Pek değerli Web Girişim okurları, Engin Girişkin ile Girişim Benim İşim köşesine hoş geldiniz.

Bundan bir kaç hafta evvel posta kutuma bir mesaj geldi. “Efendim biz bir grup heyecanlı genciz. Aynı zamanda yatıyoruz, kalkıyoruz girişim düşünüyoruz. Bu konuda ne yapalım ne edelim derken bir dergi çıkarmaya karar verdik. Bu dergide de yazacak uzman birkaç kişiye ihtiyaç var.” Ben içimden pek güzel olmuş iyi yapmışsınız diye geçirirken şu satırlara da gözüm ilişti. “Bizim, bu dergide girişim konusunda yazacak, kalemiyle kitlelere yön veren,  herkesin acaba bu sayıda ne yazacak diye merak edeceği bir yazar lazım. Fakat aradık taradık bu mevkiye sizden münasip birini bulamadık, siz evet demezseniz bu dergi hayatta çıkmaz”. Bu sözleri okuyunca gençlerle Gtalk marifetiyle görüştüm.  Ben tam mesajınızı aldım deyip estağfurullahları yola koymuştum ki gençler “Tamam o zaman anlaştığımıza sevindik” deyiverdiler. Hem gençlerin azmi kırılmasın hem de vatana millete, girişime, girişimciye hizmet yolunda bir mesaimiz olsun diye teklifi kabul ettim.

Kabul eder etmez de arpacık kumrusu veyahut bir yılbaşı hindisi gibi düşünmeye başladım. Girişim dediğin bir ucu burada bir ucu fezada bir konu. Girişimin neresine girişeyim dedim. Gençlere bu konuda fikir danışınca onlar da “Biz her sayıda bir girişimci aday adayı ile röportaj yapacağız. Münasip görürseniz siz de bu röportajı, röportajdaki girişimci aday adayını kritik ediniz” dediler. Gençler “Hatta biz size ilk kurbanınızın röportajını dahi eposta ile gönderdik” deyip ekleyince ben de “Bakınız değerli gençler herkes bilir ki benim kalemim ağırdır her kişi kaldıramaz er kişi kaldırır, hayatının baharında iştah ile yola koyulmuş gencecik beyinleri hayata küstürmeyeyim” dedim. Gençler birden heyecanlanıp “Üstad, olur mu öyle şey sizden eleştiri almak bir girişimci adayı için en büyük şereftir yatsın, kalksın buna dua etsin” diye karşılık verince artık direnmeye takatim kalmadı teklifinize evet diyor imzayı basıyorum diyerek konuşmaya nihayet verdim.

Ve işte Genç Girişimci, Wonderkid Oğuzcan röportajı…

- Merhaba Oğuzcan, bize biraz kendinden bahsedebilir misin?

Merhaba Mehmet, tabi bahsedeyim :). Oğuzcan Şahin 1990 Edirne doğumluyum. Kendimi bildim bileli Edirne’de yaşıyorum. Meslek lisesi Bilgisayar Programcılığı mezunuyum orta okul zamanlarından kalan sporcu bir kişiliğim vardır. Bir süre atletizm ve hentbol ile ilgilendim.
Öğrencilik hayatım bu sene başlayacağım Gazi Üniversitesi Uzaktan Eğitim Meslek Yüksek Okulu Web Teknolojileri ve Programlama bölümünde devam ediyor olacak. Aynı zamanda BlogEngine Türkiye ekibi ile birlikte TR’de BlogEngine sisteminin yaygın şekilde kullanılması için çalışmalar yapmaktayız. Ekim’in ikinci haftasından itibaren Edirne’den ayrılarak Istanbul’a taşınıyorum ve iş hayatına atılıyor olacağım :)

-Idol olarak aldığın web girişimi hangisi ve web girişimcileri kimler?

Eğer bir gün yerel ya da global çapta bir web girişimi yapmak istersem sanırım örnek alacağım kişilerden biri Mark Zuckerberg ve girişimi Facebook olacaktır. Gerçekten web girişimciliği alanında örnek alınacak en genç kişilerden biridir bana göre Mark Zuckerberg.
Facebook dışında örnek olarak aldığım diğer bir kaç web girişimi ise Deviantart ve Last.fm dir diyebilirim herhalde.

-İnternet hayatının ciddi bir bölümü kaplıyor, peki bunu nasıl fırsata çevirmeyi düşünüyorsun?

Evet senin de söylediğin gibi internet hayatımızda çok ciddi bir bölüm kaplıyor ve elbette sadece hobi olarak kalacak bir şey olmuyor bir süre sonra bu işi yapma kararı alıyorsan bu işi bir fırsata çevirmeyi düşünmeliyiz. Aksi takdir de aç kalabiliriz :)
Bu işi aslında bu zamana kadar henüz tam olarak fırsata çevirmeyi düşünmedim. Çünkü henüz yaşımda çok gençti hala da öyle.
Fırsat yerine ilk önce, olacak girişimin kullanıcılara bir şeyler katmasını sağlamalıyım bence bu benim yakalayacağım fırsatlardan daha önemli bir adım olacaktır. Eğer bu girişim ilk önce bana fırsatlar yaratmayıp kullanıcılara bazı fırsatlar yakalatırsa mutlaka ileri doğru bu kullanıcılara kattığım fırsatlar bana da geri dönecektir diye düşünüyorum.

-Bu girişim fikrinin çıkış noktası neydi? ve hangi ihtiyacı giderecek?

Girişimin fikri aslında benim isteklerim sayesinde çıkmış birşey. Tüm gün bilgisayar başında oturan bizlerin farklı uğraşlarıda olmalı diye düşünüyorum fakat bilgisayar dışında yapacak başka bir uğraş bulamıyorum kendime, hep aklıma gelen klasik uğraşlar, hobiler bunun için benim profesyonel destek almam gerek bu konularda iyi olan, uzman olan kişilerden neler yapmalıyım neler ile vakit geçirmeyelim bilgisayar dışında diye düşünürken çıktı fikir.
Bu sadece bilgisayar başında oturan bizlerin değil aslında tüm gün fabrikalar da çalışan kişilerin, okullarımızdaki öğretmenlerin ya da mühendislerin v.s. herhangi bir meslek sahibi olan veya olmayan herkezin kendisini eğlendirecek şeylerle vakit geçirmeleri yeni bir şeyler öğrenmeleri, keşfetmeleri ve bu işlerden para kazanmaları gibi şeyler…

Aslında bu zorunlu bir ihtiyaç değil ama olsa iyi olurdu diyebileceğimiz şeyler mesela ben sürekli canım sıkıldığında derim keşke şöyle bir şey yapmayı bilsem de yapsam şimdi ya da şunu yapmak istiyorum ama yapamıyorum etrafımda yardım edicek kimse yok bu işi öğrenmeliyim diyenler için daha uygun olacağını düşünüyorum.

Proje temel olarak şöyle; Kullanıcılar kendilerine yeni, farklı uğraşlar, hobiler edinebilecekler. Örneğin; ben Bilişim sektörü çalışanıyım ve yemek yapmaktan hiç anlamıyorum. Ve kendime farklı bir hobi, uğraş edinmek istiyorum. Burada işte proje devreye giriyor. Ben bu sisteme gireceğim ve direkt olarak yemek gruplarında, kategorilerde bu işin uzmanlarından bir şeyler öğrenmek için sorular sorabileceğim, makaleler okuyabileceğim fakat bunların hepsi temel düzeyde olacak şeyler yani sadece Türk mutfağından ve yemek yapmak için temel şeyler anlatılacak. Eğer üye olursam bunlar makaleler, yazılar ile sınırlı kalmayacaklar videolu olarak uzmanların eğitimleri, görüşleri, yönlendirmeleri olucak bu konuda. Aynı zamanda bu konuda uzmanlar ile buluşmalar olacak ve bu buluşmalarda uzmanlar canlı olarakta bir yemek yapacak mesela. Temel düzeyde bu işi başardıktan sonra daha üst düzeylere çıkmak istiyor isen ücretli eğitim bölümleri olucak buradan farklı şeyler öğrenebileceğin alanlar olucak veya özel hoca sayesinde birebir bir eğitim şansın olacak. Mesela yemek yapmayı öğrendin ama sadece Türk mutfağından yemekler yapıyorsun ve diyorsun ki; “ben Çin muftağına merak saldım” o zaman bu özel bölümden belli bir bir miktara videolar satın alacaksın ve izleyeceksin. Aynı zamanda gene bir miktar ücret ile bu hocalardan özel eğitimler de alabilme şansın olacak…

-Peki bu girişim ile neyi hedefliyorsun?

Bu girişim ile internete giren herkesin farklı bir uğraşı, hobisi olmasını hedefliyorum. Yani bilgisayar/internet dünyası bizim nasıl hem hobimiz hemde işimiz ise, başka işleri olan kişilerinde hem işleri hem hobileri olacağı farklı alanlar yaratmak istiyorum ve aynı zamanda bu yarattıkları farklı alanlarda uğraşırken boşuna uğraşmayacakları üzerine belki bir karşılık alabileceklerini düşünüyorum. Bir bizim sektör dışında olan kişilerinde hem işlerinden farklı bir uğraşları olucak hemde bu işi, uğraşı yaparken kendilerine ek bir maddi ya da manevi kaynak sağlayabilecekler.

-Girişiminin sermaye ihtiyacı ne kadar? Bunu nasıl karşılamayı planlıyorsun?

Açıkçası girişim henüz çok yeni henüz maddeler halinde bulunan fikirlerinden başka pek birşeyi yok üstünde bunun için herhangi bir iş fikri ya da sermaye henüz düşünmedim. Ama kısa bir süre içinde girişim tarafında yeni biri olarak bu alanda kendimi biraz daha fazla geliştirdikten sonra bir iş fikri v.s. şeyleri hazırlamyı düşünüyorum ancak o zaman bu ve bunun gibi konular aydınlanacaktır.

-Şu an çalışmalar ne süreçte? Ne tür sorunlarla karşılaştın bugüne kadar?

Bir önceki soruda da söylediğim gibi çalışmalar şu anda yoğunluğum yüzünden durmuş durumda. Üzerine hiç bir şey ekleyip çıkarmıyorum. Sadece bir kenarda duruyor. Pek acele etmek istemediğimden, çünkü girişim tarafında da henüz yeni biri olduğumdan bu konuda neler yapılmalı, nasıl ilerlenmeli konusunda açıkçası pek bir fikrim yok, Yaşayarak, okuyarak, çalışarak öğreneceğiz hepsini..

-Proje üzerine çalışmayı neden durdurdun? eksikler neler bunları gidermek için ne tür çalışmalarda bulunuyorsun;?

Sanırım bu sorunun bir kısmının cevabını diğer soruda vermiştim :). Fakat diğer kısmı sanırım cevaplamam gerekecek. Eksiklikler tabiki yeni bir web girişiminde olan eksiklikler gibidir. Bunları gidermek için sanırım önce biraz çalışmam gerekecek, girişimlerin nasıl olması, iş fikirleri, pazarlama v.s tarzı şeyler üzerinde çalışmam olacaktır.

-Çevrenden gelen tepkiler ve öğrenci olman sorun oluyor mu?

Bu işe yeni yeni başladığım zamanlarda ilk önce ailemin baskıları oldu tabiki her gence yapılan gibi. Böyle iş olmaz tarzı şeyler, ardından çevremden eleştiriler almaya başladım bütün gün başında oturulur mu? eğitimin ile ilgilen, Boşuna oturuyorsun tarzında. Ama hiç birine kulak asmadım, ben sadece kendime bir yol çizmiştim ve bu yolda gidecektim ne olursa olsun bu yoldan dönmeyecektim. Lise’den 2007 yılında mezun oldum ardından bir yıl üniversiteye giremedim açıkta kaldım bu boşluğu tekrar ÖSS’ye hazırlanmak yerine Bilişim kursunda değerlendirmek istedim. Hem ailemden hem de çevremden gelen tepkilere rağmen ben buyum ve bunu istiyorum kimse beni fikrimden vazgeçiremez şeklinde bir tepki oldu, tepki verene tepki vermek gerek bence. Böylece tekrar kendi istediğim şeyi başardım. Bu sene üniversiteye girdim ve tekrar kendi istediğim bir bölümü yazdım tabiki bölüm ile ilgili tepkiler aldım özellikle uzaktan eğitim olduğu için, fakat ben yine hiç birine takmadım ve kendimi dinledim sadece şu anda da çizdiğim yol üzerinde yavaş yavaş olmak istediğim yere doğru gidiyorum.
Öğrenci olmam ise benim için pek bir sorun olmuyor çünkü henüz öğrenci iken gerçekten bir iş deneyimi pek fazla yaşamış biri değilim yaşayarak öğreneceğim :).

-Son olarak bu projeyle öğrendiğin en önemli şey ne oldu?

Web girişimciliği adına öğrendiğim en büyük şey en ufak bir projenin bile hemen 2 dakikaya oldu bittiye getirilecek birşey olmadığı herşeyin düzenli, planlı olması ve en önemlisi çok iyi çalışmak gerektiğidir. Proje hayata geçer ya da geçmez orasını henüz kestirmek zor ama bana kazandırdığı ve kazandıracağı tecrübeleri ve deneyimleri çok fazla olacaktır.

Teşekkürler…

Bu köşenin ilk konuğu yukarıda röportajını okudunuz Oğuzcan Şahin. Oğuzcan tam bir girişimci aday adayı. Heyecanı söylediği her kelimeden açıkça belli oluyor.

Belli ki Oğuzcan da niceleri gibi “taşı toprağı altın” diye İstanbul’a göç edecek. Fakat onu bir konuda uyarmak gerekiyor. Aman “İstanbul Sendromu”na dikkat et! Girişim ve girişimci camiasında İstanbul Sendromu diye nitelendirebileceğimiz bir durum var. Buradan hem Oğuzcan’ı hem diğer girişimcileri bu konuda aydınlatalım.

“El yumruğunu yemeyen kendi yumruğunu balyoz zannedermiş” diye bir söz var. Anadolu’nun bağrından kopup gelen sizler belki bulunduğunuz yörelerde “Abdurrahman Çelebi”  muamelesi görüyordunuz ama inanın durum burada öyle değil. Burada herkes girişimci. Herkesin aklında bir değil onlarca internet projesi var. Girişimcilerin toplandığı herhangi bir network ortamında birisiyle beş dakika normal konuştuğunuz zaman altıncı dakika projelerden konuşmaya başlıyorsunuz. İşte Oğuzcan’ın ilk karşılaşacağı sorunlardan biri bu. En orijinal projesini bile anlatsa “Ooo biz onu çoktan düşündük, hatta yaptık” diyenler olacaktır.  Demek ki böyle bir karşılama törenine ruhen kendini hazırlamalı.

Oğuzcan kendisine Facebook’un kurucusunu idol olarak aldığını belirtmiş. Tabii ki bunda bir sakınca yok. Fakat envai çeşit dergiye şirket logosunun önünde, dişlek pozlar veren internet zenginlerinin hayat hikâyelerinin büyüsünden kurtulmak gerekiyor. Zira burası Amerika değil. İnsanlar burada bir şirket kurabilmek, onu işletebilmek, hayatta ilk defa adını duydukları vergileri ödemek için akla karayı seçiyorlar. Biraz daha gerçekçi olmak lazım. Genç girişimciler Amerikan garaj hikâyelerini okuyup “Vay be” diye iç geçirmekten ziyade pişmiş tavuğun başına gelmeyenlerin başlarına geldiği, ona rağmen yılmayıp başarılı olmuş Türk girişimcilerini hayat hikâyelerini okumalılar ve bunlardan ders çıkarmalılar.

Gelelim girişimci aday adayımızın fevkalade (!) projesine. Oğuzcan bütün gün işten başını kaldıramayan insanların ayağına videolu hobi eğitimlerini getireceğinden bahsediyor. İlk bakışta parlak gözüken bu fikir bilmem kaçıncı Etohum’da Uzman.tv’nin kurucusu Ersan Özer’in anlattığı projeye ne kadar da benziyor değil mi : ) Evet maalesef bu daha önceden düşünüldü. Hatta hazırlıkları başlandı, iş planı alt yapısı hazırlandı.  Muhtemelen Oğuzcan İstanbul’a göç edip yerleşinceye kadar da vizyona girmiş olacak. Yani atın alan Üsküdar’ı çoktan geçti hatta şu an İstanbul nüfusunu ve rakımı gösteren tabelayı okuyor.

Röportajda pek de şaşırmadığım bir cevap var. Oğuzcan birçok girişimci aday adayı gibi projesinin iş planı ve sermayesi üzerine çok düşünmediğini ifade ediyor. Gözüm iş planını düşünmedin, sermaye dediğin nedir ki dedin eee geriye ne kaldı?

Bu kadar vurduk bir suni teneffüs yapalım değil mi değerli okuyucular. Oğuzcan’ın röportajda gözlemlediğim en güzel huyu bütün çevre baskılarına göğüs gerip ideali uğruna mücadele vermesi. Bu oldukça göz yaşartan bir durum. Tabii ki bunun içini de doldurmak lazım. Daha fazla araştırma, daha fazla çaba gerekiyor. Girişimci aday adayımız da isabet buyurduğu gibi hiç bir girişim projesi yolda yürürken, çekirdek çitlerken planlanacak kadar kolay bir şey değil. Yaşamak, tecrübe etmek, kazık yemek ve acı çekmek gerekiyor.

İlk yazımızın burada sonuna gelmiş bulunuyoruz. Bütün girişimci aday adayları kıssadan hisseyi almıştır umarım. Bir başka girişimci adayının canına okuyacağımız yeni bir yazıda görüşmek üzere esen kalın.


Yazar:

Engin Girişkin - Toplam 1 yazısı var.

Hakkında:

Adam olacak çocuk bez tüketiminden belli olur derler. Tam bir adam olacak çocuktu. Okul kooperatiflerinde satış elemanlığını kimselere bırakmadı. İki gevrek simit alana bir leblebi tozu bedava kampanyası ilk girişim başarısıdır. Okul hayatı boyunca bütün yaz tatillerini değerlendirdi. Sırasıyla oto elektrikçisinde tamirci görünümde sağ yap, sol yap toparla abicilik, kitabı olmayan kıraathanelerde çırak görünümünde bulmaca çözücülük yaparak kariyerini ilerletti. Üniversiteyi neden zamanında bitiremedin diye başının etini yiyenlere profesörlere ders veriyorum onları adam etmeden bu okul bitmez yanıtını verdi. Üniversite sonrasında Türkiye'nin önde gelen internet girişimlerinde çalıştı. Blog icat olunca girişim âlemine gaz verecek, yön verecek yazılar kaleme aldı. Şimdilerde yol haritasının sonunda "proje 1 milyon dolara satılacak" yazan bir projeyi hayata geçirmekle meşgul.

Web Sitesi:
http://www.webgirisim.com

Toplam : 2 Yorum var

    zafer işçimen Ekim 6th, 2008 at 12:47

    unutmamak gerekirki oğuzcan o projeyi düşünürken dünyanın değişik yerlerinde aynı fikiri düşünen ve uygulamaya koymaya hazırlanan onlarca kişi vardır. ve her fikri böle ulu orta yerde sölemek doğru deildir..engin bey eleştirisini yapmış zaten gerekli cevabını vermiş..
    aslında ülkemizde bu gibi fikirleri olan binlerce gencimiz vard ve bende aynı yolun yolcusuyum..ama ellerimizde imkanlarımız olmadığı için sermaye yetersizliği, alt yapı eksikliği vs bunları sadece fikir olarak beynimizde kalıyor ve uygulamaya koyamıyoruz..
    birileri bunlar üzerinden rant elde ederken biz havamızı alıyoruz. uygulmaya koyamadığımız fikirlerimiz ile kendimizi avutup duruyoruz.

    Oğuzcan Ekim 6th, 2008 at 17:02

    @Zafer çok haklısın, bizler gibi gençlerin bir çok projesi hayata geçmeden eriyip gidiyor ya da dışarıda tehlikeli ortamlarda anlatıldığı zaman birden hayata geçebiliyor.. Sonuçta herşey gibi girişim tarafında da ülkemizde imkanlar kısıtlı…

Yorumunuz: