Girişimcilik ile ilgili bu kadar çok yazı yazılırken, “girişimcilik şöyle olur, böyle olur, böyle yapın, şöyle yapmayın” tarzında söylemlerle ahkam kesmeyeceğim. Uzun süreçlere yaymak kaydıyla farklı bir bakış açısı ortaya koymaya çalışarak piyasanın dinamiklerinden, tecrübeleriminden, finans yönetiminden vb. konuları irdelemeye çalışacağım.

Bir işe girişmeden önce işe kendinizi iyice tanıyarak başlayın. Kağıdı kalemi elinize alın ve kendinize karşı samimi ve dürüst bir şekilde artılarınızı ve eksileriniz kağıda dökün. Mücadeleci misiniz, parayı yönetmeyi biliyor musunuz, riskleri analiz etmek konusunda başarılı mısınız vb. konuları iyice masaya yatırın. Eksik kısımları tamamlamak için sizinle aynı kafada düşünen ortaklar almak ideal, ama bu konuda duygusal davranmadan kesin kurallarla hareket etmeye gayret edin. Ve olası ortaklarınızla konuştuğunuz her şeyi kağıda dökün. Yaşam felsefenize göre eksik kısımlarınızı tamamlamadan işe başlamayın ya da “kervan yolda düzülür” diyenlerdenseniz bir an önce çalışmalarınıza başlayabilirsiniz.

Ortaya sermaye koymadan götürebileceğiniz iş modelleri üzerine çalışın. Riski dağıtın. Bu yüzden çok ortaklı yapılar idealdir. İşin içerisinde olmayan ama sadece para veren ortaklardan sakının. Asıl girişimci olarak her zaman yapının merkezinde bulunmaya gayret edin. Her ortak sistemi ve yapıyı denetleyip kontrol edebilsin. Her ne kadar projeye göre değişiklik gösterse de en az 6 ay para kazanamamayı göz önüne alın. Bu rakam offline mecralarda 2 seneye kadar çıkabiliyor, halbuki iyi kurgulanan bir internet girişiminde 3 ayda yatırdığınız parayı amorti etme şansınız var.

Çok uzun uzun iş planları, detaylı analizler, kurgular hazırlamanıza gerek yok ama muhakkah yedek planlarınız olsun. Esnek olun ve esnek kurgular hazırlayın. Örneğin projenizi öyle bir geliştirin ki bir kaç farklı gelir modeline dayalı olsun veya topladığınız data farklı amaçlarla kullanılabilir olsun. Çok ortaklı bir yapı kurguluyorsanız iş tanımlarını iyi yapın. Ortaklarınızın arkadaşınız veya dostlarınızdan oluşması sadece ve sadece aradaki uyum ve güven gibi çok önemli durumların geçiş süreçlerini yumuşatır ve zamanları kısaltır, o kadar… Onları daha güvenilir ve daha uyumlu yapmaz. İş başkadır, dostluk ve arkadaşlık başkadır. Daha önce de şahit olmuşsunuzdur ki dostluğun içine para girince küskünlüklerin olması muhtemeldir.

Şimdilik bu kadar…


Yazar:

Eray Sarıca - Toplam 1 yazısı var.

Hakkında:


Web Sitesi:
http://www.trioactive.com

Toplam : 4 Yorum var

    Sinan İŞLER Kasım 14th, 2008 at 09:33

    son paragraf benim için çok şey ifade ediyor teşekkürler bir iki kıvılcım çakmasını sağladınız kafamda :)

    Murat Esenli Kasım 14th, 2008 at 14:42

    Eray ne derse doğrudur, bir sebebi vardır. Az ve öz Türkiye şartlarında olay budur. Teşekkürler Eray ve Webgirişim.

    Alper Celik Kasım 15th, 2008 at 00:44

    Arkadaslar dedikleriniz dogru, ama birde uzerinde calisacaginiz fikrin gunun sartlarinda para yapacak birsey olmasi lazim, ve hedef kitlenizi iyi secmeniz lazim. Siz bu fikri kimin icin yapiyorusunuz, ve bu yaptiginiz sey insanlarin hayatinda ne degistirecek? Onlarin hayatina ne kadar deger katacak? Bir diger soruda, para nerden nasil kazandiracak bu fikir? Bunlar icinde us 2 linktdeki belgeleri okumanizi ve onlari cok iyi ogrenmenizi tavsiye ederim size.

    http://celikalper.wordpress.com/2008/11/11/gartners-hype-cycle/

    http://celikalper.wordpress.com/2008/11/10/technology-adoption-life-cycle-talc/

    Ersan Bilik Kasım 15th, 2008 at 01:12

    Yeni bir şeyler söyleseniz ?

    Jack Welch i inceleyin. Ki günümüz piyasa koşullarına artık Jack`ìn pratikleri bile yetmiyor…

    1930 dasınız… 2008 e gelin :)

    (yapıcı eleştiri olarak alın bunu lütfen)

Yorumunuz: