Girişimciler, yolun başındayken büyüklerden gördüklerini değil, yeni düzenin gereklerini uygulamaya almalılar bence. Durum hala 2.0 iken artık paçaları sıvayıp dalmak lazım, yoksa bu farkı kapamak oldukça zor olabilir…
yatırımcıya gidilsin ya da gidilmesin, elde sermaye olsun ya da olmasın, eğer elinizde ciddi- bir plan varsa ve yarın nerede olacağınızı biliyorsanız, istediğinizi alabilirsiniz…
Türk e-ticaret sistemin yeterli büyüklükte olmadığını, şişirildiği aşikâr bir istatistikî veriye bakarak dahi söyleyebiliyoruz. Bu ayki konumuz e-ticaret sisteminin hacmini tartışmaktan ziyade, e-ticaret sisteminin en ağır ağabeylerinden biri olan B2C’lerin hem satıcı hem de tüketici gözündeki sorunlarını irdelemek olacak.
Bir aşkın oluşabilmesi için gerek şart olan koşullar ne ise, şirketine aşık olmasını sağlamak için şirketlerin hazırlaması gereken ortam ve koşullar da aynıdır. Birincisi, sizi beğenecek, aşık olacak doğru şahsiyeti bulmanız lazım. İkincisi, onu aşık edecek yaklaşım ve tavrı sergilemeniz lazım…
Geçtiğimiz günlerde yapılan bir organizasyonda, internet reklamcılığı konulu bir oturumda, bir marka (büyük bir banka) yöneticisi, eline geçen soru fırsatını şu cümleleri söyleyerek kullandı;
Etrafımda beni sevdiklerinden asla şüphe etmeyeceğim insanlar vardı. Fakat anladım ki, sevilmek ile anlaşılmak aynı şeyler değilmiş. Ben hayallerimin peşinden koşmaya çalışırken, beni, “otur oturduğun yerde, gül gibi işin var” diyerek durdurmaya çalıştı en sevdiklerim…
Web girişimleri, reel girişimler kadar verimli çalışma gerektirir, arasındaki fark sadece maliyettir. Bu sebeple web girişimleri reel girişimlere nazaran daha tercih edilebilir olmaktadır.
Her web girişiminin reklama ve tanıtıma ihtiyacı vardır. Arama motorları, sitenizin bilinirliğini arttıracak en önemli ve maliyetsiz yoldur. Sizin sunduğunuzu arayanların başvuracağı kaynaklarda yer edinmeniz için bu yazıyı mutlaka okumalısınız.
Cebit Bilişim Eureasia fuarında Etohum’un davetlisi olarak yaptığım “Bloglardan Para Kazanmanın 10 Yöntemi” sunumumun FriendFeed’deki paylaşımına gelen yorumlar, bloglardan para kazanmak konusunda Türk blogcuların yaşadığı sıkıntıları görmemi sağladı…
“Çevrimiçi olduğumuz anda başlayan ve çevrimdışı olmamızla etkisi kaybolmayan, çok amaçlı bir süreçtir e-marketing” diyerek başlıyorum yazıma…
Kağıdı kalemi elinize alın ve kendinize karşı samimi ve dürüst bir şekilde artılarınızı ve eksileriniz kağıda dökün. Mücadeleci misiniz, parayı yönetmeyi biliyor musunuz, riskleri analiz etmek konusunda başarılı mısınız?
Kriz konularıyla mideleri daha fazla bulandırmaya gerek olmadığını düşünerek farklı bir konuda yazmaya karar verdim. Konumuz: E-ticaret sitelerinde (şimdilik sadece B2C’ler) ödeme sistemlerine bakış.
Hani günlük yaşantımızda deriz ya “Şimdiki aklım olsaydı!”, bazen ben de Web Deneyimleri için bunu söylüyorum, şimdiki aklım olsaydı, Web Deneyimleri’nde şunu şöyle yapardım, şu konuda daha dikkatli olurdum, şu hataya düşmezdim vs…
Tamam “girişimcisiniz” ama en nihayetinde etten kemikten bir insansınız. İster zengin olun, ister milyonlarca dolar yatırım bulmuş olun, isterse bilmem kaç kişilik ekibiniz olsun. En başta kendinize sormanız gereken soru şudur; “kişisel marka duruşum nasıl?”
İnsanoğlu bu … Her gördüğü güzelin kendisinin olmasını ister. Hele erkek kesimi hiç güvenmeyeceksin, gördüğü her güzele ne gözle bakar belli değil. Peki ya girişimci?