<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Web Girişim &#187; İnternet Girişimi</title>
	<atom:link href="http://www.webgirisim.com/category/internet-girisimi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.webgirisim.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 20 Jan 2012 21:36:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Üniversiteli ve yeni mezun insan kaynakları platformu!</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2009/04/universiteli-ve-yeni-mezun-insan-kaynaklari-platformu/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2009/04/universiteli-ve-yeni-mezun-insan-kaynaklari-platformu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Apr 2009 17:05:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Cihangir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Kaynakları]]></category>
		<category><![CDATA[İş Fikri]]></category>
		<category><![CDATA[İş Planı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=1230</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye gibi genç nüfusu yüksek olan, büyük şirketlerin binlerce üniversiteli ve yeni mezun işe alım yaptığı bir ülkede böyle bir proje neden olmasın diye düşündük. ve işte buradayız: KariyerGENÇ!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Merhaba Nurettin, öncelikle bize biraz kendinden bahseder misin?</strong></p>
<p>Öncelikle &#8220;23 yaşında genç bir girişimciyim.&#8221; diyerek sözlerime başlamalıyım. Kendimi tanıtırken ilk cümlem çok net olarak bu şekilde oluyor.  İş hayatına oldukça erken bir zamanda, üniversite 2. sınıfta başladım. 20 yaşında kendimi <strong>tuhaf</strong> bir şekilde bir plazanın en üst katında buldum. Dünyanın en büyük yönetim danışmanlık şirketlerinden biri olan Egon Zehnder International&#8217;da 2.5 sene çalıştım. Yine eş zamanlı Zaman Gazetesi&#8217;nde 2 yıl köşe yazarlığı yaptım. O zamanlar Türkiye&#8217;nin en genç köşe yazarı olarak kariyer, insan kaynakları ve üniversite yaşamı üzerine yazılar yazmak <strong>birçok kesim tarafından tanınmamı sağladı</strong>. Son 1 yıldır ise Sabancı Ailesi&#8217;ne ait Türkiye&#8217;nin ilk ve tek gençlik-eğitim kanalı ZTV&#8217;de &#8220;Nurettin Özdoğan ile Genç Kariyer&#8221; programını hazırlayıp sunuyorum. Kasım 2008&#8242;de Egon Zehnder&#8217;daki ve Zaman Gazetesi&#8217;ndeki görevlerimi bırakıp Hasan Toprakkaya ve Sinan Kaplan&#8217;la birlikte Türkiye&#8217;nin üniversiteli ve yeni mezun insan kaynakları platformu KariyerGENÇ&#8217;i (kariyergenc.com) kurduk.</p>
<p><strong>KariyerGENÇ&#8217;i kısaca senin cümlelerinden tanıyabilir miyiz?</strong></p>
<p>KariyerGENÇ genç yeteneklerle şirketleri buluşturma <strong>amacıyla</strong> çalışmalar yapan Türkiye&#8217;nin üniversiteli ve yeni mezun insan kaynakları platformu. Platformun merkezinde kariyergenc.com var. Burada şirketler staj, part-time, yeni mezun iş ilanları çıkartmakla beraber, Genç Yetenekler Havuzu&#8217;ndan aradığı yeteneği bulabilecek. Platformda Kariyergenc.com&#8217;u destekleyecek bileşenler var. Kariyergenc.tv, üniversite operasyonları, online çözüm ortakları ve öğrenci organizasyonları ile işbirlikleri.  Bütün bu enstrümanlar genç yeteneklerle şirketleri etkin bir şekilde buluşturmayı ve o genç yetenekleri şirketlere kazandırmayı amaçlıyor.</p>
<p><strong>KariyerGENÇ fikrinin çıkış noktası neydi? </strong></p>
<p>Victor Hugo&#8217;nun bir sözü var: &#8220;Vakti gelmiş bir fikirden daha güçlü hiçbir şey yoktur.&#8221;  Hasan ve Sinan&#8217;la birlikte birçok internet fikri üzerine çalıştık. Ancak hiçbirinden emin olamıyorduk. Özellikle de vakti gelip gelmediğine dair&#8230; Zira doğru fikirle yola çıkmak belki de her şeyden önemli. Benim <strong>aklımda</strong> uzun zamandır gençlere yönelik bir iş yapma fikri vardı. Ancak kafamda bir türlü kurgulayamıyordum. Bu<strong> fikirden </strong>Hasan ve Sinan&#8217;a bahsettim. Sonra dünyada fikrimize benzer modeller inceledik. Amerika&#8217;da, İngiltere&#8217;de, Almanya&#8217;da hatta Romanya&#8217;da&#8230;  Türkiye gibi genç nüfusu yüksek olan, büyük şirketlerin binlerce üniversiteli ve yeni mezun işe alım yaptığı bir ülkede böyle bir proje neden olmasın diye düşündük.  Tabii bunun arka planında önemli bir boşluğu dolduracağına dair sinyalleri alıyorduk. <strong>Hem gençler tarafından hem de üniversiteli ve yeni mezun eleman arayan şirketler tarafından KariyerGENÇ gibi bir projeye ihtiyaç duyulduğuna çoğu kez şahit</strong> olmuştuk. Özellikle gazetede köşe yazarlığı yaptığım sırada her hafta yüzlerce üniversiteli ve yeni mezundan &#8220;Nasıl iş bulacağım?&#8221; diye sorular geliyordu. Diğer bir yandan birçok şirketin İK yöneticisi genç yeteneklere ulaşmalarındaki zorlulukları anlatıyordu. Bütün bunlar KariyerGENÇ fikrini doğurdu. Ve tabii ki biz de <strong>harekete </strong>geçtik. Fikirden hayata geçişin öyküsü bu şekilde oldu.</p>
<p><strong>Projeye tam olarak ne zaman başladınız? Süreç nasıl ilerledi? </strong></p>
<p>KariyerGENÇ&#8217;e tam olarak 2008 yılının Kasım <strong>Ayı&#8217;nda </strong>başladık. Bu tarihten sonra ben çalıştığım yerleri bıraktım. Hasan ve Sinan&#8217;ın ise bir yazılım şirketi var. Onlar özellikle dijital ajanslara web tabanlı projeler yapıyorlardı. Onlar da Kasım ayından sonra iş almadılar. 3&#8242;ümüz var gücümüzle KariyerGENÇ&#8217;e emek vermeye başlamıştık. Kasım ayından önce de sık sık bir araya gelip, projemizi geliştirmeye çalışıyorduk. Daha önce de bahsettiğim gibi dünyadaki başarı öykülerini sürekli inceliyorduk. Çok detaylı bir iş planı hazırladık.  Çok enteresan bir şekilde dünyanın en büyük internet şirketlerinden eBay&#8217;in Avrupa Yönetim Kurulu Üyesi, Türkiye temsilcisi Sina Afra<strong> ile </strong>yollarımız kesişti.  <strong>Sina Bey bize inandı.  Ve &#8220;Hadi çocuklar başlıyoruz&#8230;&#8221; dedi. Onun da maddi  ve manevi destekleriyle bu işe inanan 19 kişilik bir ekip kurduk.</strong> Ve bu ekiple kurguladığımız modelleri uygulamaya başladık. Tabii bazı şeyleri başta değil yolda kurguladık. Çünkü bazen baştan kurguladığınız şeyler ütopyadan öteye gitmiyor. Gerçek hayatla bağdaşmıyor.<strong> Bizde </strong>kervanı yolda düzme <strong>anlayışı vardır</strong>. Bakalım bu işi ne kadar doğru yapıp yapmadığımız zamanla belli olacak. Biz de çok merak ediyoruz:)</p>
<p><strong>Ekip kimlerden oluşuyor? </strong></p>
<p>Hasan ve Sinan&#8217;la KariyerGENÇ&#8217;i kurduktan <strong>sonra</strong> bir ekip kurduk. Üniversitelerin lisans ve yüksek lisans programlarında okuyan, bulundukları üniversitesinin en lider gençleri. Bu anlamda KariyerGENÇ üniversitelerin içinden bir doğmuş bir proje olmasıyla dikkatleri üzerine çekiyor<strong>. </strong>KariyerGENÇ&#8217;i kariyerGENÇ yapacak olan ekibimizdir. <strong>Aslında KariyerGENÇ Hasan, Sinan&#8217;dır, Münteha&#8217;dır, Samet&#8217;tir, Betül&#8217;dür, Elif ve Nazmiye&#8217;dir, Esra Nur&#8217;dur Çağatay, Recai, Ömer Faruk, Enis&#8217;tir, Mutlu&#8217;dur, Emre&#8217;dir, Soner&#8217;dir, Merve ve Yasin&#8217;dir, Harun&#8217;dur. Kariyergenc.com&#8217;a girdiğinizde burada bir takım oyunu olduğunu daha iyi hissedeceksiniz.</strong></p>
<p><strong>Bu ekibi oluştururken neleri dikkate aldın, önceden arkadaş mıydınız?</strong></p>
<p>Bu soruyu sorduğunda aklıma sadece bir kelime geldi. O da &#8220;İnanmak.&#8221;   Her bir ekip arkadaşımızın KariyerGENÇ&#8217;e katılması noktasında bir hikâyesi var. İmkânımız olsa da her birini teker teker size anlatabilsem&#8230; Önceden bir arkadaşlığımız vardı her biriyle. Ya da hayatlarımız bir şekilde kesişmişti. Mesela  Satış ve Pazarlama&#8217;nın başında olan arkadaşımızla <strong>15 yaşındayken</strong> bir proje dolayısıyla tanışmıştım. İş geliştirmenin başında olan arkadaşımız 3 sene önce Ankara&#8217;da bir öğrenci organizasyonunda tanıştığım bir arkadaşımdı. Her şeyden önemlisi her birimizin öyküsünde ortak kesişim kümeleri vardı. Yine hayallerimiz de bunla paraleldi. Ve kariyerGENÇ projesinde hayatımız bir şekilde kesişti.</p>
<p><strong>Bildiğim kadarıyla 2008 sonlarında bütün işlerinden ayrılıp sadece KariyerGENÇ&#8217;e yöneldin, sence zamanlaman doğru muydu? Ve yeni girişimcilere bu konuda ne tavsiye edersin?</strong></p>
<p>KariyerGENÇ&#8217;e başlamak için Egon Zehnder ve Zaman Gazetesi&#8217;nden ayrıldım. Çok genç yaşta bu iki büyük kuruma girmiş ve yaşıma göre uzun bir zaman emek vermiştim. İlk başta iki kurumdan da ayrılma fikri beni çok ürkütmüştü. Ama şunu çok iyi biliyordum: Her tercih bir vazgeçiştir. Ben girişimci olmayı hayal ediyordum. Ve girişimci olmam için bazı şeylerden vazgeçmem gerekiyordu. &#8220;Risk alma&#8221; kavramı üzerine aylarca düşündüm. Buradan şu sonucu çıkardım: Yaş ilerledikçe &#8220;risk alma&#8221; olayı zorlaşıyordu. Böyle de bir ters orantı olduğunu idrak ettim.  Tavsiye yapabilecek bir tecrübeye sahip değilim ancak genç arkadaşlarıma şunu diyebilirim: Dünyada ya da Türkiye&#8217;de tarihten bu yana ne kadar başarılı insanın hayatını okuyun, gözlemleyin&#8230; Hepsinin ortak bir özelliğini göreceksiniz. O da cesaret. <strong>Cesur adamlar</strong> başarılı oluyor. Girişimciliğin temelinde de bu var: &#8220;Cesaretin var mı cesur olmaya?&#8221;</p>
<p><strong>Süreç içerisinde ne tür kırılma noktaları oldu? Hiç vazgeçmeyi düşündün mü?</strong></p>
<p>&#8220;Her hayalin bir bedeli vardır&#8230;&#8221; Bizim hayalimiz tekrar tekrar okunacak bir başarı öyküsü yazmak. Tüm ekibimizin hayali bu yönde. Şunu biz çok iyi biliyoruz bu hayal ve hedeflerimiz için acı çekmek şart. Çünkü başarı kolay gelmiyor. Kolay olsa zaten herkes yapardı sanırım. Çok zor dönemler geçirdiğimiz oldu. Belki sık sık zor dönemlerden geçeceğiz. Ama önemli olan istikrarlı bir şekilde yola devam etmek. Bazen çok hatalar yaptık ve hala yapıyoruz. Ama bu hatalardan ders alıp esnek bir şekilde B planını uygulamak <strong>gerektiğini düşünüyorum.</strong> Start-up&#8217;ların en büyük sermayesi hızlı olmasıdır. Hızlı bir şekilde adım atmak, B planını uygulamak, dezavantajı avantaja çevirmek&#8230; Bunla ilgili çok örneklerimiz oldu. Vazgeçmeyi hiç düşünmedik. Tam aksine bir şeyler ortaya çıktıkça, sonuç aldıkça bu işe sarılmamız daha da arttı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Rakipleriniz ne durumda, KariyerGENÇ&#8217;in onlardan artısı nedir?</strong></p>
<p>Şu anda bir <strong>rakibimiz</strong> yok. KariyerGENÇ Türkiye&#8217;nin üniversiteli ve yeni mezun insan kaynakları platformu. Bu anlamda Türkiye&#8217;de aslında bir ilki temsil ediyoruz. KariyerGENÇ&#8217;in temel bileşeni kariyergenc.com. Normalde klasik işe alım portallarında hemen hemen her sektöre her yaş grubuna hitap ediyor. Ancak biz de kitle çok net: Üniversiteli ve yeni mezun. Burada yeni mezunu açmak gerekiyor. +2yıl&#8230; Yani şu anda 2009 yılındaysak 2007 mezunu sistemimize girebilirken 2006 mezunu giremiyor. KariyerGENÇ&#8217;i destekleyecek olan birçok bileşen var. Kariyergenc.tv , Üniversite operasyonları, Öğrenci topluluklarıyla işbirlikler, online çözüm ortakları&#8230;  Farklılaştığımız çok nokta var. İş modeli noktasında farklı bir model uyguladık. Dünyadaki başarılı örneklerden çok esinlendik. Türkiye&#8217;ye uyarlamakla beraber daha önce hiç denenmemiş yöntemler de geliştirdik. Mesela &#8220;Arama teknolojisi&#8221;nde hiç denenmemiş bir model uyguladık. Keza üniversitelere dokunma noktasında da şirketlerle genç yetenekleri buluşturma adına farklı uygulamalarımız var. Özetle hem şirketler hem de adaylar kalabalıklar içinde <strong>kaybolmayacaklar</strong>&#8230;</p>
<p><strong>Aday tarafınızda kitleniz çok net: Üniversiteli ve yeni mezun diyorsunuz. Peki, hangi şirketler KariyerGENÇ&#8217;in hedef kitlesinde yer alıyor?</strong></p>
<p>Burada da çok netiz: KariyerGENÇ&#8217;i kullanacak şirketler, Genç işe alımı çok yapan, gençlere değer veren dünyanın ve <strong>Türkiye&#8217;nin lider şirketleri</strong>. Hemen hemen her sektörden lider şirketlerle çalışıyoruz. <strong>Eczacıbaşı Holding&#8217;ten Sabancı Holding&#8217;e,  AvivaSA&#8217;dan, Bilim İlaç&#8217;a ve Zorlu Holding&#8217;ten Henkel&#8217;e lider şirketler.</strong> Daha birçok şirket sayabilirim size. Sayacağım her şirket dünyanın ve Türkiye&#8217;nin lider şirketleri olacaktır.</p>
<p><strong>Son olarak özellikle altını çizmek istediğin bir konu var mıydı? </strong></p>
<p>Biz ekipçe gençlere rol model olabilecek bir başarı hikâyesi yazmak istiyoruz. Tekrar tekrar okunmaya değer bir başarı hikayesi&#8230; Bir cafede otururken tanımadığımız iki gencin KariyerGENÇ&#8217;i konuşmasını istiyoruz. Bunu başarmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.</p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/01/gencligin-internete-yansimasi/" rel="bookmark" class="crp_title">Gençliğin internete yansıması</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/02/erhan-erdogan-ve-evangelism/" rel="bookmark" class="crp_title">Erhan Erdoğan ve Evangelism</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/11/bastan-sona-cembernet/" rel="bookmark" class="crp_title">Baştan Sona cember.net</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2009/04/universiteli-ve-yeni-mezun-insan-kaynaklari-platformu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HRBot ile insan kaynaklarında devrim!</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2009/03/hrbot-ile-insan-kaynaklarinda-devrim/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2009/03/hrbot-ile-insan-kaynaklarinda-devrim/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2009 17:05:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Cihangir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Kaynakları]]></category>
		<category><![CDATA[İş Fikri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=1154</guid>
		<description><![CDATA["bu İK'cı beni anlamadı" ya da "adayın tavrını beğenmedim" yaklaşımları ortadan tamamen kalkarken, objektif değerlendirme için mükemmel bir araç ortaya çıktı...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Merhaba Tuğba Hanım,  insan kaynakları konusundaki çalışmalarınızda bir çok durumla karşılaşmışsınızdır, HRbot fikrinin oluşmasını sağlayan ne oldu? Çıkış noktanız neydi?</strong></p>
<p><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/03/tugbaavci106k.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-1166" style="border: 2px solid black; margin: 2px;" title="tugbaavci106k" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/03/tugbaavci106k.jpg" alt="" width="165" height="250" /></a>BT kökenli bir İK&#8217;cı olduğum için süreçleri iyileştirmek,  performansı geliştirmek üzere sürekli yeni projeler üzerinde çalışıyordum. 2 yıl önce botego.com&#8217;da &#8220;<strong>Merve&#8217;yi tavla</strong>&#8221; uygulamasını gördüğümde, soru yanıtlayan bir bot neden soru soramasın fikri aklıma geldi. Çünkü; çoğu İK şirketinin veya departmanın yapısal soruları vardı ve Yetkinlik Bazlı Mülakat Tekniği böyle bir sisteme kolaylıkla uyarlanabilirdi. Sonrasında da sağlayabileceği avantajları düşünmeye başladım.</p>
<p>Her aday için eşit kalitede rapor üretebilirdi. Aday raporları danışmanın ön yargısı ile manipüle edilmemiş olurdu. Toplantı odalarımız zaman zaman yetmiyordu ve güvenmediğim bir danışmanın görüştüğü adayla tekrar telefon mülakatı yapma gereği duyuyordum. CV&#8217;sini kısa tutmak zorunda hisseden adayların önemli projeleri raporlarına not alınıyordu ve bunları search edemiyorduk. Mülakatı yapan İK&#8217;cının adaya verdiği elektrik de görüşmeyi çok etkiliyordu. Mülakatçı çok önemli soruları atlayabiliyordu&#8230; Özetle, insan hatası/yorumu devreden çıkınca adayların <strong>&#8220;bu İK&#8217;cı beni anlamadı&#8221;</strong> yaklaşımı ya da mülakatçının <strong>&#8220;adayın tavrını beğenmedim&#8221;</strong> yaklaşımları ortadan tamamen kalkıyor, objektif değerlendirme için mükemmel bir araç çıkıyordu.</p>
<p><strong>HRBot&#8217;u hayata geçirme kararı aldıktan sonra nasıl bir yol izlediniz? Botego ile birlikte çalışmalar ne kadar sürdü?</strong></p>
<p>Merve&#8217;yi tavlamayı deneyip (ki bence tavladım, hiç bir kadın buna dayanamazdı) hemen sonra Ekim&#8217;i arayıp, soru soran robot fikrini gündeme getirdim. 2 yıl önce çalıştığım şirketin portalinde kullanmayı planlıyordum. Böylece, adayın başvurusunu inceyen işveren istediği adaylarla ön görüşmeyi de robotu kullanarak yapabilecekti. Botego ile iş ortaklığı için uygulamanın dünyadaki benzerlerini araştırmaya başladık. O zaman da böyle bir uygulamanın dünyada olmadığını gördük. Projeye inanmayan patronlarla yol alamayacağımı anlayınca kendi şirketimi kurmaya karar verdim.</p>
<p>Botego ile sözleşmemizi hazırlamaya çalışırken <strong>iş ortaklığı modelinin zorluğu</strong>nu fark ettik. İlk sözleşme katolik evliliğine benzeyen ve asla fesh edilemez bir sözleşmeydi. Ceyda Cimilli Akaydın&#8217;dan destek istedik. Ceyda sayesinde 3 sayfalık sözleşmemiz, 9 sayfalık bir sözleşme ve 25 sayfalık teknik şartnameye dönüştü. Sonra işe başladık.</p>
<p>İş analizler hazırdı, bazı bölümlerin revize edilmesi gerekti. Yaklaşık 3 ayda sistem analizlerini çıkardık. Bot sistemin en önemli ama en küçük parçası haline geldi. CV&#8217;yi okuyup tanıyan modülle, bot&#8217;a sorması gereken soru gruplarını gösteren sistem daha komplike oldu.</p>
<p><strong>Projeyi hayata geçirme konusunda ne tür zorluklar yaşadınız? </strong></p>
<p><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/03/hiperaktik.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1157" style="border: 1px solid black; margin: 2px;" title="hiperaktik" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/03/hiperaktik.jpg" alt="" width="248" height="77" /></a>İki ortaklı bir proje olduğu için, projeyi finanse edebilmek amacıyla farklı projelerde de çalışıyorduk. Hala çalışıyoruz. HRBot için ayrı dedice bir yazılımcıyla çalışmaya karar verdik. Görev dağılımımızı yaptık. Zamanımızın kısıtlı olması bizi haftasonları toplantılarına, akşam Skype-MSN toplantılarına yönlendirdi.</p>
<p>Örnek alabildiğimiz bir proje olmadığı için hem teknik hem ticari kararlar alırken karma modeller üretmek zorundaydık. Bunlar üzerinde düşünülmesi gereken konular olduğu için kısıtlı vaktimizi de beyin fırtınası yaparak geçiriyorduk. &#8220;Ürünün fiyatı ne olacak?&#8221;, &#8220;Bakım anlaşması şartları neler olacak?&#8221; gibi sorular için projeyle paralel en az 2-3 ay vakit harcadık.</p>
<p><strong>Peki mülakatların HRBot ile yapılması firmalara ve başvuranlara ne tür avantajlar sağlayacak?</strong></p>
<p>Firmaları segmentlere ayırarak yanıtlamak daha doğru olur. KOBİ&#8217;lerden başlayalım.</p>
<p>KOBİ: İşe alım için çoğu KOBİ&#8217;nin İK departmanı yok. İşe alımda adaya sormaları gereken soruları önceden hazırlayacak vakitleri de yoktur. Çünkü; tek işleri yönetmek ya da işe almak değildir. İK Danışmanlık hizmeti de KOBİ&#8217;ler için pahalıdır. Genellikle çok vakitleri de yoktur. Adayın yaptığı iş ve iş yapış biçimi hakkında detaylı bilgi alabileceği raporları HRBot üzerinden edinerek uygun 3 adayı filtreleyerek hem vakit kazanabilir hem de daha doğru seçimleri uygun bir maliyetle yapabilir.</p>
<p>Kurumsal: Çoğunlukla, İK departmanları vardır. Marka bilinirliği olduğu için çok da başvuru alırlar. Yetkinlik bazlı mülakatlarda görüşme süresi ortalama 45 dakikadır. Daha da uzayabilir. HRBot&#8217;un yapacağı ön görüşme notlarına bağlı olarak uygun adaylara 10 dakika ayıran İK&#8217;cı rapor üzerinden mülakat yaparak kendi görüşlerini de üzerine ekleyebilir. Böylece 45 dk x 5 aday yerine 10 dk x 30 adayla görüşebilirler. Bu yüzden İK uzmanlarının yapay zekalı asistanı diyoruz HRBot&#8217;a. 10 kişinin alınacağı pozisyona 6000 kişinin müracaat ettiği şu günlerde, eğitim ve deneyimi uygun adayların %30 olduğunu varsayalım. 1800 adayın %20&#8242;si HRBot ile seçilebilir. 360 inen aday sayısı ile İK uzmanları, en az 8 haftalık bir vakit kaybından kurtulmuş olacaklar.</p>
<p>Profesyonel: Yani İK danışmanlık şirketleri&#8230; Aday veritabanlarını geliştirmek en önemli yatırımlarıdır. Artık danışmanlık şirketi adına bir günde binlerce görüşme yapabilecek bir robotları var. Üstelik tüm adaylar için eşit kalitede rapor tutan, sorması gereken sorular unutmayan, adayı sinirlendirmeyen&#8230;</p>
<p>Adaylara avantajları: Adaylar için tam bir fırsat, kendini iyi ifade edebilen adaylar görüşmeye 1-0 önde başlar. Yazılı iletişimi iyi olmayan adaylar da &#8220;ben kendimi iyi ifade edemedim&#8221; diyerek loglarını incelemeye aldırabilir. Ama sizi eleyen bir İK uzmanı için aynı şeyi yapmak mümkün değildir.</p>
<p><strong>Tam olarak hedef pazarınızda ne tür firmalar var? Hangi firmalar için en verimli sonuçları sağlıyor HRBot?</strong></p>
<p>HRBot &#8220;beyaz yakalılar&#8221; olarak tabir ettiğimiz çalışanlar için uygun bir ürün. Bu yüzden Danışmanlık, Finans, Sağlık-İlaç-Medikal, Bilgi ve Telekomünikasyon Teknolojileri sektörlerinde faaliyet gösteren beyaz yaka çalışan oranı %60&#8242;ın üzerinde olan firmalar için tasarlandı. Zira; adayların en az ön lisans ya da lisans mezunu ve internet kullanıcısı olması gerekiyordu.</p>
<p>İşe alım performanslarını 4 katı artırıp sağlıklı ve dijital bir aday veritabanı oluştururken, maliyetlerini 1/3 <a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/03/botego_logo.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-1158" title="botego_logo" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/03/botego_logo.jpg" alt="" width="250" height="73" /></a>oranında düşüreceğini öngörüyoruz. Tek başına işe alım robotu değil, 360 derece performans değerlendirme ve eğitim ihtiyaçları analizi gibi ihtiyaçlarda da kullanılabilir. Özellikle, farklı lokasyonlarda çok ofisi olan firmalarda bu analizler çok fazla vakit alan görüşmeler ve anket çalışmalarıyla 1-2 ayda yapılırken, HRBot için bu 1 günlük bir iş.</p>
<p>Bir not daha: Hayal gibi bir şey olan ortak Kara Liste işverenler için artık hayal değil. Adayları tanıyan HRBot, kendisiyle yapılan görüşmelerde hakaret, argo, uygunsuz ifadeler kullanan adayları aynı ortak Kara Listeye alacak. İsteyen işveren Kara Listeyi kullanabilir, istemeyen kullanmaz. Aday bir yanlışlık sonucu kara listeye girdiğini ifade ederse de görüşme logları incelemeye alınabilecek. Kara liste, İK&#8217;cı inisiyatifinden çıkıp tamamen adayın yaklaşımlarındaki dengesizliklerle oluşabilecek. Bu da mesuliyeti adaya ait olan objektif bir &#8220;kara liste&#8221; demek&#8230;</p>
<p><strong>Bildiğimiz kadarıyla dünyada ilk ve tek İnsan kaynaklarına özgü yapay zeka ürünü HRBot, bu açıdan yurtdışından talepler geliyor mu? Yoksa sadece iç pazarda mı kalmayı düşünüyorsunuz?</strong></p>
<p>Dünyada ilk olmak çok heyecan verici. Bu nedenle basın duyurusunu İngilizce-Türkçe yaptık. Yurtdışından çok daha fazla talep var. Niyetimiz, Türkçe HRBot&#8217;tan 2-4 ay sonrasında İngilizce&#8217;sini hazırlamaktı. Bu geri dönüşlerden sonra ise, HRBot Türkçe demosundan hemen sonra İngilizce hazırlığına başlamamız gerekiyor.</p>
<p><strong>HRBot ile ilgili ilk aldığınız geri dönüşler nasıl? </strong></p>
<p>Tüm geri dönüşler çok olumlu. Demo görmek isteyen firmalarla randevulaşmaya başladık bile. Yalnız yurtdışından ilgilenenlere Türkçe demo göstermek anlamlı olmayacağı için İngilizce mülakatın videosunu göndererek yol almayı planlıyoruz.</p>
<p><strong>Peki devam eden süreç nasıl işleyecek? Ne zaman beta aşamasından çıkıp satışa sunulacak?</strong></p>
<p>Mart 2009, son haftasında HRBot satışa çıkıyor. Yanlış anlaşılan bir konuyu buradan aydınlatmak istiyorum; Merve&#8217;yi tavla uygulaması gibi bir şeyler bekleyenler var. HRBot&#8217;un soruları, en az yazılımı kadar değerli. Bu yüzden demo gerçek soruları içermeyen bir Microsoft mülakatı simülasyonu olacak. Çoğunlukla da Microsoft&#8217;un geçmiş yıllarda kullandığı puzzle sorularını kapsayacak.</p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/02/bir-saatte-adayin-hayatini-ogrenmek/" rel="bookmark" class="crp_title">Bir saatte adayın hayatını öğrenmek&#8230;</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/04/bilisim-insanlari/" rel="bookmark" class="crp_title">Bilişim insanları</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/01/bluetooth-ile-secim-propagandasi-ebaskan/" rel="bookmark" class="crp_title">Bluetooth ile seçim propagandası : eBaşkan</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2009/03/hrbot-ile-insan-kaynaklarinda-devrim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alan Adı Alırken Dikkat Edilmesi Gereken Konular</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2009/02/alan-adi-alirken-dikkat-edilmesi-gereken-konular/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2009/02/alan-adi-alirken-dikkat-edilmesi-gereken-konular/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2009 17:05:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ceyda Cimilli Akaydn</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[bilişim hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[İş Kurma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=1097</guid>
		<description><![CDATA[Alan adları internetin hayatımızın her alanına girmesinin ardından şirketlerin varlıklarının önemli bir kısmını oluşturmaya başladılar. Peki alan adlarının hukuki açıdan ne tür sorumlulukları ve gereksinimleri var?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Alan adları internetin hayatımızın her alanına girmesinin ardından şirketlerin varlıklarının önemli bir kısmını oluşturmaya başladılar. Klasik yöntemlerle çalışan pek çok şirket internet siteleri aracılığı ile internet ortamında da var olamaya çalıştığı gibi, sadece sanal ortamda faaliyet gösteren birçok önemli şirket de ticari hayata atıldı. Dolayısıyla şirketlerin internet adresleri de gün geçtikçe önem kazanmaya başladı.</p>
<p>Temel faaliyetlerini internet üzerinden geçekleştiren birçok şirket için alan adına ilişkin bir sorun yaşanması faaliyetlerinin durma noktasına gelmesi anlamını taşıyor. İnternet üzerinde satış veya pazarlama faaliyeti olmayan şirketler için bile alan adlarının tescil edilememesi veya tescilin iptal edilmesi önemli sorunlara yol açıyor. Bu nedenle alan adlarını alırken başvuruların dikkatli yapılması ve verilen bilgilerin gerçeğe uygun olması ileride ortaya çıkabilecek pek çok sorunu engelliyor.</p>
<p>Bu konuda en yaygın yanılgı gTLD (generik top level domains) olarak adlandırılan ve ülke son eki içermeyen, .com, .net, .org gibi alan adlarının tescili için herhangi bir hak sahipliğinin aranmıyor olduğu düşüncesidir. Bu yanılgının kaynağı, başvuruların internet ortamında bir form doldurularak yapılması ve başvuru formunda verilen bilgilerin gerçekliğinin alan adı tescili sırasında kontrol edilmiyor olmasıdır. Ancak göz ardı edilen nokta hak sahipliğine ilişkin belge istenmiyor olmasına rağmen başvuru yapanın başvurusu sırasında sunmuş olduğu bilgilerle bağlı olduğudur. Bu nedenle başvuru sırasında belirtilmeyen her türlü bilgi ileride bir sorun yaşandığında kullanılamayacak veya hak sahipliğinin ispatlaması için ciddi çalışmalar yapılması gerekecektir.</p>
<p>Yaşanabilecek sorunları görebilmek için öncelikle gTL alan adlarından kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yollarını kısaca incelemek gerekir:<br />
Alan adlarından kaynaklanan şikayetler (örneğin bir şirketin markanızı veya ürününüzün adını alan adı olarak tescil ettirdiği veya rakibinizin alan adınıza çok benzer bir alan adı tescil ettirdiği gibi) adlarının dünya çapındaki organizasyonu ve dağıtılmasını üstlenmiş kurum olan ICANN (Internet Corporation for Assigned Names and Numbers) tarafından belirlenmiş olan 4 hakem kurumdan birisine iletilmelidir. Bu kurumlardan en bilineni ve en çok sayıda uyuşmazlığı çözümlemiş olanı WIPO (World Intellectual Property Organisation/ Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü) dür. Örgüt internet ortamında kendisine iletilen şikayetleri öncelikle şikayet edilen tarafın da görüş ve savunmasını alarak çözüme ulaştırmaktadır. Uyuşmazlık çözüm prosedürünün büyük bir bölümü on-line ortamda gerçekleşmektedir. Bu işlemler sırasında alan adı sahibinin tescil sırasında vermiş olduğu iletişim bilgileri kullanılmaktadır. Dolayısıyla tescil başvurusunda adresini veya e-posta adresini tam ve doğru olarak vermemiş olan veya şirket adına yapılan tescillerde iletişim adresi olarak şirket yetkilisi yerine o anda tescili yapmakta olan kişi veya kurumu belirten kişi veya şirketler, kendileri aleyhine yapılan başvurulardan habersiz kalacaklarından savunma haklarını kullanamayacaklardır. Hakemin vereceği karar doğrudan ICANN tarafından uygulanacağından, alan adı sahibinin değil savunma yapmak, kendisi hakkında yürütülen işlemlerden haberi bile olmayacaktır. Alan adının kendisinden alınıp bir başkasına transfer edilmiş olduğunu internet sitesine girmeye çalışınca bir başka firmanın sitesini görerek anlaması işten değildir ve maalesef bu durumda karar kesinleşmiş olduğundan yapılacak bir şey kalmamıştır.</p>
<p>Hakkında yapılan şikayetten haberdar olabilenlerin bile bazen çok fazla savunma imkanı olmamaktadır. Çünkü bu alan adlarına ilişkin uyuşmazlıkların çözümü UDRP (uniform domainname  dispute resolution policy) adı verilen yeknesak uyuşmazlık çözüm kuralları çerçevesinde yapılır. Bu kurallar alan adlarının dünya çapındaki organizasyonu ve dağıtılmasını üstlenmiş kurum olan ICANN (Internet Corporation for Assigned Names and Numbers) tarafından belirlenmiştir. Bu kurallar uyarınca, bir alan adının tescilinin iptalini isteyen kişi ya da kurumun aşağıdaki üç hususu birden ispat etmesi gerekir:</p>
<p>a)Alan adının markası ile aynı veya karışıklığa yol açacak şekilde benzer olduğunu,<br />
b)Alan adını tescil ettiren kişi veya kurumun alan adını kullanmak için hiçbir haklı gerekçesi olmadığını<br />
c)Alan adının kötü niyetli olarak tescil ettirildiğini.</p>
<p>Alan adının tescil ettiren kişi tarafından kullanılması için haklı bir gerekçe olup olmadığı tescil ettiren kurumun tescil işlemleri sırasında vermiş olduğu bilgilere bakarak belirlenecektir. Tescil aşamasında gerçek isminizi veya şirketinizin ismini vermemiş olmanız durumunda b) ve c) şıklarının aksini ispat etmeniz çok mümkün olmayacaktır.</p>
<p>Olayı yaşanmış bir örnek üzerinden incelemek gerekirse. www.aidatours.net adresi bir Türk şirket adına tescil edilmiştir. Tescili şirketin bilgi işlem faaliyetlerini şirket dışından yürütmekte olan bir danışman yaptırmış ve alan adı sahibi hanesine kendi adını ve adresini yazmıştır. Aida Crouses Germany adlı şirket bu alan adının iptali için hakem olarak WIPO&#8217;ya başvurmuş ve gerekçe olarak da alan adının kendi markası ile aynı olduğunu, tescil ettiren kişinin bir şahıs olduğunu ve alan adını kullanmak için hiçbir haklı nedeni olmadığını ve dolayısı ile kötü niyetle tescil ettirmiş olduğunu ileri sürmüştür.<br />
Neyse ki danışman tescil başvurusunda kullanmakta olduğu bir e-posta adresini vermiş olduğundan şikayetten zamanında haberdar olunabilmiştir. Ancak yaşanan sorun danışmana karşı yapılmış olan şikayete şirket olarak müdahale edebilmek olmuştur. Hakem haklı olarak savunmayı alan adının sahibi olarak görünen danışmandan istemiştir ve şirket alan adı sahibinin danışmanı olduğunu ve alan adının hataen kendisi değil de danışmanı adına tescil edildiğini ispatlamak zorunda kalmıştır. Bu örnek Türk şirketin savunmasının haklı bulunması ile alan adının bu şirkette kalmaya devam etmesi kararıyla sonuçlanmıştır. Ancak tescilin şirket adına yapılmış olduğunun ve iyi niyetin ispatı çok zahmetli bir süreç olmuştur. Bu örneğin yanında maalesef hakkında yürütülen şikayet incelemesinden ancak karar verilip alan adının iptali üzerine haberdar olan veya tescilde kullanılan isimle gerçek kullanıcı şirket arasındaki bağlantıyı ispatlayamayan ve alan adını kaybeden birçok şirket vardır.</p>
<p>Bu nedenle alan adı tescili sırasında belge talep edilmemesine rağmen bunun alan adının tescili için hiçbir haklı neden aranmadığı şeklinde yorumlanmaması ve tescil sırasında verilen iletişim bilgilerinin doğru ve tam olması, şirket adına yapılan başvurularda aracı kişi veya kurumun değil şirketin adının ve iletişim bilgilerinin kullanılması gerekmektedir.</p>
<p>Ayrıca burada verilen bilgilerin olası bir uyuşmazlık çözüm prosedürü sırasında belgelenerek ispatlanması gerektiği de akılda tutulmalı ve başvuru sırasında verilen bilgilerin ispatlanabilir olmasına dikkat edilmeli, örneğin var olmayan bir şirket veya kişi adına veya alınmamış bir marka belgesine dayanılarak başvuru yapılmamalıdır.</p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/12/internette-musteri-sadakati-ve-crm-2/" rel="bookmark" class="crp_title">Internette Müşteri Sadakati ve CRM (2)</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/03/girisimci-dedigin/" rel="bookmark" class="crp_title">Girişimci dediğin&#8230;!</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/11/internet-oyunu-ve-oyuncularina-genel-bir-bakis/" rel="bookmark" class="crp_title">Internet Oyunu ve Oyuncularına Genel Bir Bakış</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2009/02/alan-adi-alirken-dikkat-edilmesi-gereken-konular/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>En iyi Teknoloji portalı: Chip Online</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2009/02/en-iyi-teknoloji-portali-chip-online/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2009/02/en-iyi-teknoloji-portali-chip-online/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Feb 2009 17:05:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Cihangir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[İçerik Üretimi]]></category>
		<category><![CDATA[Online Topluluk Yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[Portal]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=1083</guid>
		<description><![CDATA[CHIP Dergisinin geçen yıllarda online olarak yayına başladığı Türkiye'nin en kapsamlı teknoloji portalı Chip Online'ın GYY Cenk Tarhan ile Chip.com.tr'yi ve online dergileri konuştuk...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>CHIP Dergisinin geçen yıllarda online olarak yayına başladığı Türkiye&#8217;nin en kapsamlı teknoloji portalı Chip Online&#8217;ın GYY Cenk Tarhan ile Chip.com.tr&#8217;yi ve online dergileri konuştuk&#8230;</p>
<p><strong>Merhaba Cenk Bey, öncelikle bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?</strong></p>
<p>Bilgisayar dünyasındaki maceram 1990 yılında Pcworld ile başladı. Sırasıyla PC World, PC Magazine ve Windows &amp; .NET Magazine dergilerinde Genel Yayın Yönetmeni olarak çalıştım. 2007 yılı itibarı ile de kağıt yayıcılıktan çekilip online yayıncılığa yöneldim. Şu anda da CHIP Online Genel Yayın Yönetmenliğini yapıyorum.</p>
<p><strong>Chip Dergisi, Chip Online gibi bir oluşuma neden ihtiyaç duydu?</strong></p>
<p>Sorunun yanıtı aslında sorunun içinde saklı. Online yayıncılık gerçekten bir ihtiyaç. Klasik anlamda dergiciliğin altın dönemi geride kaldı ve artık son demlerini yaşıyor. Gelecek online yayınların olacak. Bu aşamada Türkiye&#8217;nin en iyi bilgisayar dergisi olan CHIP&#8217;in bir online oluşum içerisine girmesi kaçınılmazdı elbette.</p>
<p><strong>Peki genel anlamda Chip Online beklentileri ne düzeyde karşıladı?</strong></p>
<p>Ben ve ekibim, yılların getirdiği tecrübeyi kullanıp bunu online yayıncılığın doğasından gelen yeni kurallarla harmanlayarak klasik tabirle &#8220;az zamanda çok iş yaptık&#8221;. CHIP Online şu anda gerek devasa içeriği gerekse de trafik rakamları ile ana sayfasında yazan &#8220;Türkiye&#8217;nin en iyi teknoloji portalı&#8221; ifadesini tam anlamıyla hak ediyor.</p>
<p><strong>Chip Online&#8217;ın bu tür bir etki bırakacağını ve şu andaki durumuna gelmesini neye bağlıyorsunuz?</strong></p>
<p>Elbette profesyonellik. Ne iş yaparsanız yapın, başarılı olmak için profesyonel olarak çalışmalı ve bu oyunun kurallarını çok iyi bilip ona göre hareket etmelisiniz. Ancak bu şekilde büyüyüp, belli bir süre sonra, örneğin bizim şu anda yaptığımız gibi, en büyük oyunculardan biri olursanız kuralları değiştirip kendi kurallarınızı koyabilirsiniz. CHIP Online her gün kendini yayınlayan bir online yayın ve internet üzerindeki yayınlarda rastlanan her türlü yeniliği CHIP Online&#8217;da bulabilirsiniz.</p>
<p><strong>Chip Dergisinde bir süre çalıştınız, sizce Chip Dergisi ile Chip Online arasında ne tür benzerlikler ve ayrımlar var?</strong></p>
<p>Elbette benzer konuları yazıyoruz, benzer kaynaklarda besleniyor ancak CHIP Online günlük, hatta saatlik güncellenen bir online yayın olduğu için içerik miktarı anlamında çok büyük farklar var. Sadece internet üzerinde yapılabilecek bazı operasyonlar da cabası. Çok büyük farklar var elbette, ama tek bir benzerlik var. O da CHIP ve CHIP Online  ekibi Türkiye&#8217;nin alanında en iddialı, en profesyonel ve en iyi ekibidir. Nokta&#8230;</p>
<p><strong>Chip Dergisinde belirli bir içerik üretiliyor ama Chip Online&#8217;da sürekli bir içerik oluşturulması gerekiyor, bu durumu nasıl aştınız? Ziyaretçilerin buradaki payı ne durumda?</strong></p>
<p>Ziyaretçilerimizin özellikle okur haberleri, uzmanına sorun ve forum bölümünde azmsanmayacak katkıları var. Yorum, öneri ve eleştirileri de bize ışık tutuyor. İçerik zenginliğini üst seviyede tutabilmek için kalabalık bir ekiple çalışıyoruz elbette. Sayılar sürekli oynuyor ama &#8220;core component&#8221; olarak altı kişiyiz şu anda.</p>
<p><strong>Bu tür online oluşumlar her türlü süreli yayın için gerekli mi? Yoksa sadece teknoloji dergileri mi?</strong></p>
<p>Tüm süreli yayınlar için gerekli ve atlamayanlar bir an önce internet trenine atlamalılar. Aksi takdirde beş yıl içerisinde atlayacak tren de bulamayacaklar bence.</p>
<p><strong>Diğer dergilerle internet ortamında rekabet nasıl? Ve Chip Online&#8217;ın artıları neler?</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;deki diğer dergilerin internet operasyonları çok zayıf, gerekli ilgiyi göstermediklerini düşünüyorum. Bir tek yine bizim yayın grubumuzca yayımlanan ve yine Türkiye&#8217;nin en çok satan 2. Bilgisayar dergisi olan PCNET&#8217;in kayda değer bir online oluşumu var.</p>
<p><strong>Chip Online ile ilgili altını çizmek istediğiniz bir konu var mı?</strong></p>
<p>CHIP Online sürekli güncellenen bir yayın. Ziyaretçilerimize önerilerimiz sitemizi sık aralıklarla ziyaret etmeleri ve hiçbir güncel gelişmeyi kaçırmamaları. Elbette yorum, eleştiri ve önerileri ile bizi sürekli istim üzerinde tutmayı da unutmamalarını istiyorum&#8230;</p>
<p>Son olarak Türkiye&#8217;deki web girişimcilerine ne tavsiye edersin?</p>
<p>Güzel bir fikir bulun ve hemen uygulamaya koyun. Üzerinde titizlikle uğraşın. Unutmayın, akşamdan sabaha başarılı olmak gibi bir şey yok internet dünyasında. Ancak bir kere tutturursanız da sizi kimse tutamaz. Deneyin, yanılın, tekrar deneyin. Denemekten korkmayın. Unutmayın, Edison ampulde kullandığı doğru flamanı bulabilmek için binlerce deneme yapmış ve sonunda ampulü çalışırken bu denemeleri &#8220;başarıya giden yoldaki en önemli kilometre taşları&#8221; olarak nitelendirmiştir. Bir de elbette bizim yaptığımızı yapın, ziyaretçilerinizin fikirlerini alın ve onların önerilerini mutlaka önemseyin. Onların tek tek size değer vermesi için sizin onlara toplu olarak değer vermeniz gerekli nitekim&#8230;</p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/11/odeyememe/" rel="bookmark" class="crp_title">Öde(ye)me(me)</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/12/internet-sitesi-ansiklopedisi-medyazorg/" rel="bookmark" class="crp_title">Internet Sitesi Ansiklopedisi: Sitelerhakkinda.com</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/12/yogurtistan/" rel="bookmark" class="crp_title">Sıradışı Bir Fikir Nasıl Gerçeğe Dönüşür?</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2009/02/en-iyi-teknoloji-portali-chip-online/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TBWA beni işe alsın!</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2009/02/tbwa-beni-ise-alsin/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2009/02/tbwa-beni-ise-alsin/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Feb 2009 17:05:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Bilal Cihangir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Kaynakları]]></category>
		<category><![CDATA[kariyer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=1050</guid>
		<description><![CDATA[İş başvuru formu o kadar uzundu ki, ben bu formu doldurana kadar site yaparım dedim.Tam bu noktada ampul yandı ve hakikaten bir site yapsam, nasıl bir site olsa diye düşünmeye başladım!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Merhaba Taylan Bey, öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz?</strong></p>
<p>Her şey ODTÜ&#8217;de mühendislik okurken başladı. Mühendis olmak istemediğime karar verip okul ve bölüm değiştirdim. Bilkent Üniversitesi İletişim ve Tasarım bölümüne geçtim. 4 senelik yeni bir bölümdü, ben 3 senede bitirdim sonrasında da Bilgi Üniversitesinde pazarlama odaklı MBA yaptım. Tüm bu süre içinde büyüklü küçüklü ajanslarda stajyerlik, reklam yazarlığı ve proje yöneticiliği yaptım. Ayrıca radyo programcılığı, mizah yazarlığı da yaptım hatta araya büyük sayılabilecek bir şirkette pazarlama müdürlüğü de sıkıştırmışlığım var.</p>
<p><strong><a href="http://www.tbwabeniisealsin.com/">www.tbwabeniisealsin.com</a> ‘da farklı bir iş başvurusu şekli var, TBWA&#8217;e daha öncesinde başvuru yapmış mıydınız?</strong></p>
<p>Yapmadım, yapmaya çalıştım ve bu esnada bir başvuru formuyla karşılaştım. Fikrin çıkış noktası da zaten bu başvuru formu. Form o kadar uzundu ki, ben bu formu doldurana kadar site yaparım dedim. Tam bu noktada ampul yandı ve hakikaten bir site yapsam, nasıl bir site olsa diye düşünmeye başladım.</p>
<p><strong>İsmim öğrenilir ve şu anki işimden de olurum diye hiç düşünmediniz mi?</strong></p>
<p>Açıkçası düşünmedim. Cesur olmazsanız yaratıcı bir iş çıkartma olasılığınız düşer. Kimliğimi gizli tutmamdaki ilk neden gizemin iş yapacağına olan inancım. Sonrasında bu siteye bir iş başvuru projesi olarak bakmam. Nasıl ki iş başvurularında CV gizliliği esastır, ben de bu proje süresince ismimin gizli kalması gerektiğini düşündüm. Zaten vakti gelip siteyi yapan benim dediğimde de tam da tahmin ettiğim gibi çok hoş karşılandı, desteklendi.</p>
<p><strong>Sizce farklı iş başvuru yöntemleri her alan için gerekli mi? Yoksa sadece reklam sektöründe mi?</strong></p>
<p>Her sektörde, ister işe başvururken olsun ister çalışırken, yaratıcılık; yaratıcı olma, farklı açılardan bakabilme çabası esastır diye düşünüyorum. Başarıyla farklılaşan umumi tuvaletçi de gördüm, seyyar satıcı da&#8230; Elbette reklam yazarlığı, olmazsa olmazı yaratıcılık olan bir meslek. Bu nedenle iş başvurularında hareket alanınız oldukça geniş. Örneğin bankacı olsanız, filancabankbeniisealsin.com işe yaramayacaktır.</p>
<p><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/02/tbwaben.jpg"><img class="size-medium wp-image-1051 alignright" style="border: 2px solid black; margin: 2px;" title="tbwabeniisealsin" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/02/tbwaben.jpg" alt="" width="389" height="293" /></a><strong>Tbwabeniisealsin.com  İnternetin ne kadar farklı amaçlar için de kullanılabileceğini de gösteriyorsun aslında, peki bundan önce bu tür farklı girişimleriniz olmuş muydu?</strong></p>
<p>Daha önce de web&#8217;de bazı çalışmalarım olmuştu, örneğin Markademi ile Türkiye&#8217;nin ilk online reklam ve marka yönetimi eğitimini verdik, yine Türkiye&#8217;nin ilk reklam ve pazarlama profesyonellerine özel sosyal ağı <a href="http://www.arkamarka.com/">www.arkamarka.com</a> &#8216;u kurduk. Şimdilerde bu iki projeyi birleştirerek reklam eğitimine interaktif bir açılım getirip getiremeyeceğimizi düşünüyoruz.</p>
<p>Bence hayatta ne biriktirdiğiniz, ne kadar biriktirdiğiniz önemli. Bu sadece sektörel kitaplar okuyarak sağlanacak bir şey değil. Çeşitlilik önemli, merak önemli. Her şeyi okuyacaksın, her şeyi merak edeceksin, seyredeceksin, yaşayacaksın ki cebinde harcayacağın bir şeyler biriksin. Bunun da sürekliliği olmalı, biriktirdiğinden fazlasını harcamaya başladığında fena şeyler olabilir.</p>
<p>Başa dönersek tüm bu projeler, projeleri yaparken göğüslediğimiz zorluklar, çözdüğümüz problemler, yaptığımız araştırmalar, hatalarımız, yanlışlarımız, yaratıcılık dağarcığımı geliştiren şeylerdi. Şundan oldukça eminim, bu projeler olmasaydı tbwabeniisealsin.com bu kadar başarılı olmazdı, olamazdı.</p>
<p><strong>Çok teşekkürler  Taylan Bey, son olarak böyle bir girişim ile tabii ki takdir mailleri almışsınızdır ama size ilginç gelen ya da beklentiniz dışında ne tür tepkiler geldi, bunları öğrenebilir miyiz?</strong></p>
<p>Ben teşekkür ederim. Evet, ikiyüze yakın e-posta geldi, bunların büyük çoğunluğu yaptığım işi takdir eden e-postalar, sağolsunlar bu süreçte moral verdiler, motivasyonum arttı. Beklemediğim şey ise birçok insanın bana CV göndermesiydi. Bunun nedeni elbette bu işin TBWA İstanbul virali olduğu inanç ve algısı. Bu algı, yani TBWA&#8217;e iş başvurusu yapan birinin projesinin bir TBWA projesi zannedilmesi aslında hoşuma gitti. Doğru bir şey yaptığımı hissettim.</p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/11/bastan-sona-cembernet/" rel="bookmark" class="crp_title">Baştan Sona cember.net</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/10/maca-var-misin/" rel="bookmark" class="crp_title">Maça Var Mısın?</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/01/facebook-nasilim-uygulamasi/" rel="bookmark" class="crp_title">Facebook Nasılım Uygulaması</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2009/02/tbwa-beni-ise-alsin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir saatte adayın hayatını öğrenmek&#8230;</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2009/02/bir-saatte-adayin-hayatini-ogrenmek/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2009/02/bir-saatte-adayin-hayatini-ogrenmek/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Feb 2009 17:05:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tuba Avc</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Kaynakları]]></category>
		<category><![CDATA[İş Fikri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=1044</guid>
		<description><![CDATA[Maalesef o kadar kolay değil. Bir saatlik bir mülakatta karşınızdaki kişinin size anlattıklarını öğrenebilirsiniz, ya anlatmadıkları?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Maalesef o kadar kolay değil. Bir saatlik bir mülakatta karşınızdaki kişinin size anlattıklarını öğrenebilirsiniz, ya anlatmadıkları?</strong></p>
<p>Adayın deneyimiyle orantılı olarak 15 dakika ile 1 saat arası mülakatlar yapılabilir. Mülakatın, her iki taraf için de başarılı geçmesinin tek koşulu, tarafların beklentilerini önceden doğru analiz etmesinden geçer.</p>
<p>Mülakata görüşmeci olarak girmeden önce;<a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/02/987763_man_thinking.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-1075" style="border: 2px solid black; margin: 2px;" title="987763_man_thinking" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/02/987763_man_thinking.jpg" alt="" width="134" height="203" /></a></p>
<p>1.    Şirkete ait misyon ve vizyonun,</p>
<p>2.    Proje ve projeden beklentilerin,</p>
<p>3.    Görev tanımının net bir şekilde çıkarılması,</p>
<p>4.    Bu görevi yapabilecek kişinin teknik bilgi ve becerilerinin saptanması,</p>
<p>5.    Yine aynı kişinin, çalışacağı ekip ve yöneticisi ile uyumlu olabilmesi için kişisel özelliklerinin tanımlanması gerekiyor.</p>
<p>Şimdi doğru soruları hazırlama zamanı geldi. Ne öğrenmek istiyorsunuz aday hakkında? Ne bildiği, ne yapabildiği, ne yapamayacağı mı? Bence sizi en çok ilgilendiren konu, sizin o adayla ne kadar verimli çalışabileceğiniz. Çok bilgili olabilir ama yönetemeyeceğiniz bir adayı işe almak her iki taraf için de vakit kaybıdır. Hoş sohbet bir adayla mutlaka iyi ileteşim kurabilirsiniz, peki iş yaptırabilir misiniz? Sonuca gidebilir misiniz? Sizin ya da ekibinizin eksik parçasını kapatabilir mi?</p>
<p>Mülakatlar genellikle adayların sorguya çekildiği görüşmeler sanılsa da, aksine her iki tarafın da karşılıklı bilgi alış-verişinde bulunduğu görüşmelerdir. Yetkinlik bazlı mülakat tekniği dediğimiz teknik 1950&#8242;lerde Amerikan Polis Teşkilatı tarafından geliştirilmiş bir sorgu tekniğinden yola çıkarak İK alanına uyarlanmış.</p>
<p>İçinde bulunduğumuz dönemde ise artan şirket sayısı karşısında adaylar da güvenebilecekleri şirketlerde çalışmak istiyorlar. Ve maalesef okuduğunuz pek çok İK kitabı yalnızca adayları nasıl sorgulayacağınızı anlatıyor. Peki bilgi aktarmazsanız ne  olur? Yalnızca turnoverınızı yükselir ve kalıcı bir ekip kuramaz, gidenin yerine yenisini aramanın ötesine geçemezsiniz.</p>
<p>Youth Republic&#8217;in hazırladığı, youtube&#8217;da pek çok kişi tarafından izlenen iş ilanı prodüksiyonu yalnızca başvuru patlaması yaratmakla kalmadı, şirketin viral pazarlamasına da katkıda bulundu. Üstelik adaylar büyük bir sempatiyle başvuruda bulundular. Müşterilerime, görüşme sonrasında adaylarına kendilerini ve pozisyonu tanıtan e-mail göndermelerini öneriyorum. Bu öneriye uyan firmalarda, havada kalan sorular olmadığı için anlaşmalar daha sağlıklı yapılıyor. Ayrıca, olumsuz cevap alan adaylar da firma hakkında negatif düşüncelere kapılmıyorlar. Unutmamalısınız ki; bugün görüştüğünüz aday yarın müşteriniz ya da iş ortağınız olabilir&#8230;</p>
<p><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/02/717339_brain_in_hand.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1074" style="border: 2px solid black; margin: 2px;" title="717339_brain_in_hand" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/02/717339_brain_in_hand.jpg" alt="" width="289" height="193" /></a>Özetle, adayın firmanıza neden güvenebileceğini ve güveni sonucunda kazancının ne olacağını düşünün. Aynı şekilde, siz adaya hangi şartlarda güvenebileceğinizi ve güvenirseniz kazancınızın ne olacağını düşünün. Böylece, kalıplaşmış mülakat sorularından sıyrılıp, kendinize has sorularınızı üretebilirsiniz.</p>
<p>Kalıplaşmış mülakat sorularına, ezberlenmiş cevaplar alacağınızı lütfen unutmayın. Örneğin, çözmekte sorun yaşadığınız bir konuyu senaryo olarak anlatıp, adayın çözüm önerilerini dinleyerek case bazlı mülakat gerçekletirebilirsiniz. Ve bu size özgü olur&#8230;</p>
<p>Bir saatte adayın hayatını öğrenemezsiniz ama güven noktalarını keşfedebilir, ikinci bir görüşmeyle çapraz sorgulama yapabilirsiniz.</p>
<p>Fazla uzatıp vaktinizi çalmak istemiyorum. Bu yüzden; bir sonraki yazım aynı konunun devamı ve biraz daha örneklendirilmişi olacak.</p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/03/hrbot-ile-insan-kaynaklarinda-devrim/" rel="bookmark" class="crp_title">HRBot ile insan kaynaklarında devrim!</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/04/bilisim-insanlari/" rel="bookmark" class="crp_title">Bilişim insanları</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/01/bluetooth-ile-secim-propagandasi-ebaskan/" rel="bookmark" class="crp_title">Bluetooth ile seçim propagandası : eBaşkan</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2009/02/bir-saatte-adayin-hayatini-ogrenmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Facebook Nasılım Uygulaması</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2009/01/facebook-nasilim-uygulamasi/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2009/01/facebook-nasilim-uygulamasi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jan 2009 17:05:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Cihangir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook Marketing]]></category>
		<category><![CDATA[Online Topluluk Yönetimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=1008</guid>
		<description><![CDATA[Facebook'ta uygulamaların dönemi ne kadar yavaş yavaş sönse de, bir çok Facebook kullanıcısının zevkle eklediği Nasılım Uygulaması'nın geliştiricisi Levent Şahin ile girişimini konuştuk...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Facebook&#8217;ta uygulamaların dönemi ne kadar yavaş yavaş sönse de, bir çok Facebook kullanıcısının zevkle eklediği Nasılım Uygulaması&#8217;nın geliştiricisi Levent Şahin ile girişimini konuştuk&#8230;</p>
<p><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/01/nasilim.gif"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1009" title="nasilimfacebookuygulamasi" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/01/nasilim.gif" alt="" width="320" height="320" /></a></p>
<p><strong>Merhaba Levent Bey, öncelikle bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz? Ne zamandır sektördesiniz ve ne tür projelere imza attınız, atıyorsunuz?</strong></p>
<p>2002 yılında Anadolu Üniversitesinde BÖTE lisans programını bitirdikten sonra Eskişehir&#8217;de bir ilköğretim okulunda bilgisayar öğretmeni olarak göreve başladım. O arada Anadolu Üniversitesinde bilgisayar mühendisliği programında yüksek lisansımı tamamlayıp yine Anadolu Üniversitesinde BÖTE bölümünde doktoraya başladım. Bu süreç içinde 5 yıl sürdürdüğüm öğretmenlik görevimi bırakıp araştırma görevlisi olarak Anadolu Üniversitesi&#8217;ne geçtim. Yani aslında web veya yazılım geliştirme sektöründe olduğum pek söylenemez ama ben yine de fırsat buldukça hobi olarak küçük çaplı projeler yapmaya çalışıyorum. Bu anlamda Facebook&#8217;a Nasılım, Get Rates (Nasılım&#8217;ın İngilizce versiyonu) Exisozluk ve Harbi uygulamalarını geliştirdim. Ayrıca kullanatmail.com ve tempymail.com adreslerinde bir yıl kadar hizmette tuttuğum (birkaç ay kadar önce kaldırdım) geçici mail hizmetlerini, Helikopter adlı bir platform oyununu ve mmorpg tarzındaki birkaç oyun için yazdığım bot progarmlarını tamamladığım projeler arasına koyabilirim. Son üç aydır da fırsat buldukça Kapitalizm adlı Facebook tabanlı bir ticari strateji oyunu geliştiriyorum. Şimdiye kadar yaptığım en büyük proje bu olacak sanırım.</p>
<p><strong>Facebook Nasılım Uygulamasından kısaca bahseder misiniz? </strong></p>
<p>Nasılım için basitçe, kullanıcıların diğer kullanıcıların profil fotoğraflarındaki görünümleri hakkındaki düşüncelerini iyiden kötüye doğru sıralanmış beş ayrı seçenekten birini seçerek belirtmelerini sağlayan bir uygulama diyebiliriz. Ayrıca kullanıcılar görece tutarlı değerlendirmeler yaptıklarında kredi kazanıyor ve bu kredilerle bahis oynayabiliyor, sanal olarak profil alış verişi yapabiliyor, toplistleri gezebiliyor veya arkadaşlarına hediye gönderebiliyorlar.</p>
<p><strong>Nasılım Uygulaması</strong><strong>&#8216;nın çıkıs noktası neydi, ne amaçla başladınız projeye?</strong></p>
<p>Facebook&#8217;un uygulama geliştirme platformunu tanımak/öğrenmek için bir projeye başlamak istiyordum. Çünkü bu tarz şeyleri öğrenmenin en iyi yolunun bir proje üzerinde çalışmak olduğunu düşünüyorum. İşte Nasılım da o an ne yapabileceğimi düşünürken aklıma gelen projedir. Hem Facebook platformunu bir çok boyutuyla kullanmayı gerektirecek olması hem de Facebook kullanıcı kitlesi tarafından tutulabilecek gibi görünmesi Nasılım projesine başlamama sebep oldu.</p>
<p><strong>Başlangıçta en çok zorlanacağınızı düşündüğünüz konu ne oldu?</strong></p>
<p>İyi dökümanlar bulmak konusunda zorlanacağımı düşünüyordum. Çünkü o zamanlar Facebook benim için yeni bir platformdu ve bu platformu anlatan iyi hazırlanmış dokümanlar Facebook&#8217;un kendisinde bile yoktu.</p>
<p><strong>Ne kadarlık bir yatırımda bulundunuz? Şu an bu yatırımı karşılıyor mu?</strong></p>
<p>Nasılımı geliştirmek ve yayınlamak için harcadığım tek şeyin zaman olduğunu söyleyebilirim. Ancak uygulama yayılıp günlük kullanıcı sayısı yüz binlere ulaşınca üzerinde tuttuğum ücretsiz sunucu yeterli olmamaya başladı ve adanmış bir sunucu kiralamamı gerektirdi. Ancak reklam gelirleriyle bu sunucunun masraflarını rahatlıkla karşılayabiliyorum.</p>
<p><strong>Uygulamanın ana gelir kaynağı nedir? </strong></p>
<p>Uygulamanın ana gelir kaynağı pek çok web projesinde olduğu gibi tıklama başına ödeme yapan reklam bannerları. Aslında bir ara &#8220;süper kullanıcılık&#8221; diye özel bir mod satışına başlayarak bu modeli değiştirmeye çalışmıştım. Bu modu satın alanlar diğerlerine göre daha sık görünmek, daha çok günlük değerlendirme limitine sahip olmak ve daha çok kredi kazanmak gibi ayrıcalıklara sahip oluyordu. Ancak yüze yakın satıştan sonra satışları iyice seyrelince kaldırdım.</p>
<p><strong>Peki neden başlı başına bir proje yapmak yerine Facebook üzerinde bir uygulama geliştirmeyi seçtiniz?</strong></p>
<p>Facebook gibi platformları geleceğin web teknolojilerine götüren önemli adımlar olarak görüyorum ve bu adımları yakından takip etmek istiyorum. Ayrıca bence Facebook, kullanıcı potansiyeli ve sunduğu araçlarla geliştiriciler için önemli fırsatlar sağlıyor.</p>
<p><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/01/nasilimuygulamasi.png"><img class="alignleft size-medium wp-image-1010" title="nasilimuygulamasi" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/01/nasilimuygulamasi.png" alt="" width="210" height="170" /></a><strong>Nasılım Uygulaması </strong><strong>ile kullanıcılar ne kazanıyor?</strong></p>
<p>Kullanıcıların büyük bir kısmının günde birkaç dakika iyi vakit geçirmekten başka bir şey kazandıklarını sanmıyorum.</p>
<p><strong>Kullanışlılığı ne düzeyde? </strong></p>
<p>Son baktığımda toplam kullanıcı sayısı 2.2 milyondu. Günlük kullanıcı sayısı ise ortalama 80 bin. Bu kişiler Ajax çevrimlerini saymazsak günde 400 binden fazla sayfa gösterimi sağlıyor.</p>
<p><strong>Örnek olarak aldığınız ve başarılı bulduğunuz Facebook uygulamaları hangileri?</strong></p>
<p>Texas HoldEm Poker&#8217;i başarılı buluyorum. Çünkü Facebook kullanıcı kitlesi düşünüldüğünde iyi bir fikir olarak duruyor. Ayrıca teknik anlamında çok iyi uygulanmış. Bir sosyal ağ üzerinde olmasının sağladığı olanakları da oldukça iyi kullanıyor.</p>
<p><strong>Rakip uygulamalar ne durumda, onların ne tür artıları var? Nasılım Uygulaması&#8217;nı rekabette öne çıkaran unsurlar neler? </strong></p>
<p>Nasılım&#8217;a benzediğini düşündüğüm Türkçe bir uygulama çıkmadı karşıma şimdiye kadar. Bu anlamda bir rekabet söz konusu değil sanırım. Ancak tabii ki aynı kullanıcı kitlesini paylaşıyor oluşlarıyla her Facebook uygulaması diğerlerinin rakibidir. Bu anlamda baktığım zaman elinde tuttuğu kullanıcı sayısı ve konusu açısından tuttuğu yer ve kazandığı güven bence Nasılım&#8217;ın diğer uygulamalara karşı en önemli avantajı. Belki çok abartıyorum ama sanki hafif bir markalaşma söz konusu oldu.</p>
<p><strong>Süreçle siteye eklemeyi düşündüğünüz diğer modüller nelerdir?</strong></p>
<p>Nasılım&#8217;a yeni bir modül eklemeyi düşünmüyorum artık.  Yapmak istediğim başka projelerim var. Ancak bir ara oturup kodlarını ve veritabanını daha optimize hale getirmek için uğraşacağım.</p>
<p><strong>Peki genel anlamda Facebook uygulamalarının en önemli avantajı ve dezavantajları neler?</strong></p>
<p>Milyonlarca kullanıcıya ve onlarla ilgili kaynaklara çok yakın olmaları Faebook uygulamalarının en önemli avantajı bence. Başka bir platforma bağlı olmaları ise en büyük dezavantajları.</p>
<p><strong>Projeniz ile ilgili altını çizmek istediğiniz bir konu var mı? </strong></p>
<p>Facebook&#8217;da tutulan bir uygulamanın kullanıcı sayısının katlanarak artması söz konusu. Bu da uygulama geliştiricisinin kendisini çok kısa sürede yüzbinlerce kullanıcıyla baş başa bulması anlamına gelebiliyor. İşte o noktada kodu optimize edip hızlandırmak, daha iyi bir sunucuya taşımak v.s için geçen her dakika binlerce kullanıcı kaybetmek anlamına gelebilir. Ayrıca mail kutusunun &#8220;bu uygulama çalışmıyor&#8221; veya &#8220;sayfama giremiyorum&#8221; gibi maillerle dolması da sinir bozucu olabiliyor <img src='http://www.webgirisim.com/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' />  Uygulamayı yayınlamadan önce artabilecek ihtiyaçlara hazırlık olarak bir b planını hazırda tutmak en iyisi gibi.</p>
<p><strong>Son olarak Facebook uygulamalası geliştirmeyi düşünenlere ne tavsiye edersiniz?</strong></p>
<p>İyi bir fikrin teknik yeterlik ve ekonomik olanaklardan çok daha önemli olduğunu akıllarında tutsunlar.</p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/11/internet-oyunu-ve-oyuncularina-genel-bir-bakis/" rel="bookmark" class="crp_title">Internet Oyunu ve Oyuncularına Genel Bir Bakış</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/10/bizde-uye-yok-herkes-asci/" rel="bookmark" class="crp_title">Bizde üye yok, herkes aşçı!</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/12/start-up-weekend-uygulamalari/" rel="bookmark" class="crp_title">Start-up Weekend Uygulamaları</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2009/01/facebook-nasilim-uygulamasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Köpekler Aşkına!</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2009/01/kopekler-askina/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2009/01/kopekler-askina/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Jan 2009 17:05:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Cihangir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[E-Ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Online İş Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Gelir Modeli]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[İş Kurma]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Ağ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=932</guid>
		<description><![CDATA[Yatırımcıya girişimin başarısını kanıtlamak için değil, girişimi daha verimli hale getirmek için ihtiyaç duyulur. Bizde bu şekilde yaklaştık ve devamında bu yatırımın da sorumluluğunu alarak daha yoğun çalışmaya başladık...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ted Rheingold</strong>&#8216;un 2003 yılında firmasındaki görevine devam ederken insanların köpeklerine olan sevgilerini diğerleri ile paylaşma ihtiyacını görerek üzerine çalışmaya başladığı bir girişim, <strong>Dogster.com!</strong></p>
<p>Şu anda bir milyonun üzerindeki üyesi olan <a href="http://www.dogster.com" target="_blank">Dogster.com</a>, bir internet girişiminin kullanabileceği gelir modellerinin neredeyse hepsini kullanarak hızlı bir şekilde ilerliyor&#8230;</p>
<p><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/01/dogsterlogo.gif"><img class="aligncenter size-medium wp-image-936" title="dogsterlogo" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/01/dogsterlogo.gif" alt="" width="250" height="80" /></a></p>
<p><strong>Dogster.com nasıl çalışıyor?</strong></p>
<p>Kendinize ait bir profil oluşturuyor devamında köpeğinize ayrı bir profil oluşturabiliyor, köpek türleri ile ilgili bilgi alabiliyor, diğer pet sahipleri ile paylaşımlarda bulunabiliyorsunuz(blog, grup, forum, video, soru sor bölümleri ile).  Özetle köpeğinizi insanlarla paylaşabileceğiniz ve köpeğiniz için gereken her şeyi bulabildiğiniz bir web girişimi, Dogster.com.</p>
<p><strong>Mutfakta neler oluyor?</strong></p>
<p><strong>&#8220;Bildiğin işi yap, bilmediğini pasla&#8221;</strong> diyor Ted, bu da zaten Dogster.com&#8217;un bugüne gelmesindeki en büyük neden olsa gerek. Topluluğu yönetse de ticari tarafta eksik olduğunu bilen Ted, 2005 sonlarında bir ortak alır. Devamında Ted Rheingold ve John Vars 2006&#8242;nın ocak ayında ilk yatırımlarını($100.000) alırlar. Ted&#8217;in bu yatırım ile ilgili söylediği önemli bir nokta var bunun altını çizmek istiyorum;</p>
<blockquote><p><strong>&#8220;Yatırımcıya girişimin başarısını kanıtlamak için değil, girişimi daha verimli hale getirmek için ihtiyaç duyulur. Biz de bu şekilde yaklaştık ve devamında bu yatırımın da sorumluluğunu alarak daha yoğun çalışmaya başladık.&#8221;</strong></p></blockquote>
<p><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/01/dogmakesmoneyonline.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-937" style="border: 2px solid black; margin: 2px;" title="dogmakesmoneyonline" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/01/dogmakesmoneyonline.jpg" alt="" width="196" height="261" /></a>Dedikleri gibi yaptıkları belli ki daha yılı tamamlamadan(2006 Eylül) ikinci nesil yatırımlarını da alıyor Dogster ($1.000.000).</p>
<p>Geleneksel <a href="http://nbcsports.msnbc.com/id/11168131/" target="_blank">Köpek Şovu</a> için NBC ile ortaklık anlaşması yapan Dogster, ticari olmanın dışında ne kadar ciddi bir değer taşıdığını da ispatlamış oldu&#8230;</p>
<p><strong>Peki bu yatırımlar ve ortaklıklar nerede kullanıldı?</strong></p>
<p>Altyapıyı tekrar elden geçiren Dogster, DogsterPlus adı altında premium üye paketi oluşturuyor. Üyeler köpeğine ait blog açabiliyor, foto albümler oluşturabiliyor, diğer köpeklerle hediyeleşebiliyor. Diğer taraftan veterinerler ile anlaşılarak bir köpek kütüphanesi kuruluyor ve Dog.com ile anlaşarak bir çok sosyal ağ&#8217;ın cesaret edemediği ürün satışına da başlıyor&#8230;</p>
<p>Bugünlerde aynı modelle geliştirdikleri <strong>Catster.com</strong> üzerine yoğunlaşan Ted Rheingold, başarılarındaki sırrın ne olduğunu sorduğumda da  <strong><em>&#8220;öncelikle müşteri ne ister diye düşündük ve sonrasında buna göre iş modelini geliştirdik, bu da bizi buraya taşıdı.&#8221;</em></strong> diyerek özetliyor.</p>
<p>Ne kadar duruma göre değişse de niş ağların üyelik üzerinden gelir modeli elde edilebildiğini gösteriyor Dogster. Diğer tarafta reklamverenler için de niş toplulukların hedefe ulaşmak için daha verimli reklam alanları olduğunu düşünürsek, bu tür sosyal ağlar fazlasıyla gelecek vaad ediyor&#8230; Özellikle de kriz ortamında <a href="http://www.caglarerol.com" target="_blank">Çağlar Erol</a>&#8216;un da dediği gibi <a href="http://www.webgirisim.com/2008/11/bastan-sona-cembernet/" target="_self">&#8220;Ben ücretli üyeliğe, daha doğrusu <strong>somut gelir modeli</strong>ne inanıyorum&#8221;</a> anlayışıyla gelir modelini somut bir şekilde oturmak gerekiyor..</p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/11/bastan-sona-cembernet/" rel="bookmark" class="crp_title">Baştan Sona cember.net</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/02/internet-girisimcisi-ve-iletisim/" rel="bookmark" class="crp_title">İnternet girişimcisi ve iletişim</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/04/herseyin-fazlasi-zarar/" rel="bookmark" class="crp_title">Herşeyin Fazlası zarar&#8230;</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2009/01/kopekler-askina/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seri Girişimci Modeli: Ersan Özer</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2008/12/ersan-ozer/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2008/12/ersan-ozer/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Dec 2008 17:15:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Cihangir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Ersan Özer]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[İş Fikri]]></category>
		<category><![CDATA[İş Kurma]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul.net]]></category>
		<category><![CDATA[itiraf.com]]></category>
		<category><![CDATA[uzman.tv]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=852</guid>
		<description><![CDATA[Ben refahımın düşmesine, "aa, ne güzel mutlu oluyoruz" diye göz yummadım. Ben refahımın düşmesine, "daha yüksek standartlara ulaşacağım" diye göz yumdum.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- 	 	 --></p>
<p><em><strong>- Geçmişinizden, internet girişimcisi olmadan önce neler yaptığınızı merak ediyoruz öncelikle. Kimdir Ersan Özer?</strong></em></p>
<p>Eskişehir&#8217;de Reklamcılık ve Halkla İlişkiler okudum. 93 yılında mezun oldum. Ağırlıklı olarak medyada çalıştım; Okan Bayülgen&#8217;in yazarlığından Beyaz Show&#8217;un yönetmenliğine, Akşam Gazetesi&#8217;nden Aktüel Dergisi&#8217;ne kadar birçok yerde yazarlık yaptım. Son olarak 2000 yılında NTV&#8217;de çalışıyordum. Çok yoğun çalışmadan bıktığımdan sanırım, o zamanlar yeni yeni hayatımıza giren internete yöneldim.</p>
<p>İnternette bir proje geliştirme fikri geldi, ancak fikir nasıl fikir olmalıydı, bunun üzerine çok düşündüm. O zamanlar çok düşünülen şeyler olmasa da, şimdilerde Web 2.0 dediğimiz, kullanıcının içeriği oluşturduğu bir site yapma fikri oluştu kafamda. Ama ne yazacaklardı? Yazmak için cezbedecek ne olabilirdi? Bunların üzerinde durdum. O zamanlar revaçta olan Televole&#8217;yi izlerken, &#8220;oradaki mankenin bu kadar magazinsel bir hayatı varsa, Ersan&#8217;ınki ondan daha magazinseldir belki de&#8221; diye düşündüm. Herkesin hayatında vardır bu, kendisine sakladığı özel şeyler; patronuna olan öfkesi, platonik aşkları, yalnız kaldığında burnunu karıştırmasına kadar&#8230;</p>
<p>Buradan <strong>İtiraf.com </strong>projesi çıktı ortaya. Html de kurcalıyordum az çok, yaptım bir site, &#8220;itiraf edin, rahatlayın&#8221; gibi bir sloganla girdi yayına. Çok kısa sürede günlük ziyaretçi sayısı 10 bine ulaştı. Şimdilerde 10 bin kişi girmeyince &#8220;proje tutmayacak galiba&#8221; diyoruz ama, o zamanlar bu çok değerli bir rakamdı. Üçüncü veya dördüncü ayında, Siberalem ve İdeefix&#8217;in sahibi, EBİ geldi ve dedi ki, &#8220;bu ilginç bir proje, buna ortak olalım&#8221;. Ortaklık oldu ama, son derece amatör bir başlık altında. İnternet o zamanlar iş olarak görülmüyordu çünkü.</p>
<p>Kendimi anlatırken, İtiraf.com&#8217;un hikayesini anlatmış olduk <img src='http://www.webgirisim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  İnternet üzerine konuşmak için bir araya geldik, kendimi tanıtırken İtiraf.com&#8217;dan bahsediyorum, çünkü benim internet hikayemin başında da bu var.<em><strong><br />
</strong></em></p>
<p><em><strong>- Ne kadar çok medyada çalışıyor olsanız da, o sıralar, 98-99 yıllarında o kadar internetin kullandığı söylenemez sanırım. Burada yaratıcılık giriyor devreye, insanları konuşturmanın, itirafta bulunmanın yolunu nasıl buldunuz?</strong></em></p>
<p>Bu bir yaratıcılık süreci. Elindeki ürüne göre çözümler üretmen gerekiyor. Mesela bir skeç yazacaksınız; Okan Bayülgen&#8217;in programının izleyicilerine hitap etmeli, Şafak Sezer vardı oyuncular arasında, o iyi Trakya ağzı konuşur, onun için Trakya ağzıyla yazmalıyım, olay şurada geçmeli vs. düşüncelerle yazarsınız. İnsanları İtiraf.com&#8217;a yazdırma ve insanlara İtiraf.com&#8217;u okutmak için de şartlara göre şeyler düşündük.</p>
<p><em><strong>- NTV&#8217;deki işinizden ne zaman ayrıldınız?</strong></em></p>
<p>Hemen ayrıldım. 99&#8242;da İtiraf.com için EBİ&#8217;yle anlaştıktan sonra ayrıldım. Hayatımı sürdürmem için para lazımdı, EBİ dedi ki, &#8220;sana imkanlar açılır, maaş verelim sana, sadece bu proje üzerine düşün&#8221;. Ben de <strong>o garantiyi aldıktan sonra bu kararı verdim</strong>.</p>
<p><em><strong>- Farklı bir konuya geçiyorum biraz ama, NTV&#8217;de çalışırken gelir seviyenizin düşük olduğunu sanmıyorum. Ama internete geçtiğinizde, girişimci olduğunuzda refah seviyenizde bir düşüş olmuştur? Ama şu farkı anlatmanızı istiyorum; girişimci olmak ve bir yerde çalışmak arasındaki gelir ve haz dengesini?</strong></em></p>
<p>Haz kısmı da var tabii ki ama, bence en önemlisi <strong>&#8220;umut&#8221;</strong>. Ben refahımın düşmesine, &#8220;aa, ne güzel mutlu oluyoruz&#8221; diye göz yummadım. <strong>Ben refahımın düşmesine, &#8220;daha yüksek standartlara ulaşacağım&#8221; diye göz yumdum.</strong></p>
<p>Girişimci olmanın en güzel yanı, haz ve refahtan ziyade umuttur bu yüzden. &#8220;Dün 5 kazanıyordum, bugün 3 kazanıyorum, ama yarın 10 kazanacağım&#8221; umudu olduğu için; bir işi bırakıp kendi işinizi yapıyorsunuz, 5&#8242;i bırakıp 3&#8242;e razı oluyorsunuz, karınızı daha az görmeyi göze alıyorsunuz. Sonra 10 kazanmak için.</p>
<p><em><strong>- &#8220;İnternet girişimciliğine nerden soyundum, geri dönsem mi&#8221; diye düşündüğünüz, umudunuzu yitirdiğiniz oldu mu?</strong></em></p>
<p>Hayır, ben yapım gereği umutsuzluğa kolay kapılan biri değilim. Onun yerine daha çok çabalayan bir insanım. Evet, İtiraf.com çok popüler bir siteydi. Ama <strong>benim eski refah seviyeme ulaştıracak bir iş değildi. Fakat başka kapılar açtı bana</strong>; Akşam Gazetesi&#8217;nde düzenli yazmaya başladım, &#8220;senin kitlen var, gel yaz&#8221; dediler. O da dolaylı yoldan bir katkısıydı İtiraf.com&#8217;un. Ek işler yapmam gerekiyordu bunun gibi. Televizyona da birkaç iş yaptım. İnterneti meslek edinmeye koyuldum o sırada. Çünkü İtiraf.com etiketiyle internet girişimcisi olmuştum, kafama da koymuştum bunu. Bir de internet hakikaten sevilmeyi hakeden bir şey, çok büyük imkanlar sunuyor insana, hele bir de başarınız varsa o konuda&#8230;</p>
<p>Zincirleme gidiyor bu böyle. İnternetle, aşk derecesindedir ilişkimiz. Hala da öyle, günde 10-15 saati bulur başında geçirdiğim süre. Ben interneti meslek edinmeyi kafama koymuştum, hayat da yardımcı oldu. 2004 yılına kadar İtiraf.com&#8217;la gitti bu böyle.</p>
<p><em><strong>- İtiraf.com&#8217;u sattınız 2004&#8242;te, satış nasıl gerçekleşti?</strong></em></p>
<p>Hissemi sattım, EBİ&#8217;ye. Yani tam anlamıyla bir el değiştirme sözkonusu olmadı.</p>
<p>Satmamın nedeni de, oğlumun doğmasıydı. Oğlum doğduğu gece, karım sancılar çekerken ben itiraf seçiyordum. Bu hoşuma gitmedi ve satmaya karar verdim. Ancak oğlumla zaman geçirmek, ilk adımlarını görmek, ilk kelimelerini duymak için 1 yıl İtiraf.com&#8217;da editörlük yapma şartı koydum. Akşam Gazetesi&#8217;nde de yazmaya devam ettim.</p>
<p><em><strong>- İtiraf.com defterini kapattıktan sonra ne yaptınız?</strong></em></p>
<p>O zamanlar projeler şimdiki gibi havada uçuşmuyordu. Kısır bir ortamdı. İtiraf.com gibi bir fenomen olmuş projeyi gerçekleştiren biri olarak da öyle kolay kolay her projeyi de gerçekleştiremiyorsunuz, seçmek zorundasınız. Onun için 1 sene kadar ara verdim internete. Televizyona işler yaptım. Bu arada proje de arıyorum tabii ki. Herkese <strong>&#8220;klon proje kötü değildir, uyarlamaları iyi iş yapar&#8221;</strong> desem de, benim kendi takıntımdan dolayı pek yaptığım bir şey değildir.</p>
<p>Yine domain bakıyorum o ara, İzmir.com ve Ankara.com satılık, 10 biner dolar, para değil bu domainler için. Hangi projeler olur bunlara diye düşünmeye başladım. Match.com&#8217;a girdiğiniz zaman Amerika&#8217;da en popüler sitelerden, bir arama yapacaksanız size zip kodunu sorar, çünkü ona göre arkadaş önerir size. Türkiye&#8217;de de aynı şey geçerli, ben Konya&#8217;daki biriyle bir gece konuşurum, iki gece konuşurum, üçüncü gece konuşmam. Çünkü buluşmasam bile bir buluşma umudu olması gerekir. Onun için aynı lokasyonda olmamız gerekir. Buradan hareketle, Türkiye&#8217;de zip kodu yok, demek ki şehir bazında bu iş yapılır. Siberalem&#8217;e baktım, semt yok, &#8220;nasıl atlanır bu fikir&#8221; diye düşündüm ve &#8220;semte göre arkadaş ara&#8221;. <strong>Bir proje tek bir cümleyle anlatıldığı zaman çok işe yarıyor ve çok tutuluyor. </strong></p>
<p>Ankara ve İzmir.com&#8217;larda problem çıktı, onun için İstanbul.net&#8217;in Amerika&#8217;da bir Türk&#8217;te olduğunu öğrendim. Bu projede Gittigidiyor.com&#8217;cu arkadaşla ortaklık kurduk, büyük bir iş çünkü. .net&#8217;leri toplamaya başladık, 2&#8242;sini Amerika&#8217;dan 1&#8242;ini Kanada&#8217;dan aldık. Toplam 60 bin dolar para verdik sanırım domainlere. Aralık başında da açtık siteyi, Aralık 25&#8242;te de paralı yaptık, ilk günden beri para kazandırmaya başladı, hep yükselen bir grafik çizdi. Hiç utandırmadı yani bizi <img src='http://www.webgirisim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>- O zamanlar Yonja, Netlog gibi arkadaşlık siteleri vardı, sizinki tabii biraz da reele dönüştürülebilir, yani buluşma sağlanabilir bir arkadaşlık sağlıyor.</strong><strong> Ama insanların garibine giden, itici gelen nokta; bu sitenin paralı olması. Buna rağmen nasıl bu kadar tutuldunuz, bu tabuları nasıl yıktınız?</strong></p>
<p>İtici olması absürd, çünkü <strong>bu bir iş, ben bunu hayrına yapmıyorum</strong>. &#8220;Ne demek ya, Facebook bedava, siz niye paralısınız&#8221; diye soran çoktu tabii. O zaman biz &#8220;git o zaman Facebook&#8217;a&#8221; diyorduk. Ama sonra onlar da düşünüyordu, biz Facebook&#8217;ta olmayan bir şeyi sunduğumuz için onlar bizi tercih ediyordu. Facebook&#8217;ta Acıbadem&#8217;de oturup evlilik isteyen 22-25 yaş arası kadınları filtreliyemiyorsun ki, bunu sadece İstanbul.net&#8217;te bulabiliyorsun.</p>
<p>Çok şükür bu paralı üyeliğin gerekliliği ve değeri anlaşıldı sonunda. <strong>İnsanlar bunları, bu farklılıkları düşündükçe ve farkettikçe, internette de bir iş olabileceği anladılar.</strong></p>
<p>Biz bunu hayrına yapmıyoruz, bilgi satıyoruz. Yaptığımız yazılımı satıyoruz. Burada 85 kişi çalışıyoruz; yazılımcı, tasarımcı, pazarlamacı, operasyon ekipleri, sahada çalışanlar vs&#8230; Bir fabrika kurmuşuz, web yazılımı ve bilgi fabrikası, bunu kullananlardan para talep ediyoruz, hakkımız olan parayı.</p>
<p>Operasyon ekibimiz 24 kişi. Bunlar sadece İstanbul.net, Ankara.net ve İzmir.net&#8217;i geliştirmek için çalışıyorlar. Yazılımı geliştirmek, üyelerle irtibat içinde olup sorunlarını çözmek, bilgilerin gerçekliğini, fotoğrafları denetlemekle görevliler. Çünkü güvensizlik var bu konuda. Biz de çok hassasız bu konuda, muhtemelen gerçek insanları bile reddediyor olabiliriz bazen. Bu sitelerin doğru düzgün bir site olması için çalışan 24 kişimizin olması, toplamda da 85 kişi çalışıyor olmamız, işimizi iyi yaptığımızın göstergesidir.</p>
<p><strong>- Bu fikir çıktı, semte göre arkadaş arama fikri. Daha sonra Gittigidiyor.com&#8217;la görüştünüz. Siz bu projede hangi görevi üstlendiniz, tasarım-yazılım mı, kontent kontrol edilir vs vs. Sizinki neydi?</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de çok bilinmeyen, oturmamış bir şey var; prodüktörlük. Şu demek, yönetmenlik, sinemadaki yönetmenlik gibi. <strong>Her siteye bir yönetmen lazım</strong>. <strong>Prodüktörün, yazılımcının kandıramayacağı seviyede yazılımdan anlaması gerekiyor</strong>. Daha evvel Php&#8217;yle yazıldı siteler, şimdi çoğu Java&#8217;ya çevrildi. Ben ikisinden de anlamam, ama hepsinin mantığı hakkında ufak da olsa fikrim vardır. Bir sistem istediğim zaman, onun ne kadar sürede yapılabileceğini tahmin ederek istiyorum. Ona göre plan yapıyorum. Sunucuların nasıl yönetildiğini bilmem ama, kaç server&#8217;ın efektif olduğu, fiyatları gibi bilgileri biliyorum.</p>
<p><strong>- Pazarlama konusunda da mı siz söz sahibisiniz?</strong></p>
<p>Her konuda bu böyle; <strong>proje yönetimi, yönetmenlik çok yönlüdür</strong>. Bir sistem düşündüğünüz zaman hepsinin bakış açısını birleştirirsiniz, birleştirmelisiniz. Hepsinin uzmanı yine vardır kadromuzda, ama onların da dilinden anlamanız gerekir ki, onlara bir görev verdiğiniz zaman veya onlardan bir rapor aldığınız zaman operasyonda sorun çıkmasın.</p>
<p>Proje şöyle gelişti;</p>
<p>1- Projeye karar verdik<br />
2- Domainleri topladık<br />
3- Bir yazılımcı bulduk ve yazılıma başlandı<br />
4- Tasarımı yaptık</p>
<p>Bu ürünü ortaya çıkarma kısmında olanlar. Bununla birlikte projenin belirli kısımları şekilleşmişti. Bu arada yeni yeni fikirler de geliştirdik projeye eklemek üzere. Tanıtımın nasıl yapılacağı, ne zaman paralı yapılacağı gibi fikirler de netleşmiş oldu bu süreçte.</p>
<p><strong>- Klonlama konusunda ne düşünüyorsunuz peki? Uzmantv.com konusuna daha gelemedik, bunun gibi projeler yurtdışında yok mu?</strong></p>
<p>Uzmanlar üzerine kurulu bir yapı yok. Buna benzer bir About.com var, ama o da text tabanlı, video yok. Yani diyebiliriz ki UzmanTv&#8217;nin yazılı hali. Onun görüntülüsünü yapma fikri geldi. Sonra Expert.com çıktı, o kendi üretmiyor, uzmanlara gidip ürettiriyor, kendi bünyesinde yayınlıyor. İsrail kaynaklı benzer bir yapı var, ancak o &#8220;user generated content&#8221;, yani insanlardan istiyor içeriği.</p>
<p><strong>- &#8220;User generated content&#8221; UzmanTv için biraz abes oluyor. Çünkü herkes kendine göre uzman olduğu için. Ben UzmanTv&#8217;ye girdiğimde bir halkla ilişkiler videosu izleyeceğim zaman, biliyorum ki karşımdaki uzman. Ama diğer türlü herkes uzman kendince.</strong></p>
<p>Aynen öyle. Türkiye&#8217;de öyle bir içerik zor, ben güvenmiyorum. Doktorluk gibi daha da uzmanlık gerektiren konularda kontrol edemeyiz. Zamanla olacak tabii ki UzmanTv&#8217;de içeriği insanlardan istemek, ama belli alanlarda olacak. Mesela &#8220;iyi çay nasıl yapılır&#8221; için çay uzmanı olmanız gerekmiyor, kendiniz bir yöntem geliştirmiş olabilirsiniz. Bunun gibi genel konularda olacak. Ama yine &#8220;uzman&#8221; başlığı olması gerekenler yine aynı şekilde olacak.</p>
<p>Klonlama konusu arada kaynamasın <img src='http://www.webgirisim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Türkiye&#8217;de artık internetten ciddi paralar kazanmak mümkün, ciddi para derken cebini doldurmak için değil. Büyük bir iş yapabilmek için; ekipmanın, personelin giderlerini karşılayacak büyüklüğe ulaşabilmek için yeterli parayı kazanabiliyorsun artık internetten. Türkiye&#8217;de artık internet nüfusu var, 20 milyonun üzerinde bir sayı. Ama bunların yanında olağanüstü az gelişim var. Biz Türkler bu konuda nedense başarılı değil. Girişimci olarak tanınıyoruz. Yurtdışına gittiğinizde Türk kominiteleri daha söz sahibi insanlar. Ama nedense Türkiye&#8217;de internet konusunda böyle bir şey yok. Onun için ben <strong>&#8220;kendi</strong><strong>niz üretemiyorsanız klonlayın&#8221;</strong> diyorum. Çünkü hakikaten komiktir, söylüyorum bunu zaman zaman, &#8220;Amerika&#8217;da büyük bir veritabanı var, bakın ona yapın&#8221; diyorum. Bana mail geldi 3-4 tane, &#8220;nerede o veritabanı&#8221; diye. Yok tabii böyle bir şey, çok proje var anlamında söylüyorum bunu.</p>
<p>Almanya&#8217;da &#8220;copycap&#8221; deniyor bu klonlara. Bir yatırımcı arıyorsanız, &#8220;Amerika&#8217;da başarılı olmuş, burada klonunu yapacağım&#8221; diyorsanız, hemen veriyorlar yatırımı. Hatta yatırımcılar para marketlerinde ekipler oluşturup, başarılı olmuş projeleri ısmarlıyorlar. Bu kadar gelişmiş onlarda, oturmuş bir sistem var.</p>
<p>Bir de şuna inanıyorum ben; biz bir mecrayı koyuyoruz ortaya, her şeyin olması gerekiyor, iyi-kötü her şeyin. Her türlü ihtiyaca ve her tür insana cevap vermesi gerekiyor. Televizyon neden popüler? Akşama başka eğlence yok çünkü; açıyor insanlar &#8220;Yaprak Dökümü&#8221; izliyor, maç izliyor, Fashion TV izliyor vs. İnternete girdiğimde de benim bu kadar çok seçeneğimin olması gerekiyor; MSN&#8217;de yazışayım, Skype&#8217;ta konuşayım, İstanbul.net&#8217;ten arkadaş bulayım, Gittigidiyor&#8217;da iphone&#8217;un en ucuzunu bulayım vs. <strong>herşeye cevap versin ki, insanların hayatında yer edebilsin. Ondan dolayı istiyorum ki, insanlar bu sektöre girsinler.</strong> Biz para kazanıyor muyuz, kazanıyoruz, sen de kazanırsın. &#8220;Proje bulamıyorum&#8221; diyorlar, o zaman kopyala, uyarla.</p>
<p>Özellikle şunu çok istiyorum; iş modeli çok belirgin olan projeler yapsınlar. <strong>Yapıyorlar olağanüstü yazılımlar, salıyorlar ortalığa, nasıl para kazanacak belli değil. </strong>E-ticaret yapacaksan daha spesifik ol mesela, çorap sat sadece. Hem klonlar Türkiye&#8217;deki sektörü geliştirirken sizi de geliştirir. Ben burnum sürtüne sürtüne öğrendim tasarımı yazılımı.</p>
<p><strong>- Bildiği</strong><strong>miz kadarıyla; İtiraf.com, İstanbul.net, Ankara.net, İzmir.net ve Uzmantv.com var elinizde proje olarak. Bunlar dışında başarısız girişimleriniz oldu mu? Çünkü bunlar girişimcileri en çok pişiren kısımları.</strong></p>
<p>Benim şansıma olmadı. İtiraf.com içinde vardı birkaç denememiz, başarısızlık da şu; İtiraf.com&#8217;a para kazandıramadık. Her şeyi denedik yapılabilecek, çok popüler bir site olmasına rağmen olmadı. Dükkan açtık, o kadar insanın geldiği sitede satış olmadı. Arkadaşlık açalım dedik, o da pek tutmadı. Kitabını yaptık, tişörtünü yaptık&#8230; Şimdiki gibi &#8220;iş&#8221; kıvamına getiremedik. Projenin içinde hata var mı? Hata yok, mantık doğru ve denedik, olmadı.</p>
<p><strong>- İtiraf.com&#8217;un sadece reklam gelirleriyle kalması bir başarısızlık mı yani sizin açınızdan?<br />
</strong></p>
<p>Oradan aldığım dersi hemen kullandım ve ondan sonraki gelen projemde <strong>reklam, tek gelir modelim olmadı.</strong> UzmanTv&#8217;nin açılımı çok fazla olduğu için, para kazanacak o kadar çok modeli var ki&#8230; Kendisi, içeriği zaten başlı başına bir gelir modeli. Ama şu anda para kazanmıyor. Şimdi akademisi başlıyor, mobili başlıyor, cd&#8217;si dvd&#8217;si, uzman networkü var. Orada da kullanıcıdan para alacağımız yerler olacak, yalnız şöyle bir sorunu var onun; UzmanTv şu anda yapım aşamasında, beta olarak açtık, <strong>yazılım olarak değil de içerik olarak beta bu</strong>, şu anda işte 10-12 bin içeriğe geldik, 2009&#8242;da da para kazanacağız. Çünkü artık tamam, herkes peşimizde, piyasada bütün büyükler, telekominikasyondan yazılıma, medyadan reklamcıya herkes UzmanTv&#8217;deki tahtları kapmaya çalışıyor. Çünkü böyle bir içerik yok.</p>
<p><strong>- Her proj</strong><strong>e bir &#8220;exit&#8221; mantığıyla mı çıkar? UzmanTv&#8217;nin bir &#8220;exit&#8221;i var mı?<br />
</strong></p>
<p>Yaklaşımınıza bağlı. İstanbul.net&#8217;in exiti var mı, pek emin değilim, kim gelip alsın, ya da gelse biri, satar mıyız, çünkü çok para kazandıran bir yer. UzmanTv ama, daha exite uygun bir şey. Dururken para etmeyebilir pek, ama o içeriği birine satabilirsiniz.</p>
<p>Biz şu an çok şükür para kazanıyoruz, keyfimiz yerinde, büyüyoruz giderek. Ama biz Sabancı ya da Karamehmet değiliz ki. Büyük paralar kazanıp sefasını sürmüyoruz. Normal hayatımızı sürdürüyoruz. Ama daha büyük paraları, sattığınız zaman kazanıyorsunuz. Exitin mantığı budur, bir sonraki proje için yatırım olmasını sağlayabilir. Daha büyük paralar kazanmak için bir yoldur.</p>
<p>Hiçbir zaman çok büyük paralar çıkartamayız elimizdeki projelerle, yatlar katlar alamayız. Maaş gibi kazanırız ancak. Ne zaman büyük paralar kazanırız; hisse sattığımız zaman. O zaman ekstradan para cebine girdiği için ev-araba alabilirsin.</p>
<p><strong>- Peki pro</strong><strong>jeler saltanata döndürülebilir mi? Projeler ortaya konuyor, gelişiyor, belli bir seviyeye geliyor, satılıyor. Satıldıktan sonra, projeyi alan şirket onu geliştiriyor, teknolojiyle birlikte yeni modeller ortaya koyuyor, sonra verdiği parayı çıkartıyor. Yine teknoloji gelişmiş oluyor ve o projeyi yutuyor. Böyle mi olacak, yoksa saltana dönebilecek mi?<br />
</strong></p>
<p>Hayır, bence Gittigidiyor şimdi neyse, sonra da Gittigidiyor olacak. Hanedanlığa dönüşebilir. Onun yeri ayrıdır.</p>
<p><strong>- E-ticaret modellerinde bu olabilir. Ama &#8220;content base&#8221; sistemleri saltanata çevirmek biraz zor gibi?<br />
</strong></p>
<p>Siberalem de 8 senedir ayakta. Bu işler ölmez, bunlar internetin başından beri açık arttırmadan, arkadaşlıktan, e-ticaretten para kazanan sistemler. Biz Siberalem&#8217;den 6 sene sonra girdik sektöre, şu an aynı cirolara geldik. Şu an yeni bir site çıksa arkadaşlık üzerine, o da para kazanacak, biz de. Siberalem bizden sonra belki içerik olarak sekteye uğramıştır. Markayı oturttuktan sonra yıkmak zor, hala Icq kullanan var, onun gibi bir şey bu. İtiraf.com hala ilk 100&#8242;de, kaç milyon site var halbuki Türkiye&#8217;de.<strong><br />
</strong></p>
<p><strong>- İstanbul.net ve İtiraf.com&#8217;un çıkış noktaları çok farklı. İtiraf.com, ihtiyaçtan ve fikirden; İstanbul.net, domain üzerinden fikre yönelerek ortaya çıktığını görüyoruz. İnternet girişimlerinde fikir temel noktadır. İhtiyaçtan çıkan fikirler de, domaine göre üretilen fikirlerden daha mı çok tutuluyor, ne dersiniz?</strong></p>
<p>Amazon.com açıldığında Books.com varmış, ama şimdi Books.com&#8217;u göremiyoruz. Domainden çıkan fikirlerin tutmaması diyemeyiz belki ama, domainin mükemmel olmasına gerek yok, fikir sağlam olduktan sonra. Benim hikayemde şu var; İstanbul.net&#8217;i biz İstanbularkadas.com olarak açsaydık aynı etkiyi yaratabilirdik. Ama İstanbul.net olması çok şık oldu. Üçünün de şehir isimleri ve .net olması bir konsept oluşturdu. Burada marka olan İstanbul değildi, İstanbul.net&#8217;ti, bu etkiyi yaratabilmek önemli.</p>
<p>Fikirlerin ihtiyaçtan çıkması önemlidir, bir neden-sonuç ilişkisi. &#8220;Ben evimdeki kullanmadığım eski eşyalarımı nasıl satarım&#8221; fikriyle Ebay.com çıkıyor. Bir sebep var, ihtiyaç var. &#8220;Tam değerini nasıl alabilirim eski eşyaların&#8221; düşüncesiyle de açık arttırma konsepti oturtuluyor. Bu şekilde bir gelişim mevcuttur internet girişimlerinde.</p>
<p><strong>- No</strong><strong>rmalde tek bir projeyle ilgilenmek bile insanın çok zamanını alıyor. Şu anda sizin prodüktörlük yaptığınız 6 tane site var. Zamanınızı nasıl ayırıyorsunuz, nasıl programlıyorsunuz? İtiraf.com satıldıktan sonra ailenize zaman ayırmak için ara vermiştiniz, bunun gibi düşünceleriniz var mı?<br />
</strong></p>
<p>Herşeyi ihmal ediyorum. Ailemi de ihmal ediyorum, özel hayatımı ihmal ediyorum, kendimi, sağlımı da ihmal ediyorum, işimi bile ihmal ediyorum. Çünkü hiçbir şeye yeterince zaman ayıramıyorum.</p>
<p>Sabah 5&#8242;e kadar çalışıyorum, yatıyorum, saat 10 gibi kalkıyorum, 11&#8242;de işe geliyorum. Sabah 5&#8242;e kadar çalışmamın sebebi; burada sadece icra yapabiliyorum, üretim olmuyor gündüz. &#8220;İstanbul.net&#8217;e nasıl para kazandırırım&#8221;, &#8220;UzmanTv Akademi nasıl olmalı&#8221;, &#8220;yeni fikir ne olabilir&#8221; gibi konulara yoğunlaşamıyorum. Onu gece yapabiliyorum. Burada güzdüzleri operasyon yönetiyorum sadece. Gece attığım mailler doğrultusunda yazılım-tasarım çalışıyor. Sadece yazılım-tasarım olsa iyi; insan kaynakları, halkla ilişkiler çalışıyor. Ama son görüşmeleri benim yapmam gerekiyor.</p>
<p>Bu hayat işte. Benim tercihim tabii, ama tavsiyem bu değil, tek projeye yoğunlaşmaktır tavsiyem. Benim hayatımda sadece İstanbul.net olsaydı; hem daha çok para kazanırdı, hem daha içime sinen bir iş olurdu, daha az hatalı olurdu. Hem de kendime, aileme ve özel hayatıma daha fazla zaman ayırabilirdim. Kitap yazmak istiyorum, onu yazardım. Oğlumla birlikte günde 1 saat değil de 3 saat geçirirdim.</p>
<p>Maalesef etkiliyor insanı &#8220;çok proje&#8221;. Şöyle de bir sonucu oluyor; her şeyi ihmal ediyorsunuz, hiçbir şeyi layıkıyla yapamıyorsunuz. Ne işinizi, ne diğer hayatınızı.</p>
<p><strong>- Üniversiteden çıktığınız sene internet girişimcisi olsaydınız nasıl olurdu? 99 yılını mezun olduğunuz yıl olarak düşünün, İtiraf.com&#8217;u açtınız, nasıl olurdu?</strong></p>
<p>İtiraf.com çok doğru bir örnek olmayabilir. Başlangıcı çok kolay bir proje. Ama İstanbul.net için üniversiteden mezun birinin yatırıma ihtiyacı var, UzmanTv&#8217;yi üniversiteden yeni mezun biri yapamaz. Çünkü Ersan&#8217;ın insan ilişkileri var, geçmişinde televizyon var, editörlük var, internet birikimi var, ve parası var. Ancak öyle olabilir.</p>
<p><strong>- Üniversiteden çıkan birinin &#8220;one-shot&#8221; bir proje düşünmesi, kolay yapılabilir proje üzerinde çalışmasını önerir misiniz? Paramkayboldu.com&#8217;u, gördüğüm kadarıyla nüfuzunuzu kullanarak yapıyorsunuz. Bir genç, bir ünlüyle anlaşıp aynı şeyi yapabilir. Hediyeler verir 1 yıl boyunca, sonra bu işin referansıyla istediği işi yapabilir.<br />
</strong></p>
<p>Hiçbir amacı yok onun, tamamen bir oyun. Biraz da nüfuzumuzu kullanıyoruz, evet. Göstermek istediğimiz şey aslında şu; internet hakikaten engin derya ki, en kapsamlı projeler de yapabiliyorsunuz, bir gecenin sabahında elinizde bir proje olabiliyor. Fikir bulmak zor değil bence, klon da olabilir. One-shot değil de, kolay diyelim biz ona. Üniversiteden yeni mezun olan, UzmanTv&#8217;yi mi, İstanbul.net&#8217;i mi, İtiraf.com&#8217;u mu yapmalı? Tabii ki İtiraf.com&#8217;u yapmalı. Becerebileceği proje odur.<a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2008/12/param_kayboldu_logo.gif"><img class="alignleft size-medium wp-image-872" title="param_kayboldu_logo" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2008/12/param_kayboldu_logo.gif" alt="" width="289" height="67" /></a></p>
<p>Yazılımcılar da aynı şekilde. Biliyor yazılım yapmayı ya, proje yapıyor. Halbuki yazılımcı proje yapamaz. Tasarımcılar da yapamaz. Yazılımcı-tasarımcı, bir de o sektörün içinden gelmiş, o dünyayla bağlantılı üçüncü bir kişiyle, bir prodüktörle yapabilirler. Ekmek sektörüne bir site yapacaksanız, o sektörü ve interneti bilen biriyle yapabilirler onu.</p>
<p><strong>- İtiraf.com&#8217;un yanında 3 iş yaptığınızdan, bu 3 işi de İtiraf.com&#8217;un getirdiğinden bahsettiniz. Her türlü internet işi bunu getirir mi? UzmanTv&#8217;den edindiğiniz network çok geniş, bu networkten farklı alanlarda yararlanmayı düşünüyor musunuz?<br />
</strong></p>
<p>Tabii ki. Başından itibaren UzmanTv&#8217;nin 2 değeri vardır. İçeriği ve oluşturduğu uzman ağı. Şu an UzmanTv&#8217;nin son geleceği aşama, Bilgi Üniversitesi gibi olmaktır. 20 sene de olabilir, ama orası onun son noktası. Powerpoint&#8217;i en iyi anlatan, sigarayı en kolay bıraktıran, sağlıklı yaşamayı en iyi anlatan, hatta aşk acısını en iyi anlatan uzmanı biliyoruz, networkümüzde bunlar. Düşün seminer yaptığımızı; Girişimcilik semineri. &#8220;Nasıl yaratıcı olunur uzmanı&#8221; 1. seansta, &#8220;nasıl projelendirme yapılır uzmanı&#8221; 2. seansta, &#8220;internet projesi nasıl hayata geçirilir uzmanı&#8221; 3. seansta, &#8220;nasıl yatırım bulunur uzmanı&#8221; 4. seansta vs vs&#8230;</p>
<p>Bu semineri senin verebilmen için, bu adamları tek tek bulup anlaşman gerekir. Bizim elimizde ama bu veriler. Sen bize salonu hazırla, biz programımızla birlikte gelelim, &#8220;seminer programı nasıl yapılır uzmanı&#8221;mız da var <img src='http://www.webgirisim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>- Son olarak, girişimcilere tavsiyeleriniz nelerdir? Fikrin çıkışından yatırım bulunmasına, ortaklık ilişkilerinden exite, nasıl davranmalılar?<br />
</strong></p>
<p>Zaten çok konuştuk <img src='http://www.webgirisim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Bunların hepsi ayrı ayrı konular aslında. Girişimcilere söyleyeceğim şey; girişsinler. İnternette gerçekten gelecek var. Erken kalkan yol alır. Projeler hayali şeyler olmasın, Twitter&#8217;ı Türkiye&#8217;de yapmaya çalışıyorlar, olmaz. Bunun gibi şeyleri çözmek gerekiyor. Proje seçiminde Türklere yönelik, lokal ağırlıklı davranmalılar. Büyü filminde olduğu gibi, arkeologlar lanetlenmiş olmamalı. Türkiye&#8217;de cinler var çünkü, onlara cinler musallat olmalıydı. Bunun gibi düşünmeliler.</p>
<p>İstanbul.net nereden kazandı; zip kodunu semt olarak uyarladığı için. Zip kodu olsaydı Siberalem zaten yapacaktı onu. UzmanTv neden bu kadar tuttu; Türkiye&#8217;de doğru bilgi kolay bulunmuyor, İngilizce olarak Wikipedia&#8217;dan bulabilirsiniz ama Türkçe&#8217;sine benim güvenim yok. Doğru bilgiyi, uzmandan size ulaştırdığı için.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin sorunlarını düşünerek projeler çıkarılsa. Bravo&#8217;yu açtılar ama, ben hala tuvaletim bozulduğunda tesisatçı bulamıyorum. O kadar çok şey var ki yapılacak, ilk soru &#8220;Türkiye&#8217;ye uygun mu&#8221; sorusu olmalı. Sonra girişmek. İnternet sitesi yapmak çok kolay görünüyor, ama o basit gördüğümüz şeyin o kadar çok zorluğu var ki&#8230; Yapmaktan değil; yapmak, büyütmek, ayağa kaldırmak, ayakta tutmak, geliştirmekten bahsediyorum. İnternet işi kolay bir şey değil, bunu artık Türk insanının anlaması gerekiyor.</p>
<p>Bize çok internet projesi geliyor. Birkaç kere düşünülmesi gerekiyor, kolay bir iş değil çünkü. Hiçbir iş kolay değil tabii ki ama, bunun zorluğu farklı biraz. Şöyle düşünüyor insanlar; burun estetiği yapamam ben. Onu, plastik cerrahı yapar, çünkü onun ihtisas alanıdır. İnternet deyince herkes yapabilirmiş gibi geliyor. Kolaymış gibi göründüğü için zor. Yapanlar uzaydan gelmedi, bizler de yapabiliyoruz. Ama herkesin internetle ilgili bir fikri olabildiği için yapabilirmiş gibi geliyor. Projesine harcadığı zamanı, enerjiyi öğretmen olmaya harcasa, çok da iyi öğretmen olacak belki. Onu anlamaları gerekiyor insanların.<br />
<strong> </strong></p>
<p><strong>- Çok sağolun Ersan Bey, değerli bilgilerinizi ve birikiminizi paylaştığınız için.</strong></p>
<p><strong> </strong>Ben teşekkür ederim, yoruldum konuşmaktan <img src='http://www.webgirisim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/11/kindocom-bir-yilda-exit-nasil-yapilir/" rel="bookmark" class="crp_title">Kindo.com: Bir yılda exit nasıl yapılır?</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/03/bir-girisim-olarak-etohum/" rel="bookmark" class="crp_title">Bir girişim olarak eTohum</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/12/start-up-weekend-uygulamalari/" rel="bookmark" class="crp_title">Start-up Weekend Uygulamaları</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2008/12/ersan-ozer/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yılda bir milyon kazansak yeter!</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2008/12/yilda-bir-milyon-kazansak-yeter/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2008/12/yilda-bir-milyon-kazansak-yeter/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Dec 2008 17:05:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Cihangir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Bootstrapping]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[Hedef Belirlemek]]></category>
		<category><![CDATA[Para Kazanmak]]></category>
		<category><![CDATA[projelendirme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=844</guid>
		<description><![CDATA[yatırımcıya gidilsin ya da gidilmesin, elde sermaye olsun ya da olmasın, eğer elinizde ciddi- bir plan varsa ve yarın nerede olacağınızı biliyorsanız, istediğinizi alabilirsiniz...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hedef belirlemek oldukça zor olmuştur birçok girişimci için, ki bir de girişimin rakipsiz olduğuna inanılıyorsa. Hep havada kalan hedefler, motive etmekten ziyade moral bozar ve girişimcinin projeden soğumasına yol açar.</strong></p>
<p>Örneğin KOBİ&#8217;lerin etkileşim içerisinde bulunacakları bir platform oluşturuyoruz. Hemen rakamlara bakarsak; toplamda 2.3 milyon civarında KOBİ&#8217;nin bulunduğunu, bunların 800.000&#8242;inin al-sat yaptığını, 300.000&#8242;inin imalat sanayiinde olduğunu öğreniyoruz. Ve hedefimizi koyuyoruz.</p>
<p>Genelde ilk yaklaşım tümdengelim ile şu şekilde oluyor &#8220;1 yılda en azından bu KOBİ&#8217;lerin <strong>%1&#8242;ine ulaşsak 23 bin üye eder.</strong> Bunlardan her biri ortalama ayda 30 YTL kazandırsa, yıl sonunda <strong>8.28 milyon YTL kar elde ederiz. </strong><em>(Hatta girişimciye 8.28 milyon çok gelir bir anda ve biraz daha gerçekçi hale getirir hedefi(!))</em> ayda değilde yılda 30YTL elde etsek 690 bin YTL kar ederiz&#8221; <img src='http://www.webgirisim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2008/12/gercekcihedefkoymak.jpg"><img class="size-medium wp-image-847 alignleft" style="border: 3px solid black; margin: 2px;" title="gercekcihedefkoymak" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2008/12/gercekcihedefkoymak.jpg" alt="" width="364" height="274" /></a></p>
<p>Maalesef hayal kurmayı bırakmak gerekiyor hedef koyarken. Elimizdekilerden yola çıkarak oranları yıllara yayarak çok daha sağlıklı hedeflere ulaşabiliriz&#8230;</p>
<p>Diyelim ki hedef kitlemizin bulunduğu sitelerde aylık  1000 Click reklam verebilme potansiyelimiz var. Gelen ziyaretçilerin %15&#8242;inin siteye üye olduğunu ve %2&#8242;sinin aktif kullanıcı olduğunu düşündüğümüzde;  aylık 20 aktif, toplamda 150 üyemiz olur.</p>
<p>Diğer taraftan toplamda 1000 üyeye sahip 3 farklı ticaret odası ile anlaşarak üyelerini sitemize davet edeceğiz. Bu üyelerden %60&#8242;ının sitemizden faydalanabileceğini, bu %60&#8242;ın ise %60&#8242;ının sitemize üye olduğunu ve referansla geldikleri için üye olanların %50&#8242;sinin aktif kullanıcı olduğunu düşünürsek, odalardan 180 aktif , toplamda 360 üye elde etmiş oluruz.</p>
<p>Yani sadece bu iki çalışma ile 420 aktif toplam 2160 üyemiz olur. Yukarıdaki gelirlere dönüyorum tekrar aktif üyelerden yılda 360YTL pasiflerden ise  30YTL kazandığımızı hedeflediğimizde;  <strong>216.000YTL ciro elde ediyoruz.</strong></p>
<p>Burada tabii ki bir çok değişken var ama önemli olan daha gerçekçi, ölçümlenebilir hedefler koymaktır. Yola çıkarken ilk akla gelen <strong>&#8220;cebime ne girecek?&#8221; </strong>olduğu için gelir hemen hesap edilmeye çalışılır&#8230; fakat bu hedefin dışında düşünülmesi gereken birçok şey var;</p>
<p><strong>a) </strong><strong>Giderler:</strong> şirket ve ofis masrafları, çalışan masrafları, reklam vb. Giderler, 3. parti organizasyonlarla ortaklıklardaki harcamalar vb. Bir çok kalemi de bu hesaba katmak gerekiyor.</p>
<p><strong>b) Nakit Akışı:</strong> Bildiğiniz üzere bir çok firma alacak verecek dengesini tutturamadığından, yani nakiti akışını sağlayamadığından batar, o yüzden belki yıl sonunda 216 bin gelir hedefliyorsunuz ama yarın ki 2 bin YTL&#8217;lik ödemeyi yapamayacaksanız yıl sonunu şimdiden düşünmenin pek bir anlamı yok</p>
<p><strong>c) Rakiplerin durumu: </strong>Hiçbir zaman rakipsiz olduğunuzu düşünmeyin çünkü dolaylı yollardan da olsa her zaman sizin &#8220;ekmeğinizle oynayan&#8221; birileri vardır. Onların sizden götürebilecekleri ve sizin onlardan götürebileceklerinizi iyi hesaplayın.</p>
<p><strong>d)</strong> Ortak çalışmalar yürüteceğiniz kurumlarla ilgili hedefler koyun ve bu programa uyun.</p>
<p><strong>e)</strong> İlk yıl için kar elde etmekten ziyade elinizdeki müşterilerinizin gözündeki izlenime ve bilinirliğinize önem verin. Tabii bunu yaparken para kazanmayı da unutmayın:)</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2008/12/zirvehedefmaksatulasmak.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-846" style="border: 4px solid black;" title="zirvehedefmaksatulasmak" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2008/12/zirvehedefmaksatulasmak.jpg" alt="" width="483" height="324" /></a></p>
<p>Bu konunun motivasyon açısından da çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü girişimci yola çıkarken 1 milyon lafını bir kere etmiş ve doğal olarak beklentisi o yönde ama yıl sonu geldiğinde kazanılan 200-300 bin de olsa bu tatmin edici olmuyor&#8230; hatta bir çok zaman bu hayal kırıklığı doğuruyor. O yüzden<strong> yatırımcıya gidilsin ya da gidilmesin, elde sermaye olsun ya da olmasın, eğer elinizde ciddi- bir plan varsa ve yarın nerede olacağınızı biliyorsanız, istediğinizi alabilirsiniz&#8230;</strong></p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/01/kopekler-askina/" rel="bookmark" class="crp_title">Köpekler Aşkına!</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/02/girisimden-yatirima-turk-internet-sektoru/" rel="bookmark" class="crp_title">Girişimden yatırıma Türk internet sektörü</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/02/internet-girisimcisi-ve-iletisim/" rel="bookmark" class="crp_title">İnternet girişimcisi ve iletişim</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2008/12/yilda-bir-milyon-kazansak-yeter/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

