neleri ölçümleyebileceğimizi sıralarsak;

1. Yayıncıların performansı

Her yayıncı, kampanya veya hedefinize göre farklı davranabilir ve diğer yayıncılara göre iyi ya da kötü performansı detaylı incelendiğinde, onlarla çalışma şeklini ve kazanımları optimize etmek çok da zor olmaz

2. Bannerların performansı

Her kampanyada bir çok çeşit banner kullanılabildiği ve her birinde farklı mesajlar verilebildiği için bannerların performansı incelenebilir, devamında satınalma metoduna göre bannerların revize edilmesi ile reklam bütçesi çok daha makul ölçülere çekilebilir.

3. Reklam tip ve ölçülerinin performansı

Banner ölçüleri, etkileşimli, imaj bannerlar veya metin reklamlar gibi birçok alternatif bulunuyor ve bunların hangisinin en verimli hedef dönüşümü sağladığını analiz etmek devam eden kampanyalar için oldukça önemli

4. Landing Page(Varış sayfası) performansı

Genelde reklam satınalması yapıldıktan sonra neredeyse hiç düşünülmeyen bir kısım olmasına rağmen ciddi bütçeler ayırıp sitenize çektiğiniz tıklamaları nasıl istediğiniz yere yönlendireceğiniz ve sitenize nasıl “buyur edeceğinizi” asıl ayarladığınız sayfa Landing Page. Bu sayfanın performansını optimize ederek, asıl hedeflediniz için tıklamayı dönüştürür. Bu yüzden tüm kampanyanın en önemli kırılım noktalarından birisidir.

5. Site içi dönüşüm performansı (Conversion funnel)

Daha çok site içi analizlere dayansa da Landing Page ile üyeye, ürün satışına vb. farklı hedeflere dönüştürmek istenilen gelen tıklamanın sitede nasıl ilerlediğini ve hedefe nasıl daha fazla kişiyi ulaştırılabileceği analizi ile ziyaretçinin müşteriye dönüşümü optimize edilebilir.

Performansı ölçümleyebileceğiniz başlıca metrikler ise şu şekilde;

1. CTR (Click Through Rate) (Tıklama oranı)

CTR nedir? Gelen tıklamanın yapılan gösterime oranı şekilde hesaplanır.

Ziyaretçilere ilk atlatmak gereken adım kreatife tıklanması ve bunun bannerın gösterimine oranı en önemli metriklerin başını çekiyor.

2. Conversion Rate(Dönüşüm Oranı)

Conversion Rate nedir? Ulaşılan hedef dönüşüm sayısının gelen tıklamaya oranıdır.

CTR’dan çok daha önemli olan bu metrik gelen tıklamanın verimli olup olmadığını apaçık görüp ona göre ilerleyebilmeyi sağlar.

3. Average Conversion Cost(Ortalama Dönüşüm Maliyeti)

Gösterim bazlı(CPM), Click bazlı(CPC) veya sabit satınalma yapılmış olsa da asıl maliyet buradaki dönüşüm maliyetidir.

Yukarıdaki listelerdeki gibi kabaca özetleyebileceğimiz başlıkların her bir uzun bahis konuları. Bunlarla ilgili de bir seri yazmayı düşünüyorum. Peki yeni bir konuya geçmeden sizce başarılı bir kampanyalar oluşturmak için farklı neler ölçümlenebilir ya da ölçümlenmeli?

→ 5 yorumEtiketler:··

Webstar Türkiye Başlıyor

September 27th, 2009 · İnceleme

Son zamanlarda Türk Web Girişimlerinin büyük başarılara imza attığına hepimiz şahit olduk. Bununla beraber artan konferanslar ve yarışmalara her gün yenileri ekleniyor.

” Türkiye WEBSTAR’ını arıyor !” sloganıyla başlayan Webstar Türkiye ise  “Ülkemizden, “global” değeri olabilecek bir fikrin ortaya çıkmasına zemin hazırlamak üzere kurgulanmış bir dijital fikir yarışmasıdır.” diyerek kendinden bahsetmiş oldu.

Yarışmanın jüri üyeleri arasında sosyal medyadan da yakından tanıdığımız  THY nin e-ticaret müdürü olarak  görevini devam ettiren Yüce Zerey, eBay Avrupa Yönetim Kurulu Üyesi ve GittiGidiyor Yönetim Kurulu Üyesi Sina Afra, Türkiye’nin en büyük portalı konumunda olan Emre Kurttepeli ve iş dünyasından birçok önemli isim bulunuyor.

Ödüller ise şöyle :

Yarışmanın birincisine 5000 TL para ödülü
-  Kazanan projenin bedelsiz olarak ön yüz tasarımının yapılması
-  Dereceye kalan yarışmacıları yatırımcılarla tanıştırma fırsatı
-  İnovent tarafından dereceye kalan ilk 20 yarışmacıya girişimcilere iş planı hazırlanması, iş fikirlerinin hayata  geçirilmesi için gerekli olan yatırımı bulma konularında 3 günlük, toplam 20 saatlik eğitim fırsatı
- Hurriyet.com.tr’de yarışmacının birincisine projesini tanıtma fırsatı
- Başvuru yapan kişilerin fikirlerini gerçekleştirme ya da fikirlerini gerçekleştirebilecek kişilerle tanışma fırsatı
- Kariyer fırsatı
- İş bulma fırsatı
- Uluslararası platforma açılma fırsatı
- Sektör tarafından tanınma fırsatı
Yarışma hakkında ayrıntılı bilgiyi Buradan bulabilirsiniz

→ 1 yorumEtiketler:

E-ticarette müşteri ilişkileri

May 30th, 2009 · E-Ticaret, Röportaj

Hobigaraj.com’un iki ortağından Ahmet Güven Önder ile projelerini konuştuk….

- Kısaca Hobigaraj.com u sizin cümlelerinizden tanıyabilir miyiz ?

Hobigaraj.com; son yıllarda Türkiye’deki yükselen Internet penetrasyonuna bağlı olarak Internet kullanıcılarının artan elektronik ticaret alışkanlıkları da gözönünde bulundurularak  hayata geçirilmiş bir e-ticaret projesidir. Şu günlerde 1. yaşgününü kutlamaya hazırlanan Hobigaraj.com’da maketten, model arabaya, puzzle’dan, kutu oyunlarına, enteresan ürünlerden, çok çeşitli hediyelere kadar 20 farklı markanın yaklaşık 3.000 farklı ürünü satışa sunulmaktadır.

 

- Hobigaraj.com fikrinin çıkış noktası neydi ?

Hobigaraj.com fikri, TAG Bilişim firması olarak kendi geliştirdiğimiz, sahibi olduğumuz ve halihazırda çok sayıda e-ticaret sitesine de kullandırdığımız e-ticaret altyapımızı direkt kendimize ait bir projede değerlendirme düşüncemizden doğdu. Bundan 1-1,5 sene önceye dönüp baktığınızda piyasada sadece model araba satan, sadece puzzle satan veya sadece lego satan elektronik ticaret siteleri varken tüm bu ve buna benzer ürünleri toplu olarak bulabileceğiniz bir e-ticaret sitesi maalesef yoktu. Biz Hobigaraj.com ile bu boşluğu doldurmayı amaçladık. Lego, maket, die-cast, uzaktan kumandalı araba, helikopter, kutu oyunları, zeka oyunları, puzzle’lar ve enteresan hediyelikler gibi çok çeşitli ürünleri tek bir sitede toplayarak dev alışveriş merkezlerindeki büyük oyuncak ve hobi mağazalarını Internet üzerinden müşterilerimizin ayağına götürmeyi hedefledik ve sanırız bunda da başarılı olduk.

 

-Projeyi hayata geçirmek konusunda ne gibi zorluklar yaşadınız ?

Firmamız zaten bir bilişim firması olması sebebi ile Hobigaraj.com projesini hayata geçirirken herhangi bir teknik sorun veya zorluk yaşamadık. Önceki tecrübelerimize dayanarak altyapıyı geliştirip SSL sertifikamızı alıp sanal POS entegrasyonlarını yapıp distribütör ve tedarikçlerle anlaşıp siteyi açmamız yaklaşık olarak 3-4 hafta gibi kısa bir süre aldı. Dolayısı ile aslında çok fazla zorluk yaşadığımızı söyleyemeyeceğim ancak yine de en çok zamanımızı sitede yer alan 3000 adet ürünün tek tek siteye girilmesinin aldığını söyleyebilirim. Hepsi farklı kategorilerden, farklı resim, video ve ürün özelliklerine sahip 3.000 ürünün girişi çok da kolay olmuyor maalesef. Halen de sürekli olarak siteye yeni ürün girişi devam etmekte ve sitedeki eski ürünlerin ürün bilgileri güncellenmektedir. Bir de bunun dışında bankaların özellikle 2008 senesinin ortasından başlayarak sanal POS tahsisini neredeyse imkansızlaştırmasını yaşadığımız en önemli zorluklardan sayabiliriz.

Bankaların sanal POS tahsis etmemeleri, tahsis edilen sanal POS’lardan geçen işlemlerden yüksek komisyon oranları tahsil etmelerinin yanısıra kargo firmalarının 2008 sonu itibariyle ciddi oranda artan taşıma maliyetlerini de gözönüne alınca, zaten kar marjı düşük olan e-ticaret alanında karlı bir operasyon sürdürebilmek neredeyse imkansız hale geldi. Bu konuda e-ticaret sitesi sahiplerinin ufaktan kıpırdanmaya başladıklarını ve yaptığımız toplantılar ile sektörün düzenlenmesi için birlikte hareket etmek konusunda adımlar atmaya basladığımızı söyleyebiliriz.

 

- Projeye insanların olumlu ya da olumsuz tepkileri neler oldu ?

Projenin bir e-ticaret sitesi olması sebebi ile aslında yazılı veya sözlü yorumlardan ziyade sitenin beğenilip beğenilmediğinin ölçülmesinde satış rakamları çok daha belirleyici bir kriter. Bu açıdan bakarsak sitenin beklediğimizden çok daha fazla beğeni gördüğünü söyleyebiliriz. Her ne kadar Hobigaraj’ın ilk senesi açılış tarihinin yaz tatiline denk gelmesinden başlayarak sırasıyla Ramazan ayı ve ekonomik kriz derken yeni açılan bir e-ticaret sitesi için çok sıkıntılı denebilecek bir döneme tesadüf etmiş olsa da düzenli olarak sürdürdüğümüz reklam ve pazarlama faaliyetlerimizin yanısıra siteyi canlı tutmak adına düzenli aralıklarla eklediğimiz yeni ürünler ve çok hassas olarak üzerinde durduğumuz müşteri memnuniyeti ilkemizle geride kalan bir seneyi çok olumlu kapattığımızı söyleyebiliriz. İlk 6 ay boyunca ısrarla siteyle ilgili yakın çevremiz ve dostlarımızdan görüş topladık ve hemen hemen tümünden de siteyle ilgili çok olumlu yanıtlar aldık. Bu durum bir süre sonra bizi rahatsız etmeye hatta çevremizin aslında siteyle ilgili farkettikleri rahatsızlıklarını bizimle paylaşmıyor olabilecekleri ihtimaline sürükledi. Bu noktada da sitenin müşterileri arasından farklı özellik ve eğilimlerine göre oluşturduğumuz 3 farklı grup üzerinde bir focus grup çalışması yaptık. Onların da siteyle ilgili büyük ölçüde çok olumlu düşüncelere sahip olduklarını öğrenince içimiz rahatladı. Yine de nadir olarak bazı sorumluluk sahibi ziyaretçi veya müşterilerimiz siteyle ilgili ufak tefek öneri ve görüşlerini çağrı merkezimizi arayarak bizlerle paylaşıyorlar. Bu öneriler de kesinlikle tarafımızca dikkate alınıyor, çünkü geçen bir sene içerisinde farkettik ki bu tarz öneriler özellikle belirli bir alanda uzmanlasmıs veya o alandaki hobisi ile uzun senelerdir meşgul olan yetkin kişilerden geliyor. Örneğin geçenlerde 40 senedir düzenli olarak maket yaptığını belirten 50′li yaşlarında bir müşterimiz çağrı merkezimizi arayarak sitemizdeki maket kategorisinin düzenlenmesi ile ilgili değerli bir görüşünü tecrübesine dayanarak bizimle paylaştı ki biz de daha sonradan düşününce bunun çok mantıklı olacağına kanaat getirdik ve kısmetse önümüzdeki birkaç hafta içerisinde maket kategorimizi bu yönde düzenleyeceğiz.

 

Hobi Garaj

Hobi Garaj

 

- Hobigaraj.com un diğer e-ticaret sitelerinden farkı nedir ?

Hobigaraj.com’un diğer e-ticaret sitelerinden en önemli farkı aslında niche bir ürün grubunu müşterilerine sunuyor gibi gözükse dahi aslında kadın-erkek 7′den 77′ye herkesin ilgisini çekecek ürünleri bünyesinde barındırıyor olması. Özellikle son birkaç aydır 25-35 arası kişilerin çocukluk yıllarının vazgeçilmezi olan ama son yıllarda yerini bilgisayar, playstation, dijital tv, cep telefonu gibi cihazlara bırakan hobilerini, lego, maket ve puzzle’ı yeniden sahiplenmeye başladığını görüyoruz. Yine emeklilik yaşına gelmiş çalışan insanlar artık eskiden olduğu gibi emekli olduktan sonra bütün günlerini evlerindeki koltukta geçirmiyorlar. Zihinlerinde zinde tutmak için Hobigaraj’dan lego, puzzle veya maket alan çok sayıda 40-45 yaş üzeri müşterimiz de mevcut.

Bunların yanısıra her özel gün veya özel arkadaşınız için aradığınız ve aramadığınız çok çeşitli hediyelikleri de sunuyor olması Hobigaraj’ın en önemli avantajları. Kategori adından da anlaşılabileceği üzere o kadar enteresan ürünler sergileniyor ki sitede bazen ziyaretçilerimiz sadece ürünleri dolaşmanın ve ürün açıklamalarını okumanın dahi kendilerine keyif verdiğini söylüyorlar.

Ama tüm bunların arasında belki de en önemli farkımız 7 gün 24 saat yaşayan bir site olmamız. Büyük e-ticaret sitelerinin hemen hemen hiçbirine telefon ile ulaşmanız mümkün değilken veya mail ile sorduğunuz bir soruya ancak birkaç gün sonra cevap alabilirken Hobigaraj müşterilerine telefonla ile ulaşabilme imkanınının yanısıra 7 gün 24 saat mail veya site üzerindeki formu doldurmak sureti ile sorularını sorma imkanı sunuyor. Bazen müşterilerimiz gece saat 03.00′da gönderdikleri bir maile saat 03.05′de cevap aldıklarında çok şaşırabiliyorlar. Bizim insanımız ilişki, irtibat ve muhabbet seviyor; emin olmak, sormak, sorgulamak istiyor; aramak, aradığında operatör ile değil direk canlı bir ses ile konuşmak istiyor; attığı mailine veya sorusuna gün ve saat ne olursa olsun hemen cevap almak istiyor. Bunu sağladığınız zaman da müşterilerinizin başka siteler yerine sizi tercih etmesi kaçınılmaz bir sonuç oluyor tabi.

 

- Yeni girişimde bulunmak isteyen girişimcilere ne gibi önerileriniz var ?

Konumuz Hobigaraj olduğu için e-ticaret özelinden başlayarak şunları söyleyebilirim. E-ticaret Türkiye’de henüz yeni yeni oluşmaya ve büyümeye başlamış bir iş alanı. Dolayısı ile e-ticaret alanında önümüzdeki 4-5 sene içerisinde Türkiye’de çok ciddi atılımlar ve gelişmeler göreceğimizden şüphem yok. Dolayısı ile girişimci adaylarına bu alanı pas geçmemelerini şiddetle tavsiye ederim. Çünkü bir e-ticaret sitesi açmak günümüzde gerçekten de son derece kolay. Ancak bunları söylerken şunu da eklemem gerekir ki e-ticaret dendiği zaman kimsenin aklına riskin, giderlerin sıfır olduğu son derece karlı ticari bir operasyon gelmesin. Daha evvel de bahsettiğim gibi henüz yeni yeni oluşmaya başlayan bir iş alanı olması ve oyuncularının bu sebeple tam anlamı ile bir birlik içerisinde hareket edemiyor olması sebebi ile bankaların ve kargo firmalarının özellikle küçük ve orta ölçekli e-ticaret siteleri üzerinde çok ciddi etkiler ve söz hakları var. Dolayısı ile sitenin sorunsuz olarak işletilmesi, stok takibi, muhasebesi, paketlemesi, banka komisyonları, kargo maliyetleri derken bir e-ticaret sitesinin kurulmasından ziyade asıl sabır gerektiren aşamaları devamındaki büyütme evreleri. Önümüzde 4-5 senede de bu sancılı süreçte dişini sıkmış bazı e-ticaret sitesi sahiplerinin parlattıkları markalarını yüksek değerlerle yatırımcı veya sermaye sahiplerine sattıklarına şahit olacağımıza inanıyorum.

Bunun yanısıra özellikle bilişim alanında girişimlerde bulunmak isteyen aday arkadaşlara kesinlikle tek ata oynamamalarını seçeneklerini her zaman çoğaltmalarını tavsiye ederim. TAG Bilişim Ticaret ve Pazarlama Ltd. Şti. olarak  e-ticaretten Ar-ge’ye, mobil pazarlama’dan web projelerine kadar çok farklı alanlarda faaliyetlerimizi sürdüyoruz bu sayede bacaklardan biri topallamaya başladığı zaman bir diğerini ağırlığımızı vererek varlığımızın devamını garanti altına alabiliyoruz. Girişimciliğe soyunacak arkadaşlara da bunu tavsiye edip girişecekleri bu yolun aslında çok ciddi sabır ve çalışma gerektirdiğini de hatırlatmak isterim.

→ 1 yorumEtiketler:

Müşterilerimizin yarısı doğu illerinden!

May 15th, 2009 · E-Ticaret, Röportaj

E-ticaret bir çok kişi ve firmanın büyük ümitlerle başladığı ama sonrasında aslında her iş kadar zor olduğunu geç de farkettiği bir alan… Niş olabilmek ve kendini farklılaştırmak konusunda bir çok şey konuşuluyor, bu açıdan biz de İçki Dükkanı‘ndan Gökhan MERİÇ ile yeni projeleri İçki Dükkanı‘nı konuştuk…

ickidukkanilogo-İckidukkani.com girişiminde bulunduktan sonra nasıl bir yol izlediniz ?

Öncelikle proje değerlendirmesini yaparken gördük ki içki dükkanı tarzında siteler zaten mevcut, yola başlarken tasarımdan tutun, ürün gamı ve alt yapı konusunda çok tartıştık. İçki dükkanı şuanda Buşuo gibi başarılı bir e-ticaret uygulamasıyla aynı %100 güvenli altyapıyı kullanmakta. İçki dükkanı ödeme altyapısı olarak da 3d secure ödeme seçeneği ve rapid ssl şifreleme ile güvenle alışveriş yapılabilir bir altyapıya sahiptir.Bunun yanında iphone ve benzeri yeni nesil mobile teknolojiler üzerinde ar-ge çalışmaları yapmaktayız.


-Projeyi hayata geçirmek konusunda ne tür zorluklar yaşadınız ?

Projeyi hayata geçirirken ilk engeli kargo ve kargo firmaları ile yaşadık.Deneyimlerimiz doğrultusunda özel kutulama ve muhafaza kolileri yaptırmak zorunda kaldık.Kargo firması bazlı problemleri de yaşamadık değil.Bunun haricinde pek bir sıkıntı yaşadığımızı söyleyemeyiz.

-Müşterilerinizin size tepkileri ne yönde oldu ?

Müşterilerimizin çoğunun tepkisi olumlu yönde.Özellikle müşterilerimizin özel günleri için olan siparişlerini, zamanında ve  yerine teslim ettiğimizden dolayı müşterilerimizden olumlu yönde tepkiler almaktayız.Çok ilgi çekicidir ki siparişlerimizin %50’si kadarı genelde doğu illerini içermekte. Bu kesim genelde memur ve eğitim düzeyi yüksek kişiler. Bulundukları coğrafyada bu ürünleri bulamadıklarından dolayı veya bulsalar bile yöre insanının tepkisinin ne olacağını bilemediklerinden dolayı bu ürünleri açık bir şekilde satın almaktan çekiniyorlar bu yüzden içki dükkanından almayı tercih ediyorlar. Buda bize olumlu yönde dönen müşteri tepkilerinden biri.


-Şimdiye kadar internetten içki satan siteler 1-2 adet var. E-ticarette kendi sektörünüzde boşluğu doldurduğunuza inanıyor musunuz ?

Kesinlikle doldurduğumuzu düşünüyoruz, şöyle düşününki bir site içinde her şeyi barındırıyor ve sadece internet odaklı çalışıyor.Biz bu yönde ilerlemeyi seçtik ve yatırımlarımız bu yönde .İçki dükkanı olarak bunu bir yan veya ek gelir olarak değil iş olarak benimsemekteyiz.Buda bu konudaki ciddiyetimizin göstergesidir.Ürün gamı olarak bir çok rakibimizi bünyemizde birleştirmiş konumda görünmekteyiz, buda bize göre sektördeki boşluğu doldurur konumdayız gibi göstermekte.


-Kendinizi rakiplerinizden farklı görüyor musunuz ? Görüyorsanız size göre ne gibi farklarınız var ?

Ürün gamı olarak rakiplerimizden farklı bir yapıya sahibiz, tanınmış ağır alkol  ve şarap üreticilerini bir arada bulunduran, bunun yanında butik şarap üretiminde bulunan türk üreticilerini de destekleyen, dünyaya ve Türkiye’ye duyuran bir yapıya sahibiz.Son zamanlarda uyguladığımız gurmelere özel dünya tatları ürünlerimizin bizden sonra başka rakiplerimiz tarafından uygulandığını görmekte sevindirici.İçki dükkanı rakiplerinden farklı olarak bir market bir tekel bayii veya bir alkol odaklı dükkan üzerine yan gelir sağlamak amaçlı kurulmamıştır.Tüm satışlarını tamamen internet üzerinden,  kendi stoklarından geçekleştirmek üzere oluşturulmuş ve bu yönde yatırımlarına devam eden bir projedir ve bu yönden de kendimizi farklı görüyoruz. Amacımız fark yaratmak ve en kaliteli hizmeti müşterilerimize sunmak.

www.ickidukkani.com

www.ickidukkani.com

-Yeni girişimde bulunmak isteyen arkadaşlara ne gibi önerileriniz var ?

Yeni girişimde bulunmak isteyen arkadaşlarımıza projeleri konusunda cesur ve çalışkan olmalarını öneririm, tabiî ki de tek başına bunlar yetersiz, bunun yanında pazar-rakip araştırmasını iyi yapmalı, gerçekleştirmek istedikleri proje konusunda gerekli teknik alt yapıya sahip olmalılar, özellikle bu çok önemli. Albert Einstein bir sözünü paylaşmak istiyorum ; ” Hayal gücü, bilgiden daha önemlidir”. Birçok kişi bu sözü yanlış yorumlamaktadır, bilgi tabiî ki de önemlidir fakat aklımızı serbest kılıp hayal gücümüz ile bildiklerimizi birleştirerek yorumlamak daha önemlidir.Özellikle girişimci genç arkadaşlarımıza bildikleri doğru bilgiler doğrultusunda hayal güçlerini zorlamalarını tavsiye ederim…

→ 1 yorumEtiketler:··

Güvenli Alışveriş için : SSL Sertifikası

May 12th, 2009 · E-Ticaret

İnternetten alışveriş zamanında hayâl iken şimdi vazgeçilmez oldu. İnternetten alışveriş hakkında bilgisi olanlar tereddütsüz alışverişlerini yapıyorlar. Peki nerden biliyorlar ki o site güvenli ? Bunu anlamak için çok basit olan bir kriter var : SSL …

SSL Nedir ?

Netscape tarafından 1994 yılında geliştirilen Secure Socket Layer (Türkçe’ye Güvenli Yuva Katmanı olarak çevrilebilir) protokolü, internet üzerinden şifrelenmiş güvenli veri iletişimi sağlar.

Online Alışverişte SSL in önemi nedir ?

Online alışveriş sitelerinden alışveriş  yapan herkesin aklında soru işaretleri vardır : Acaba bu site güvenli mi ? Kredi kartı bilgilerimi verirsem birşey olmaz mı ?..  İşte bu tip soruların çözümü olarak siteler SSL sertifikası kullanıyorlar.

Ssl sertifikası sizin kredi kartı bilgilerinizin bankaya şifreli bir şekilde gönderilmesini sağlar. Ödeme ekranına geldiğinizde kredi kartı bilgilerinizi girersiniz , Satın al butonuna bastığınızda sizin bilgilerinizi SSL alır, kimsenin anlayamayacağı bir şekilde şifreler ve de bankaya gönderir. Bu arada site artık arka planda kalmıştır. O an ödeme kısmında sadece siz ve banka vardır.

Sitede SSL olduğunu nasıl anlarım ?

Alışveriş yapmak için siteye girdiğinizde ana sayfada SSL Logosu arayın. Logonun üzerine tıkladığınızda size pop-up penceresi açar ve çıkan pencerede sitenin bilgileri ile birlikte sertifikanın geçerlilik tarihi yazar. O bilgileri kontrol ederek sertifikanın geçerliliğinden emin olabilirsiniz.

Ayrıca anlamanın bir diğer yolu ise internet browserinizin durum çubuğunda Altın Kilit Amblemi olmasına dikkat edin. Bunun ana sayfada olması gerekmiyor ödeme sayfasında varsa ssl sertifikası mevcuttur. Altın kilidin üzerine tıklayarak da sertifikanın bilgilerine ulaşabilirsiniz.

Başka ne gibi özellikler aramalıyım ?

Sitede ürünü aldıktan sonra kredi kartınızın bilgileri istenen sayfada adres çubuğunda yazan http:// yerine https:// yazdığından emin olun. Bu da internet sitesinin sistemini güvenli olduğuna bir işarettir. Ancak siz her ihtimale karşı sertifikayı kontrol etmeyi unutmayın.

E-ticaret Sitesi açmak isteyenler için : SSL Sertifikası almak için neler gereklidir ?

Ssl sertifikasını Türkiye’de genellikle hosting firmaları satarlar. Ssl sertifikasını sitenize uygulamak için ayrıca bir adet statik ip adresine de sahip olmanız gerekiyor. Çünkü ssl sertifikanız sizi ip adresinizden tanır ve güvenliğinizi sağlar. Yurtdışında godaddy.com , verisign.com gibi firmalardan temin edebilirsiniz..

Artık internetten alışveriş yapmak eskisine oranla çok daha güvenli. Bu yüzden dediğimiz kriterlere uyan web sitelerinden rahatlıkla alışveriş yapabilirsiniz…

İyi Alışverişler

→ 4 yorumEtiketler: