<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Web Girişim &#187; Röportaj</title>
	<atom:link href="http://www.webgirisim.com/category/roportaj/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.webgirisim.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 20 Jan 2012 21:36:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Turizm Pazarlaması ve Wizard Istanbul</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2011/07/turizm-pazarlamasi-ve-wizard-istanbul/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2011/07/turizm-pazarlamasi-ve-wizard-istanbul/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Jul 2011 14:39:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Cihangir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Online Turizm]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Destinasyon Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Turizm 2.0]]></category>
		<category><![CDATA[Turizm Pazarlama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=2240</guid>
		<description><![CDATA[Wizard Istanbul, Online destinasyon pazarlaması konusunda dünyadaki tek örneği olduğu için yurtdışından ilgi çekmeye devam ediyor&#8230; Springwise, Tourism Intelligence Scotland, Ogilvy PR Global vb. bir çok fikir önderi site tarafından altı çizilen Wizard Istanbul ile ilgili bu sefer de IdeaMensch&#8217;le bir söyleşi gerçekleştirdik. Genel olarak; Wizard Istanbul, Girişimcilik, fikirleri hayata geçirmek ve Turizm pazarlamasından bahsettiğimiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Wizard Istanbul, Online destinasyon pazarlaması konusunda dünyadaki tek örneği olduğu için yurtdışından ilgi çekmeye devam ediyor&#8230; Springwise, Tourism Intelligence Scotland, Ogilvy PR Global vb. bir çok fikir önderi site tarafından altı çizilen Wizard Istanbul ile ilgili bu sefer de IdeaMensch&#8217;le bir söyleşi gerçekleştirdik.</p>
<p><img class="size-full wp-image-2246 alignright" title="Wizard Istanbul - 7/24 Istanbul Travel Guide" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/uploads/2011/07/Wizard-Istanbul.png" alt="Wizard Istanbul - 7/24 Istanbul Travel Guide" width="242" height="104" /></p>
<p>Genel olarak; Wizard Istanbul, Girişimcilik, fikirleri hayata geçirmek ve Turizm pazarlamasından bahsettiğimiz söyleşiyi aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz:</p>
<p><a href="http://ideamensch.com/mehmet-cihangir/" target="_blank">Ideamensch: Mehmet Cihangir Founder of Wizard Istanbul</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<div class='one_half'>
					<div class='et-box et-info'>
					<div class='et-box-content'><strong>7/24 Turistlere Twitter, Facebook ve Wizardistanbul.com üzerinden rehberlik hizmeti veren <a href="http://www.webgirisim.com/wizard-istanbul/">Wizard Istanbul ile ilgili detaylı bilgiyi buradan alabilir</a> ya da basın kitini <a href="http://wizardistanbul.com/Press_Kit_TR.zip" target="_blank">buradan indirebilirsiniz</a>.</strong></div></div>
				</div> <div class='one_half last'>
					 Bundan önce Wizard Istanbul ile ilgili diğer görüşleri aşağıdaki linklerden inceleyebilirsiniz:</p>
<ul>
<li><a href="http://www.springwise.com/tourism_travel/wizardistanbul/" target="_blank">Crowdsourced Q&amp;A instantly guides tourists in Istanbul</a></li>
<li><a href="http://johnbell.typepad.com/weblog/2011/06/will-data-the-crowd-or-personal-guides-deliver-the-golden-age-of-travel.html" target="_blank">Will Data, the Crowd or Personal Guides Deliver the Golden Age of Travel?</a></li>
<li><a href="http://www.ronorp.net/zuerich/stadtseite/heute-in-ron-orp/current/view/1193/zuerich/" target="_blank">Entdecke Istanbul</a></li>
<li><a href="http://www.tourismuszukunft.de/2011/07/wizard-istanbul-der-crowdsourcing-reisefuhrer/" target="_blank">Wizard Istanbul – der Crowdsourcing Reiseführer</a></li>
<li><a href="http://www.tourism-intelligence.co.uk/News-and-Events/Latest-News/Wizard-Istanbul-aims-to-help-guide-tourists-in-Turkey.aspx?pageNo=1" target="_blank">Wizard Istanbul aims to guide tourists in Turkey</a></li>
</ul>
				</div><div class='clear'></div>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/04/girisimcinin-pusulasi-gifor09/" rel="bookmark" class="crp_title">Girişimcinin Pusulası &#8211; GİFOR&#8217;09</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2011/04/internet-ve-spor-konulu-paneldeyiz/" rel="bookmark" class="crp_title">&#8220;İnternet ve Spor&#8221; konulu paneldeyiz!</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/01/i-love-istanbul/" rel="bookmark" class="crp_title">I Love Istanbul</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2011/07/turizm-pazarlamasi-ve-wizard-istanbul/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>E-ticarette müşteri ilişkileri</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2009/05/e-ticarette-musteri-iliskileri/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2009/05/e-ticarette-musteri-iliskileri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 May 2009 10:07:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Soybelli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[E-Ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Customer Experience(CEM)]]></category>
		<category><![CDATA[Müşteri Deneyimi]]></category>
		<category><![CDATA[Müşteri Sadakati]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=1370</guid>
		<description><![CDATA[Insanımız aramak, aradığında operatör ile değil direk canlı bir ses ile konuşmak istiyor; attığı mailine veya sorusuna gün ve saat ne olursa olsun hemen cevap almak istiyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Hobigaraj.com&#8217;un iki ortağından Ahmet Güven Önder ile projelerini konuştuk&#8230;.</em></strong></p>
<p><strong>- Kısaca Hobigaraj.com u sizin cümlelerinizden tanıyabilir miyiz ?</strong></p>
<p>Hobigaraj.com; son yıllarda Türkiye&#8217;deki yükselen Internet penetrasyonuna bağlı olarak Internet kullanıcılarının artan elektronik ticaret alışkanlıkları da gözönünde bulundurularak  hayata geçirilmiş bir e-ticaret projesidir. Şu günlerde 1. yaşgününü kutlamaya hazırlanan Hobigaraj.com&#8217;da maketten, model arabaya, puzzle&#8217;dan, kutu oyunlarına, enteresan ürünlerden, çok çeşitli hediyelere kadar 20 farklı markanın yaklaşık 3.000 farklı ürünü satışa sunulmaktadır.</p>
<p><strong>- Hobigaraj.com fikrinin çıkış noktası neydi ?</strong></p>
<p>Hobigaraj.com fikri, TAG Bilişim firması olarak kendi geliştirdiğimiz, sahibi olduğumuz ve halihazırda çok sayıda e-ticaret sitesine de kullandırdığımız e-ticaret altyapımızı direkt kendimize ait bir projede değerlendirme düşüncemizden doğdu. Bundan 1-1,5 sene önceye dönüp baktığınızda piyasada sadece model araba satan, sadece puzzle satan veya sadece lego satan elektronik ticaret siteleri varken tüm bu ve buna benzer ürünleri toplu olarak bulabileceğiniz bir e-ticaret sitesi maalesef yoktu. Biz Hobigaraj.com ile bu boşluğu doldurmayı amaçladık. Lego, maket, die-cast, uzaktan kumandalı araba, helikopter, kutu oyunları, zeka oyunları, puzzle&#8217;lar ve enteresan hediyelikler gibi çok çeşitli ürünleri tek bir sitede toplayarak dev alışveriş merkezlerindeki büyük oyuncak ve hobi mağazalarını Internet üzerinden müşterilerimizin ayağına götürmeyi hedefledik ve sanırız bunda da başarılı olduk.</p>
<p><strong>-Projeyi hayata geçirmek konusunda ne gibi zorluklar yaşadınız ? </strong></p>
<p>Firmamız zaten bir bilişim firması olması sebebi ile Hobigaraj.com projesini hayata geçirirken herhangi bir teknik sorun veya zorluk yaşamadık. Önceki tecrübelerimize dayanarak altyapıyı geliştirip SSL sertifikamızı alıp sanal POS entegrasyonlarını yapıp distribütör ve tedarikçlerle anlaşıp siteyi açmamız yaklaşık olarak 3-4 hafta gibi kısa bir süre aldı. Dolayısı ile aslında çok fazla zorluk yaşadığımızı söyleyemeyeceğim ancak yine de en çok zamanımızı sitede yer alan 3000 adet ürünün tek tek siteye girilmesinin aldığını söyleyebilirim. Hepsi farklı kategorilerden, farklı resim, video ve ürün özelliklerine sahip 3.000 ürünün girişi çok da kolay olmuyor maalesef. Halen de sürekli olarak siteye yeni ürün girişi devam etmekte ve sitedeki eski ürünlerin ürün bilgileri güncellenmektedir. Bir de bunun dışında bankaların özellikle 2008 senesinin ortasından başlayarak sanal POS tahsisini neredeyse imkansızlaştırmasını yaşadığımız en önemli zorluklardan sayabiliriz.</p>
<p>Bankaların sanal POS tahsis etmemeleri, tahsis edilen sanal POS&#8217;lardan geçen işlemlerden yüksek komisyon oranları tahsil etmelerinin yanısıra kargo firmalarının 2008 sonu itibariyle ciddi oranda artan taşıma maliyetlerini de gözönüne alınca, zaten kar marjı düşük olan e-ticaret alanında karlı bir operasyon sürdürebilmek neredeyse imkansız hale geldi. Bu konuda e-ticaret sitesi sahiplerinin ufaktan kıpırdanmaya başladıklarını ve yaptığımız toplantılar ile sektörün düzenlenmesi için birlikte hareket etmek konusunda adımlar atmaya basladığımızı söyleyebiliriz.</p>
<p><strong>- Projeye insanların olumlu ya da olumsuz tepkileri neler oldu ? </strong></p>
<p>Projenin bir e-ticaret sitesi olması sebebi ile aslında yazılı veya sözlü yorumlardan ziyade sitenin beğenilip beğenilmediğinin ölçülmesinde satış rakamları çok daha belirleyici bir kriter. Bu açıdan bakarsak sitenin beklediğimizden çok daha fazla beğeni gördüğünü söyleyebiliriz. Her ne kadar Hobigaraj&#8217;ın ilk senesi açılış tarihinin yaz tatiline denk gelmesinden başlayarak sırasıyla Ramazan ayı ve ekonomik kriz derken yeni açılan bir e-ticaret sitesi için çok sıkıntılı denebilecek bir döneme tesadüf etmiş olsa da düzenli olarak sürdürdüğümüz reklam ve pazarlama faaliyetlerimizin yanısıra siteyi canlı tutmak adına düzenli aralıklarla eklediğimiz yeni ürünler ve çok hassas olarak üzerinde durduğumuz müşteri memnuniyeti ilkemizle geride kalan bir seneyi çok olumlu kapattığımızı söyleyebiliriz. İlk 6 ay boyunca ısrarla siteyle ilgili yakın çevremiz ve dostlarımızdan görüş topladık ve hemen hemen tümünden de siteyle ilgili çok olumlu yanıtlar aldık. Bu durum bir süre sonra bizi rahatsız etmeye hatta çevremizin aslında siteyle ilgili farkettikleri rahatsızlıklarını bizimle paylaşmıyor olabilecekleri ihtimaline sürükledi. Bu noktada da sitenin müşterileri arasından farklı özellik ve eğilimlerine göre oluşturduğumuz 3 farklı grup üzerinde bir focus grup çalışması yaptık. Onların da siteyle ilgili büyük ölçüde çok olumlu düşüncelere sahip olduklarını öğrenince içimiz rahatladı. Yine de nadir olarak bazı sorumluluk sahibi ziyaretçi veya müşterilerimiz siteyle ilgili ufak tefek öneri ve görüşlerini çağrı merkezimizi arayarak bizlerle paylaşıyorlar. Bu öneriler de kesinlikle tarafımızca dikkate alınıyor, çünkü geçen bir sene içerisinde farkettik ki bu tarz öneriler özellikle belirli bir alanda uzmanlasmıs veya o alandaki hobisi ile uzun senelerdir meşgul olan yetkin kişilerden geliyor. Örneğin geçenlerde 40 senedir düzenli olarak maket yaptığını belirten 50&#8242;li yaşlarında bir müşterimiz çağrı merkezimizi arayarak sitemizdeki maket kategorisinin düzenlenmesi ile ilgili değerli bir görüşünü tecrübesine dayanarak bizimle paylaştı ki biz de daha sonradan düşününce bunun çok mantıklı olacağına kanaat getirdik ve kısmetse önümüzdeki birkaç hafta içerisinde maket kategorimizi bu yönde düzenleyeceğiz.</p>
<p><strong>- Hobigaraj.com un diğer e-ticaret sitelerinden farkı nedir ?</strong></p>
<p>Hobigaraj.com&#8217;un diğer e-ticaret sitelerinden en önemli farkı aslında niche bir ürün grubunu müşterilerine sunuyor gibi gözükse dahi aslında kadın-erkek 7&#8242;den 77&#8242;ye herkesin ilgisini çekecek ürünleri bünyesinde barındırıyor olması. Özellikle son birkaç aydır 25-35 arası kişilerin çocukluk yıllarının vazgeçilmezi olan ama son yıllarda yerini bilgisayar, playstation, dijital tv, cep telefonu gibi cihazlara bırakan hobilerini, lego, maket ve puzzle&#8217;ı yeniden sahiplenmeye başladığını görüyoruz. Yine emeklilik yaşına gelmiş çalışan insanlar artık eskiden olduğu gibi emekli olduktan sonra bütün günlerini evlerindeki koltukta geçirmiyorlar. Zihinlerinde zinde tutmak için Hobigaraj&#8217;dan lego, puzzle veya maket alan çok sayıda 40-45 yaş üzeri müşterimiz de mevcut.</p>
<p>Bunların yanısıra her özel gün veya özel arkadaşınız için aradığınız ve aramadığınız çok çeşitli hediyelikleri de sunuyor olması Hobigaraj&#8217;ın en önemli avantajları. Kategori adından da anlaşılabileceği üzere o kadar enteresan ürünler sergileniyor ki sitede bazen ziyaretçilerimiz sadece ürünleri dolaşmanın ve ürün açıklamalarını okumanın dahi kendilerine keyif verdiğini söylüyorlar.</p>
<p>Ama tüm bunların arasında belki de en önemli farkımız 7 gün 24 saat yaşayan bir site olmamız. Büyük e-ticaret sitelerinin hemen hemen hiçbirine telefon ile ulaşmanız mümkün değilken veya mail ile sorduğunuz bir soruya ancak birkaç gün sonra cevap alabilirken Hobigaraj müşterilerine telefonla ile ulaşabilme imkanınının yanısıra 7 gün 24 saat mail veya site üzerindeki formu doldurmak sureti ile sorularını sorma imkanı sunuyor. Bazen müşterilerimiz gece saat 03.00&#8242;da gönderdikleri bir maile saat 03.05&#8242;de cevap aldıklarında çok şaşırabiliyorlar. Bizim insanımız ilişki, irtibat ve muhabbet seviyor; emin olmak, sormak, sorgulamak istiyor; aramak, aradığında operatör ile değil direk canlı bir ses ile konuşmak istiyor; attığı mailine veya sorusuna gün ve saat ne olursa olsun hemen cevap almak istiyor. Bunu sağladığınız zaman da müşterilerinizin başka siteler yerine sizi tercih etmesi kaçınılmaz bir sonuç oluyor tabi.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>- Yeni girişimde bulunmak isteyen girişimcilere ne gibi önerileriniz var ?</strong></p>
<p>Konumuz Hobigaraj olduğu için e-ticaret özelinden başlayarak şunları söyleyebilirim. E-ticaret Türkiye&#8217;de henüz yeni yeni oluşmaya ve büyümeye başlamış bir iş alanı. Dolayısı ile e-ticaret alanında önümüzdeki 4-5 sene içerisinde Türkiye&#8217;de çok ciddi atılımlar ve gelişmeler göreceğimizden şüphem yok. Dolayısı ile girişimci adaylarına bu alanı pas geçmemelerini şiddetle tavsiye ederim. Çünkü bir e-ticaret sitesi açmak günümüzde gerçekten de son derece kolay. Ancak bunları söylerken şunu da eklemem gerekir ki e-ticaret dendiği zaman kimsenin aklına riskin, giderlerin sıfır olduğu son derece karlı ticari bir operasyon gelmesin. Daha evvel de bahsettiğim gibi henüz yeni yeni oluşmaya başlayan bir iş alanı olması ve oyuncularının bu sebeple tam anlamı ile bir birlik içerisinde hareket edemiyor olması sebebi ile bankaların ve kargo firmalarının özellikle küçük ve orta ölçekli e-ticaret siteleri üzerinde çok ciddi etkiler ve söz hakları var. Dolayısı ile sitenin sorunsuz olarak işletilmesi, stok takibi, muhasebesi, paketlemesi, banka komisyonları, kargo maliyetleri derken bir e-ticaret sitesinin kurulmasından ziyade asıl sabır gerektiren aşamaları devamındaki büyütme evreleri. Önümüzde 4-5 senede de bu sancılı süreçte dişini sıkmış bazı e-ticaret sitesi sahiplerinin parlattıkları markalarını yüksek değerlerle yatırımcı veya sermaye sahiplerine sattıklarına şahit olacağımıza inanıyorum.</p>
<p>Bunun yanısıra özellikle bilişim alanında girişimlerde bulunmak isteyen aday arkadaşlara kesinlikle tek ata oynamamalarını seçeneklerini her zaman çoğaltmalarını tavsiye ederim. TAG Bilişim Ticaret ve Pazarlama Ltd. Şti. olarak  e-ticaretten Ar-ge&#8217;ye, mobil pazarlama&#8217;dan web projelerine kadar çok farklı alanlarda faaliyetlerimizi sürdüyoruz bu sayede bacaklardan biri topallamaya başladığı zaman bir diğerini ağırlığımızı vererek varlığımızın devamını garanti altına alabiliyoruz. Girişimciliğe soyunacak arkadaşlara da bunu tavsiye edip girişecekleri bu yolun aslında çok ciddi sabır ve çalışma gerektirdiğini de hatırlatmak isterim.</p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/05/musterilerimizin-yarisi-dogu-illerinden/" rel="bookmark" class="crp_title">Müşterilerimizin yarısı doğu illerinden!</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/10/akademik-gorus/" rel="bookmark" class="crp_title">Türkiye&#8217;de E Ticaret ve Şule Özmen</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/10/e-ticaret-dedikleri-de-ne-ola-ki/" rel="bookmark" class="crp_title">E-Ticaret dedikleri de ne ola ki ?</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2009/05/e-ticarette-musteri-iliskileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Müşterilerimizin yarısı doğu illerinden!</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2009/05/musterilerimizin-yarisi-dogu-illerinden/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2009/05/musterilerimizin-yarisi-dogu-illerinden/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 May 2009 12:27:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Soybelli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[E-Ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[İş Fikri]]></category>
		<category><![CDATA[İş Kurma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=1361</guid>
		<description><![CDATA[E-ticaret bir çok kişi ve firmanın heveslenip başladığı ama sonrasında aslında her iş kadar zor olduğunu geç de farkettiği bir alan... Niş olabilmek ve kendini farklılaştırmak konusunda bir çok şey konuşuluyor, bu açıdan biz de İçki Dükkanı'ndan Gökhan MERİÇ ile yeni projeleri İçki Dükkanı'nı konuştuk...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>E-ticaret</strong> bir çok kişi ve firmanın büyük ümitlerle başladığı ama sonrasında aslında her iş kadar zor olduğunu geç de farkettiği bir alan&#8230; Niş olabilmek ve kendini farklılaştırmak konusunda bir çok şey konuşuluyor, bu açıdan biz de <a href="http://www.ickidukkani.com" target="_blank">İçki Dükkanı</a>&#8216;ndan <strong>Gökhan MERİÇ</strong> ile yeni projeleri<strong> İçki Dükkanı</strong>&#8216;nı konuştuk&#8230;</p>
<p><strong><img class="alignleft size-full wp-image-1363" style="border: 1px solid black; margin: 1px;" title="ickidukkanilogo" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/05/ickidukkanilogo.png" alt="ickidukkanilogo" width="155" height="155" />-İckidukkani.com girişiminde bulunduktan sonra nasıl bir yol izlediniz ?</strong></p>
<p>Öncelikle proje değerlendirmesini yaparken gördük ki içki dükkanı tarzında siteler zaten mevcut, yola başlarken tasarımdan tutun, ürün gamı ve alt yapı konusunda çok tartıştık. İçki dükkanı şuanda Buşuo gibi başarılı bir e-ticaret uygulamasıyla aynı %100 güvenli altyapıyı kullanmakta. İçki dükkanı ödeme altyapısı olarak da 3d secure ödeme seçeneği ve rapid ssl şifreleme ile güvenle alışveriş yapılabilir bir altyapıya sahiptir.Bunun yanında iphone ve benzeri yeni nesil mobile teknolojiler üzerinde ar-ge çalışmaları yapmaktayız.<strong></strong></p>
<p><strong><br />
-Projeyi hayata geçirmek konusunda ne tür zorluklar yaşadınız ?</strong></p>
<p>Projeyi hayata geçirirken ilk engeli kargo ve kargo firmaları ile yaşadık.Deneyimlerimiz doğrultusunda özel kutulama ve muhafaza kolileri yaptırmak zorunda kaldık.Kargo firması bazlı problemleri de yaşamadık değil.Bunun haricinde pek bir sıkıntı yaşadığımızı söyleyemeyiz.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>-Müşterilerinizin size tepkileri ne yönde oldu ?</strong></p>
<p>Müşterilerimizin çoğunun tepkisi olumlu yönde.Özellikle müşterilerimizin özel günleri için olan siparişlerini, zamanında ve  yerine teslim ettiğimizden dolayı müşterilerimizden olumlu yönde tepkiler almaktayız.Çok ilgi çekicidir ki siparişlerimizin %50&#8242;si kadarı genelde doğu illerini içermekte. Bu kesim genelde memur ve eğitim düzeyi yüksek kişiler. Bulundukları coğrafyada bu ürünleri bulamadıklarından dolayı veya bulsalar bile yöre insanının tepkisinin ne olacağını bilemediklerinden dolayı bu ürünleri açık bir şekilde satın almaktan çekiniyorlar bu yüzden içki dükkanından almayı tercih ediyorlar. Buda bize olumlu yönde dönen müşteri tepkilerinden biri.</p>
<p><strong><br />
-Şimdiye kadar internetten içki satan siteler 1-2 adet var. E-ticarette kendi sektörünüzde boşluğu doldurduğunuza inanıyor musunuz ?</strong></p>
<p>Kesinlikle doldurduğumuzu düşünüyoruz, şöyle düşününki bir site içinde her şeyi barındırıyor ve sadece internet odaklı çalışıyor.Biz bu yönde ilerlemeyi seçtik ve yatırımlarımız bu yönde .İçki dükkanı olarak bunu bir yan veya ek gelir olarak değil iş olarak benimsemekteyiz.Buda bu konudaki ciddiyetimizin göstergesidir.Ürün gamı olarak bir çok rakibimizi bünyemizde birleştirmiş konumda görünmekteyiz, buda bize göre sektördeki boşluğu doldurur konumdayız gibi göstermekte.</p>
<p><strong><br />
-Kendinizi rakiplerinizden farklı görüyor musunuz ? Görüyorsanız size göre ne gibi farklarınız var ?</strong></p>
<p>Ürün gamı olarak rakiplerimizden farklı bir yapıya sahibiz, tanınmış ağır alkol  ve şarap üreticilerini bir arada bulunduran, bunun yanında butik şarap üretiminde bulunan türk üreticilerini de destekleyen, dünyaya ve Türkiye&#8217;ye duyuran bir yapıya sahibiz.Son zamanlarda uyguladığımız gurmelere özel dünya tatları ürünlerimizin bizden sonra başka rakiplerimiz tarafından uygulandığını görmekte sevindirici.İçki dükkanı rakiplerinden farklı olarak bir market bir tekel bayii veya bir alkol odaklı dükkan üzerine yan gelir sağlamak amaçlı kurulmamıştır.Tüm satışlarını tamamen internet üzerinden,  kendi stoklarından geçekleştirmek üzere oluşturulmuş ve bu yönde yatırımlarına devam eden bir projedir ve bu yönden de kendimizi farklı görüyoruz. Amacımız fark yaratmak ve en kaliteli hizmeti müşterilerimize sunmak.</p>
<p><strong></strong></p>
<div id="attachment_1362" class="wp-caption aligncenter" style="width: 605px"><strong><strong><img class="size-full wp-image-1362" title="ickidukkani" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/05/ickidukkani.png" alt="www.ickidukkani.com" width="595" height="336" /></strong></strong><p class="wp-caption-text">www.ickidukkani.com</p></div>
<p><strong>-Yeni girişimde bulunmak isteyen arkadaşlara ne gibi önerileriniz var ? </strong></p>
<p>Yeni girişimde bulunmak isteyen arkadaşlarımıza projeleri konusunda cesur ve çalışkan olmalarını öneririm, tabiî ki de tek başına bunlar yetersiz, bunun yanında pazar-rakip araştırmasını iyi yapmalı, gerçekleştirmek istedikleri proje konusunda gerekli teknik alt yapıya sahip olmalılar, özellikle bu çok önemli. Albert Einstein bir sözünü paylaşmak istiyorum ; &#8221; Hayal gücü, bilgiden daha önemlidir&#8221;. Birçok kişi bu sözü yanlış yorumlamaktadır, bilgi tabiî ki de önemlidir fakat aklımızı serbest kılıp hayal gücümüz ile bildiklerimizi birleştirerek yorumlamak daha önemlidir.Özellikle girişimci genç arkadaşlarımıza bildikleri doğru bilgiler doğrultusunda hayal güçlerini zorlamalarını tavsiye ederim&#8230;</p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/05/e-ticarette-musteri-iliskileri/" rel="bookmark" class="crp_title">E-ticarette müşteri ilişkileri</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/02/her-kapiyi-acan-internet/" rel="bookmark" class="crp_title">Her kapıyı açan internet!</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/01/cercevesiz-video-sunumax/" rel="bookmark" class="crp_title">Çerçevesiz Video; Sunumax</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2009/05/musterilerimizin-yarisi-dogu-illerinden/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Üniversiteli ve yeni mezun insan kaynakları platformu!</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2009/04/universiteli-ve-yeni-mezun-insan-kaynaklari-platformu/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2009/04/universiteli-ve-yeni-mezun-insan-kaynaklari-platformu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Apr 2009 17:05:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Cihangir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Kaynakları]]></category>
		<category><![CDATA[İş Fikri]]></category>
		<category><![CDATA[İş Planı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=1230</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye gibi genç nüfusu yüksek olan, büyük şirketlerin binlerce üniversiteli ve yeni mezun işe alım yaptığı bir ülkede böyle bir proje neden olmasın diye düşündük. ve işte buradayız: KariyerGENÇ!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Merhaba Nurettin, öncelikle bize biraz kendinden bahseder misin?</strong></p>
<p>Öncelikle &#8220;23 yaşında genç bir girişimciyim.&#8221; diyerek sözlerime başlamalıyım. Kendimi tanıtırken ilk cümlem çok net olarak bu şekilde oluyor.  İş hayatına oldukça erken bir zamanda, üniversite 2. sınıfta başladım. 20 yaşında kendimi <strong>tuhaf</strong> bir şekilde bir plazanın en üst katında buldum. Dünyanın en büyük yönetim danışmanlık şirketlerinden biri olan Egon Zehnder International&#8217;da 2.5 sene çalıştım. Yine eş zamanlı Zaman Gazetesi&#8217;nde 2 yıl köşe yazarlığı yaptım. O zamanlar Türkiye&#8217;nin en genç köşe yazarı olarak kariyer, insan kaynakları ve üniversite yaşamı üzerine yazılar yazmak <strong>birçok kesim tarafından tanınmamı sağladı</strong>. Son 1 yıldır ise Sabancı Ailesi&#8217;ne ait Türkiye&#8217;nin ilk ve tek gençlik-eğitim kanalı ZTV&#8217;de &#8220;Nurettin Özdoğan ile Genç Kariyer&#8221; programını hazırlayıp sunuyorum. Kasım 2008&#8242;de Egon Zehnder&#8217;daki ve Zaman Gazetesi&#8217;ndeki görevlerimi bırakıp Hasan Toprakkaya ve Sinan Kaplan&#8217;la birlikte Türkiye&#8217;nin üniversiteli ve yeni mezun insan kaynakları platformu KariyerGENÇ&#8217;i (kariyergenc.com) kurduk.</p>
<p><strong>KariyerGENÇ&#8217;i kısaca senin cümlelerinden tanıyabilir miyiz?</strong></p>
<p>KariyerGENÇ genç yeteneklerle şirketleri buluşturma <strong>amacıyla</strong> çalışmalar yapan Türkiye&#8217;nin üniversiteli ve yeni mezun insan kaynakları platformu. Platformun merkezinde kariyergenc.com var. Burada şirketler staj, part-time, yeni mezun iş ilanları çıkartmakla beraber, Genç Yetenekler Havuzu&#8217;ndan aradığı yeteneği bulabilecek. Platformda Kariyergenc.com&#8217;u destekleyecek bileşenler var. Kariyergenc.tv, üniversite operasyonları, online çözüm ortakları ve öğrenci organizasyonları ile işbirlikleri.  Bütün bu enstrümanlar genç yeteneklerle şirketleri etkin bir şekilde buluşturmayı ve o genç yetenekleri şirketlere kazandırmayı amaçlıyor.</p>
<p><strong>KariyerGENÇ fikrinin çıkış noktası neydi? </strong></p>
<p>Victor Hugo&#8217;nun bir sözü var: &#8220;Vakti gelmiş bir fikirden daha güçlü hiçbir şey yoktur.&#8221;  Hasan ve Sinan&#8217;la birlikte birçok internet fikri üzerine çalıştık. Ancak hiçbirinden emin olamıyorduk. Özellikle de vakti gelip gelmediğine dair&#8230; Zira doğru fikirle yola çıkmak belki de her şeyden önemli. Benim <strong>aklımda</strong> uzun zamandır gençlere yönelik bir iş yapma fikri vardı. Ancak kafamda bir türlü kurgulayamıyordum. Bu<strong> fikirden </strong>Hasan ve Sinan&#8217;a bahsettim. Sonra dünyada fikrimize benzer modeller inceledik. Amerika&#8217;da, İngiltere&#8217;de, Almanya&#8217;da hatta Romanya&#8217;da&#8230;  Türkiye gibi genç nüfusu yüksek olan, büyük şirketlerin binlerce üniversiteli ve yeni mezun işe alım yaptığı bir ülkede böyle bir proje neden olmasın diye düşündük.  Tabii bunun arka planında önemli bir boşluğu dolduracağına dair sinyalleri alıyorduk. <strong>Hem gençler tarafından hem de üniversiteli ve yeni mezun eleman arayan şirketler tarafından KariyerGENÇ gibi bir projeye ihtiyaç duyulduğuna çoğu kez şahit</strong> olmuştuk. Özellikle gazetede köşe yazarlığı yaptığım sırada her hafta yüzlerce üniversiteli ve yeni mezundan &#8220;Nasıl iş bulacağım?&#8221; diye sorular geliyordu. Diğer bir yandan birçok şirketin İK yöneticisi genç yeteneklere ulaşmalarındaki zorlulukları anlatıyordu. Bütün bunlar KariyerGENÇ fikrini doğurdu. Ve tabii ki biz de <strong>harekete </strong>geçtik. Fikirden hayata geçişin öyküsü bu şekilde oldu.</p>
<p><strong>Projeye tam olarak ne zaman başladınız? Süreç nasıl ilerledi? </strong></p>
<p>KariyerGENÇ&#8217;e tam olarak 2008 yılının Kasım <strong>Ayı&#8217;nda </strong>başladık. Bu tarihten sonra ben çalıştığım yerleri bıraktım. Hasan ve Sinan&#8217;ın ise bir yazılım şirketi var. Onlar özellikle dijital ajanslara web tabanlı projeler yapıyorlardı. Onlar da Kasım ayından sonra iş almadılar. 3&#8242;ümüz var gücümüzle KariyerGENÇ&#8217;e emek vermeye başlamıştık. Kasım ayından önce de sık sık bir araya gelip, projemizi geliştirmeye çalışıyorduk. Daha önce de bahsettiğim gibi dünyadaki başarı öykülerini sürekli inceliyorduk. Çok detaylı bir iş planı hazırladık.  Çok enteresan bir şekilde dünyanın en büyük internet şirketlerinden eBay&#8217;in Avrupa Yönetim Kurulu Üyesi, Türkiye temsilcisi Sina Afra<strong> ile </strong>yollarımız kesişti.  <strong>Sina Bey bize inandı.  Ve &#8220;Hadi çocuklar başlıyoruz&#8230;&#8221; dedi. Onun da maddi  ve manevi destekleriyle bu işe inanan 19 kişilik bir ekip kurduk.</strong> Ve bu ekiple kurguladığımız modelleri uygulamaya başladık. Tabii bazı şeyleri başta değil yolda kurguladık. Çünkü bazen baştan kurguladığınız şeyler ütopyadan öteye gitmiyor. Gerçek hayatla bağdaşmıyor.<strong> Bizde </strong>kervanı yolda düzme <strong>anlayışı vardır</strong>. Bakalım bu işi ne kadar doğru yapıp yapmadığımız zamanla belli olacak. Biz de çok merak ediyoruz:)</p>
<p><strong>Ekip kimlerden oluşuyor? </strong></p>
<p>Hasan ve Sinan&#8217;la KariyerGENÇ&#8217;i kurduktan <strong>sonra</strong> bir ekip kurduk. Üniversitelerin lisans ve yüksek lisans programlarında okuyan, bulundukları üniversitesinin en lider gençleri. Bu anlamda KariyerGENÇ üniversitelerin içinden bir doğmuş bir proje olmasıyla dikkatleri üzerine çekiyor<strong>. </strong>KariyerGENÇ&#8217;i kariyerGENÇ yapacak olan ekibimizdir. <strong>Aslında KariyerGENÇ Hasan, Sinan&#8217;dır, Münteha&#8217;dır, Samet&#8217;tir, Betül&#8217;dür, Elif ve Nazmiye&#8217;dir, Esra Nur&#8217;dur Çağatay, Recai, Ömer Faruk, Enis&#8217;tir, Mutlu&#8217;dur, Emre&#8217;dir, Soner&#8217;dir, Merve ve Yasin&#8217;dir, Harun&#8217;dur. Kariyergenc.com&#8217;a girdiğinizde burada bir takım oyunu olduğunu daha iyi hissedeceksiniz.</strong></p>
<p><strong>Bu ekibi oluştururken neleri dikkate aldın, önceden arkadaş mıydınız?</strong></p>
<p>Bu soruyu sorduğunda aklıma sadece bir kelime geldi. O da &#8220;İnanmak.&#8221;   Her bir ekip arkadaşımızın KariyerGENÇ&#8217;e katılması noktasında bir hikâyesi var. İmkânımız olsa da her birini teker teker size anlatabilsem&#8230; Önceden bir arkadaşlığımız vardı her biriyle. Ya da hayatlarımız bir şekilde kesişmişti. Mesela  Satış ve Pazarlama&#8217;nın başında olan arkadaşımızla <strong>15 yaşındayken</strong> bir proje dolayısıyla tanışmıştım. İş geliştirmenin başında olan arkadaşımız 3 sene önce Ankara&#8217;da bir öğrenci organizasyonunda tanıştığım bir arkadaşımdı. Her şeyden önemlisi her birimizin öyküsünde ortak kesişim kümeleri vardı. Yine hayallerimiz de bunla paraleldi. Ve kariyerGENÇ projesinde hayatımız bir şekilde kesişti.</p>
<p><strong>Bildiğim kadarıyla 2008 sonlarında bütün işlerinden ayrılıp sadece KariyerGENÇ&#8217;e yöneldin, sence zamanlaman doğru muydu? Ve yeni girişimcilere bu konuda ne tavsiye edersin?</strong></p>
<p>KariyerGENÇ&#8217;e başlamak için Egon Zehnder ve Zaman Gazetesi&#8217;nden ayrıldım. Çok genç yaşta bu iki büyük kuruma girmiş ve yaşıma göre uzun bir zaman emek vermiştim. İlk başta iki kurumdan da ayrılma fikri beni çok ürkütmüştü. Ama şunu çok iyi biliyordum: Her tercih bir vazgeçiştir. Ben girişimci olmayı hayal ediyordum. Ve girişimci olmam için bazı şeylerden vazgeçmem gerekiyordu. &#8220;Risk alma&#8221; kavramı üzerine aylarca düşündüm. Buradan şu sonucu çıkardım: Yaş ilerledikçe &#8220;risk alma&#8221; olayı zorlaşıyordu. Böyle de bir ters orantı olduğunu idrak ettim.  Tavsiye yapabilecek bir tecrübeye sahip değilim ancak genç arkadaşlarıma şunu diyebilirim: Dünyada ya da Türkiye&#8217;de tarihten bu yana ne kadar başarılı insanın hayatını okuyun, gözlemleyin&#8230; Hepsinin ortak bir özelliğini göreceksiniz. O da cesaret. <strong>Cesur adamlar</strong> başarılı oluyor. Girişimciliğin temelinde de bu var: &#8220;Cesaretin var mı cesur olmaya?&#8221;</p>
<p><strong>Süreç içerisinde ne tür kırılma noktaları oldu? Hiç vazgeçmeyi düşündün mü?</strong></p>
<p>&#8220;Her hayalin bir bedeli vardır&#8230;&#8221; Bizim hayalimiz tekrar tekrar okunacak bir başarı öyküsü yazmak. Tüm ekibimizin hayali bu yönde. Şunu biz çok iyi biliyoruz bu hayal ve hedeflerimiz için acı çekmek şart. Çünkü başarı kolay gelmiyor. Kolay olsa zaten herkes yapardı sanırım. Çok zor dönemler geçirdiğimiz oldu. Belki sık sık zor dönemlerden geçeceğiz. Ama önemli olan istikrarlı bir şekilde yola devam etmek. Bazen çok hatalar yaptık ve hala yapıyoruz. Ama bu hatalardan ders alıp esnek bir şekilde B planını uygulamak <strong>gerektiğini düşünüyorum.</strong> Start-up&#8217;ların en büyük sermayesi hızlı olmasıdır. Hızlı bir şekilde adım atmak, B planını uygulamak, dezavantajı avantaja çevirmek&#8230; Bunla ilgili çok örneklerimiz oldu. Vazgeçmeyi hiç düşünmedik. Tam aksine bir şeyler ortaya çıktıkça, sonuç aldıkça bu işe sarılmamız daha da arttı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Rakipleriniz ne durumda, KariyerGENÇ&#8217;in onlardan artısı nedir?</strong></p>
<p>Şu anda bir <strong>rakibimiz</strong> yok. KariyerGENÇ Türkiye&#8217;nin üniversiteli ve yeni mezun insan kaynakları platformu. Bu anlamda Türkiye&#8217;de aslında bir ilki temsil ediyoruz. KariyerGENÇ&#8217;in temel bileşeni kariyergenc.com. Normalde klasik işe alım portallarında hemen hemen her sektöre her yaş grubuna hitap ediyor. Ancak biz de kitle çok net: Üniversiteli ve yeni mezun. Burada yeni mezunu açmak gerekiyor. +2yıl&#8230; Yani şu anda 2009 yılındaysak 2007 mezunu sistemimize girebilirken 2006 mezunu giremiyor. KariyerGENÇ&#8217;i destekleyecek olan birçok bileşen var. Kariyergenc.tv , Üniversite operasyonları, Öğrenci topluluklarıyla işbirlikler, online çözüm ortakları&#8230;  Farklılaştığımız çok nokta var. İş modeli noktasında farklı bir model uyguladık. Dünyadaki başarılı örneklerden çok esinlendik. Türkiye&#8217;ye uyarlamakla beraber daha önce hiç denenmemiş yöntemler de geliştirdik. Mesela &#8220;Arama teknolojisi&#8221;nde hiç denenmemiş bir model uyguladık. Keza üniversitelere dokunma noktasında da şirketlerle genç yetenekleri buluşturma adına farklı uygulamalarımız var. Özetle hem şirketler hem de adaylar kalabalıklar içinde <strong>kaybolmayacaklar</strong>&#8230;</p>
<p><strong>Aday tarafınızda kitleniz çok net: Üniversiteli ve yeni mezun diyorsunuz. Peki, hangi şirketler KariyerGENÇ&#8217;in hedef kitlesinde yer alıyor?</strong></p>
<p>Burada da çok netiz: KariyerGENÇ&#8217;i kullanacak şirketler, Genç işe alımı çok yapan, gençlere değer veren dünyanın ve <strong>Türkiye&#8217;nin lider şirketleri</strong>. Hemen hemen her sektörden lider şirketlerle çalışıyoruz. <strong>Eczacıbaşı Holding&#8217;ten Sabancı Holding&#8217;e,  AvivaSA&#8217;dan, Bilim İlaç&#8217;a ve Zorlu Holding&#8217;ten Henkel&#8217;e lider şirketler.</strong> Daha birçok şirket sayabilirim size. Sayacağım her şirket dünyanın ve Türkiye&#8217;nin lider şirketleri olacaktır.</p>
<p><strong>Son olarak özellikle altını çizmek istediğin bir konu var mıydı? </strong></p>
<p>Biz ekipçe gençlere rol model olabilecek bir başarı hikâyesi yazmak istiyoruz. Tekrar tekrar okunmaya değer bir başarı hikayesi&#8230; Bir cafede otururken tanımadığımız iki gencin KariyerGENÇ&#8217;i konuşmasını istiyoruz. Bunu başarmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.</p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/01/gencligin-internete-yansimasi/" rel="bookmark" class="crp_title">Gençliğin internete yansıması</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/02/erhan-erdogan-ve-evangelism/" rel="bookmark" class="crp_title">Erhan Erdoğan ve Evangelism</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/11/bastan-sona-cembernet/" rel="bookmark" class="crp_title">Baştan Sona cember.net</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2009/04/universiteli-ve-yeni-mezun-insan-kaynaklari-platformu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir girişim olarak eTohum</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2009/03/bir-girisim-olarak-etohum/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2009/03/bir-girisim-olarak-etohum/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2009 17:05:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Cihangir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[İş Fikri]]></category>
		<category><![CDATA[Online İş Geliştirme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=1194</guid>
		<description><![CDATA[Burak Büyükdemir ile eTohum'u bir girişim olarak incelerken, Türk internetini konuştuk...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><strong>Burak Büyükdemir&#8217;i tanıyabilir miyiz?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">İTÜ İşletme mühendisliği bitirdikten sonra Boğaziçi MBA yüksek lisansımı tamamladım devamında İntelbank 2 sene bankacılık, Vestel Net, Vizy Go projesinde bir süre görev aldıktan sonra kendi şirketimi kurdum. 2000 yılında krizden sonra ben Almanya&#8217;ya eğitime gittim, yüksek lisansa. Geri döndüğümden beri de yurtdışındaki firmalara danışmanlık vermeye, yurtiçindeki firmaların raporlarını sunmaya devam ederken, yarı zamanlı olarak da İTÜ&#8217;de e-ticaret stratejileri dersi veriyorum. Bu sırada da eTohum fikri, e-fikrim ile başladı ve yeni girişimcilerin yatırımcılarla buluşması adına bu şekilde bir girişimde bulunduk&#8230;  Tabi bu arada 99-03 yılları arasında TV radyo programları ve çeşitli gazetelerde yazarlık yaptım.  <strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>eTohum bir Goril AŞ projesi, peki Goril A.Ş.&#8217;nin neler yapıyor?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Sadece etohum ve bunun geliri de sponsorlar üzerinden, ama tabii ki zamanla bu şirketlere de ortak olmak istiyoruz. Bizim de aldığımız riskler olduğu için zamanla bunlar oturacaktır. Goril AŞ bünyesinde farklı bir girişim yok. Ama zamanla olabilir de tabi. eTohumun en önemli noktası da zaten Türkiye&#8217;deki tüm internet girişimlerine ön ayak olması ve bunu koordine etmesi, herkes bir şekilde katkı sağladığı sürece kendi outputlarını da alıyorlar. Bütün sponsorlar mesela ilk olarak bu girişimlerle tanışıyorlar, bu doğru kullanıldığında onlar için çok önemli bir avantaj.  <strong></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>15 girişim açıklandı! Bu süreç nasıl işleyecek?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">eTohum senelik bir organizasyon, önümüzdeki ocak ayında tekrar yeni girişimler açıklanacak. 2. eTohum olacak&#8230; Bu bir yarışma değil, bu en iyi girişimleri seçen bir organizasyon da değil, böyle bir iddiamız da olmadı zaten. Bugün yurtdışında da bu böyle. Girişimciler kendilerini göstermek istiyorlarsa girişimci özellikleri olması lazım, öncelikle kendisine güvenerek başvuracak, sosyal olacak ve birinin karşısına çıktığında ikna edecek. Bu tür girişimcilerdir açıklananlar ve hatta 31 ocaktan önce de birlikte çalışmaya başladığımız girişimciler oldu. Kampta;  iş planı  pazarlama  iş hukuku  marka  fikri haklar  yatırımcı görüşmesi  değerleme  yatırım portföyü konularına ek olarak Türkiye&#8217;deki başarılı girişimciler ile 2 hafta geçirdik&#8230;  Süreç tamamlandı ve bütün bu şirketlerle çalışmalar başladı. Şirket kurulacaksa da nasıl kurulacağı üzerine hepimiz çalışıyoruz&#8230; Mayıs ayında yatırımcılarla toplanılarak bu dönem sonlanacak, tabii şimdiden de yatırımcılarla görüşmeye başlamış, yol almış girişimler de yok değil&#8230;  <strong></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>eTohum girişiminin gelir modeli nedir peki?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Şu an için sponsorlar aracılığı ile hayatını sürdürüyor, ama aslında etohum yeni bir iş modeli ile kuruldu, çünkü süreçle destek verdiğimiz ve aramızda kimyasal bağ oluşan girişimlere ortak olmak ve onları daha hızlı büyütmek istiyoruz, bu yüzden de eTohum yarışma değil, eTohum başarıya daha yakın olan projeyi seçiyor ve onun üzerine daha seri bir şekilde hayata geçip başarıya ulaşması için eğiliyor. eTohum gibi birileri yapmak isteyebilir bunda da sorun yok zaten, bu bir venture capital de değil, ofise alıp inkübe de etmiyoruz onları, maddi destek de vermiyoruz eTohum olarak. Yaptığımız onlara fikri ve çalışma konularında destek vermek ve güçlü bağlantılar ile desteklemek&#8230; Yurtdışında da buna benzer örnekler var; Bootcamp var, Y Combinator var&#8230; VC ve benzeri firmalar startuplarda eksik kaldığı için bu tür bir ihtiyaç vardı ve biz de bu şekilde başladık zaten&#8230; Bilinçli yatırımcıları seçip, kaliteli girişimcileri girişimleri ile birlikte aynı yere getirdiğimizde oldukça verimli bir pazaryeri çıkıyor ortaya ve bu da eTohum&#8217;un amacıdır&#8230; eTohum sürecine daha girmeden toplantılar sırasında tanışıp yatırımını alan girişimler oldu, bu da eTohum&#8217;un görünmeyen güzelliği&#8230;.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Kampta çok güzel bir eğitim süreci geçti girişimciler için, peki bunu otomize edebileceğiniz bir akademi düşünüyor musunuz?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Burdaki eğitimler tabii ki çok önemli ama asıl amaç eğitimlerden ziyade ticari başarıya ulaşılması, bu yüzden hiçbir şekilde akademi gibi bir fikrim yok, İsteyen varsa o şekilde bir akademi yurtdışındaki birçok üniversiteyi tavsiye edebilirim ama bizim bu eğitimlerden kastımız akademik eğitim değil sadece, kişilere danışmanlık ve koçluk ile projelerinin daha sağlıklı temellere oturtup yollarına devam etmelerini sağlamak, yani ticari başarı&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Seçilen girişimlerde fikre ne kadar önem verdiniz?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Fikir bence hiç önemli değil&#8230; Girişimcinin odaklanması ve yapabilirliği önemli yoksa fikir %10&#8242;dan fazla değerli değil&#8230; Mesela internetten ayakkabı satmak ne kadar mantıklı gelmese de Serdar -pabbuc&#8217;un girişimcisi- Türkiye&#8217;de hem ayakkabı sektörünü, hem interneti bilen nadir insanlardan olduğu için neden olmasın diyorsunuz&#8230; Mustafa&#8217;nın girişimi usability&#8217;de de aynı durum söz konusu&#8230; Baktığımız zaman bu iş modelleri çok basit bir modelden oluşuyor&#8230; Ama asıl olay süreçleri oluşturmak bunu satışa döndürmek! Yoksa biz burada uzaya mekik gönderecek rampa yapmıyoruz&#8230;  Türkiye&#8217;de pazar halen oluşmuş değil, piyasa bomboş bizim ikincil fikir dediğimiz twitter vb. yenilikçi önerilerin gelmesi zaman alacak.. Ama şu an için Türkiye buna hazır değil, buna vakit var&#8230; Başvurular arasında bu tarz fikirler yoktu ve zaten buna da gerek yoktu&#8230; Piyasada zaten bu işe kendisini adamış şirket sayısı çok az olduğu için -web tasarımı yapan ajans ve firmalardan bahsetmiyorum, sadece internet üzerinde projelerini hayata geçirip, gelir modeli oluşturanları kastediyorum &#8211; bu şirketlerin sayısı arttıkça farklı modeller de çıkacaktır&#8230;  <strong></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Bir çok fikir incelediniz, peki bu fikirler arasında en çok gözünüze batan artı ve eksiler nelerdi?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Artılar şu şekilde: Fikir oluşturma konusunda oldukça kabiliyetliyiz. Her fikir üreten kendini girişimci sanıyor ama bu kötü bir özellik&#8230; Girişimcilik bir adım öteye geçmek fikirden&#8230; Bugün senle burada oturup binlerce fikir üretebiliriz ama bir tanesini bile hayata geçirmedikten sonra bunun hiçbir anlamı yok!  Basit bir fikri hayata geçirmek satışa çevirmek, fikrin yaratıcılığından çok daha fazla şey gerektiriyor&#8230; Birçok girişimci farkında değil bunun; teknoloji bir araç, yazılım bir araç. Yazılım başarılı olup olmayacağını bazı sektörler hariç belirleyebilir ama dünyanın en iyi iki coderı olsa da arkasında hiç bir kıymeti yok satılamadıktan sonra, gelir modeli oluşturulamadıktan sonra&#8230; Başarılı olmasını beklemek hayal olur&#8230; Bugün hemen soracaklar ff, twitter&#8217;ın var mı ticari modeli diye.. Evet var ama zamanı da var, hepsinin roadmapleri bellidir, süreçle hepsi hayata geçecek&#8230;  <strong> </strong> <strong></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Burada iş planı yapmak önemli mi?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Evet önemli, ama bu yüzlerce sayfa olmaz, o işi bilen kişinin iki sayfada halledebileceği bir şey&#8230; Çok sağlam iş planı yaptım, artık gerisi gelir gibi bir şey de yoktur, çok fazla dökümanlarda kalmamak lazım.. İş planı yapmak gereksiz değil, ama kağıda geçirmek çok önemli, kafasında olsa bile.. Ama neyi nasıl yapacağını, ne süre ile yapacağı çok önemlidir&#8230;  Ama tabii ki 10 tane girişimi olan birisi hiç iş planı yazmadan da yatırım alabilir rahatlıkla&#8230; Çünkü geçmişi ve referansı yeterlidir&#8230; Bugün Ersan Özer istediği yerden istediği fikirle yatırımı alabilir, çünkü kendini ispatlamış, Türk internetinin doğdugu günden beri bize örnek olan biri&#8230; ama sıfır bir girişimci tabii ki soru işaretlerini karşılamak zorundadır..  Tabii iş planı da yeterli değil kesinlikle&#8230; Burakbuyukdemir.com&#8217;da yazmıştım biraz, bahane üretme kültürü, yazılımı küçümseme -kardeşim yazılımcı o halledecek!- , yazılımı büyütme -Biz yazılımcıyız, dünyanın en iyi kodunu yazıcaz!-. Ekip, organizasyon, araçlar, teknoloji, gelir modeli, hepsi çok önemli&#8230;  Herkesin 10 fikri var, herkes hepsini yapmak istiyor&#8230; Ama ben hep söylüyorum, tamam yaparsın Sabancıysan, ama girişimcilik kaynaklar kısıtlıyken bunların kullanabilmesi. Dolayısıyla bir tane proje ile başla, başar; sonra istediğini yap, GittiGidiyor örnek önümüzde, eBay&#8217;e hisse satışı gerçekleştikten sonra bir çok girişime aynı anda imza attılar, ama önce GittiGidiyor olmasaydı hiçbiri olmayacaktı&#8230;  Ana proje edinmeli ve ona odaklanılmalı&#8230;  <strong> </strong> <strong></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Peki Türk internetini nasıl görüyorsunuz?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Eleştiriyi çok iyi yapabiliyoruz, oldukça verimliyiz bu konuda, iş yapan arkadaşları çok kolay yerin dibine sokabiliyoruz. İş yapan arkadaşlar zaten sessiz kalıyorlar, onlar sadece işini yapmaya çalışıyorlar, tabii hiçbir iş de hemen olmuyor, biraz süre geçmesi gerekiyor&#8230; Zaman tanımak lazım&#8230; Yaptıklarını da küçümsüyoruz, Çok fazla mazeret üretiyor ve hep sonunda Sermaye lazım diye yakınıyoruz.  Evet, sermaye her zaman lazım olacak, yalnız eğer siz gerçekten bir değer üretiyor, bir şeyler ortaya koyuyorsanız, zaten sizi destekleyen çok kişi çıkacaktır&#8230;  Rekabetin az olduğu bir sektör Türk interneti, ve bu da herkese fırsat tanıyor ama cidden iş yapan sayısı çok az.. Zaten eTohum bu yüzden kuruldu, sektörde buna inananlar destekliyor bizi, biz de etohum olarak her türlü girişimciyi desteklemeye çalışıyoruz&#8230;  Diğer taraftan herkes aslında ben bunu düşünmüştüm diye yaklaşıyor girişimlere, hatta sonunda &#8220;nevzata ben anlatmıştım yemeksepeti fikrini&#8221; şekline kadar dönebiliyor&#8230; &#8220;<strong>Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz&#8221; </strong>O yüzden kimse çekememezlik yapmasın, gereksiz eleştirilerde bulunmasın, tabii ki yapıcı eleştiriler olmalı ki gelişelim&#8230; Ama hiçbir şekilde &#8220;yok bundan olmaz!&#8221; , &#8220;çakma bu, iş çıkmaz&#8221; gibi sadece eleştirmek için yapılan eleştirilerle uğraşıyor şu anda sektör ve bu iç çekişmeler oldukça yavaşlatıyor ilerlemeyi.  Etkileyebilmek, değiştirebilmek, ilerletebilmek&#8230; Bunların hepsi başarıdır. Bu açıdan etohum&#8217;daki girişimlerin belki birçoğu başarısız olacak veya istediği hedeflere ulaşamayacak, ama biliyorum ki azimli olan, ruhunu ortaya koyan girişimciler girişimlerini ciddi yerlere getirecektir&#8230; Kimse de beklemesin yarın bu girişimler başarıya ulaşacak, Yemeksepeti&#8217;ne bakın, e-Bebek&#8217;e yada Nokta&#8217;ya; hepsi yıllarca zar zor geçinmiş sonunda sabırlarının karşılığını almışlardır&#8230;  Özetle; Türkiye&#8217;deki internet sektörünün resmi, görüntüsü bu şekildedir bence, iş yapan kişi sayısı az, konuşan kişi sayısı çok fazla. O yüzden insanları iş yapmaya özendirmemiz lazım&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Yatırımcılar konusunda ne düşünüyorsunuz?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Türkiye&#8217;de yatırımcı yok! Girişimcilerde olan problem kadar hatta daha fazlası yatırımcılarda var, her şey benim olsun, hisselerin hepsi benim olsun diyerek yaklaşıyorlar, bu yüzden onlara da eğitim verilmesi lazım ve bu kültürün aşılanması gerekiyor&#8230; Buna ek olarak Türkiye&#8217;de kurumsal VC kültürü başlamadı, ya da daha çok başlarda, o yüzden bizim çok daha fazla çalışıp başarılı örnekler çıkartmamız lazım ki ilgiyi üzerimize çekebilelim&#8230; Yabancı yatırımcıların ilgisi iç yatırımcılardan daha fazla&#8230;  <strong></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Peki sektörün büyümesi için neler yapılması lazım?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Organizasyon ve dayanışma gerektiriyor, internet sektörü böyle büyür. Bu pastayı hep beraber büyüteceğiz, Rekabet diye bir şey yok zaten, rekabet oluşturacak bir pasta yok ortada. Diğer sektörleri ve büyük şirketlerin ilgisini daha fazla çekmemiz ve değişen kuralları da başarı hikayelerimiz ile onların yüzüne vurmamız gerekiyor&#8230; Bloglarımızda yazacağız, bu tür röportajlarla duyuracağız&#8230; etohum&#8217;un bütün duyurusu bloglar üzerinden oldu, blogların bu konudaki etkisi inanılmaz, facebook , twitter, friendfeed gibi ortamlar ve tabii ki başta bloggerlar sayesinde eTohum bu kadar büyük ilgi topladı ve topluyor. hatta o da ayrı bir örnektir ama klasik medya ancak biz başladıktan 6 ay sonra ayılıp, burda birşeyler oldugunu farkedip eTohum&#8217;dan bahsetmeye başladı&#8230; Ama etkiyi biz zaten sosyal medya ve bloglarla oluşturmuştuk&#8230; Bu yüzden bloggerlara nasıl teşekkür etsek az&#8230; Klasik medya gücünü sosyal medyaya karşı yitiriyor, Bir blog yazarı bugün birçok gazetenin yazarlarından çok daha fazla okunuyor ve değer görüyor, belki şu an gelir modelleri gelişmiş değil ama zamanla inşallah sadece blog yazarak ciddi gelirler elde etmeye başlayacaklar&#8230;  Örneğin krizde bence ciddi bir fırsat var, birçok beyaz yakalı işsiz olabilirler, ve onlar kendi şirketlerini kurabilirler internet üzerinde, bu arada tabii büyük şirketlerin rekabeti de onları fazla yormayacaktır, çünkü zaten herkes kendi kabuğuna çekilmiş durumda ve bu şekilde ilk yıllarını kolaylıkla atlatabilir girişimciler diye düşünüyorum&#8230; Ama işte kriz fırsattır, fırsat krizdir, Tabii gören gözler için, görmeyen için ekonomik patlama da olsa hiçbir faydası yoktur&#8230; Talebi görenler için kriz de büyüme de fırsattır&#8230;  <strong></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Peki eğer Burak Büyükdemir şu an etohum üzerine çalışmıyor olsaydı nasıl bir girişimde bulunurdu?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Fikir o kadar çok ki internette, o yüzden fikri çok da önemsemiyorum başta da dediğim gibi&#8230; Türkiye&#8217;deki boş bir pazar olduğu için de her türlü ticari modeli belirli girişim başarıya ulaşabilir, hatta eTohum&#8217;un 15 girişimine bakarsak; ayakkabı satılabilir, tatil, ik site kurulabilir, beyaz eşya satılabilir ya da mobil uygulamalar üzerine eğilinebilir, ideshot gibi markalara çalışan, ya da userspot gibi araştırma yapan -ki bu çok bakir bir alan-&#8230; Ben ne yapabilirim? Bu internet şirketlerinin içinde bulunup süreci hızlandırabilirim diye düşünüyorum, ki zaten verdiğim danışmanlıklar ya da aracılık yaptığım işlerde olsun hepsinde katalizör vazifesi gördüğüm için gene eTohum gibi bir şey yapardım diye düşünüyorum ve tabii ki bu girişimlerin herbiri ile çalışmak isterdim&#8230;  <strong></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>2000 yılında sektörü ve kendinizi nasıl görüyordunuz ve sektörün bugünü için neler öngörüyordunuz?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">O zamanlar birkaç şirketle ortaklığım vardı, zaten internet girişimleriyle ve içerik konusunda çok daha hızlı ilerleme olacağını düşünüyordum, ama pek de beklediğim gibi olmadı ve şu an içerik halen gerektiği değeri görmüyor ve o kadar kaliteli içerik üretilmiyor&#8230; e-ticaretin gelişmesi zaten öngörülen bir şeydi ve beklendiği gibi halen gelişiyor ve her yıl katlanıyor&#8230;. Ama halen içerik konusunda gelişimin daha değerli olduğunu düşünüyorum ve bu oluşan içerikler oldukça değerlenecek, örneğin bir saat blogunu düşünün, bugün sektörde saat üzerine dergiler çıkıyor ve sektörü etkiliyor, ama saatçiler ne zaman interneti farkedip benimseyecekler, o gün o saat blogu çok ciddi bir değer olarak karşımıza çıkacak, Bu yüzden diğer sektörlere kendimizi göstermemiz lazım diye düşünüyorum&#8230;</span></p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/01/gencligin-internete-yansimasi/" rel="bookmark" class="crp_title">Gençliğin internete yansıması</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/02/girisimden-yatirima-turk-internet-sektoru/" rel="bookmark" class="crp_title">Girişimden yatırıma Türk internet sektörü</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/10/ve-iste-geri-donduk/" rel="bookmark" class="crp_title">Ve İşte Geri Döndük!</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2009/03/bir-girisim-olarak-etohum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HRBot ile insan kaynaklarında devrim!</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2009/03/hrbot-ile-insan-kaynaklarinda-devrim/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2009/03/hrbot-ile-insan-kaynaklarinda-devrim/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Mar 2009 17:05:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Cihangir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Kaynakları]]></category>
		<category><![CDATA[İş Fikri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=1154</guid>
		<description><![CDATA["bu İK'cı beni anlamadı" ya da "adayın tavrını beğenmedim" yaklaşımları ortadan tamamen kalkarken, objektif değerlendirme için mükemmel bir araç ortaya çıktı...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Merhaba Tuğba Hanım,  insan kaynakları konusundaki çalışmalarınızda bir çok durumla karşılaşmışsınızdır, HRbot fikrinin oluşmasını sağlayan ne oldu? Çıkış noktanız neydi?</strong></p>
<p><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/03/tugbaavci106k.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-1166" style="border: 2px solid black; margin: 2px;" title="tugbaavci106k" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/03/tugbaavci106k.jpg" alt="" width="165" height="250" /></a>BT kökenli bir İK&#8217;cı olduğum için süreçleri iyileştirmek,  performansı geliştirmek üzere sürekli yeni projeler üzerinde çalışıyordum. 2 yıl önce botego.com&#8217;da &#8220;<strong>Merve&#8217;yi tavla</strong>&#8221; uygulamasını gördüğümde, soru yanıtlayan bir bot neden soru soramasın fikri aklıma geldi. Çünkü; çoğu İK şirketinin veya departmanın yapısal soruları vardı ve Yetkinlik Bazlı Mülakat Tekniği böyle bir sisteme kolaylıkla uyarlanabilirdi. Sonrasında da sağlayabileceği avantajları düşünmeye başladım.</p>
<p>Her aday için eşit kalitede rapor üretebilirdi. Aday raporları danışmanın ön yargısı ile manipüle edilmemiş olurdu. Toplantı odalarımız zaman zaman yetmiyordu ve güvenmediğim bir danışmanın görüştüğü adayla tekrar telefon mülakatı yapma gereği duyuyordum. CV&#8217;sini kısa tutmak zorunda hisseden adayların önemli projeleri raporlarına not alınıyordu ve bunları search edemiyorduk. Mülakatı yapan İK&#8217;cının adaya verdiği elektrik de görüşmeyi çok etkiliyordu. Mülakatçı çok önemli soruları atlayabiliyordu&#8230; Özetle, insan hatası/yorumu devreden çıkınca adayların <strong>&#8220;bu İK&#8217;cı beni anlamadı&#8221;</strong> yaklaşımı ya da mülakatçının <strong>&#8220;adayın tavrını beğenmedim&#8221;</strong> yaklaşımları ortadan tamamen kalkıyor, objektif değerlendirme için mükemmel bir araç çıkıyordu.</p>
<p><strong>HRBot&#8217;u hayata geçirme kararı aldıktan sonra nasıl bir yol izlediniz? Botego ile birlikte çalışmalar ne kadar sürdü?</strong></p>
<p>Merve&#8217;yi tavlamayı deneyip (ki bence tavladım, hiç bir kadın buna dayanamazdı) hemen sonra Ekim&#8217;i arayıp, soru soran robot fikrini gündeme getirdim. 2 yıl önce çalıştığım şirketin portalinde kullanmayı planlıyordum. Böylece, adayın başvurusunu inceyen işveren istediği adaylarla ön görüşmeyi de robotu kullanarak yapabilecekti. Botego ile iş ortaklığı için uygulamanın dünyadaki benzerlerini araştırmaya başladık. O zaman da böyle bir uygulamanın dünyada olmadığını gördük. Projeye inanmayan patronlarla yol alamayacağımı anlayınca kendi şirketimi kurmaya karar verdim.</p>
<p>Botego ile sözleşmemizi hazırlamaya çalışırken <strong>iş ortaklığı modelinin zorluğu</strong>nu fark ettik. İlk sözleşme katolik evliliğine benzeyen ve asla fesh edilemez bir sözleşmeydi. Ceyda Cimilli Akaydın&#8217;dan destek istedik. Ceyda sayesinde 3 sayfalık sözleşmemiz, 9 sayfalık bir sözleşme ve 25 sayfalık teknik şartnameye dönüştü. Sonra işe başladık.</p>
<p>İş analizler hazırdı, bazı bölümlerin revize edilmesi gerekti. Yaklaşık 3 ayda sistem analizlerini çıkardık. Bot sistemin en önemli ama en küçük parçası haline geldi. CV&#8217;yi okuyup tanıyan modülle, bot&#8217;a sorması gereken soru gruplarını gösteren sistem daha komplike oldu.</p>
<p><strong>Projeyi hayata geçirme konusunda ne tür zorluklar yaşadınız? </strong></p>
<p><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/03/hiperaktik.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1157" style="border: 1px solid black; margin: 2px;" title="hiperaktik" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/03/hiperaktik.jpg" alt="" width="248" height="77" /></a>İki ortaklı bir proje olduğu için, projeyi finanse edebilmek amacıyla farklı projelerde de çalışıyorduk. Hala çalışıyoruz. HRBot için ayrı dedice bir yazılımcıyla çalışmaya karar verdik. Görev dağılımımızı yaptık. Zamanımızın kısıtlı olması bizi haftasonları toplantılarına, akşam Skype-MSN toplantılarına yönlendirdi.</p>
<p>Örnek alabildiğimiz bir proje olmadığı için hem teknik hem ticari kararlar alırken karma modeller üretmek zorundaydık. Bunlar üzerinde düşünülmesi gereken konular olduğu için kısıtlı vaktimizi de beyin fırtınası yaparak geçiriyorduk. &#8220;Ürünün fiyatı ne olacak?&#8221;, &#8220;Bakım anlaşması şartları neler olacak?&#8221; gibi sorular için projeyle paralel en az 2-3 ay vakit harcadık.</p>
<p><strong>Peki mülakatların HRBot ile yapılması firmalara ve başvuranlara ne tür avantajlar sağlayacak?</strong></p>
<p>Firmaları segmentlere ayırarak yanıtlamak daha doğru olur. KOBİ&#8217;lerden başlayalım.</p>
<p>KOBİ: İşe alım için çoğu KOBİ&#8217;nin İK departmanı yok. İşe alımda adaya sormaları gereken soruları önceden hazırlayacak vakitleri de yoktur. Çünkü; tek işleri yönetmek ya da işe almak değildir. İK Danışmanlık hizmeti de KOBİ&#8217;ler için pahalıdır. Genellikle çok vakitleri de yoktur. Adayın yaptığı iş ve iş yapış biçimi hakkında detaylı bilgi alabileceği raporları HRBot üzerinden edinerek uygun 3 adayı filtreleyerek hem vakit kazanabilir hem de daha doğru seçimleri uygun bir maliyetle yapabilir.</p>
<p>Kurumsal: Çoğunlukla, İK departmanları vardır. Marka bilinirliği olduğu için çok da başvuru alırlar. Yetkinlik bazlı mülakatlarda görüşme süresi ortalama 45 dakikadır. Daha da uzayabilir. HRBot&#8217;un yapacağı ön görüşme notlarına bağlı olarak uygun adaylara 10 dakika ayıran İK&#8217;cı rapor üzerinden mülakat yaparak kendi görüşlerini de üzerine ekleyebilir. Böylece 45 dk x 5 aday yerine 10 dk x 30 adayla görüşebilirler. Bu yüzden İK uzmanlarının yapay zekalı asistanı diyoruz HRBot&#8217;a. 10 kişinin alınacağı pozisyona 6000 kişinin müracaat ettiği şu günlerde, eğitim ve deneyimi uygun adayların %30 olduğunu varsayalım. 1800 adayın %20&#8242;si HRBot ile seçilebilir. 360 inen aday sayısı ile İK uzmanları, en az 8 haftalık bir vakit kaybından kurtulmuş olacaklar.</p>
<p>Profesyonel: Yani İK danışmanlık şirketleri&#8230; Aday veritabanlarını geliştirmek en önemli yatırımlarıdır. Artık danışmanlık şirketi adına bir günde binlerce görüşme yapabilecek bir robotları var. Üstelik tüm adaylar için eşit kalitede rapor tutan, sorması gereken sorular unutmayan, adayı sinirlendirmeyen&#8230;</p>
<p>Adaylara avantajları: Adaylar için tam bir fırsat, kendini iyi ifade edebilen adaylar görüşmeye 1-0 önde başlar. Yazılı iletişimi iyi olmayan adaylar da &#8220;ben kendimi iyi ifade edemedim&#8221; diyerek loglarını incelemeye aldırabilir. Ama sizi eleyen bir İK uzmanı için aynı şeyi yapmak mümkün değildir.</p>
<p><strong>Tam olarak hedef pazarınızda ne tür firmalar var? Hangi firmalar için en verimli sonuçları sağlıyor HRBot?</strong></p>
<p>HRBot &#8220;beyaz yakalılar&#8221; olarak tabir ettiğimiz çalışanlar için uygun bir ürün. Bu yüzden Danışmanlık, Finans, Sağlık-İlaç-Medikal, Bilgi ve Telekomünikasyon Teknolojileri sektörlerinde faaliyet gösteren beyaz yaka çalışan oranı %60&#8242;ın üzerinde olan firmalar için tasarlandı. Zira; adayların en az ön lisans ya da lisans mezunu ve internet kullanıcısı olması gerekiyordu.</p>
<p>İşe alım performanslarını 4 katı artırıp sağlıklı ve dijital bir aday veritabanı oluştururken, maliyetlerini 1/3 <a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/03/botego_logo.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-1158" title="botego_logo" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/03/botego_logo.jpg" alt="" width="250" height="73" /></a>oranında düşüreceğini öngörüyoruz. Tek başına işe alım robotu değil, 360 derece performans değerlendirme ve eğitim ihtiyaçları analizi gibi ihtiyaçlarda da kullanılabilir. Özellikle, farklı lokasyonlarda çok ofisi olan firmalarda bu analizler çok fazla vakit alan görüşmeler ve anket çalışmalarıyla 1-2 ayda yapılırken, HRBot için bu 1 günlük bir iş.</p>
<p>Bir not daha: Hayal gibi bir şey olan ortak Kara Liste işverenler için artık hayal değil. Adayları tanıyan HRBot, kendisiyle yapılan görüşmelerde hakaret, argo, uygunsuz ifadeler kullanan adayları aynı ortak Kara Listeye alacak. İsteyen işveren Kara Listeyi kullanabilir, istemeyen kullanmaz. Aday bir yanlışlık sonucu kara listeye girdiğini ifade ederse de görüşme logları incelemeye alınabilecek. Kara liste, İK&#8217;cı inisiyatifinden çıkıp tamamen adayın yaklaşımlarındaki dengesizliklerle oluşabilecek. Bu da mesuliyeti adaya ait olan objektif bir &#8220;kara liste&#8221; demek&#8230;</p>
<p><strong>Bildiğimiz kadarıyla dünyada ilk ve tek İnsan kaynaklarına özgü yapay zeka ürünü HRBot, bu açıdan yurtdışından talepler geliyor mu? Yoksa sadece iç pazarda mı kalmayı düşünüyorsunuz?</strong></p>
<p>Dünyada ilk olmak çok heyecan verici. Bu nedenle basın duyurusunu İngilizce-Türkçe yaptık. Yurtdışından çok daha fazla talep var. Niyetimiz, Türkçe HRBot&#8217;tan 2-4 ay sonrasında İngilizce&#8217;sini hazırlamaktı. Bu geri dönüşlerden sonra ise, HRBot Türkçe demosundan hemen sonra İngilizce hazırlığına başlamamız gerekiyor.</p>
<p><strong>HRBot ile ilgili ilk aldığınız geri dönüşler nasıl? </strong></p>
<p>Tüm geri dönüşler çok olumlu. Demo görmek isteyen firmalarla randevulaşmaya başladık bile. Yalnız yurtdışından ilgilenenlere Türkçe demo göstermek anlamlı olmayacağı için İngilizce mülakatın videosunu göndererek yol almayı planlıyoruz.</p>
<p><strong>Peki devam eden süreç nasıl işleyecek? Ne zaman beta aşamasından çıkıp satışa sunulacak?</strong></p>
<p>Mart 2009, son haftasında HRBot satışa çıkıyor. Yanlış anlaşılan bir konuyu buradan aydınlatmak istiyorum; Merve&#8217;yi tavla uygulaması gibi bir şeyler bekleyenler var. HRBot&#8217;un soruları, en az yazılımı kadar değerli. Bu yüzden demo gerçek soruları içermeyen bir Microsoft mülakatı simülasyonu olacak. Çoğunlukla da Microsoft&#8217;un geçmiş yıllarda kullandığı puzzle sorularını kapsayacak.</p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/02/bir-saatte-adayin-hayatini-ogrenmek/" rel="bookmark" class="crp_title">Bir saatte adayın hayatını öğrenmek&#8230;</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/04/bilisim-insanlari/" rel="bookmark" class="crp_title">Bilişim insanları</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/01/bluetooth-ile-secim-propagandasi-ebaskan/" rel="bookmark" class="crp_title">Bluetooth ile seçim propagandası : eBaşkan</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2009/03/hrbot-ile-insan-kaynaklarinda-devrim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Girişimden yatırıma Türk internet sektörü</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2009/02/girisimden-yatirima-turk-internet-sektoru/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2009/02/girisimden-yatirima-turk-internet-sektoru/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2009 17:05:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Cihangir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[E-Ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[ebay]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Reklamcılığı]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Sektörü]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=1128</guid>
		<description><![CDATA[eBay Avrupa YK uyesi, GittiGidiyor YK uyesi ve eBay Turkiye temsilcisi Sina Afra ile girişimden yatırıma, e-ticaretten servislere detaylı bir söyleşi yaptık...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><span style="font-size: small;"><strong><span style="font-family: Arial;">eBay Avrupa YK uyesi, GittiGidiyor YK uyesi ve eBay Turkiye temsilcisi Sina Afra ile girişimden yatırıma, e-ticaretten servislere detaylı bir söyleşi yaptık&#8230; </span></strong></span><br />
<strong style="font-family: Trebuchet MS;"><br />
</strong><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/02/sina_afra.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-1129" style="border: 2px solid black; margin: 2px;" title="sina_afra" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/02/sina_afra.jpg" alt="" width="246" height="208" /></a><strong style="font-family: Trebuchet MS;">Merhaba Sina Bey, bize biraz kendinizden bahsedebilirmisiniz? </strong><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Babamın hariciyeci olması sebebiyle yaklaşık 40 yıl yurtdışında yaşadım, Almanyada işletme bitirdim. Devamında 13 sene KMPG de çalıştım ve partner olduktan sonra ayrıldım ve bundan 4 yıl once de eBay&#8217;e geçtim. Başlangıçta Almanya eBay&#8217;de yönetim kurulu üyesi olarak görev yaparken, Avrupa&#8217;da da &#8220;merger&#8221; ve &#8220;acquisition&#8221;lardan sorumluydum. 2007 mayısta Gittigidiyor&#8217;un hisse alımında bizzat sorumluydum devamında da eBay Türkiye sorumlusu olarak buraya geldim ve artık İstanbul&#8217;da yaşıyorum. Şu an halen eBay&#8217;in Avrupa&#8217;daki büyük çapta alımları ile ilgileniyorum.</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;">&#8220;Deal&#8221; demişken? Sitelerin değerlemeleri nasıl gerçekleşiyor?</strong><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Burada tam bir denge unsuru var, alıcının stratejik önceliklerine bakmak gerekiyor. Alıcı borsadaysa büyüme hızına büyüme katmak istiyorsa, normalin çok daha üzerinde paralar ödenebilir ama sonuçta 3 öncelik var; s</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">1. Sitenin &#8220;intellectual property&#8221; dediğimiz kağıda zor dökülen fikri değeri.</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">2. Trafik boyutu; hızlı bir şekilde üye veya trafikte büyümesi ve bunun kattığı değer</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">3. Yapılan ciro ve kalan kar. Bunun da multiple ve dcf yontemleri dediğimi iki yolu var. Oturmuş firmalarda dcf(Discounted Cash flow) diğerlerinde ise multiple kullanılır. </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;">Biraz daha canlandırmak adına; fazlasıyla hit alan, bağımlısı olan üyeleri bol bir site var, ama girişimcinin sermayesizliğinden dolayı gerekli geliştirmeler yapılamamış ve normalin çok altında kazanıyor site. Bu durumda nasıl bir yaklaşımda bulunulur?</strong><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Alıcı her zaman bir karar vermek zorunda, burada iki soru var; </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Ne kadar para vereceğim?</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Ne kadar risk alacağım?</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Riskimi düşürebiliyorsam daha fazla para veririm, mesela trafiği yüksek ama bunu paraya çevirememiş bir siteyi düşünelim, bu genelde yeni kurulan başarılı siteler için geçerlidir. Burada ilk baktığım şey girişimcilerin ne kadar kabiliyetli ve hevesli olduklarıdır, yani beni ne kadar inandırırlarsa o kadar çok esnek olurum para konusunda. Ama sonunda bu olayda satıcı açısından hep şu var; ne kadarımı elden veriyorum, ilerideki değerden ne kadarını ucuza veriyorum. işte &#8220;dealmaking&#8221; dediğimiz olay bu! </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;">Peki şu an Almanyada e-ticaret sektörü nasıl?</strong><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Sayılardan çıkalım; Almanya&#8217;daki e-ticaret hacmi 22-24 milyar euro olarak tahmin ediliyor. Burada kullanılan genel kabul görmüş bir sistem var ve bu klasik e-ticaret sitelerinin bir ülkedeki işlem hacimlerini ölçer, bunun içinde de bildiğimiz hepsiburada, gedikgross tarzı b2c siteler, seri ilan siteleri ve pazaryerleri ile servis sitelerinin yaptığı cironun toplamıyla hesaplanıyor. </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Aynı şey ile Türkiye&#8217;ye yaklaştıgımızda, elimizde sadece BKM verileri var ve 4 milyar euro civarında olduğunu söylüyor. Yani Almanya&#8217;nın 6&#8242;da 1&#8242;i gibi oluyoruz. GSMH&#8217;yı da kattığımızda alım gücünü hesaba kattığımızda(7bin Türkiye&#8217;nin &#8211; 32 bin Almanya&#8217;nın) gereken pazarın yaklaşık 6 milyar olması gerekiyor.</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Diğer tarafta Almanya&#8217;daki pazar oturmuş durumda ama bizde pasta halen büyüyor, rekabet birbirinden çalmıyor. Almanya&#8217;daki pazarı bizden 2-3 sene ileride kabul edersek şunu görüyoruz;</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Almanya&#8217;da penetrasyon çok yüksek; Türkiye&#8217;de 70 milyonda 25 milyon kullanıcı var(%37&#8242;lik penetrasyon), Almanya&#8217;da bu yaklaşık %59.</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Bunun üzerine insanların internete girdiğinde search chat ve oyun ile başladığını düşündüğümüzde, Türkiyede alışveriş bilincinin oturması için de daha önümüzdeki yıllar olduğunu söyleyebiliriz.</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Dolayısıyla ilk aşamada interneti kullanabilecek maksimum kullanıcıya ulaşılacak(penetrasyon), devamında da internet kullanıcıları chat oyun ve search&#8217;den ziyade daha bilinçli kullanıma yönelecekler. Bunların neler getireceğini de ancak bekleyip görebiliriz.<br />
</span></p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/02/c_ecommerce1.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1132" title="c_ecommerce1" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/02/c_ecommerce1.jpg" alt="" width="461" height="254" /></a></p>
<p style="text-align: left;"><strong style="font-family: Trebuchet MS;">Peki Türkiye İnternet pazarını nasıl buluyorsunuz?</strong><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /></p>
<p style="text-align: left;"><span style="font-family: Trebuchet MS;">Türkiye internet alanında yatırım yapmak için nadir bulunabilecek özellikler taşıyor.</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Almanya&#8217;daki eTailer dediğimiz siteler 50 binin üzerinde&#8230; Türkiye konusunda ise tahminde bulunmak ne kadar zor olsa da, yaklaşık 100 farklı ciddi çalışan bilinir siteler bulunuyor ama sonuçta toplasak 1000&#8242;i geçmez&#8230; İlerleme zamanla olacak ve bu süreç böyle işleyecek, hatta ilk aşamada kurulacak siteler ve yer yer pazardan çekilmeler yaşanacak, estore, weblebi gibi&#8230;</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Bu konuda da şu tür yaklaşımlar görüyorum; Türkiye&#8217;de bir e-ticaret sitesi iflas ettiğinde herkesi bir anda bir üzüntü alıyor, &#8220;allahım gene bir şirket gitti, güvensizlik artıyor!&#8221; aslında hiç telaşe edecek bir şey yok. Bu, pazarın verimli olmayan şirketleri elimine etmesidir, hangisi sağlam iş yapıyorsa o kalır diğerleri gider&#8230; Nasıl köşedeki bakkal kapandığında kimse &#8220;perakendecilik öldü&#8221; diyemiyorsa burada da durum aynı!</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Dolayısı ile önümüzdeki 3 senede niş siteler olsun, b2b, b2c olsun her türlü yeni eticaret siteleri açılacak ve pazar bir şekilde oturacak, hatta bu konuda yurtdışında bir çok firmada buna göre hazırlıklarını tamamladı ve pazara girmek için an kolluyorlar. Bu şekilde sektörün gelişmesi ile de daha güçlü yapılar ortaya çıkacak, örneğin fiyat karşılaştırma siteleri çok daha önemli hale gelecek, devamında türkçe kataloglar artacak &#8211; ne kadar gerekli bir argüman olsa da şu an sadece Cimri&#8217;de var-</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;">Peki türkiyede en çok eksik oldugu site türü hangisi sizce? </strong><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Bunu cevaplamadan önce şöyle başlamak istiyorum, e-ticareti 3&#8242;e ayıralım; </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">1  Seri ilan</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">2. eTailer </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">3. Pazaryerleri</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Seri ilan sayfalarına baktığımızda bir tane büyük yatay çalışan değişik ürünler barındıran girişim var&#8230; Sahibinden.com bu konuda yurtdışında çok daha fazla örnek var o yüzden burada açılımlar olacaktır. Dikeyine sayfalar da var ve bu konuda Türkiye oldukça oturmuş. Özellikle Doğan Grubu bunu bir şekilde idare ediyor. Bundan sonra ancak niş oyunlar gelebilir, mesela sadece 3. katta yüksek anadolu yakasındaki gayrimenküller gibi veya tatil odaklı emlak siteleri gibi&#8230;</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Kariyer konusunda da aynı şey geçerli, kariyer.net yenibiris.com gibi örnekler ile pazar doymuş durumda. Burada da niş oyunlar ile girilebilir pazara. </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Bu tür bakir alanlarda niş girişimler gençler tarafından yapılırken, horizontal olanlar yurtdışından gelen girişimler ile sağlanacaktır diye düşünüyorum&#8230;</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">e-tailer konusuna dönecek olursak, internetteki kişilerin adedini düşününce artması gerekiyor, ama hepsiburada gibi her şeyi satabilecek girişimler olacağını sanmıyorum. Özel ürünler ve niş alanlarda -sadece tekstil ürünleri satan siteler- gibi örnekler çıkacaktır diye düşünüyorum&#8230; </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">tabi bu arada fiyat karşılaştırma siteleri, ürünlerin kalite ve fiyatlarını daha sağlıklı hale getirecektir.</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Tatil sektörü söz etmeden geçemeyeceğimiz kadar önemli bir alandır, şu an halen online reklamcılıkta en çok para harcanan sektör. Şu an ne kadar büyükler olsa da bu alanda yurtdışına kıyasladığımızda daha bir çok tatil portalını bu pazarına kaldıracağı aşikar. </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Pazaryerine geldiğimizde ise &#8220;network effect&#8221; dediğimiz bir olgu karşımıza çıkıyor. Network Effect nedir? eğer bir pazaryerinde yeterli seviyede trafik varsa başka bir pazaryeri arayışına girilmiyor. Dolayısıyla tekel faktörü oluşuyor, eBay olarak da 38 ülkede faaliyet gösteriyoruz ve hepsinde de eBay lider konumda&#8230;</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/02/gg_ebay_ortaklar.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1133" title="gg_ebay_ortaklar" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/02/gg_ebay_ortaklar.jpg" alt="" width="410" height="294" /></a><strong style="font-family: Trebuchet MS;">Peki bu noktada eBay bu yüzden mi Gittigidiyor.com ile çalışmayı seçti? veya neden tek başına girmedi? </strong><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Bunun cevabı aslında çok basit, 2004&#8242;ten beri her yeni pazara giriş bu şekilde oldu. Öncelikle azınlık hissesi tutuyoruz ve devamında hisse büyüyor %100&#8242;e doğru ilerliyor. Küçük hisse ile başlamaktaki önemli amaç birlikte çalışağımız kişileri ve pazarı daha yakından tanımak. İkincisi de risk yönetimi; %100&#8242;ü baştan almak çok daha büyük bir risk taşıyor, bu yüzden de yavaş yavaş süreçle hisseyi büyüterek riski de dağıtmış oluyoruz. </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;">Gittigidiyor eBay&#8217;den neler öğrendi? eBay Gittigidiyor&#8217;dan neler öğrendi?</strong></p>
<p style="text-align: left;"><span style="font-family: Trebuchet MS;">eBay Gittigidiyor&#8217;dan güvenli ticareti öğrendi ve öğreniyor. Bu dünyanın hiçbir yerinde olmayan birşey, hatta Hindistan eBay bile birçok şeyi direk sorarak öğreniyor. GG eBayden ne öğrendi dersek de, kurucu arkadaşlara sormak daha verimli olacaktır <img src='http://www.webgirisim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;"><br />
Türkiye&#8217;de paypal ne zaman tam olarak aktif çalışmaya başlayacak?<br />
</strong><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;"> Türkiye bizim için 2006&#8242;dan beri stratejik bir ülke önceden de saydığım nedenlerden dolayı, doğal olarak en kuvvetli oldugumuz alanda başladık biz devamında skype&#8217;ı devreye soktuk doğan online ile anlaşarak 2006&#8242;da, ve devamında elimizdeki 3. büyük site paypal&#8230; Paypal için 2009 türkiye için hazırlık senesi, o yüzden Paypal&#8217;i Türkiyede şu an için halen rakibi olmamasından dolayı süreci oldukça hızlandırmaya </span><span style="font-family: Trebuchet MS;">çalışıyoruz ama yaklaşık olarak 2010&#8242;un ilk çeyreğini bulacaktır diye düşünüyorum&#8230;</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;">e-ticaret siteleri ve internet servisleri arasındaki artılar ve eksiler nelerdir? yani Facebook mu? eBay mi?</strong><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Bunu ancak sayılarla ifade edebilirim; </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">İyi bir seri ilan şirket %40 üstünde </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">İyi bir eTailer -çok iyiyse- %7 oranında(hacim büyüktür ama kar azdır)</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">İyi bir pazaryeri %50 üzerinde</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">İyi yönetilen bir servis(dating, social network vb.) duruma göre %40 üzerinde kar sağlar&#8230;</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">eTailer bunların arasında en zorudur, çünkü hep ufak marjlar vardır ve ticaret bilgisi gerektirir. Ama diğer alanlara çok daha rahat girilebilir. Servis diye nitelendirdiğin siteler ise insanların e-ticaret sitelerine nazaran katkat daha fazla vakit geçirdikleri ortamlardır. Ve uzun vadede bu çok değerli bir hal alır. Çünkü vakit geçirdiği ve güvendiği ortamda kullanıcı birşeyler alabilir hale de geliyor, örneğin Nokta grubunun fotokritik.com&#8217;da pazaryeri açması biraz bu mantıkla ilgili&#8230; </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;">Gelir modellerini nasıl kategorize ediyorsunuz?</strong><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">internette para kazandıran 3 model var;</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">1. e-ticaret -ürün satılır marjınızı alırsınız-</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">2. Reklam -hitiniz üzerinden reklam alırsınız-</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">3. Üyelik ile çalışan sistemler -üyelerinize verdiğiniz hizmet karşılığını alırsınız-</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Bu 3 modelden birini seçmek zorundasınız. burada aldanılmaması gereken bir konu var ki -dünyada iki örnek var hep gözümüzün önünde- bir gelir modeli olmadan çok yüksek miktarlarda yatırım alan Facebook ve Twitter, bunların istisna oldukları unutulmamalı&#8230;  Bu tür oluşumların hepsi iflas ediyor, örneğin bugün Youtube halen ayakta ise bu Google&#8217;ın onu sırtında taşımasındandır&#8230;</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;">Türkiye global projeler çıkartabilecek hale ne zaman gelecek?</strong><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/02/angel_investor03.gif"><img class="alignright size-medium wp-image-1130" style="border: 1px solid black; margin: 2px;" title="angel_investor03" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/02/angel_investor03.gif" alt="" width="220" height="165" /></a><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Bunun oluşması için iki ayağın sağlam temellenmiş olması lazım! </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Biri girişimci; eğer girişimciler klonlara yönelmezse -copcatten vazgeçerse- ve fikirler çıkartırsa o zaman global oynayabilir. Mesela türkiyenin ilk 25 sitesinin(trafik olarak baktığımızda) 13 tanesi türklerin elinde. Hepsiburada, haber siteleri, ekşisozluk, blogcu vb. </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Bunların hangilerini Klon olmayanları seçtiğimizde ise elimizde sadece eksisozluk ve geçmişte itiraf.com kalıyor. Ama eğer copycat yapıyorsanız -ki bunu yapmak için bin tane nedeniniz var- bunun global olması oldukça uçuk bir hayal olur. Mesela gittigidiyor&#8217;un güvenli ticaret modeli dünyada bulunmayan bir sistem, ama tabiki bu tür pazaryerlerini orijinalleri zaten var oldugundan gittigidiyor&#8217;un dünyayı sarması gibi bir şey oldukça küçük bir ihtimal&#8230; </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">İkinci ayak ise Türkiyenin yapısı; fikir ne kadar başarılı olursa olsun öncelikle para olması lazım ki global proje halini alabilsin. Para bulmanın da Türkiye&#8217;de 3 yolu var;</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;">1.Aile ve dostlar: </strong><span style="font-family: Trebuchet MS;">genelde de yüzbinlerce dolar çıkmaz&#8230;</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;">2.Yatırım melekleri:</strong><span style="font-family: Trebuchet MS;"> Türkiye&#8217;de benim tanımıma göre neredeyse bu yok! Normalde yatırım melekleri birinci kuşağın başarılı çıkmasıyla oluşan yatırımcılardır, ki Türkiyede bizim 1. kuşağımız var(hepsiburada, gittigidiyor, eksisozluk, yonja vb.),özveri ile sektörü bir yere getirmişler&#8230; bunların hepsi başka yatırımlara da imza atmış ama hepsi gene kendi yatırımları&#8230; yatırım meleği olarak ben sana para veriyim %5 alıyım, git sen işini yap, yılda bir rapor verirsin tamamdır&#8230; </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;">3. Venture capital</strong><span style="font-family: Trebuchet MS;">:Bu firmalar ise zaten başarıyı yakalamış girişimlere destek veriyorlar dolayısı ile önceki aşamanın hallolması lazım öncelikler. Bu konuda da türkiye oldukça geride kalıyor diğer ülkelere nazaran&#8230;</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;">Girişimcinin Durumu!</strong><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Girişimciler için gereken ortalama yıllık sermaye 300bin lira&#8230; Bunu aileden bulmak oldukça zor, yatırımcıya gittiğinde de şöyle bir ahlaksızlıkla karşılaşıyor; Azınlık hisse ile kalması gereken yatırımcı &#8220;Ben sana para veriyorum, o zaman %85 i benim.&#8221; dediğinde baştan herşey bitmiş oluyor! Çünkü bu iş böyle yürümez! Girişimci için hiç bir motivasyon bırakmıyorlar, bir de üzerine yeni bir yatırım(second round) alındığında ise girişimciye %7 kalacağını düşünürsek! Siz düşünün bu girişimci heyecan ve motivasyonla çalışır mı? </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;">Peki şirketlerin melek yatırımcı yada VC gibi davranmaları konusunda ne düşünüyorsunuz?</strong><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet<br />
MS;">Bunu her şirket vakti zamanında denedi, özellikle birinci nesil internet girişimlerinde. Varlıklarını değerlendirmek için Siemens olsun, GE olsun hepsi denedi. Fakat bunların davranış ve alışkanlıkları VC olmaya uygun değildi. Hızları özellikle internete hiç ugun değildi. Bu yüzden şirketlerin bu şekilde davranması mantıksız oluyor, ben olsam belki kendi adıma şirket sahibi olarak melek yatırımcı olabilirim ama şirketimi bulaştırmam. Bu tür şirketler interneti satışlarını arttırmak için bir kanal olarak görmeliler. Bir çok firma bunu yapıyor, örneğin BMW bütün arabaları konfigüre etmenize olanak tanıyor ve o arabayı almanız için sebep oluşturuyor. </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;">Web girişiminin kendi bulunduğu alanda mı yatırımcı şirket bulması mantıklı yoksa interneti bilen bir yatırımcı bulması mı daha mantıklı?</strong><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Bu konuda genel bir söylem olabileceğini sanmıyorum, case by case bakmakta fayda var. Ama bana kalırsa interneti bilen bir yatırımcı ile anlaşmak, girişimin içinde bulunduğu sektördeki firmalardan daha verimli olacaktır. Çünkü girişim o zaman başarıya daha hızlı kavuşur ve diğer tarafta başarıya ulaşmış girişimin gerçek alıcısı olan reel sektördeki firmaya baştan ucuza satılmamış olunur. </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;">Bu Türkiye&#8217;de çok karşılaştığımız bir problem olduğu için soruyorum; eBay GG&#8217;den azınlık hissesi aldı, bu konuda eBay aynı şekilde azınlık bir efor mu sarfediyor gittigidiyora göre?<br />
</strong><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Kesinlikle hayır! Böyle bir şey yok, eğer uzun vadeli düşünüyorsanız zaten bu tür bir yaklaşımın sizi nereye sürükleyeceğini görebilirsiniz ve nasıl bir zarara sokacağını&#8230; eBay&#8217;in istediği Türkiye&#8217;nin lider e-ticaret -pazaryeri değil- şirketine sahip olmak. Bu yüzden ilk adım olarak firmanın hisselerini aldık, ki bu da zaten şirketin içinde kalan bir para, bir de üzerine her türlü bilgimizi vermeliyiz ki şu anki liderliğimizi koruyalım ve daha büyük hedeflere ulaşabilelim&#8230;</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/02/seedmoney.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1134" style="border: 2px solid black; margin: 2px;" title="seedmoney" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/02/seedmoney.jpg" alt="" width="235" height="341" /></a><strong style="font-family: Trebuchet MS;">Birçok girişimci bu konuda yanılgıya düşebiliyor bu yüzden netleştirmek adına soruyorum; Yatırım yapıldığında ne zaman şirketin kasasına giriyor? Ne zaman girişimcinin kasasına giriyor?</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong style="font-family: Trebuchet MS;"></strong><span style="font-family: Trebuchet MS;">Şirketten ayrılırsa girişimci hisselerinin ederini alabilir, başka hiç bir durumda girişimcinin cebine direkt bir nakit girişi olmaz. Türkiye&#8217;de herkes şirket hissesi satıldıgında girişimcinin cebine giriyor para zannediyor&#8230; Ama bu hiçbir yerde böyle değil, yatırımdan maksat girişimi büyütmek, ve zaten yatırımcılar da girişimciyi işinin başında görmek ister en azından bir kaç yıl için&#8230; </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;"><br />
Yatırıma ne zaman ihtiyaç duyulur ve yatırımcıya nasıl hazırlanılır?<br />
</strong><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Öncelikle ne zaman ihtiyaç duyulur? Yatırımcı olarak konuşuyorum şu an ve hiç bir şekilde kağıtdaki fikre yatırım yapmak istemiyorum, Girişimcinin öncelikle kendini işe ve fikre kendini verdiğini göstermesini isterim. Tasarım giydirir, işinden ayrılır, prototip çıkartır ve birşeyleri yapacagını gösterir. ki şuanki olanaklar da bunları kolaylıkla yapabileceği ortamı sağlıyor. yatırıma ne zaman ihtiyaç duyuluyor? girişimci ne zamanki özveri ile çalışır ve kendinden fedakarlık etmeye başlar. Tam bir prototip çıkar ama public hale gelecek durumda değildir, işte bu an yatırımın gerektiği andır. tabi burada fikrin ve gelir modelinin oturmuş olduğunu varsayarak konuşuyorum&#8230; o ayrı bir bahis konusu:)</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Tam burada melek yatırımcı ile anlaşıldığı takdirde de hakedilen hisse %20 ve altındaki paylardır&#8230; Türkiyedeki bir şirkete 300&#8242;bin lazım olduğunu ve maksimum %20 hisse aldığını düşünürsek bu girişimci daha başlangıçtan 1.5 milyon dolarlık bir değer oluşturmuş olur&#8230; bu birinci rounddur ve melek yatırımcıdan ilk senelik masraflarını alınır. Ondan sonra da ikinci yılda ya yeni yatırımcılar ile anlaşılır ya da stratejik ortaklık yapılır&#8230; </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Örneğin bir yıl geçmiştir ve kasada 20 bin ytl kalmıştır, ama lojistik için yada depolama için sermaye gereksinimin vardır bu yüzden yatırım alırsın veya reel sektörden zaten bunları depolayan bir stratejik ortak bulursun kendine&#8230; ki stratejik ortaklar maddi katkısının dışında da bir çok destek verebilirler çünkü sektörü bilirler&#8230; </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Yatırımcıya hazırlanırken; birincisi özveri ile prototip çıkması, ikincisi 3 yıllık bir iş planı ve gelir gider tablosu, bu toplamda 4 sayfadan oluşur&#8230;  üçüncüsü ve en önemlisi karşı tarafa verdiğin güven&#8230; </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;">Türkiyenin yurtdışında yatırım çekebilmesi nasıl olacaktır?<br />
</strong><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Bu konuda aslında Türkiyedeki durumu Türkiyedekilerden ziyade yurtdışındakiler daha iyi izliyor gibi, mesela 2006dan beri neler olduğuna beraber bakalım istersen; google ofis açtı, yahoo Türkçeleşti, eBay pazara girdi, çember.net satın alındı, biletix ticketmastera satıldı, yemeksepetine yatırım geldi, bir çok site de halen görüşmeleri sürdürüyor&#8230; </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Pazar olarak da Türkiye 7. 8. olmaya aday, hiç bir zaman 6 olamayacak ama 12 ye kadar da düşmeyecek&#8230; Düz bir hesap yapalım; Normalde bir ülkenin %50-55&#8242;i internete girer(35milyon) ve bunların %60&#8242;ı internetten alışveriş yapacak (20 milyon)&#8230; Böyle bir pazar varken kimse tabiki bu pazara girmeden kalmak istemiyor&#8230; </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Ama tabiki burada bir kopukluk meydana geliyor, hem Türk web komünitesinin dışarıyla bağlantılı olmaması hem de bu tür ilişkilerin nasıl yürüdüğü konusundaki bilinç daha ilerleme kaydetmemiz gerektiğini gösteriyor. </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Örneğin, Türkiyede girişimci hisse sattığında o paranın cebine girdiğini sanıyor! Fakat yurtışındaki yatırımcı bu parayı beraber büyütmek için şirkete koyuyor&#8230; Yurtdışındaki adam her ay raporlama bekler, ilk ay arar &#8220;abi işler çok iyi gidiyor&#8221; , ikinci ay arar &#8220;abi işler bomba gibi yoğunluktan rapor bile hazırlayamıyoruz&#8221; gibi burada alışageldiğimiz yaklaşımı istemiyor&#8230;</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Türkiyedeki komüniteye gelecek olursak, Türkiyeden herkes Techcrunch okuyor belki ama Yurtdışında bir çok önemli etkinlik varken hiç birinde türk lobisini göremiyorsunuz, mesela son DLD konferanslarında benim bildiğim kadarıyla sadece 3 Türk katılımcı vardı&#8230; </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;"><br />
Peki üzerinde durulması gereken alanlar olarak neler görüyorsunuz?<br />
</strong></p>
<p style="text-align: left;"><span style="font-family: Trebuchet MS;">En çok üzerinde durdulması gereken alanların başında Reklamcılık geliyor.. Bir çok firmayı besleyecek bir pazar da bulunuyor! Bunun daha Türkiyede tam olarak farkedildiğini düşünmüyorum. Almanya&#8217;daki reklam pazarındaki online reklamcılığın yeri %10&#8242;da. Türkiye&#8217;de ise bu %3.. Rakamlara gelecek olursak da Almanya&#8217;da bu sektör 2,3 milyar euro, Türkiye&#8217;de ise en fazla 200 milyon USD civarında. Dolayısıyla burada kimsenin kaçış yolu yok bu alan büyüyecek, ama tabi türk girişimcileri bu konuyu es geçerse maalesef yurtdışında gelenlere pastayı bırakmış olacağız.</span><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/02/girisimdenyatirimaturkinternetsektoru.pdf" target="_blank"></a></p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;"><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/02/girisimden-yatirima-turk-internet-sektoru.pdf" target="_blank">Girişimden yatırıma Türk internet sektörü röportajını buradan bilgisayarınıza indirebilirsiniz!</a></p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2011/07/markalar-facebookda-neden-takip-ediliyor-infografik/" rel="bookmark" class="crp_title">Markalar Facebook&#8217;da neden takip ediliyor? [infografik]</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/03/bir-girisim-olarak-etohum/" rel="bookmark" class="crp_title">Bir girişim olarak eTohum</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/01/gencligin-internete-yansimasi/" rel="bookmark" class="crp_title">Gençliğin internete yansıması</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2009/02/girisimden-yatirima-turk-internet-sektoru/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Her kapıyı açan internet!</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2009/02/her-kapiyi-acan-internet/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2009/02/her-kapiyi-acan-internet/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Feb 2009 17:05:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Cihangir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Online İş Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[adwords]]></category>
		<category><![CDATA[Google]]></category>
		<category><![CDATA[Niche Marketing]]></category>
		<category><![CDATA[SEM]]></category>
		<category><![CDATA[SEO]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=1065</guid>
		<description><![CDATA[İnterneti her türlü firmanın nasıl kullanabileceğini gösteren bir örnek olduğu için, Şam Ticaret'in interneti nasıl kullandığı üzerine bir söyleşi yaptık!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İnterneti her türlü firmanın nasıl kullanabileceğini gösteren bir örnek olduğu için, özellikle Google Adwords kullanımı ile ilgili Şam Ticaret ile bir söyleşi yaptık!</strong><br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Merhaba Bekir Bey, <a href="http://www.mecidiyekoyanahtar.com" target="_blank">Mecidiyekoyanahtar.com</a>&#8216;dan kısaca bahseder misiniz? </strong></p>
<p>Mecidiyekoyanahtar.com anahtarcılık konusunda bölgesel hizmet verebilmek amacıyla tamamen kendim tarafından yapılmış bir sitedir. Bu site biraz daha anahtarcılık mesleğini iyi yapmamıza vesile oldu. Bize mesleki yönden oldukça katkıları oldu. Şu an bunun haricinde 5 adet site ile daha internet yatırımlarına devam etmekteyiz.</p>
<p><strong>Yaklaşık 30 yıldır Şam Anahtar olarak mecidiyeköyde hizmet veriyorsunuz, zaten halihazırda müşterileriniz vardı, Mecidiyekoyanahtar.com&#8217;un çıkıs noktası neden gerek duydunuz?</strong></p>
<p>Ne kadar fazla müşterimiz olursa olsun, dükkanda vaktimiz her zaman oluyordu, internetin de ilerlediğini gördükten sonra ilk yaptığım iş bir laptop alıp internet sitelerini incelemek ve kendi sitemi yapmak için programlar aramak oldu. İlk başlarda yavaş bir ilerleme oldu fakat gün geçtikçe daha fazla verim almaya başladık. Bu sayede zamanın en iyi iletişim aracı olan internet bize iyi bir müşteri portföyü kazandırdı.</p>
<p><strong>Başlangıçta en çok zorlanacağınızı düşündüğünüz konu ne oldu? </strong></p>
<p>İnternet ortamının işleyişi ve getirisi hakkında yeterince bilgi sahibi olmamak ve yeterince vakit ayırıp ilgilenememek oldu.</p>
<p><strong>Sitenin ana gelir kaynağı nedir? İşlerinize yansıması ne düzeyde oldu?</strong></p>
<p>Direkt satış siteleri değil zaten elimizdekiler, müşterilerin bizi bulmasını sağlıyoruz ve telefon mail yoluyla sipariş alıyoruz. Bu sayede birçok kaliteli müşteri ile tanışmama vesile oldu.Amaç derseniz de çilingir hizmeti verebilmek ve kale kilit ürünlerini satabilmek.<br />
Tamamen kendi çabalarımla Google optimizasyonu ve adwords ile ilgili çalışmaları yapıp sitenin hitinin artmasını sağladım tabi halen daha çok eksiğim var ama zamanla eksikler kapanıyor. Şu an optimizasyonları iyi olduğu için 5 siteden sadece 1&#8242;i için google adwords&#8217;ü kullanıyorum.</p>
<p><strong>Rakip siteler ne durumda, onların ne tür artıları var?</strong></p>
<p>Biraz daha profesyonel düzeyde sayfa dizaynı olması en büyük artıları. Ama sektörün iş hacmini göz önünde bulundurunca çok da fazla etkisi olmuyor bu artılarının.</p>
<p><strong>Hedef pazarlarınız nereler? Sadece Mecidiyeköydeki müşterilere mi hizmet veriyorsunuz?</strong></p>
<p>Eskiden sadece mecidiyeköydeki müşterilere hizmet veriyorduk, ama internet sayesinde artık istanbulun heryerine hizmet veriyoruz, özellikle sarıyer neredeyse ana sahalarımızdan biri oldu.</p>
<p><strong>Son olarak Türkiye&#8217;deki firmaların interneti kendi işleri için kullanmaları konusunda ne tavsiye edersiniz?</strong></p>
<p>Internetten bu kadar verim alacağımı bilseydim çok daha önceden bu işin içine girmiş olurdu. O yüzden ne kadar Şiddet kelimesini sevmesemde her türlü firmanın interneti kullanmasını şiddetle tavsiye ediyorum.</p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/01/gencligin-internete-yansimasi/" rel="bookmark" class="crp_title">Gençliğin internete yansıması</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/01/google-turkiye-ile-turizm-uzerine/" rel="bookmark" class="crp_title">Google Türkiye ile turizm üzerine</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/12/internet-sitesi-ansiklopedisi-medyazorg/" rel="bookmark" class="crp_title">Internet Sitesi Ansiklopedisi: Sitelerhakkinda.com</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2009/02/her-kapiyi-acan-internet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>En iyi Teknoloji portalı: Chip Online</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2009/02/en-iyi-teknoloji-portali-chip-online/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2009/02/en-iyi-teknoloji-portali-chip-online/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Feb 2009 17:05:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Cihangir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[İçerik Üretimi]]></category>
		<category><![CDATA[Online Topluluk Yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[Portal]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=1083</guid>
		<description><![CDATA[CHIP Dergisinin geçen yıllarda online olarak yayına başladığı Türkiye'nin en kapsamlı teknoloji portalı Chip Online'ın GYY Cenk Tarhan ile Chip.com.tr'yi ve online dergileri konuştuk...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>CHIP Dergisinin geçen yıllarda online olarak yayına başladığı Türkiye&#8217;nin en kapsamlı teknoloji portalı Chip Online&#8217;ın GYY Cenk Tarhan ile Chip.com.tr&#8217;yi ve online dergileri konuştuk&#8230;</p>
<p><strong>Merhaba Cenk Bey, öncelikle bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?</strong></p>
<p>Bilgisayar dünyasındaki maceram 1990 yılında Pcworld ile başladı. Sırasıyla PC World, PC Magazine ve Windows &amp; .NET Magazine dergilerinde Genel Yayın Yönetmeni olarak çalıştım. 2007 yılı itibarı ile de kağıt yayıcılıktan çekilip online yayıncılığa yöneldim. Şu anda da CHIP Online Genel Yayın Yönetmenliğini yapıyorum.</p>
<p><strong>Chip Dergisi, Chip Online gibi bir oluşuma neden ihtiyaç duydu?</strong></p>
<p>Sorunun yanıtı aslında sorunun içinde saklı. Online yayıncılık gerçekten bir ihtiyaç. Klasik anlamda dergiciliğin altın dönemi geride kaldı ve artık son demlerini yaşıyor. Gelecek online yayınların olacak. Bu aşamada Türkiye&#8217;nin en iyi bilgisayar dergisi olan CHIP&#8217;in bir online oluşum içerisine girmesi kaçınılmazdı elbette.</p>
<p><strong>Peki genel anlamda Chip Online beklentileri ne düzeyde karşıladı?</strong></p>
<p>Ben ve ekibim, yılların getirdiği tecrübeyi kullanıp bunu online yayıncılığın doğasından gelen yeni kurallarla harmanlayarak klasik tabirle &#8220;az zamanda çok iş yaptık&#8221;. CHIP Online şu anda gerek devasa içeriği gerekse de trafik rakamları ile ana sayfasında yazan &#8220;Türkiye&#8217;nin en iyi teknoloji portalı&#8221; ifadesini tam anlamıyla hak ediyor.</p>
<p><strong>Chip Online&#8217;ın bu tür bir etki bırakacağını ve şu andaki durumuna gelmesini neye bağlıyorsunuz?</strong></p>
<p>Elbette profesyonellik. Ne iş yaparsanız yapın, başarılı olmak için profesyonel olarak çalışmalı ve bu oyunun kurallarını çok iyi bilip ona göre hareket etmelisiniz. Ancak bu şekilde büyüyüp, belli bir süre sonra, örneğin bizim şu anda yaptığımız gibi, en büyük oyunculardan biri olursanız kuralları değiştirip kendi kurallarınızı koyabilirsiniz. CHIP Online her gün kendini yayınlayan bir online yayın ve internet üzerindeki yayınlarda rastlanan her türlü yeniliği CHIP Online&#8217;da bulabilirsiniz.</p>
<p><strong>Chip Dergisinde bir süre çalıştınız, sizce Chip Dergisi ile Chip Online arasında ne tür benzerlikler ve ayrımlar var?</strong></p>
<p>Elbette benzer konuları yazıyoruz, benzer kaynaklarda besleniyor ancak CHIP Online günlük, hatta saatlik güncellenen bir online yayın olduğu için içerik miktarı anlamında çok büyük farklar var. Sadece internet üzerinde yapılabilecek bazı operasyonlar da cabası. Çok büyük farklar var elbette, ama tek bir benzerlik var. O da CHIP ve CHIP Online  ekibi Türkiye&#8217;nin alanında en iddialı, en profesyonel ve en iyi ekibidir. Nokta&#8230;</p>
<p><strong>Chip Dergisinde belirli bir içerik üretiliyor ama Chip Online&#8217;da sürekli bir içerik oluşturulması gerekiyor, bu durumu nasıl aştınız? Ziyaretçilerin buradaki payı ne durumda?</strong></p>
<p>Ziyaretçilerimizin özellikle okur haberleri, uzmanına sorun ve forum bölümünde azmsanmayacak katkıları var. Yorum, öneri ve eleştirileri de bize ışık tutuyor. İçerik zenginliğini üst seviyede tutabilmek için kalabalık bir ekiple çalışıyoruz elbette. Sayılar sürekli oynuyor ama &#8220;core component&#8221; olarak altı kişiyiz şu anda.</p>
<p><strong>Bu tür online oluşumlar her türlü süreli yayın için gerekli mi? Yoksa sadece teknoloji dergileri mi?</strong></p>
<p>Tüm süreli yayınlar için gerekli ve atlamayanlar bir an önce internet trenine atlamalılar. Aksi takdirde beş yıl içerisinde atlayacak tren de bulamayacaklar bence.</p>
<p><strong>Diğer dergilerle internet ortamında rekabet nasıl? Ve Chip Online&#8217;ın artıları neler?</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;deki diğer dergilerin internet operasyonları çok zayıf, gerekli ilgiyi göstermediklerini düşünüyorum. Bir tek yine bizim yayın grubumuzca yayımlanan ve yine Türkiye&#8217;nin en çok satan 2. Bilgisayar dergisi olan PCNET&#8217;in kayda değer bir online oluşumu var.</p>
<p><strong>Chip Online ile ilgili altını çizmek istediğiniz bir konu var mı?</strong></p>
<p>CHIP Online sürekli güncellenen bir yayın. Ziyaretçilerimize önerilerimiz sitemizi sık aralıklarla ziyaret etmeleri ve hiçbir güncel gelişmeyi kaçırmamaları. Elbette yorum, eleştiri ve önerileri ile bizi sürekli istim üzerinde tutmayı da unutmamalarını istiyorum&#8230;</p>
<p>Son olarak Türkiye&#8217;deki web girişimcilerine ne tavsiye edersin?</p>
<p>Güzel bir fikir bulun ve hemen uygulamaya koyun. Üzerinde titizlikle uğraşın. Unutmayın, akşamdan sabaha başarılı olmak gibi bir şey yok internet dünyasında. Ancak bir kere tutturursanız da sizi kimse tutamaz. Deneyin, yanılın, tekrar deneyin. Denemekten korkmayın. Unutmayın, Edison ampulde kullandığı doğru flamanı bulabilmek için binlerce deneme yapmış ve sonunda ampulü çalışırken bu denemeleri &#8220;başarıya giden yoldaki en önemli kilometre taşları&#8221; olarak nitelendirmiştir. Bir de elbette bizim yaptığımızı yapın, ziyaretçilerinizin fikirlerini alın ve onların önerilerini mutlaka önemseyin. Onların tek tek size değer vermesi için sizin onlara toplu olarak değer vermeniz gerekli nitekim&#8230;</p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/11/odeyememe/" rel="bookmark" class="crp_title">Öde(ye)me(me)</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/12/internet-sitesi-ansiklopedisi-medyazorg/" rel="bookmark" class="crp_title">Internet Sitesi Ansiklopedisi: Sitelerhakkinda.com</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/12/yogurtistan/" rel="bookmark" class="crp_title">Sıradışı Bir Fikir Nasıl Gerçeğe Dönüşür?</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2009/02/en-iyi-teknoloji-portali-chip-online/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erhan Erdoğan ve Evangelism</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2009/02/erhan-erdogan-ve-evangelism/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2009/02/erhan-erdogan-ve-evangelism/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Feb 2009 17:05:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Cihangir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[Online Topluluk Yönetimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=1055</guid>
		<description><![CDATA[Doğduğum gün beni tanımlamak için bana verilen bu isim binlerce kişinin belki de yıllarca takip edeceği bir marka haline geliyor - çok sevilen bir köşe yazarı hatta çok okunan bir dergi gibi akılda kalıyor. İşim kısaca "bilgi pazarlamak"]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Biraz kendinden bahseder misin?</strong></p>
<p>Markamın adı &#8220;Erhan Erdoğan&#8221;. Doğduğum gün beni tanımlamak için bana verilen bu isim binlerce kişinin belki de yıllarca takip edeceği bir marka haline geliyor &#8211; çok sevilen bir köşe yazarı hatta çok okunan bir dergi gibi akılda kalıyor. İşim kısaca &#8220;bilgi pazarlamak&#8221;.</p>
<p>Web trendleri birçoğu için Rubik Küpü kadar çözülmesi zor ve bir o kadar da çekici gelirken, ben sanki bir TV serisini izliyormuş gibi bir sonraki bölümde karşıma neler çıkacağını öngörebiliyorum.</p>
<p>Günümüzde Amerika&#8217;daki ve yavaş yavaş da Avrupa&#8217;daki milyar dolarlık değer üreten şirketlerin sunduğu servislerin gelişim sürecini takip etmek, yaratıcılarını ve yatırımcılarını daha yakından tanıma fırsatı bulmak gerçekten heyecan verici.</p>
<p>Bugün Türkiye&#8217;de gözlerimizin önünde şekillenen &#8220;yeni medya&#8221; sektörünün, fark yaratan isimlerinden biri olmak bir çoğumuzun farkında olmadığı büyük bir sorumluluğu da beraberinde getiriyor.</p>
<p>İleride bir gün, pastanın ne kadar büyüdüğü fark edildiğinde, yepyeni yüzler bilgi kirliliği içinde debelenmeye başladığında -bizim yaşadığımız sürecin aksine- benim onlara söyleyebilecek birkaç çift sözüm olacak.</p>
<p><strong>Şu an neler yapıyorsun?</strong></p>
<p>Yaklaşık 1 yıldır Türkiye&#8217;nin en popüler web 2.0 blogu olan Webrazzi&#8217;de sektörü takip eden yazılar ve analizler yazıyorum. Bunu pekiştirmek için kullandığım global sosyal medya araçları sayesinde de odaklı binlerce yabancıyı yakından takip etme şansım oldu.</p>
<p>1 Kasım&#8217;da da Avrupa&#8217;nın lider sosyal medya platformu ve servis sağlayıcısı olan sevenload&#8217;un Türkiye operasyonunda Proje Müdürü ve Evangelist olarak çalışmaya başladım.</p>
<p><strong>Peki Evangelist Nedir?<br />
</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Evangelist yaygın anlamı olan din misyonerliğinin iş hayatına uyarlanmış hali. Temsil ettiği ürünün ya da teknolojinin kullanım biçimlerini kişilerle ve kurumlarla paylaşmak için özelleşmiş görev yapan sosyal medya uzmanlarının aldığı başlık da Evangelist.</p>
<p>Bunu günümüz şartlarında sosyal medya araçlarını kullanarak, geleneksel medyada yer alarak, ilgili makaleler yazarak, konferanslarda konuşmacı olarak, etkinliklerde yer alarak ya da örnek projeler yaratarak gerçekleştiriyorlar.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Biraz da Sevenload&#8217;dan bahseder misin?</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>sevenload resmi olarak 2006 yılında Almanya merkezli kurulan bir Internet şirketi. Video servis sağlayıcısı olarak başlayan startup, kendi alanlarında uzman olan şirketlerden aldığı yatırımlarla Avrupa&#8217;nın en çok yatırım alan startup&#8217;ı ünvanına sahip olmuş.</p>
<p>Özet olarak; sevenload kendisini bir medya işletmesi olarak görüyor ve pazardaki yerini <a href="http://corporate.sevenload.com.tr/das-unternehmen/crossmedia/">çapraz medyasal pazarlama</a> ve video teknolojileri sunan bir firma olarak almakta.</p>
<p>B2B satış da yapan sevenload&#8217;un global müşterileri arasında BMW, Nokia, Sony ve Universal Music gibi firmalar bulunuyor. Ayrıca; API&#8217;lerimizden yararlanmak isteyen startup&#8217;ların kendi geliştirme ekiplerini oluşturmalarına gerek kalmaksızın video yükleme, kayıt + video oynatıcı ve video oynatıcı dağıtım teknolojilerini kullanabilmelerini sağlıyoruz.</p>
<p>Modern Internet televizyonculuğuna ve kullanıcının ürettiği içeriklere video teknolojisi sunarken aynı zamanda tam bir sosyal medya platformu olmak için; video ile birlikte kullanıcı profillerini, fotoğrafları ve interaktif yayın formatlarını içinde bulundurarak faaliyet göstermeyi sürdürüyoruz.</p>
<p>Bu sırada sevenload teknolojisini yeniliyor ve her zaman trendin bir adım önünde yer almayı hedefliyor. Aldığımız bu yatırımlar gün geçtikçe yeni bir ürünle somut yeni değerler haline geliyorlar. Bunlar arasında yüksek çözünürlük(HD), mobil ürünler ve AR-GE&#8217;si devam eden daha birçok özgün teknoloji de yer alıyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Global video pazarı + Türkiye video pazarı</strong></p>
<p>Online video izleme alışkanlıkları son dönemlerde çok büyük bir tırmanışta. Amerika&#8217;da 2007 Kasım ayı ile 2008 Kasım ayı arasındaki büyüme yüzde 34 ve bu büyüme ile 2008 Kasım ayında 12 milyar video izlenmiş, yine sadece Amerika&#8217;da 146 milyon farklı kişiye ulaşılmış.</p>
<p>Bu sayılar Avrupa ülkelerinde de yine yüksek seviyelerde. Aynı şekilde Türk kullanıcısının da online videoya olan ilgisi benzer eğilimler gösteriyor. Biz de izlemeyi seviyoruz ve alışkanlıklarımızı bu yönde değiştirmeye devam edeceğiz.</p>
<p>Hulu gibi yükselişte olan profesyonel içerikli video startup&#8217;larına olan ilgiden de kolayca anlaşılacağı gibi webTV&#8217;ler geleceğin Internet sektörünün en büyük oyuncuları olacaklar.</p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de Sevenload adına neler yapıyorsunuz? </strong></p>
<p>2009 yılında güçlü içerik anlaşmaları yapan ve Türk Internet kullanıcısıyla daha çok iletişim halinde olan bir sevenload göreceğiz.</p>
<p>Değer üretmek ve büyük pastanın daha da büyümesini görmek istiyoruz. Hem kaliteli içerik sahiplerine, hem kullanıcıya hem de reklam verenlerimize kazandıracağımız çok şey var.</p>
<p>Gerçekleştirdiğimiz içerik anlaşmaları, hala hazırlıkları süren yayınlar ve ses getirecek yeni anlaşmalarla içerik yönünden güçlenirken; sektör ile paylaşacağımız enerjimizle de Türkiye&#8217;de ilham alınacak bir başarı öyküsü yaratmak istiyoruz.</p>
<p>Özgün iş modellerimiz sayesinde de sunabileceğimiz bir çok yenilik ve bol bol eğlence olacak.</p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/01/cercevesiz-video-sunumax/" rel="bookmark" class="crp_title">Çerçevesiz Video; Sunumax</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/09/webstar-turkiye-basliyor/" rel="bookmark" class="crp_title">Webstar Türkiye: Dijital İş ve Pazarlama fikirleri Yarışması</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/04/universiteli-ve-yeni-mezun-insan-kaynaklari-platformu/" rel="bookmark" class="crp_title">Üniversiteli ve yeni mezun insan kaynakları platformu!</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2009/02/erhan-erdogan-ve-evangelism/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

