<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Web Girişim &#187; İş Kurma</title>
	<atom:link href="http://www.webgirisim.com/tag/is-kurma/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.webgirisim.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 20 Jan 2012 21:36:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Müşterilerimizin yarısı doğu illerinden!</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2009/05/musterilerimizin-yarisi-dogu-illerinden/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2009/05/musterilerimizin-yarisi-dogu-illerinden/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 May 2009 12:27:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Soybelli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[E-Ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[İş Fikri]]></category>
		<category><![CDATA[İş Kurma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=1361</guid>
		<description><![CDATA[E-ticaret bir çok kişi ve firmanın heveslenip başladığı ama sonrasında aslında her iş kadar zor olduğunu geç de farkettiği bir alan... Niş olabilmek ve kendini farklılaştırmak konusunda bir çok şey konuşuluyor, bu açıdan biz de İçki Dükkanı'ndan Gökhan MERİÇ ile yeni projeleri İçki Dükkanı'nı konuştuk...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>E-ticaret</strong> bir çok kişi ve firmanın büyük ümitlerle başladığı ama sonrasında aslında her iş kadar zor olduğunu geç de farkettiği bir alan&#8230; Niş olabilmek ve kendini farklılaştırmak konusunda bir çok şey konuşuluyor, bu açıdan biz de <a href="http://www.ickidukkani.com" target="_blank">İçki Dükkanı</a>&#8216;ndan <strong>Gökhan MERİÇ</strong> ile yeni projeleri<strong> İçki Dükkanı</strong>&#8216;nı konuştuk&#8230;</p>
<p><strong><img class="alignleft size-full wp-image-1363" style="border: 1px solid black; margin: 1px;" title="ickidukkanilogo" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/05/ickidukkanilogo.png" alt="ickidukkanilogo" width="155" height="155" />-İckidukkani.com girişiminde bulunduktan sonra nasıl bir yol izlediniz ?</strong></p>
<p>Öncelikle proje değerlendirmesini yaparken gördük ki içki dükkanı tarzında siteler zaten mevcut, yola başlarken tasarımdan tutun, ürün gamı ve alt yapı konusunda çok tartıştık. İçki dükkanı şuanda Buşuo gibi başarılı bir e-ticaret uygulamasıyla aynı %100 güvenli altyapıyı kullanmakta. İçki dükkanı ödeme altyapısı olarak da 3d secure ödeme seçeneği ve rapid ssl şifreleme ile güvenle alışveriş yapılabilir bir altyapıya sahiptir.Bunun yanında iphone ve benzeri yeni nesil mobile teknolojiler üzerinde ar-ge çalışmaları yapmaktayız.<strong></strong></p>
<p><strong><br />
-Projeyi hayata geçirmek konusunda ne tür zorluklar yaşadınız ?</strong></p>
<p>Projeyi hayata geçirirken ilk engeli kargo ve kargo firmaları ile yaşadık.Deneyimlerimiz doğrultusunda özel kutulama ve muhafaza kolileri yaptırmak zorunda kaldık.Kargo firması bazlı problemleri de yaşamadık değil.Bunun haricinde pek bir sıkıntı yaşadığımızı söyleyemeyiz.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>-Müşterilerinizin size tepkileri ne yönde oldu ?</strong></p>
<p>Müşterilerimizin çoğunun tepkisi olumlu yönde.Özellikle müşterilerimizin özel günleri için olan siparişlerini, zamanında ve  yerine teslim ettiğimizden dolayı müşterilerimizden olumlu yönde tepkiler almaktayız.Çok ilgi çekicidir ki siparişlerimizin %50&#8242;si kadarı genelde doğu illerini içermekte. Bu kesim genelde memur ve eğitim düzeyi yüksek kişiler. Bulundukları coğrafyada bu ürünleri bulamadıklarından dolayı veya bulsalar bile yöre insanının tepkisinin ne olacağını bilemediklerinden dolayı bu ürünleri açık bir şekilde satın almaktan çekiniyorlar bu yüzden içki dükkanından almayı tercih ediyorlar. Buda bize olumlu yönde dönen müşteri tepkilerinden biri.</p>
<p><strong><br />
-Şimdiye kadar internetten içki satan siteler 1-2 adet var. E-ticarette kendi sektörünüzde boşluğu doldurduğunuza inanıyor musunuz ?</strong></p>
<p>Kesinlikle doldurduğumuzu düşünüyoruz, şöyle düşününki bir site içinde her şeyi barındırıyor ve sadece internet odaklı çalışıyor.Biz bu yönde ilerlemeyi seçtik ve yatırımlarımız bu yönde .İçki dükkanı olarak bunu bir yan veya ek gelir olarak değil iş olarak benimsemekteyiz.Buda bu konudaki ciddiyetimizin göstergesidir.Ürün gamı olarak bir çok rakibimizi bünyemizde birleştirmiş konumda görünmekteyiz, buda bize göre sektördeki boşluğu doldurur konumdayız gibi göstermekte.</p>
<p><strong><br />
-Kendinizi rakiplerinizden farklı görüyor musunuz ? Görüyorsanız size göre ne gibi farklarınız var ?</strong></p>
<p>Ürün gamı olarak rakiplerimizden farklı bir yapıya sahibiz, tanınmış ağır alkol  ve şarap üreticilerini bir arada bulunduran, bunun yanında butik şarap üretiminde bulunan türk üreticilerini de destekleyen, dünyaya ve Türkiye&#8217;ye duyuran bir yapıya sahibiz.Son zamanlarda uyguladığımız gurmelere özel dünya tatları ürünlerimizin bizden sonra başka rakiplerimiz tarafından uygulandığını görmekte sevindirici.İçki dükkanı rakiplerinden farklı olarak bir market bir tekel bayii veya bir alkol odaklı dükkan üzerine yan gelir sağlamak amaçlı kurulmamıştır.Tüm satışlarını tamamen internet üzerinden,  kendi stoklarından geçekleştirmek üzere oluşturulmuş ve bu yönde yatırımlarına devam eden bir projedir ve bu yönden de kendimizi farklı görüyoruz. Amacımız fark yaratmak ve en kaliteli hizmeti müşterilerimize sunmak.</p>
<p><strong></strong></p>
<div id="attachment_1362" class="wp-caption aligncenter" style="width: 605px"><strong><strong><img class="size-full wp-image-1362" title="ickidukkani" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/05/ickidukkani.png" alt="www.ickidukkani.com" width="595" height="336" /></strong></strong><p class="wp-caption-text">www.ickidukkani.com</p></div>
<p><strong>-Yeni girişimde bulunmak isteyen arkadaşlara ne gibi önerileriniz var ? </strong></p>
<p>Yeni girişimde bulunmak isteyen arkadaşlarımıza projeleri konusunda cesur ve çalışkan olmalarını öneririm, tabiî ki de tek başına bunlar yetersiz, bunun yanında pazar-rakip araştırmasını iyi yapmalı, gerçekleştirmek istedikleri proje konusunda gerekli teknik alt yapıya sahip olmalılar, özellikle bu çok önemli. Albert Einstein bir sözünü paylaşmak istiyorum ; &#8221; Hayal gücü, bilgiden daha önemlidir&#8221;. Birçok kişi bu sözü yanlış yorumlamaktadır, bilgi tabiî ki de önemlidir fakat aklımızı serbest kılıp hayal gücümüz ile bildiklerimizi birleştirerek yorumlamak daha önemlidir.Özellikle girişimci genç arkadaşlarımıza bildikleri doğru bilgiler doğrultusunda hayal güçlerini zorlamalarını tavsiye ederim&#8230;</p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/05/e-ticarette-musteri-iliskileri/" rel="bookmark" class="crp_title">E-ticarette müşteri ilişkileri</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/02/her-kapiyi-acan-internet/" rel="bookmark" class="crp_title">Her kapıyı açan internet!</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/01/cercevesiz-video-sunumax/" rel="bookmark" class="crp_title">Çerçevesiz Video; Sunumax</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2009/05/musterilerimizin-yarisi-dogu-illerinden/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Girişimci dediğin&#8230;!</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2009/03/girisimci-dedigin/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2009/03/girisimci-dedigin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Mar 2009 17:05:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Cihangir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[İş Kurma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=1175</guid>
		<description><![CDATA[Tek dersi kalıp, hocasından yalvar yakar geçer notu alan yada hiç bir fırsatı kaçırmadan vapurda, otobüste yada barda paylanıp rezil olma pahasına içindeki hisleri canlandıran kız ile tanışmaya atılan gence ne demeli? :)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Girişimci dendiğinde aklımıza kendi işinin kurmuş, yeni girişimlerde bulunmaya açık bir karakter geliyor.  Bu tanım bazen yerinde bir açıklama olsa da kelimenin anlamını karşılamadağı için doğru dememiz yersiz olur. Girişimci; her hangi bir konuda her hangi bir şeye teşebbüs eden kişidir, yani bu ister kız-erkek ilişkileri konusunda olsun, ister kendi işini kurma amaçlı olsun, ister bir kursa başlamak olsun, isterse de Brad Pitt&#8217;den imza almak olsun&#8230;</p>
<p>Farkettiğiniz gibi ne kadar alakasız konular olsa da yukarıdaki örneklerin her biri az ya da çok cesaret isteyen aynı zamanda da yaptığınız takdirde risk aldığınız olaylardır. Birşeylere başlamanın yanı sıra anlık olarak yapılan teşebbüsleri de kapsamaktadır.</p>
<p>Girişimcinin hep şirket kuran kişi olarak tanımlanmasından sıkıldım herhalde ki, başta böyle sıkıcı bir tanım yapma gereği duydum. Bu tanıma göre baktığınızda da göreceksiniz ki bütün herkesin girişimcilik damarı vardır, herkesin farklı konularda yetenekleri olduğu gibi herkesin de farklı şekillerde girişimci olma özelliği vardır.</p>
<p><strong>Nasıl yani? </strong><br />
Bazı kişiler bilmedikleri bir sektörde bile bir fırsat gördüklerinde anında gerekli kişileri bulup, iş modelini kurup, girişimde bulunabilirken, bazıları ise bilmediği hiç bir işe bulaşmaz ama kendi uzmanlıklarında ise hiçbir fırsatı kaçırmazlar. Diğer tarafta Şirket içi girişimciler vardır ki genelde bu tür girişimciler yaratıcı ve risk alabilir olmalarının yanı sıra kendilerine verilen sorumluluğun çok daha üstünde çalışmalar yapabilirler -tabi bunun için sevilecek bir şirket ve üstler gerekir o ayrı-. Tek dersi kalıp, hocasından yalvar yakar geçer notu alan yada hiç bir fırsatı kaçırmadan vapurda, otobüste yada barda paylanıp rezil olma pahasına içindeki hisleri canlandıran kız ile tanışmaya atılan gence ne demeli? <img src='http://www.webgirisim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>Peki girişimcilerdeki ortak noktalar neler? </strong></p>
<p><strong>Risk almak:</strong> Girişimcilerin hepsinde bulunan bir özellik. Ne kadar hayatımızın her aşamasında risk alabiliyor olsak da, girişimciler için risksiz bir iş abesle iştigal görünüyor&#8230;<br />
Örnek: Sınıfta kolay sorulara parmak kaldırmazken en zor soruları çözmek için tahtaya kalkan, şov ve rezalet arasında gidip gelen öğrenci</p>
<p><strong>Sıradan olmamak:</strong> Cesur bir şekilde risk alarak yaptıkları şeyleri zevkle yapıyor ve kendilerini diğerlerinden ayırdıklarını düşünüyorlar.<br />
Örnek: Şirket içerisinde bütün takım arkadaşları sadece ona biçilmiş rolü oynarken, şirkette gördüğü bir eksik ile ilgili hiç bir görev verilmemesine rağmen çalışma yapıp üstlerine götüren ve gerektiğinde ürettiği proje için sorumluluk alan çalışan</p>
<p><strong>Sosyal olmak:</strong> Genellikle girişimcilerin çoğu sosyal ortamlarda da bu özelliklerini sürdürür ve bulundukları ortamda farkedilirler.</p>
<p><strong>Yanlız olmak:</strong> Girişimciler çoğu zaman kendi başlarına farklı hissetmelerinden ötürü ve diğer taraftan yaptıkları işlere hayranlıklarından ötürü diğer insanlarla ne kadar iletişim içerisinde kalsalar da, hayalleri ve şartları kendilerine özgü olduğundan bunları paylaşmak istese de anlamsız olduğunu düşünerek bir çok şeyi kendi başına halletmeye çalışır. Bu ne kadar kimseye minnet etmemek gibi güzel bir durum ortaya çıkarsa da, yer yer &#8220;her şeyi bilen&#8221; girişimci çalışanların her yaptığına karışarak onları kötü yönde etkileyebilir.</p>
<p>Bu listeyi uzatabiliriz ama en çok rastladığım özellikleri burada sıralamak istedim, sonuçta;<br />
-Ne işle uğraşıyorsun?<br />
-Girişimciyim!<br />
şeklinde kullanılacak bir meslek değildir girişimcilik, herkesin kendine has özellikleri vardır ve herkes bir bakıma girişimcidir, bu yüzden uzman olunan konunun üzerine girişimci olduğunuz alanı eklediğinizde en sağlıklı sonuçlar çıkacaktır&#8230;</p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/01/calisan-20-sirket-20/" rel="bookmark" class="crp_title">İşletme Yönetimi: Çalışan 2.0 > Şirket 2.0</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/03/bir-girisim-olarak-etohum/" rel="bookmark" class="crp_title">Bir girişim olarak eTohum</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/10/girisimciler-once-kisisel-markanizi-kesfedin/" rel="bookmark" class="crp_title">Girişimciler, önce kişisel markanızı keşfedin!</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2009/03/girisimci-dedigin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alan Adı Alırken Dikkat Edilmesi Gereken Konular</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2009/02/alan-adi-alirken-dikkat-edilmesi-gereken-konular/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2009/02/alan-adi-alirken-dikkat-edilmesi-gereken-konular/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2009 17:05:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ceyda Cimilli Akaydn</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[bilişim hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[İş Kurma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=1097</guid>
		<description><![CDATA[Alan adları internetin hayatımızın her alanına girmesinin ardından şirketlerin varlıklarının önemli bir kısmını oluşturmaya başladılar. Peki alan adlarının hukuki açıdan ne tür sorumlulukları ve gereksinimleri var?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Alan adları internetin hayatımızın her alanına girmesinin ardından şirketlerin varlıklarının önemli bir kısmını oluşturmaya başladılar. Klasik yöntemlerle çalışan pek çok şirket internet siteleri aracılığı ile internet ortamında da var olamaya çalıştığı gibi, sadece sanal ortamda faaliyet gösteren birçok önemli şirket de ticari hayata atıldı. Dolayısıyla şirketlerin internet adresleri de gün geçtikçe önem kazanmaya başladı.</p>
<p>Temel faaliyetlerini internet üzerinden geçekleştiren birçok şirket için alan adına ilişkin bir sorun yaşanması faaliyetlerinin durma noktasına gelmesi anlamını taşıyor. İnternet üzerinde satış veya pazarlama faaliyeti olmayan şirketler için bile alan adlarının tescil edilememesi veya tescilin iptal edilmesi önemli sorunlara yol açıyor. Bu nedenle alan adlarını alırken başvuruların dikkatli yapılması ve verilen bilgilerin gerçeğe uygun olması ileride ortaya çıkabilecek pek çok sorunu engelliyor.</p>
<p>Bu konuda en yaygın yanılgı gTLD (generik top level domains) olarak adlandırılan ve ülke son eki içermeyen, .com, .net, .org gibi alan adlarının tescili için herhangi bir hak sahipliğinin aranmıyor olduğu düşüncesidir. Bu yanılgının kaynağı, başvuruların internet ortamında bir form doldurularak yapılması ve başvuru formunda verilen bilgilerin gerçekliğinin alan adı tescili sırasında kontrol edilmiyor olmasıdır. Ancak göz ardı edilen nokta hak sahipliğine ilişkin belge istenmiyor olmasına rağmen başvuru yapanın başvurusu sırasında sunmuş olduğu bilgilerle bağlı olduğudur. Bu nedenle başvuru sırasında belirtilmeyen her türlü bilgi ileride bir sorun yaşandığında kullanılamayacak veya hak sahipliğinin ispatlaması için ciddi çalışmalar yapılması gerekecektir.</p>
<p>Yaşanabilecek sorunları görebilmek için öncelikle gTL alan adlarından kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yollarını kısaca incelemek gerekir:<br />
Alan adlarından kaynaklanan şikayetler (örneğin bir şirketin markanızı veya ürününüzün adını alan adı olarak tescil ettirdiği veya rakibinizin alan adınıza çok benzer bir alan adı tescil ettirdiği gibi) adlarının dünya çapındaki organizasyonu ve dağıtılmasını üstlenmiş kurum olan ICANN (Internet Corporation for Assigned Names and Numbers) tarafından belirlenmiş olan 4 hakem kurumdan birisine iletilmelidir. Bu kurumlardan en bilineni ve en çok sayıda uyuşmazlığı çözümlemiş olanı WIPO (World Intellectual Property Organisation/ Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü) dür. Örgüt internet ortamında kendisine iletilen şikayetleri öncelikle şikayet edilen tarafın da görüş ve savunmasını alarak çözüme ulaştırmaktadır. Uyuşmazlık çözüm prosedürünün büyük bir bölümü on-line ortamda gerçekleşmektedir. Bu işlemler sırasında alan adı sahibinin tescil sırasında vermiş olduğu iletişim bilgileri kullanılmaktadır. Dolayısıyla tescil başvurusunda adresini veya e-posta adresini tam ve doğru olarak vermemiş olan veya şirket adına yapılan tescillerde iletişim adresi olarak şirket yetkilisi yerine o anda tescili yapmakta olan kişi veya kurumu belirten kişi veya şirketler, kendileri aleyhine yapılan başvurulardan habersiz kalacaklarından savunma haklarını kullanamayacaklardır. Hakemin vereceği karar doğrudan ICANN tarafından uygulanacağından, alan adı sahibinin değil savunma yapmak, kendisi hakkında yürütülen işlemlerden haberi bile olmayacaktır. Alan adının kendisinden alınıp bir başkasına transfer edilmiş olduğunu internet sitesine girmeye çalışınca bir başka firmanın sitesini görerek anlaması işten değildir ve maalesef bu durumda karar kesinleşmiş olduğundan yapılacak bir şey kalmamıştır.</p>
<p>Hakkında yapılan şikayetten haberdar olabilenlerin bile bazen çok fazla savunma imkanı olmamaktadır. Çünkü bu alan adlarına ilişkin uyuşmazlıkların çözümü UDRP (uniform domainname  dispute resolution policy) adı verilen yeknesak uyuşmazlık çözüm kuralları çerçevesinde yapılır. Bu kurallar alan adlarının dünya çapındaki organizasyonu ve dağıtılmasını üstlenmiş kurum olan ICANN (Internet Corporation for Assigned Names and Numbers) tarafından belirlenmiştir. Bu kurallar uyarınca, bir alan adının tescilinin iptalini isteyen kişi ya da kurumun aşağıdaki üç hususu birden ispat etmesi gerekir:</p>
<p>a)Alan adının markası ile aynı veya karışıklığa yol açacak şekilde benzer olduğunu,<br />
b)Alan adını tescil ettiren kişi veya kurumun alan adını kullanmak için hiçbir haklı gerekçesi olmadığını<br />
c)Alan adının kötü niyetli olarak tescil ettirildiğini.</p>
<p>Alan adının tescil ettiren kişi tarafından kullanılması için haklı bir gerekçe olup olmadığı tescil ettiren kurumun tescil işlemleri sırasında vermiş olduğu bilgilere bakarak belirlenecektir. Tescil aşamasında gerçek isminizi veya şirketinizin ismini vermemiş olmanız durumunda b) ve c) şıklarının aksini ispat etmeniz çok mümkün olmayacaktır.</p>
<p>Olayı yaşanmış bir örnek üzerinden incelemek gerekirse. www.aidatours.net adresi bir Türk şirket adına tescil edilmiştir. Tescili şirketin bilgi işlem faaliyetlerini şirket dışından yürütmekte olan bir danışman yaptırmış ve alan adı sahibi hanesine kendi adını ve adresini yazmıştır. Aida Crouses Germany adlı şirket bu alan adının iptali için hakem olarak WIPO&#8217;ya başvurmuş ve gerekçe olarak da alan adının kendi markası ile aynı olduğunu, tescil ettiren kişinin bir şahıs olduğunu ve alan adını kullanmak için hiçbir haklı nedeni olmadığını ve dolayısı ile kötü niyetle tescil ettirmiş olduğunu ileri sürmüştür.<br />
Neyse ki danışman tescil başvurusunda kullanmakta olduğu bir e-posta adresini vermiş olduğundan şikayetten zamanında haberdar olunabilmiştir. Ancak yaşanan sorun danışmana karşı yapılmış olan şikayete şirket olarak müdahale edebilmek olmuştur. Hakem haklı olarak savunmayı alan adının sahibi olarak görünen danışmandan istemiştir ve şirket alan adı sahibinin danışmanı olduğunu ve alan adının hataen kendisi değil de danışmanı adına tescil edildiğini ispatlamak zorunda kalmıştır. Bu örnek Türk şirketin savunmasının haklı bulunması ile alan adının bu şirkette kalmaya devam etmesi kararıyla sonuçlanmıştır. Ancak tescilin şirket adına yapılmış olduğunun ve iyi niyetin ispatı çok zahmetli bir süreç olmuştur. Bu örneğin yanında maalesef hakkında yürütülen şikayet incelemesinden ancak karar verilip alan adının iptali üzerine haberdar olan veya tescilde kullanılan isimle gerçek kullanıcı şirket arasındaki bağlantıyı ispatlayamayan ve alan adını kaybeden birçok şirket vardır.</p>
<p>Bu nedenle alan adı tescili sırasında belge talep edilmemesine rağmen bunun alan adının tescili için hiçbir haklı neden aranmadığı şeklinde yorumlanmaması ve tescil sırasında verilen iletişim bilgilerinin doğru ve tam olması, şirket adına yapılan başvurularda aracı kişi veya kurumun değil şirketin adının ve iletişim bilgilerinin kullanılması gerekmektedir.</p>
<p>Ayrıca burada verilen bilgilerin olası bir uyuşmazlık çözüm prosedürü sırasında belgelenerek ispatlanması gerektiği de akılda tutulmalı ve başvuru sırasında verilen bilgilerin ispatlanabilir olmasına dikkat edilmeli, örneğin var olmayan bir şirket veya kişi adına veya alınmamış bir marka belgesine dayanılarak başvuru yapılmamalıdır.</p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/12/internette-musteri-sadakati-ve-crm-2/" rel="bookmark" class="crp_title">Internette Müşteri Sadakati ve CRM (2)</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/03/girisimci-dedigin/" rel="bookmark" class="crp_title">Girişimci dediğin&#8230;!</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/11/internet-oyunu-ve-oyuncularina-genel-bir-bakis/" rel="bookmark" class="crp_title">Internet Oyunu ve Oyuncularına Genel Bir Bakış</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2009/02/alan-adi-alirken-dikkat-edilmesi-gereken-konular/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deveye hendek atlatmak – Crossing the Chasm</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2009/02/deveye-hendek-atlatmak-%e2%80%93-crossing-the-chasm/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2009/02/deveye-hendek-atlatmak-%e2%80%93-crossing-the-chasm/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Feb 2009 17:05:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ersan Bilik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[İş Kurma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=1036</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazıda crossing the chasm teorisini inceleyip, gerçekler ile hayaller arasında tutunmanın ne olduğunu, neden teknoloji şirketlerinin hendeği atlamaya çalışırken düşüp öldüğünü bir girişimci gözü ile gözlemleyelim...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/01/arabian-camel.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1037" style="border: 2px solid black; margin: 2px;" title="arabian-camel" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/01/arabian-camel.jpg" alt="" width="304" height="229" /></a>Gerçeği bilmek ister misin ? Hiçbir şeysin. Kimsenin umrunda değilsin. Projelerin, fikirlerin, hayallerin, ürünün ve evet, SEN ! Umrumuzda değilsin ! Ne kadar uğraşırsan uğraş, ne kadar zorlarsan zorla OLMAYACAK ! Ağzınla kuş tutsan bile, BAŞARAMAYACAKSIN !</p>
<p>Hala okumaya devam ediyor musun ? Yani hala bir umudun var? Yukarda yazılanları okuduktan sonra tepkin &#8220;si&#8230;r be sen kimsin ki&#8221; oldu ise eğer, güzel. Bir adım daha yaklaştın. Ama unutma, hala hiçbir şeysin. Önünde ise başarmak için önemli bir problem var. <strong>Deveye hendek atlatmak.</strong></p>
<p>Peki nedir crossing the chasm ? Bu yazıda crossing the chasm teorisini inceleyip, gerçekler ile hayaller arasında tutunmanın ne olduğunu, neden teknoloji şirketlerinin hendeği atlamaya çalışırken düşüp öldüğünü bir girişimci gözü ile irdelemeye çalışalım.</p>
<p>Everett Rogers 1962 yılında Diffusion of innovations teorisini ortaya atan kitabını yayınladığında, cevabını aradığı soru şuydu: Teknoloji fikirleri, teknoloji ürünleri ya da teknoloji yaklaşımları, nasıl, neden ve hangi oranlarda farklı kültürler arasında yaygınlaşıyor ve pazarı ne hızda domine edebiliyor?</p>
<p>Rogers, bu soruya aradığı cevabı şu şekilde teorize ediyor. Diyor ki, farklı kültürler arası belirli bir teknoloji fikrinin, ürünün ya da yaklaşımın, pazardaki kabul hızı S dediğimiz bir eğri şeklinde gerçekleniyor. Rogers, Bu eğriyi şu şekilde şemantize ediyor;</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/01/800px-scurvebellcurve.png"><img class="size-medium wp-image-1038 aligncenter" style="border: 2px solid black; margin-top: 2px; margin-bottom: 2px;" title="800px-scurvebellcurve" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/01/800px-scurvebellcurve.png" alt="" width="423" height="154" /></a></p>
<p>Soldaki grafikte, herhangi bir zaman periyodunda toplam gerçeklenen satış grafiğini (satış(t)), soldaki grafikte ise, belirli bir zaman aralığında kümülatif olarak ürünün, toplam satışını ya da şirketlere giriş miktarını görüyoruz. (Σ(satış(t)))</p>
<p>Rogers&#8217;a göre,  yeni teknoloji önce belirli bir çoğunluk tarafından kabul görür ( buna early majority diyor) daha sonra da genel çoğunluk tarafından kabul edilir (majority) ve bu yeni yaklaşım, artık kült olur. Bu dağılımın hızını etkileyen faktör ise, insanların yeni teknolojiye olan yaklaşımı ve profilidir. Şöyle ki:</p>
<p>Teknolojinin yayılım sürecinde 5 ana bölüm vardır. Bilgi edinme, ikna etme, karar verme, uygulama ve sonuçları doğrulama. Bu beş ana sürecin etkileşimi ise şu şekilde olmakta:</p>
<p>1.       İnnovasyonu peydah eden kişi ya da kurum, konu ile ilgili olarak bilgilendirme yapar.</p>
<p>2.       İnnovasyona karşılık olarak, diğer kişi ya da kurumlar bir tutum geliştirir.</p>
<p>3.       İnnovasyonu kabul ya da reddetme ile ilgili olarak karar verilir.</p>
<p>4.       Bu yeni fikir, uygulamaya koyulur.</p>
<p>5.       Verilen kararın ve uygulama sonucunun doğruluğu tartışılır.</p>
<p>Bu süreçte kritik nokta, 2. maddedir.  Eğer, innovasyona karşılık olarak geliştirilen tepki, early majority tarafından olumsuz olarak değerlendiriliyor ve burnunuza kötü kokular geliyorsa, <strong>dikkatli olun. </strong> Bu dikkatli olun mesajının üzerine düşünün zira başka bir yazı konusu ancak, Rogers&#8217;ın bu teoremi hala geçerliliğini genel hatları ile korumakta.</p>
<p>Rogers&#8217;ın diffusion of innovations teorisinin kökleri ise, yine Rogers&#8217;ın da içinde bulunduğu Iowa State Universitesinde yapılan araştırma sonuçlarından geliyor. Teknoloji adaptasyon yaşamdöngüsü (Technology Adoption Lifecycle) adıyla geliştirilen bu modelde, yukarda verilen S eğrisini oluşturan kullanıcı profillerinin analizi, Amerikan çiftçilerinin, yeni teknolojileri satın alma yönelimlerindeki yaklaşımları inceleyerek, 5 ana segment oluşturmuştur.</p>
<p><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/01/diffusionofinnovation.png"><img class="size-medium wp-image-1039 alignnone" style="border: 2px solid black; margin: 2px;" title="diffusionofinnovation" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/01/diffusionofinnovation.png" alt="" width="374" height="133" /></a></p>
<p>Bu beş segment şu şekildedir;</p>
<p>1.       <strong>Innovators:</strong> Büyük çiftlikleri var, eğitimliler, risk alırlar ve yeni yaklaşımları denerler.</p>
<p>2.       <strong>Early Adaptors:</strong> Gençler, eğitimliler, topluluk lideri olma gibi vasıfları var.</p>
<p>3.       <strong>Early Majority:</strong> Yeni fikirlere açıklar ama biraz da tutucular. Topluluklarda aktif olarak katılımları var ve komşularını etkileyebiliyorlar.</p>
<p>4.       <strong>Late Majority:</strong> Yaşlılar, az eğitimliler, tutucular ve pek sosyal değiller.</p>
<p>5.       <strong>Laggards:</strong> Muhafazakarlar, küçük tarlaları ve sermayeleri var. En yaşlılar ve en eğitimsizler bu grupta.</p>
<p>Rogers&#8217;a göre, yeni bir teknolojinin çiftçiler arasında yaygınlaşması, innovators tarafından denenmesi ile başlıyor. Innovators, bu yeni yaklaşımdan fayda sağladığında, onu early adopters takip ediyor. Early adopters segmentinden etkilenen Early Majority, yeni teknolojiyi satın almaya başlıyor ve bu teknoloji bir kült haline geliyor.</p>
<p>Ancak, teknoloji dünyasında işler biraz daha farklı&#8230;</p>
<p>1991 yılında Geoffrey A. Moore, yayınladığı <strong>Crossing the Chasm : Marketing and Selling High-Tech Products to Mainstream Customers</strong> isimli kitabında, (ki hala yeni teknoloji ürünleri pazarlama sanatının kutsal kitabı olarak kabul edilir) Rogers&#8217;ın çalışmalarını baz alarak, teoriyi, teknoloji ürünlerinin pazarlanması ve büyük çoğunluk tarafından kabülü anlamında geliştirdi.</p>
<p>Moore&#8217;a göre, herhangi bir teknolojinin, pazarı domine edebilmesini sağlayan eğriyi incelediğimizde, o eğriye bağlı segmentteki kullanıcı profillerini, teknoloji ürünleri için daha iyi analiz etmemizde fayda var.  Zira teknoloji arenasında, Early Adopters ve Early Majority arasında büyük bir hendek var ve bu iki segment arasındaki geçiş kolay değil ve şirketlerin büyük çoğunluğu, bu hendeği atlayamadığı için başarısız oluyor.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/01/revised_technical_adoption_cycle.png"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1040" title="revised_technical_adoption_cycle" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/01/revised_technical_adoption_cycle.png" alt="" width="339" height="125" /></a></p>
<p>Moore&#8217;ın kitabında bahsettiği, yani, devenin neden hendeği atlayamadığı sorusunun cevabı, teknoloji dünyasındaki Early Majority grubunun, Earl adopters tan etkilenen bir grup olmadığıdır. Yani, çiftçilerimizin yaklaşımı, teknoloji şirketleri yöneticileri için pek geçerli olmamakta. Şöyle ki;</p>
<p>1.       Büyük teknoloji şirketleri, birbirinin satın alım yönelimlerini inceliyor. Eğer Oracle almışsa, Microsoft da alabilir. Ya da, Department of Defence  (Amerikan Savunma Bakanlığı) almışsa, herkes alabilir.</p>
<p>2.       Kararlar, Early majority&#8217;de çok daha geç veriliyor, bu süreç içinde şirketlerin ayakta kalma şansı olmuyor.</p>
<p>3.       Etc.. Etc. ( kitabı okuyun)</p>
<p>Son söz: <strong>Deveye hendek atlatabilir misiniz ?</strong> Evet. Peki nasıl ?</p>
<p>1.       Ürününüzü doğru konumlandırın. Eğer küçük bir ekipseniz, kendi başınıza buyruk bir innovasyon yapmayın, hep bir &#8220;büyük abi&#8221; gölgesinde hareket edin.</p>
<p>2.       Ürününüzün hedeflediği pazarı iyi analiz edin. Küçükseniz önce küçük bir pazar ile başlayın.</p>
<p>3.       Ciddi olun. Takım elbise giymeden de ciddi olabilirsiniz. (bkz: Google)</p>
<p>4.       Pazarlama kanallarınızı oluşturun. Aynı pazarda sizin gibi bir çok farklı çözüm üreten iş ortağı bulabilirsiniz.</p>
<p>5.       Innovators ve Early adaptors segmentinden gelen geribeslemeleri dinleyin, ama ciddiye almayın. Çoğunlukla Early Majority&#8217;nin umrunda olmayan şeyleri isteyeceklerdir ve sizin ulaşmak istediğiniz kitle, Earl &amp; Late Majority. Kalplerini kırmayın, bir sonraki sürümde yapacağız deyin.</p>
<p>6.       Mevcut kullanıcı alışkanlıklarını değiştirecek işlevsellikleri, ürününüze eklemeyin.</p>
<p>Web Girişim Notu: Bu yazıyı e-kitap olarak bilgisayarınıza indirmek için <a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/01/deveyehendekatlatmak.pdf" target="_blank">bu linki kullanabilirsiniz</a></p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/01/cercevesiz-video-sunumax/" rel="bookmark" class="crp_title">Çerçevesiz Video; Sunumax</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/02/bir-saatte-adayin-hayatini-ogrenmek/" rel="bookmark" class="crp_title">Bir saatte adayın hayatını öğrenmek&#8230;</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/01/kopekler-askina/" rel="bookmark" class="crp_title">Köpekler Aşkına!</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2009/02/deveye-hendek-atlatmak-%e2%80%93-crossing-the-chasm/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Köpekler Aşkına!</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2009/01/kopekler-askina/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2009/01/kopekler-askina/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Jan 2009 17:05:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Cihangir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[E-Ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Online İş Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Gelir Modeli]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[İş Kurma]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Ağ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=932</guid>
		<description><![CDATA[Yatırımcıya girişimin başarısını kanıtlamak için değil, girişimi daha verimli hale getirmek için ihtiyaç duyulur. Bizde bu şekilde yaklaştık ve devamında bu yatırımın da sorumluluğunu alarak daha yoğun çalışmaya başladık...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ted Rheingold</strong>&#8216;un 2003 yılında firmasındaki görevine devam ederken insanların köpeklerine olan sevgilerini diğerleri ile paylaşma ihtiyacını görerek üzerine çalışmaya başladığı bir girişim, <strong>Dogster.com!</strong></p>
<p>Şu anda bir milyonun üzerindeki üyesi olan <a href="http://www.dogster.com" target="_blank">Dogster.com</a>, bir internet girişiminin kullanabileceği gelir modellerinin neredeyse hepsini kullanarak hızlı bir şekilde ilerliyor&#8230;</p>
<p><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/01/dogsterlogo.gif"><img class="aligncenter size-medium wp-image-936" title="dogsterlogo" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/01/dogsterlogo.gif" alt="" width="250" height="80" /></a></p>
<p><strong>Dogster.com nasıl çalışıyor?</strong></p>
<p>Kendinize ait bir profil oluşturuyor devamında köpeğinize ayrı bir profil oluşturabiliyor, köpek türleri ile ilgili bilgi alabiliyor, diğer pet sahipleri ile paylaşımlarda bulunabiliyorsunuz(blog, grup, forum, video, soru sor bölümleri ile).  Özetle köpeğinizi insanlarla paylaşabileceğiniz ve köpeğiniz için gereken her şeyi bulabildiğiniz bir web girişimi, Dogster.com.</p>
<p><strong>Mutfakta neler oluyor?</strong></p>
<p><strong>&#8220;Bildiğin işi yap, bilmediğini pasla&#8221;</strong> diyor Ted, bu da zaten Dogster.com&#8217;un bugüne gelmesindeki en büyük neden olsa gerek. Topluluğu yönetse de ticari tarafta eksik olduğunu bilen Ted, 2005 sonlarında bir ortak alır. Devamında Ted Rheingold ve John Vars 2006&#8242;nın ocak ayında ilk yatırımlarını($100.000) alırlar. Ted&#8217;in bu yatırım ile ilgili söylediği önemli bir nokta var bunun altını çizmek istiyorum;</p>
<blockquote><p><strong>&#8220;Yatırımcıya girişimin başarısını kanıtlamak için değil, girişimi daha verimli hale getirmek için ihtiyaç duyulur. Biz de bu şekilde yaklaştık ve devamında bu yatırımın da sorumluluğunu alarak daha yoğun çalışmaya başladık.&#8221;</strong></p></blockquote>
<p><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/01/dogmakesmoneyonline.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-937" style="border: 2px solid black; margin: 2px;" title="dogmakesmoneyonline" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/01/dogmakesmoneyonline.jpg" alt="" width="196" height="261" /></a>Dedikleri gibi yaptıkları belli ki daha yılı tamamlamadan(2006 Eylül) ikinci nesil yatırımlarını da alıyor Dogster ($1.000.000).</p>
<p>Geleneksel <a href="http://nbcsports.msnbc.com/id/11168131/" target="_blank">Köpek Şovu</a> için NBC ile ortaklık anlaşması yapan Dogster, ticari olmanın dışında ne kadar ciddi bir değer taşıdığını da ispatlamış oldu&#8230;</p>
<p><strong>Peki bu yatırımlar ve ortaklıklar nerede kullanıldı?</strong></p>
<p>Altyapıyı tekrar elden geçiren Dogster, DogsterPlus adı altında premium üye paketi oluşturuyor. Üyeler köpeğine ait blog açabiliyor, foto albümler oluşturabiliyor, diğer köpeklerle hediyeleşebiliyor. Diğer taraftan veterinerler ile anlaşılarak bir köpek kütüphanesi kuruluyor ve Dog.com ile anlaşarak bir çok sosyal ağ&#8217;ın cesaret edemediği ürün satışına da başlıyor&#8230;</p>
<p>Bugünlerde aynı modelle geliştirdikleri <strong>Catster.com</strong> üzerine yoğunlaşan Ted Rheingold, başarılarındaki sırrın ne olduğunu sorduğumda da  <strong><em>&#8220;öncelikle müşteri ne ister diye düşündük ve sonrasında buna göre iş modelini geliştirdik, bu da bizi buraya taşıdı.&#8221;</em></strong> diyerek özetliyor.</p>
<p>Ne kadar duruma göre değişse de niş ağların üyelik üzerinden gelir modeli elde edilebildiğini gösteriyor Dogster. Diğer tarafta reklamverenler için de niş toplulukların hedefe ulaşmak için daha verimli reklam alanları olduğunu düşünürsek, bu tür sosyal ağlar fazlasıyla gelecek vaad ediyor&#8230; Özellikle de kriz ortamında <a href="http://www.caglarerol.com" target="_blank">Çağlar Erol</a>&#8216;un da dediği gibi <a href="http://www.webgirisim.com/2008/11/bastan-sona-cembernet/" target="_self">&#8220;Ben ücretli üyeliğe, daha doğrusu <strong>somut gelir modeli</strong>ne inanıyorum&#8221;</a> anlayışıyla gelir modelini somut bir şekilde oturmak gerekiyor..</p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/11/bastan-sona-cembernet/" rel="bookmark" class="crp_title">Baştan Sona cember.net</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/02/internet-girisimcisi-ve-iletisim/" rel="bookmark" class="crp_title">İnternet girişimcisi ve iletişim</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/04/herseyin-fazlasi-zarar/" rel="bookmark" class="crp_title">Herşeyin Fazlası zarar&#8230;</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2009/01/kopekler-askina/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seri Girişimci Modeli: Ersan Özer</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2008/12/ersan-ozer/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2008/12/ersan-ozer/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Dec 2008 17:15:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Cihangir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Ersan Özer]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[İş Fikri]]></category>
		<category><![CDATA[İş Kurma]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul.net]]></category>
		<category><![CDATA[itiraf.com]]></category>
		<category><![CDATA[uzman.tv]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=852</guid>
		<description><![CDATA[Ben refahımın düşmesine, "aa, ne güzel mutlu oluyoruz" diye göz yummadım. Ben refahımın düşmesine, "daha yüksek standartlara ulaşacağım" diye göz yumdum.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- 	 	 --></p>
<p><em><strong>- Geçmişinizden, internet girişimcisi olmadan önce neler yaptığınızı merak ediyoruz öncelikle. Kimdir Ersan Özer?</strong></em></p>
<p>Eskişehir&#8217;de Reklamcılık ve Halkla İlişkiler okudum. 93 yılında mezun oldum. Ağırlıklı olarak medyada çalıştım; Okan Bayülgen&#8217;in yazarlığından Beyaz Show&#8217;un yönetmenliğine, Akşam Gazetesi&#8217;nden Aktüel Dergisi&#8217;ne kadar birçok yerde yazarlık yaptım. Son olarak 2000 yılında NTV&#8217;de çalışıyordum. Çok yoğun çalışmadan bıktığımdan sanırım, o zamanlar yeni yeni hayatımıza giren internete yöneldim.</p>
<p>İnternette bir proje geliştirme fikri geldi, ancak fikir nasıl fikir olmalıydı, bunun üzerine çok düşündüm. O zamanlar çok düşünülen şeyler olmasa da, şimdilerde Web 2.0 dediğimiz, kullanıcının içeriği oluşturduğu bir site yapma fikri oluştu kafamda. Ama ne yazacaklardı? Yazmak için cezbedecek ne olabilirdi? Bunların üzerinde durdum. O zamanlar revaçta olan Televole&#8217;yi izlerken, &#8220;oradaki mankenin bu kadar magazinsel bir hayatı varsa, Ersan&#8217;ınki ondan daha magazinseldir belki de&#8221; diye düşündüm. Herkesin hayatında vardır bu, kendisine sakladığı özel şeyler; patronuna olan öfkesi, platonik aşkları, yalnız kaldığında burnunu karıştırmasına kadar&#8230;</p>
<p>Buradan <strong>İtiraf.com </strong>projesi çıktı ortaya. Html de kurcalıyordum az çok, yaptım bir site, &#8220;itiraf edin, rahatlayın&#8221; gibi bir sloganla girdi yayına. Çok kısa sürede günlük ziyaretçi sayısı 10 bine ulaştı. Şimdilerde 10 bin kişi girmeyince &#8220;proje tutmayacak galiba&#8221; diyoruz ama, o zamanlar bu çok değerli bir rakamdı. Üçüncü veya dördüncü ayında, Siberalem ve İdeefix&#8217;in sahibi, EBİ geldi ve dedi ki, &#8220;bu ilginç bir proje, buna ortak olalım&#8221;. Ortaklık oldu ama, son derece amatör bir başlık altında. İnternet o zamanlar iş olarak görülmüyordu çünkü.</p>
<p>Kendimi anlatırken, İtiraf.com&#8217;un hikayesini anlatmış olduk <img src='http://www.webgirisim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  İnternet üzerine konuşmak için bir araya geldik, kendimi tanıtırken İtiraf.com&#8217;dan bahsediyorum, çünkü benim internet hikayemin başında da bu var.<em><strong><br />
</strong></em></p>
<p><em><strong>- Ne kadar çok medyada çalışıyor olsanız da, o sıralar, 98-99 yıllarında o kadar internetin kullandığı söylenemez sanırım. Burada yaratıcılık giriyor devreye, insanları konuşturmanın, itirafta bulunmanın yolunu nasıl buldunuz?</strong></em></p>
<p>Bu bir yaratıcılık süreci. Elindeki ürüne göre çözümler üretmen gerekiyor. Mesela bir skeç yazacaksınız; Okan Bayülgen&#8217;in programının izleyicilerine hitap etmeli, Şafak Sezer vardı oyuncular arasında, o iyi Trakya ağzı konuşur, onun için Trakya ağzıyla yazmalıyım, olay şurada geçmeli vs. düşüncelerle yazarsınız. İnsanları İtiraf.com&#8217;a yazdırma ve insanlara İtiraf.com&#8217;u okutmak için de şartlara göre şeyler düşündük.</p>
<p><em><strong>- NTV&#8217;deki işinizden ne zaman ayrıldınız?</strong></em></p>
<p>Hemen ayrıldım. 99&#8242;da İtiraf.com için EBİ&#8217;yle anlaştıktan sonra ayrıldım. Hayatımı sürdürmem için para lazımdı, EBİ dedi ki, &#8220;sana imkanlar açılır, maaş verelim sana, sadece bu proje üzerine düşün&#8221;. Ben de <strong>o garantiyi aldıktan sonra bu kararı verdim</strong>.</p>
<p><em><strong>- Farklı bir konuya geçiyorum biraz ama, NTV&#8217;de çalışırken gelir seviyenizin düşük olduğunu sanmıyorum. Ama internete geçtiğinizde, girişimci olduğunuzda refah seviyenizde bir düşüş olmuştur? Ama şu farkı anlatmanızı istiyorum; girişimci olmak ve bir yerde çalışmak arasındaki gelir ve haz dengesini?</strong></em></p>
<p>Haz kısmı da var tabii ki ama, bence en önemlisi <strong>&#8220;umut&#8221;</strong>. Ben refahımın düşmesine, &#8220;aa, ne güzel mutlu oluyoruz&#8221; diye göz yummadım. <strong>Ben refahımın düşmesine, &#8220;daha yüksek standartlara ulaşacağım&#8221; diye göz yumdum.</strong></p>
<p>Girişimci olmanın en güzel yanı, haz ve refahtan ziyade umuttur bu yüzden. &#8220;Dün 5 kazanıyordum, bugün 3 kazanıyorum, ama yarın 10 kazanacağım&#8221; umudu olduğu için; bir işi bırakıp kendi işinizi yapıyorsunuz, 5&#8242;i bırakıp 3&#8242;e razı oluyorsunuz, karınızı daha az görmeyi göze alıyorsunuz. Sonra 10 kazanmak için.</p>
<p><em><strong>- &#8220;İnternet girişimciliğine nerden soyundum, geri dönsem mi&#8221; diye düşündüğünüz, umudunuzu yitirdiğiniz oldu mu?</strong></em></p>
<p>Hayır, ben yapım gereği umutsuzluğa kolay kapılan biri değilim. Onun yerine daha çok çabalayan bir insanım. Evet, İtiraf.com çok popüler bir siteydi. Ama <strong>benim eski refah seviyeme ulaştıracak bir iş değildi. Fakat başka kapılar açtı bana</strong>; Akşam Gazetesi&#8217;nde düzenli yazmaya başladım, &#8220;senin kitlen var, gel yaz&#8221; dediler. O da dolaylı yoldan bir katkısıydı İtiraf.com&#8217;un. Ek işler yapmam gerekiyordu bunun gibi. Televizyona da birkaç iş yaptım. İnterneti meslek edinmeye koyuldum o sırada. Çünkü İtiraf.com etiketiyle internet girişimcisi olmuştum, kafama da koymuştum bunu. Bir de internet hakikaten sevilmeyi hakeden bir şey, çok büyük imkanlar sunuyor insana, hele bir de başarınız varsa o konuda&#8230;</p>
<p>Zincirleme gidiyor bu böyle. İnternetle, aşk derecesindedir ilişkimiz. Hala da öyle, günde 10-15 saati bulur başında geçirdiğim süre. Ben interneti meslek edinmeyi kafama koymuştum, hayat da yardımcı oldu. 2004 yılına kadar İtiraf.com&#8217;la gitti bu böyle.</p>
<p><em><strong>- İtiraf.com&#8217;u sattınız 2004&#8242;te, satış nasıl gerçekleşti?</strong></em></p>
<p>Hissemi sattım, EBİ&#8217;ye. Yani tam anlamıyla bir el değiştirme sözkonusu olmadı.</p>
<p>Satmamın nedeni de, oğlumun doğmasıydı. Oğlum doğduğu gece, karım sancılar çekerken ben itiraf seçiyordum. Bu hoşuma gitmedi ve satmaya karar verdim. Ancak oğlumla zaman geçirmek, ilk adımlarını görmek, ilk kelimelerini duymak için 1 yıl İtiraf.com&#8217;da editörlük yapma şartı koydum. Akşam Gazetesi&#8217;nde de yazmaya devam ettim.</p>
<p><em><strong>- İtiraf.com defterini kapattıktan sonra ne yaptınız?</strong></em></p>
<p>O zamanlar projeler şimdiki gibi havada uçuşmuyordu. Kısır bir ortamdı. İtiraf.com gibi bir fenomen olmuş projeyi gerçekleştiren biri olarak da öyle kolay kolay her projeyi de gerçekleştiremiyorsunuz, seçmek zorundasınız. Onun için 1 sene kadar ara verdim internete. Televizyona işler yaptım. Bu arada proje de arıyorum tabii ki. Herkese <strong>&#8220;klon proje kötü değildir, uyarlamaları iyi iş yapar&#8221;</strong> desem de, benim kendi takıntımdan dolayı pek yaptığım bir şey değildir.</p>
<p>Yine domain bakıyorum o ara, İzmir.com ve Ankara.com satılık, 10 biner dolar, para değil bu domainler için. Hangi projeler olur bunlara diye düşünmeye başladım. Match.com&#8217;a girdiğiniz zaman Amerika&#8217;da en popüler sitelerden, bir arama yapacaksanız size zip kodunu sorar, çünkü ona göre arkadaş önerir size. Türkiye&#8217;de de aynı şey geçerli, ben Konya&#8217;daki biriyle bir gece konuşurum, iki gece konuşurum, üçüncü gece konuşmam. Çünkü buluşmasam bile bir buluşma umudu olması gerekir. Onun için aynı lokasyonda olmamız gerekir. Buradan hareketle, Türkiye&#8217;de zip kodu yok, demek ki şehir bazında bu iş yapılır. Siberalem&#8217;e baktım, semt yok, &#8220;nasıl atlanır bu fikir&#8221; diye düşündüm ve &#8220;semte göre arkadaş ara&#8221;. <strong>Bir proje tek bir cümleyle anlatıldığı zaman çok işe yarıyor ve çok tutuluyor. </strong></p>
<p>Ankara ve İzmir.com&#8217;larda problem çıktı, onun için İstanbul.net&#8217;in Amerika&#8217;da bir Türk&#8217;te olduğunu öğrendim. Bu projede Gittigidiyor.com&#8217;cu arkadaşla ortaklık kurduk, büyük bir iş çünkü. .net&#8217;leri toplamaya başladık, 2&#8242;sini Amerika&#8217;dan 1&#8242;ini Kanada&#8217;dan aldık. Toplam 60 bin dolar para verdik sanırım domainlere. Aralık başında da açtık siteyi, Aralık 25&#8242;te de paralı yaptık, ilk günden beri para kazandırmaya başladı, hep yükselen bir grafik çizdi. Hiç utandırmadı yani bizi <img src='http://www.webgirisim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>- O zamanlar Yonja, Netlog gibi arkadaşlık siteleri vardı, sizinki tabii biraz da reele dönüştürülebilir, yani buluşma sağlanabilir bir arkadaşlık sağlıyor.</strong><strong> Ama insanların garibine giden, itici gelen nokta; bu sitenin paralı olması. Buna rağmen nasıl bu kadar tutuldunuz, bu tabuları nasıl yıktınız?</strong></p>
<p>İtici olması absürd, çünkü <strong>bu bir iş, ben bunu hayrına yapmıyorum</strong>. &#8220;Ne demek ya, Facebook bedava, siz niye paralısınız&#8221; diye soran çoktu tabii. O zaman biz &#8220;git o zaman Facebook&#8217;a&#8221; diyorduk. Ama sonra onlar da düşünüyordu, biz Facebook&#8217;ta olmayan bir şeyi sunduğumuz için onlar bizi tercih ediyordu. Facebook&#8217;ta Acıbadem&#8217;de oturup evlilik isteyen 22-25 yaş arası kadınları filtreliyemiyorsun ki, bunu sadece İstanbul.net&#8217;te bulabiliyorsun.</p>
<p>Çok şükür bu paralı üyeliğin gerekliliği ve değeri anlaşıldı sonunda. <strong>İnsanlar bunları, bu farklılıkları düşündükçe ve farkettikçe, internette de bir iş olabileceği anladılar.</strong></p>
<p>Biz bunu hayrına yapmıyoruz, bilgi satıyoruz. Yaptığımız yazılımı satıyoruz. Burada 85 kişi çalışıyoruz; yazılımcı, tasarımcı, pazarlamacı, operasyon ekipleri, sahada çalışanlar vs&#8230; Bir fabrika kurmuşuz, web yazılımı ve bilgi fabrikası, bunu kullananlardan para talep ediyoruz, hakkımız olan parayı.</p>
<p>Operasyon ekibimiz 24 kişi. Bunlar sadece İstanbul.net, Ankara.net ve İzmir.net&#8217;i geliştirmek için çalışıyorlar. Yazılımı geliştirmek, üyelerle irtibat içinde olup sorunlarını çözmek, bilgilerin gerçekliğini, fotoğrafları denetlemekle görevliler. Çünkü güvensizlik var bu konuda. Biz de çok hassasız bu konuda, muhtemelen gerçek insanları bile reddediyor olabiliriz bazen. Bu sitelerin doğru düzgün bir site olması için çalışan 24 kişimizin olması, toplamda da 85 kişi çalışıyor olmamız, işimizi iyi yaptığımızın göstergesidir.</p>
<p><strong>- Bu fikir çıktı, semte göre arkadaş arama fikri. Daha sonra Gittigidiyor.com&#8217;la görüştünüz. Siz bu projede hangi görevi üstlendiniz, tasarım-yazılım mı, kontent kontrol edilir vs vs. Sizinki neydi?</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de çok bilinmeyen, oturmamış bir şey var; prodüktörlük. Şu demek, yönetmenlik, sinemadaki yönetmenlik gibi. <strong>Her siteye bir yönetmen lazım</strong>. <strong>Prodüktörün, yazılımcının kandıramayacağı seviyede yazılımdan anlaması gerekiyor</strong>. Daha evvel Php&#8217;yle yazıldı siteler, şimdi çoğu Java&#8217;ya çevrildi. Ben ikisinden de anlamam, ama hepsinin mantığı hakkında ufak da olsa fikrim vardır. Bir sistem istediğim zaman, onun ne kadar sürede yapılabileceğini tahmin ederek istiyorum. Ona göre plan yapıyorum. Sunucuların nasıl yönetildiğini bilmem ama, kaç server&#8217;ın efektif olduğu, fiyatları gibi bilgileri biliyorum.</p>
<p><strong>- Pazarlama konusunda da mı siz söz sahibisiniz?</strong></p>
<p>Her konuda bu böyle; <strong>proje yönetimi, yönetmenlik çok yönlüdür</strong>. Bir sistem düşündüğünüz zaman hepsinin bakış açısını birleştirirsiniz, birleştirmelisiniz. Hepsinin uzmanı yine vardır kadromuzda, ama onların da dilinden anlamanız gerekir ki, onlara bir görev verdiğiniz zaman veya onlardan bir rapor aldığınız zaman operasyonda sorun çıkmasın.</p>
<p>Proje şöyle gelişti;</p>
<p>1- Projeye karar verdik<br />
2- Domainleri topladık<br />
3- Bir yazılımcı bulduk ve yazılıma başlandı<br />
4- Tasarımı yaptık</p>
<p>Bu ürünü ortaya çıkarma kısmında olanlar. Bununla birlikte projenin belirli kısımları şekilleşmişti. Bu arada yeni yeni fikirler de geliştirdik projeye eklemek üzere. Tanıtımın nasıl yapılacağı, ne zaman paralı yapılacağı gibi fikirler de netleşmiş oldu bu süreçte.</p>
<p><strong>- Klonlama konusunda ne düşünüyorsunuz peki? Uzmantv.com konusuna daha gelemedik, bunun gibi projeler yurtdışında yok mu?</strong></p>
<p>Uzmanlar üzerine kurulu bir yapı yok. Buna benzer bir About.com var, ama o da text tabanlı, video yok. Yani diyebiliriz ki UzmanTv&#8217;nin yazılı hali. Onun görüntülüsünü yapma fikri geldi. Sonra Expert.com çıktı, o kendi üretmiyor, uzmanlara gidip ürettiriyor, kendi bünyesinde yayınlıyor. İsrail kaynaklı benzer bir yapı var, ancak o &#8220;user generated content&#8221;, yani insanlardan istiyor içeriği.</p>
<p><strong>- &#8220;User generated content&#8221; UzmanTv için biraz abes oluyor. Çünkü herkes kendine göre uzman olduğu için. Ben UzmanTv&#8217;ye girdiğimde bir halkla ilişkiler videosu izleyeceğim zaman, biliyorum ki karşımdaki uzman. Ama diğer türlü herkes uzman kendince.</strong></p>
<p>Aynen öyle. Türkiye&#8217;de öyle bir içerik zor, ben güvenmiyorum. Doktorluk gibi daha da uzmanlık gerektiren konularda kontrol edemeyiz. Zamanla olacak tabii ki UzmanTv&#8217;de içeriği insanlardan istemek, ama belli alanlarda olacak. Mesela &#8220;iyi çay nasıl yapılır&#8221; için çay uzmanı olmanız gerekmiyor, kendiniz bir yöntem geliştirmiş olabilirsiniz. Bunun gibi genel konularda olacak. Ama yine &#8220;uzman&#8221; başlığı olması gerekenler yine aynı şekilde olacak.</p>
<p>Klonlama konusu arada kaynamasın <img src='http://www.webgirisim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Türkiye&#8217;de artık internetten ciddi paralar kazanmak mümkün, ciddi para derken cebini doldurmak için değil. Büyük bir iş yapabilmek için; ekipmanın, personelin giderlerini karşılayacak büyüklüğe ulaşabilmek için yeterli parayı kazanabiliyorsun artık internetten. Türkiye&#8217;de artık internet nüfusu var, 20 milyonun üzerinde bir sayı. Ama bunların yanında olağanüstü az gelişim var. Biz Türkler bu konuda nedense başarılı değil. Girişimci olarak tanınıyoruz. Yurtdışına gittiğinizde Türk kominiteleri daha söz sahibi insanlar. Ama nedense Türkiye&#8217;de internet konusunda böyle bir şey yok. Onun için ben <strong>&#8220;kendi</strong><strong>niz üretemiyorsanız klonlayın&#8221;</strong> diyorum. Çünkü hakikaten komiktir, söylüyorum bunu zaman zaman, &#8220;Amerika&#8217;da büyük bir veritabanı var, bakın ona yapın&#8221; diyorum. Bana mail geldi 3-4 tane, &#8220;nerede o veritabanı&#8221; diye. Yok tabii böyle bir şey, çok proje var anlamında söylüyorum bunu.</p>
<p>Almanya&#8217;da &#8220;copycap&#8221; deniyor bu klonlara. Bir yatırımcı arıyorsanız, &#8220;Amerika&#8217;da başarılı olmuş, burada klonunu yapacağım&#8221; diyorsanız, hemen veriyorlar yatırımı. Hatta yatırımcılar para marketlerinde ekipler oluşturup, başarılı olmuş projeleri ısmarlıyorlar. Bu kadar gelişmiş onlarda, oturmuş bir sistem var.</p>
<p>Bir de şuna inanıyorum ben; biz bir mecrayı koyuyoruz ortaya, her şeyin olması gerekiyor, iyi-kötü her şeyin. Her türlü ihtiyaca ve her tür insana cevap vermesi gerekiyor. Televizyon neden popüler? Akşama başka eğlence yok çünkü; açıyor insanlar &#8220;Yaprak Dökümü&#8221; izliyor, maç izliyor, Fashion TV izliyor vs. İnternete girdiğimde de benim bu kadar çok seçeneğimin olması gerekiyor; MSN&#8217;de yazışayım, Skype&#8217;ta konuşayım, İstanbul.net&#8217;ten arkadaş bulayım, Gittigidiyor&#8217;da iphone&#8217;un en ucuzunu bulayım vs. <strong>herşeye cevap versin ki, insanların hayatında yer edebilsin. Ondan dolayı istiyorum ki, insanlar bu sektöre girsinler.</strong> Biz para kazanıyor muyuz, kazanıyoruz, sen de kazanırsın. &#8220;Proje bulamıyorum&#8221; diyorlar, o zaman kopyala, uyarla.</p>
<p>Özellikle şunu çok istiyorum; iş modeli çok belirgin olan projeler yapsınlar. <strong>Yapıyorlar olağanüstü yazılımlar, salıyorlar ortalığa, nasıl para kazanacak belli değil. </strong>E-ticaret yapacaksan daha spesifik ol mesela, çorap sat sadece. Hem klonlar Türkiye&#8217;deki sektörü geliştirirken sizi de geliştirir. Ben burnum sürtüne sürtüne öğrendim tasarımı yazılımı.</p>
<p><strong>- Bildiği</strong><strong>miz kadarıyla; İtiraf.com, İstanbul.net, Ankara.net, İzmir.net ve Uzmantv.com var elinizde proje olarak. Bunlar dışında başarısız girişimleriniz oldu mu? Çünkü bunlar girişimcileri en çok pişiren kısımları.</strong></p>
<p>Benim şansıma olmadı. İtiraf.com içinde vardı birkaç denememiz, başarısızlık da şu; İtiraf.com&#8217;a para kazandıramadık. Her şeyi denedik yapılabilecek, çok popüler bir site olmasına rağmen olmadı. Dükkan açtık, o kadar insanın geldiği sitede satış olmadı. Arkadaşlık açalım dedik, o da pek tutmadı. Kitabını yaptık, tişörtünü yaptık&#8230; Şimdiki gibi &#8220;iş&#8221; kıvamına getiremedik. Projenin içinde hata var mı? Hata yok, mantık doğru ve denedik, olmadı.</p>
<p><strong>- İtiraf.com&#8217;un sadece reklam gelirleriyle kalması bir başarısızlık mı yani sizin açınızdan?<br />
</strong></p>
<p>Oradan aldığım dersi hemen kullandım ve ondan sonraki gelen projemde <strong>reklam, tek gelir modelim olmadı.</strong> UzmanTv&#8217;nin açılımı çok fazla olduğu için, para kazanacak o kadar çok modeli var ki&#8230; Kendisi, içeriği zaten başlı başına bir gelir modeli. Ama şu anda para kazanmıyor. Şimdi akademisi başlıyor, mobili başlıyor, cd&#8217;si dvd&#8217;si, uzman networkü var. Orada da kullanıcıdan para alacağımız yerler olacak, yalnız şöyle bir sorunu var onun; UzmanTv şu anda yapım aşamasında, beta olarak açtık, <strong>yazılım olarak değil de içerik olarak beta bu</strong>, şu anda işte 10-12 bin içeriğe geldik, 2009&#8242;da da para kazanacağız. Çünkü artık tamam, herkes peşimizde, piyasada bütün büyükler, telekominikasyondan yazılıma, medyadan reklamcıya herkes UzmanTv&#8217;deki tahtları kapmaya çalışıyor. Çünkü böyle bir içerik yok.</p>
<p><strong>- Her proj</strong><strong>e bir &#8220;exit&#8221; mantığıyla mı çıkar? UzmanTv&#8217;nin bir &#8220;exit&#8221;i var mı?<br />
</strong></p>
<p>Yaklaşımınıza bağlı. İstanbul.net&#8217;in exiti var mı, pek emin değilim, kim gelip alsın, ya da gelse biri, satar mıyız, çünkü çok para kazandıran bir yer. UzmanTv ama, daha exite uygun bir şey. Dururken para etmeyebilir pek, ama o içeriği birine satabilirsiniz.</p>
<p>Biz şu an çok şükür para kazanıyoruz, keyfimiz yerinde, büyüyoruz giderek. Ama biz Sabancı ya da Karamehmet değiliz ki. Büyük paralar kazanıp sefasını sürmüyoruz. Normal hayatımızı sürdürüyoruz. Ama daha büyük paraları, sattığınız zaman kazanıyorsunuz. Exitin mantığı budur, bir sonraki proje için yatırım olmasını sağlayabilir. Daha büyük paralar kazanmak için bir yoldur.</p>
<p>Hiçbir zaman çok büyük paralar çıkartamayız elimizdeki projelerle, yatlar katlar alamayız. Maaş gibi kazanırız ancak. Ne zaman büyük paralar kazanırız; hisse sattığımız zaman. O zaman ekstradan para cebine girdiği için ev-araba alabilirsin.</p>
<p><strong>- Peki pro</strong><strong>jeler saltanata döndürülebilir mi? Projeler ortaya konuyor, gelişiyor, belli bir seviyeye geliyor, satılıyor. Satıldıktan sonra, projeyi alan şirket onu geliştiriyor, teknolojiyle birlikte yeni modeller ortaya koyuyor, sonra verdiği parayı çıkartıyor. Yine teknoloji gelişmiş oluyor ve o projeyi yutuyor. Böyle mi olacak, yoksa saltana dönebilecek mi?<br />
</strong></p>
<p>Hayır, bence Gittigidiyor şimdi neyse, sonra da Gittigidiyor olacak. Hanedanlığa dönüşebilir. Onun yeri ayrıdır.</p>
<p><strong>- E-ticaret modellerinde bu olabilir. Ama &#8220;content base&#8221; sistemleri saltanata çevirmek biraz zor gibi?<br />
</strong></p>
<p>Siberalem de 8 senedir ayakta. Bu işler ölmez, bunlar internetin başından beri açık arttırmadan, arkadaşlıktan, e-ticaretten para kazanan sistemler. Biz Siberalem&#8217;den 6 sene sonra girdik sektöre, şu an aynı cirolara geldik. Şu an yeni bir site çıksa arkadaşlık üzerine, o da para kazanacak, biz de. Siberalem bizden sonra belki içerik olarak sekteye uğramıştır. Markayı oturttuktan sonra yıkmak zor, hala Icq kullanan var, onun gibi bir şey bu. İtiraf.com hala ilk 100&#8242;de, kaç milyon site var halbuki Türkiye&#8217;de.<strong><br />
</strong></p>
<p><strong>- İstanbul.net ve İtiraf.com&#8217;un çıkış noktaları çok farklı. İtiraf.com, ihtiyaçtan ve fikirden; İstanbul.net, domain üzerinden fikre yönelerek ortaya çıktığını görüyoruz. İnternet girişimlerinde fikir temel noktadır. İhtiyaçtan çıkan fikirler de, domaine göre üretilen fikirlerden daha mı çok tutuluyor, ne dersiniz?</strong></p>
<p>Amazon.com açıldığında Books.com varmış, ama şimdi Books.com&#8217;u göremiyoruz. Domainden çıkan fikirlerin tutmaması diyemeyiz belki ama, domainin mükemmel olmasına gerek yok, fikir sağlam olduktan sonra. Benim hikayemde şu var; İstanbul.net&#8217;i biz İstanbularkadas.com olarak açsaydık aynı etkiyi yaratabilirdik. Ama İstanbul.net olması çok şık oldu. Üçünün de şehir isimleri ve .net olması bir konsept oluşturdu. Burada marka olan İstanbul değildi, İstanbul.net&#8217;ti, bu etkiyi yaratabilmek önemli.</p>
<p>Fikirlerin ihtiyaçtan çıkması önemlidir, bir neden-sonuç ilişkisi. &#8220;Ben evimdeki kullanmadığım eski eşyalarımı nasıl satarım&#8221; fikriyle Ebay.com çıkıyor. Bir sebep var, ihtiyaç var. &#8220;Tam değerini nasıl alabilirim eski eşyaların&#8221; düşüncesiyle de açık arttırma konsepti oturtuluyor. Bu şekilde bir gelişim mevcuttur internet girişimlerinde.</p>
<p><strong>- No</strong><strong>rmalde tek bir projeyle ilgilenmek bile insanın çok zamanını alıyor. Şu anda sizin prodüktörlük yaptığınız 6 tane site var. Zamanınızı nasıl ayırıyorsunuz, nasıl programlıyorsunuz? İtiraf.com satıldıktan sonra ailenize zaman ayırmak için ara vermiştiniz, bunun gibi düşünceleriniz var mı?<br />
</strong></p>
<p>Herşeyi ihmal ediyorum. Ailemi de ihmal ediyorum, özel hayatımı ihmal ediyorum, kendimi, sağlımı da ihmal ediyorum, işimi bile ihmal ediyorum. Çünkü hiçbir şeye yeterince zaman ayıramıyorum.</p>
<p>Sabah 5&#8242;e kadar çalışıyorum, yatıyorum, saat 10 gibi kalkıyorum, 11&#8242;de işe geliyorum. Sabah 5&#8242;e kadar çalışmamın sebebi; burada sadece icra yapabiliyorum, üretim olmuyor gündüz. &#8220;İstanbul.net&#8217;e nasıl para kazandırırım&#8221;, &#8220;UzmanTv Akademi nasıl olmalı&#8221;, &#8220;yeni fikir ne olabilir&#8221; gibi konulara yoğunlaşamıyorum. Onu gece yapabiliyorum. Burada güzdüzleri operasyon yönetiyorum sadece. Gece attığım mailler doğrultusunda yazılım-tasarım çalışıyor. Sadece yazılım-tasarım olsa iyi; insan kaynakları, halkla ilişkiler çalışıyor. Ama son görüşmeleri benim yapmam gerekiyor.</p>
<p>Bu hayat işte. Benim tercihim tabii, ama tavsiyem bu değil, tek projeye yoğunlaşmaktır tavsiyem. Benim hayatımda sadece İstanbul.net olsaydı; hem daha çok para kazanırdı, hem daha içime sinen bir iş olurdu, daha az hatalı olurdu. Hem de kendime, aileme ve özel hayatıma daha fazla zaman ayırabilirdim. Kitap yazmak istiyorum, onu yazardım. Oğlumla birlikte günde 1 saat değil de 3 saat geçirirdim.</p>
<p>Maalesef etkiliyor insanı &#8220;çok proje&#8221;. Şöyle de bir sonucu oluyor; her şeyi ihmal ediyorsunuz, hiçbir şeyi layıkıyla yapamıyorsunuz. Ne işinizi, ne diğer hayatınızı.</p>
<p><strong>- Üniversiteden çıktığınız sene internet girişimcisi olsaydınız nasıl olurdu? 99 yılını mezun olduğunuz yıl olarak düşünün, İtiraf.com&#8217;u açtınız, nasıl olurdu?</strong></p>
<p>İtiraf.com çok doğru bir örnek olmayabilir. Başlangıcı çok kolay bir proje. Ama İstanbul.net için üniversiteden mezun birinin yatırıma ihtiyacı var, UzmanTv&#8217;yi üniversiteden yeni mezun biri yapamaz. Çünkü Ersan&#8217;ın insan ilişkileri var, geçmişinde televizyon var, editörlük var, internet birikimi var, ve parası var. Ancak öyle olabilir.</p>
<p><strong>- Üniversiteden çıkan birinin &#8220;one-shot&#8221; bir proje düşünmesi, kolay yapılabilir proje üzerinde çalışmasını önerir misiniz? Paramkayboldu.com&#8217;u, gördüğüm kadarıyla nüfuzunuzu kullanarak yapıyorsunuz. Bir genç, bir ünlüyle anlaşıp aynı şeyi yapabilir. Hediyeler verir 1 yıl boyunca, sonra bu işin referansıyla istediği işi yapabilir.<br />
</strong></p>
<p>Hiçbir amacı yok onun, tamamen bir oyun. Biraz da nüfuzumuzu kullanıyoruz, evet. Göstermek istediğimiz şey aslında şu; internet hakikaten engin derya ki, en kapsamlı projeler de yapabiliyorsunuz, bir gecenin sabahında elinizde bir proje olabiliyor. Fikir bulmak zor değil bence, klon da olabilir. One-shot değil de, kolay diyelim biz ona. Üniversiteden yeni mezun olan, UzmanTv&#8217;yi mi, İstanbul.net&#8217;i mi, İtiraf.com&#8217;u mu yapmalı? Tabii ki İtiraf.com&#8217;u yapmalı. Becerebileceği proje odur.<a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2008/12/param_kayboldu_logo.gif"><img class="alignleft size-medium wp-image-872" title="param_kayboldu_logo" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2008/12/param_kayboldu_logo.gif" alt="" width="289" height="67" /></a></p>
<p>Yazılımcılar da aynı şekilde. Biliyor yazılım yapmayı ya, proje yapıyor. Halbuki yazılımcı proje yapamaz. Tasarımcılar da yapamaz. Yazılımcı-tasarımcı, bir de o sektörün içinden gelmiş, o dünyayla bağlantılı üçüncü bir kişiyle, bir prodüktörle yapabilirler. Ekmek sektörüne bir site yapacaksanız, o sektörü ve interneti bilen biriyle yapabilirler onu.</p>
<p><strong>- İtiraf.com&#8217;un yanında 3 iş yaptığınızdan, bu 3 işi de İtiraf.com&#8217;un getirdiğinden bahsettiniz. Her türlü internet işi bunu getirir mi? UzmanTv&#8217;den edindiğiniz network çok geniş, bu networkten farklı alanlarda yararlanmayı düşünüyor musunuz?<br />
</strong></p>
<p>Tabii ki. Başından itibaren UzmanTv&#8217;nin 2 değeri vardır. İçeriği ve oluşturduğu uzman ağı. Şu an UzmanTv&#8217;nin son geleceği aşama, Bilgi Üniversitesi gibi olmaktır. 20 sene de olabilir, ama orası onun son noktası. Powerpoint&#8217;i en iyi anlatan, sigarayı en kolay bıraktıran, sağlıklı yaşamayı en iyi anlatan, hatta aşk acısını en iyi anlatan uzmanı biliyoruz, networkümüzde bunlar. Düşün seminer yaptığımızı; Girişimcilik semineri. &#8220;Nasıl yaratıcı olunur uzmanı&#8221; 1. seansta, &#8220;nasıl projelendirme yapılır uzmanı&#8221; 2. seansta, &#8220;internet projesi nasıl hayata geçirilir uzmanı&#8221; 3. seansta, &#8220;nasıl yatırım bulunur uzmanı&#8221; 4. seansta vs vs&#8230;</p>
<p>Bu semineri senin verebilmen için, bu adamları tek tek bulup anlaşman gerekir. Bizim elimizde ama bu veriler. Sen bize salonu hazırla, biz programımızla birlikte gelelim, &#8220;seminer programı nasıl yapılır uzmanı&#8221;mız da var <img src='http://www.webgirisim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>- Son olarak, girişimcilere tavsiyeleriniz nelerdir? Fikrin çıkışından yatırım bulunmasına, ortaklık ilişkilerinden exite, nasıl davranmalılar?<br />
</strong></p>
<p>Zaten çok konuştuk <img src='http://www.webgirisim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Bunların hepsi ayrı ayrı konular aslında. Girişimcilere söyleyeceğim şey; girişsinler. İnternette gerçekten gelecek var. Erken kalkan yol alır. Projeler hayali şeyler olmasın, Twitter&#8217;ı Türkiye&#8217;de yapmaya çalışıyorlar, olmaz. Bunun gibi şeyleri çözmek gerekiyor. Proje seçiminde Türklere yönelik, lokal ağırlıklı davranmalılar. Büyü filminde olduğu gibi, arkeologlar lanetlenmiş olmamalı. Türkiye&#8217;de cinler var çünkü, onlara cinler musallat olmalıydı. Bunun gibi düşünmeliler.</p>
<p>İstanbul.net nereden kazandı; zip kodunu semt olarak uyarladığı için. Zip kodu olsaydı Siberalem zaten yapacaktı onu. UzmanTv neden bu kadar tuttu; Türkiye&#8217;de doğru bilgi kolay bulunmuyor, İngilizce olarak Wikipedia&#8217;dan bulabilirsiniz ama Türkçe&#8217;sine benim güvenim yok. Doğru bilgiyi, uzmandan size ulaştırdığı için.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin sorunlarını düşünerek projeler çıkarılsa. Bravo&#8217;yu açtılar ama, ben hala tuvaletim bozulduğunda tesisatçı bulamıyorum. O kadar çok şey var ki yapılacak, ilk soru &#8220;Türkiye&#8217;ye uygun mu&#8221; sorusu olmalı. Sonra girişmek. İnternet sitesi yapmak çok kolay görünüyor, ama o basit gördüğümüz şeyin o kadar çok zorluğu var ki&#8230; Yapmaktan değil; yapmak, büyütmek, ayağa kaldırmak, ayakta tutmak, geliştirmekten bahsediyorum. İnternet işi kolay bir şey değil, bunu artık Türk insanının anlaması gerekiyor.</p>
<p>Bize çok internet projesi geliyor. Birkaç kere düşünülmesi gerekiyor, kolay bir iş değil çünkü. Hiçbir iş kolay değil tabii ki ama, bunun zorluğu farklı biraz. Şöyle düşünüyor insanlar; burun estetiği yapamam ben. Onu, plastik cerrahı yapar, çünkü onun ihtisas alanıdır. İnternet deyince herkes yapabilirmiş gibi geliyor. Kolaymış gibi göründüğü için zor. Yapanlar uzaydan gelmedi, bizler de yapabiliyoruz. Ama herkesin internetle ilgili bir fikri olabildiği için yapabilirmiş gibi geliyor. Projesine harcadığı zamanı, enerjiyi öğretmen olmaya harcasa, çok da iyi öğretmen olacak belki. Onu anlamaları gerekiyor insanların.<br />
<strong> </strong></p>
<p><strong>- Çok sağolun Ersan Bey, değerli bilgilerinizi ve birikiminizi paylaştığınız için.</strong></p>
<p><strong> </strong>Ben teşekkür ederim, yoruldum konuşmaktan <img src='http://www.webgirisim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/11/kindocom-bir-yilda-exit-nasil-yapilir/" rel="bookmark" class="crp_title">Kindo.com: Bir yılda exit nasıl yapılır?</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/03/bir-girisim-olarak-etohum/" rel="bookmark" class="crp_title">Bir girişim olarak eTohum</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/12/start-up-weekend-uygulamalari/" rel="bookmark" class="crp_title">Start-up Weekend Uygulamaları</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2008/12/ersan-ozer/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Internet Sitesi Ansiklopedisi: Sitelerhakkinda.com</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2008/12/internet-sitesi-ansiklopedisi-medyazorg/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2008/12/internet-sitesi-ansiklopedisi-medyazorg/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Dec 2008 17:05:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Cihangir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[İş Fikri]]></category>
		<category><![CDATA[İş Kurma]]></category>
		<category><![CDATA[SEO]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=704</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye'de bir çok site var, peki bunlar ile ilgili bir site olsa ve bunları güvenilir kaynakların bilgileri ile yoğursa, üyeler bu site hakkında yorum yazabilse ve Medyaz adında bir website ansiklopedisi oluşsa... Ark Yazılım ile yeni projeleri Medyaz'ı konuştuk...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Girişim açısından Sitelerhakkinda.com:</span></strong></p>
<p><strong>- Sitelerhakkinda.com</strong><strong> ile başlangıç amacınız neydi? ve çıkış noktanız neresi?</strong></p>
<p>Biz aile şirketi olarak nitelendirebilecek küçük bir yazılım şirketiyiz. Küçük bir şirket, bazı olumsuzluklara sahip. Küçük bir şirket, aynı zamanda bazı olumlu özelliklere de sahip. Çabuk kararlar alıp, hızlı şekilde hareket edebiliyoruz. Sitelerhakkinda.com yine böyle çabuk ve hızlı olduğumuz bir zamanda ortaya çıktı. Amacımız Türkiye&#8217;de kullanılan milyon küsur web sitesi hakkında bir ansiklopedi oluşturmak. Web sitesi ansiklopedisi yapmak.</p>
<p><strong>- Ekip, künye kimler?</strong></p>
<p>Ark Yazılım Ltd. Şti. şu anda home-office olarak çalışan, çalışan sayısı dönem dönem dışarıdan çalışan arkadaşlarımızla 5 kişiye kadar ulaşabilen,  sık sık &#8220;acaba Teknokent&#8217;lerden birine taşınsak veya artık kendi ofisimize geçsek mi, yok canım henüz idare ediyoruz&#8221; şeklinde düşünceler geçiren bir web yazılım şirketi. Ekibin çekirdek kadrosu iki kardeşten oluşuyor. İlk zamanlarda dışarıya işler yapsak da uzun müddettir dışarıya iş yapmıyoruz. En son dışarıya yaptığımız iş <a href="http://www.blogcu.com/">www.blogcu.com</a>&#8216;un Nokta AŞ&#8217;ye satılmadan hemen önceki alt yapı ve tasarım sürecinde Beril Teknoloji&#8217;yle birlikte çalışmaktı. Anlayacağınız üzere bayağı zaman geçti. <img src='http://www.webgirisim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Bunlar dışında <a href="http://www.ankara.edu.tr/">www.ankara.edu.tr</a>, <a href="http://www.ilef.net/">www.ilef.net</a>, <a href="http://www.petarkadas.com/">www.petarkadas.com</a> ve <a href="http://www.gaxxi.com/">www.gaxxi.com</a> vs. gibi birçok iş yaptık, bunlardan Petarkadaş ve Gaxxi&#8217;nin halen sahibiyiz.</p>
<p><strong>- En çok zorlanacağınızı düşündüğünüz konu ne oldu?</strong></p>
<p>En zorlayıcı herhangi bir web sitesi ilk kez eklenirken içinde hangi bilgileri ihtiva edeceğiydi. Sitelerhakkinda.com Web Sitesi Ansiklopedisi, tıpkı Wikipedia Ansiklopedisi gibi herkes tarafından özgür biçimde düzenlenebilir ve bilgi paylaşımı yapılabilen bir oluşum. Ancak bu kadar yeni oluşum bir şeyleri paylaşmak isteyen bu nadide ve değerli kişileri nereden bulacak?</p>
<p>Bu soru tam &#8220;tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan çıkar?&#8221; sorusu. Türkiye&#8217;de böyle bir web sitesi ansiklopedisinin olması web siteleri sahipleri için, web siteleri hakkında bağımsız istatistiklere sahip olmak isteyen reklam ajanları için, kaliteli siteleri bulmak isteyen son kullanıcılar için de bir nimet. Ancak bu nimeti oluşturmak yine üstteki bu saydığımız taraflara düşüyor. Bunu yapıp yapmayacaklarıysa dananın kuyruğunun kopacağı yer.</p>
<p>Bizim tahminimiz eğer ilk başta bir çıkar ilişkisi kuramazsak kimselerin bir şeyler paylaşmayacağı yönündeydi. Bundan dolayı da bir web sitesi ilk kez oluşurken bile bazı bilgiler derledik, hazır bir taslak haline getirdik. Örneğin, web sitesinin trafiğini ve büyüklüğünü ölçmek için Google Pagerank, Yahoo, Alexa sıralamasını harmanladık. Web sitesinin hangi teknolojilerle yayın yaptığını anlamak için sunucu teknolojisini, yayın yaptığı ip aralığını, web sitesinin hızını ve sayfa boyutunu hesapladık. Bu bilgiler dahi tek başına Sitelerhakkinda.com&#8217;un belli bir kullanıcının ayağının alışmasını sağlayacak.</p>
<p><strong>- Yatırım maliyeti ne düzeyde? </strong></p>
<p>Yatırım maliyeti bizim bilgi birikimimiz, zamanımız ve aldığımız risk. Bunun dışında Sitelerhakkinda.com&#8217;un kendine ait bir sunucuda yayın yapması gerekiyor, bunun da aylık maliyetinden söz edebiliriz. Şu andaki durumdaysa, sunucularımızdan birisinde konuk olarak idare ediyor. Yeri gelmişken sunucularımızın isimlerini Farscape adlı olağanüstü bilimkurgu bir dizideki karakterlerden seçiyoruz. Sitelerhakkinda.com şu anda Moya isimli sunucumuzda çalışıyor.</p>
<p><strong>- Sitenin gelir modeli ne şekilde?</strong></p>
<p>İlk amacımız Sitelerhakkinda.com web sitesi ansiklopedisinde 1 milyon web sitesinin wikisini oluşturmak. Bu sitelerin %99&#8242;unun Türkçe dilini kullanmasını istiyoruz. Bu rakama ulaştığımız takdirde kendimize işte şimdi web sitesi ansiklopedisiyiz diyebileceğiz. Bunu diyebildiğimiz zaman da hatırı sayılır bir veritabanına ve ziyaretçi trafiğine sahip olacağız.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Müşteri açısından Sitelerhakkinda.com:</span></strong></p>
<p><strong>- Sitelerhakkinda.com</strong><strong> ile kullanıcı ne kazanacak?</strong></p>
<p>Son kullanıcı web siteleri hakkında fikirlerini söyleyebileceği, bilgilerini paylaşabileceği, şikâyetlerini iletebileceği bir ortam kazanacak. Tarafsız ve oynanamayan istatistiklere göre örneğin sinema konusunda en popüler web sitelerine ulaşabilecek.</p>
<p>Web sitesi sahipleri kendi web sitesini tanıtmak için yeni bir ortam kazanacak, örneğin Petarkadas.com&#8217;un tanıtımının yapıldığı şu sayfaya göz atın: <a href="http://www.Sitelerhakkinda.com/petarkadas.com">www.Sitelerhakkinda.com/petarkadas.com</a></p>
<p>Reklamverenler, ajanslar içinse web siteleri hakkında bilgi sahibi olup, sadece tek bir kaynağın verisi yerine birçok kaynağın verisine toplu halde bakacakları bir web sitesi ansiklopedisi olarak hizmet edecek.</p>
<p><strong>- Kullanışlılığı ne düzeyde?</strong></p>
<p>Tak çalıştır şeklinde çalışıyoruz, arama kutusuna web sitesinin adresini yazıyorsunuz, Sitelerhakkinda.com geri kalanını kendisi oluşturuyor.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Pazarlama açısından Sitelerhakkinda.com:</span></strong></p>
<p><strong>- Rekabette öne çıkaracak unsurlar?</strong></p>
<p>İlk olmak çok önemli. Başka birileri de bunu yapabilir, Türkiye&#8217;de çok iyi yazılımcılar var. Biz de iyiyiz, ama sonuç itibariyle taklit edilebiliriz. Ancak bu aşamadan sonra taklitçi konumda olacaklar. Sitelerhakkinda.com henüz ortada pazarın bile olup olmadığı belli olmayan bir alanda ilk olarak yola çıktı.</p>
<p><strong>- Türkiye&#8217;de veya dünyada rakip siteler mevcut mu? Varsa hangileri?<br />
</strong><br />
Hem var hem yok. Rakip olarak düşünülebilecek siteler istatistikî bilgiler vermeyip sadece paylaşım konusuna odaklanmışlar. Crunchbase, Aboutus.org gibi siteler sayılabilir.</p>
<p><strong>- Hedef pazarlarınız nereler? Türkiye haricinde dünyaya açılmak gibi bir hedefiniz var mı?</strong></p>
<p>İkimiz de Anadolu Lisesi&#8217;ni tamamen Almanca okumak gibi talihli bir talihsizliğe nail olduğumuz için Almanya her zaman ihtimal dahilinde. Almanya&#8217;da gelirler mütevazı ziyaretçili siteler için dahi Türkiye&#8217;ye göre çok yüksekler.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Altyapı Açısından Sitelerhakkinda.com:</span></strong></p>
<p><strong>- Hangi teknolojileri kullandınız?</strong></p>
<p>Biz uzun yıllar önce &#8220;Microsoft, ASP ve IIS&#8221; ile başlayıp Ankara Üniversitesi&#8217;nin &#8220;onlar bizim sunucuda çalışmıyor&#8221; demesiyle birlikte Php tarafına geçtik. Gayet de mutlu ve gururluyuz. Hatta şöyle de bir şey oldu, Sitelerhakkinda.com&#8217;da bir web sitesinin hangi sunucu ile çalıştığını yazıyoruz. Bunu yazdığımız alanda eğer ip numarası da 15 rakamdan oluşursa sığmama gibi bir durum oldu. Orada uzunca bir müddet &#8220;Microsoft IIS Server&#8221; yazmak yerine &#8220;Bill&#8217;s IIS&#8221; yazdı. <img src='http://www.webgirisim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Özetler durum budur.</p>
<p><strong>- Süreçle siteye eklemeyi düşündüğünüz diğer modüller nelerdir?<br />
</strong><br />
Üyelik modülü olabilir. Yine çeşitli listeler yapabiliriz. Çok temel biçimde en iyi sinema siteleri, en iyi haber siteleri listeleri şeklinde. Bazı bilgileri de açacağız, örneğin en çok tercih edilen sunucular neymiş, devlet kurumlarında durum neymiş, hangi web siteleri nerelerden yayın yapıyorlarmış vs.</p>
<p><strong>- Son olarak projeniz ile ilgili okuyucularımıza söylemek istediğiniz bir şey var mı?<br />
</strong><br />
&#8220;Biraz karışık cevaplar için kusura bakmasınlar, zamanlarını ayırdıkları için teşekkür ederim&#8221; derim. <img src='http://www.webgirisim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>- Türkiye&#8217;deki web girişimcilerine söylemek istediğiniz bir şey var mı?<br />
</strong><br />
Her şey güzel olacak.</p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/10/bizde-uye-yok-herkes-asci/" rel="bookmark" class="crp_title">Bizde üye yok, herkes aşçı!</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/10/tuketici-de-artik-barter-yapabiliyor/" rel="bookmark" class="crp_title">Tüketici de artık Barter Yapabiliyor!</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/01/neden-seo/" rel="bookmark" class="crp_title">Neden SEO?</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2008/12/internet-sitesi-ansiklopedisi-medyazorg/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kindo.com: Bir yılda exit nasıl yapılır?</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2008/11/kindocom-bir-yilda-exit-nasil-yapilir/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2008/11/kindocom-bir-yilda-exit-nasil-yapilir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Nov 2008 17:05:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Cihangir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[İş Fikri]]></category>
		<category><![CDATA[İş Kurma]]></category>
		<category><![CDATA[Ortaklık]]></category>
		<category><![CDATA[projelendirme]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=669</guid>
		<description><![CDATA[Geçen yılın ortalarında kurulan Kindo.com geçen aylar içerisinde MyHeritage tarafından alındı. Peki bu kadar büyük bir rakibin olduğu pazarda Kindo ne yaptı da bir yıl içerisinde exit gerçekleştirdi. Kindo Türkiye yetkilileri Mustafa Alpay ve Oğuzhan Aygören ile Kindo ve Web Girişimciliği üzerine konuştuk...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Geçen yılın ortalarında kurulan Kindo.com geçen aylar içerisinde MyHeritage tarafından alındı. Peki bu kadar büyük bir rakibin olduğu pazarda Kindo ne yaptı da bir yıl içerisinde exit gerçekleştirdi? Kindo Türkiye yetkilileri Mustafa Alpay ve Oğuzhan Aygören ile Kindo ve Web Girişimciliği üzerine konuştuk&#8230;</strong></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2008/11/kindo.jpg"><img class="size-medium wp-image-680 aligncenter" title="kindo" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2008/11/kindo.jpg" alt="" width="273" height="119" /></a></p>
<h3><strong>İnternet sektörüne nasıl girdiniz?</strong></h3>
<p><strong><em></em>M.A: </strong>Neler yapabiliriz internette diye düşünüyorduk. Dünyada ve Türkiye&#8217;de internet girişimleri nelerdir, nasıl gelişiyor, kimler yapıyor, bunları araştırdık önce. Bu araştırmalar sırasında, Oğuzhan&#8217;ın 6 aylık bir eğitimi olmuştu yurtdışında, oradaki teknolojiyle ve internetle ilgilenen arkadaşlarıyla iletişime geçtik. Oradan Kindo fikri çıktı ortaya.</p>
<p>Kindo fikrini geliştirmek için Londra&#8217;ya çağırdılar önce, yaz dönemi geçip okullarımız başlayınca gidemedik, ama online olarak görüşmelerimiz sürdü ve Kindo fikri gelişti. Bu arada destek de aldı Kindo baştan itibaren, garaj hikayelerindeki gibi önce gelişip sonra yatırım almak gibi değildi bizim girişimimiz. Baştan itibaren yatırımcılar ve alınacak para belliydi, sadece fikrin netleşmesi önemliydi.</p>
<p>Londra&#8217;da ofis ayarlandı, yurtdışındaki takımlar da netleşince çalışmalar başladı. İlk günden itibaren herşey belliydi, pazarlama anlamında 1 yıl sonra nerede olacağımızı, neler yapacağımızı planlamıştık, çok iyi bir iletişim vardı takımda, mail çok iyi kullanılıyordu, skype, yani teknoloji çok iyi kullanılıyordu. 16 ayrı ülkede olmamıza rağmen iletişim çok kolay olduğundan her yerden haber alabiliyoruz. Dolayısı ile bu bize, <strong>diğer aile ağaçlarından sonra piyasaya girmemize rağmen isim yapmamızı sağladı.</strong> Hatta şöyle bir şey de var; bir kişi, bir yerde aile ağacı oluşturduysa, başka yerde oluşturmuyordu, buna rağmen Kindo büyük yol katetti. İnsanlara aile ağacı oluşturabildiklerini gösterdik, myheritage gibi bizden önce sektöre girmiş, sektör lideri konumundaki girişimden sonra bile bunu başarabildik. Onlarda pazarlama biraz zayıf kaldığından, ve bizim organizasyondakilerle iletişimimizin iyi olmasından dolayı bunu başardık.</p>
<h3><strong>Kindo&#8217;nun gelişim sürecinde sizin göreviniz tam olarak neydi?</strong></h3>
<p><strong>O.A.: </strong>Bizim aslında ana rolümüz şuydu; Kindo&#8217;nun Türkiye&#8217;ye lokalizasyonu, tercümesi, tanıtımı, PR, kullanıcılarla içiçe olmak var. kullanıcılarla içiçe olmak çok önemli, istekleri var çünkü, onlarla yakınlık kurmak hoşlarına gidiyor. Birisi bakıyor, <a href="mailto:support@kindo.com">support@kindo.com</a>&#8216;a mail atıyor, Türkçe cevap geleceğini beklemiyor, biz türkçe ve çok içten cevaplar atınca duygusal bir bağ oluşuyor aramızda.</p>
<p>Yarışmalar düzenledik, &#8220;en büyük aile ağacı&#8221; gibi, hediyeler verdik, bunları bloglarımızda yayınladık, yerel bloglarımız var, her ülkede ayrı ayrı kültürlere hitap etmesi açısından önemli gördük bunu.</p>
<p>Çevirilere de çok dikkat ettik, en önemli noktalardan biri de buydu. Tamamen aynı çeviriyi kullanmadık. Mesela hatırlatmalar vardır bizde, doğumgünleri, yıldönümleri, etkinlikler vs. Birinin kuzeninin nişan töreni var mesela, o kişiye hatırlatma olarak veriliyor ve yanında bizim kültürümüze has bir mesaj: &#8220;Allah mesut etsin&#8221;. Kullanıcıya, onu bizden biri olarak gördüğümüz imajı böylece verilmiş oluyor.</p>
<p>Türkçe kelime kullanmaya dikkat ettik, e-mail değil, e-posta dedik.</p>
<p>Anketler yaptık, ve ilginç sonuçlarla karşılaştık. &#8220;Ailenizin ne kadarı şehirdışında yaşıyor&#8221; diye sorduk. İnternetin daha çok uzaktaki insanlarla haberleşmeyi kolaylaştırdığını düşünerek böyle bir şey sorduk. Amacımız da bu doğrultuda akrabalar arasındaki iletişimi kolaylaştırmaktı. Türkiye&#8217;deki aileler büyük ve dağınık durumda, ailelerin %52&#8242;si farklı şehirlerde yaşıyor. Diğer ülkelerde bu çok çok daha fazla. Bu da Kindo&#8217;ya olan ihtiyacı gösteriyordu.</p>
<h3><strong>&#8220;Aile ağacını nedir&#8221;i insanlara nasıl anlattınız?</strong></h3>
<p><strong>O.A: </strong>Sitemizde ünlülerin aile ağaçlarını yaptık. Atatürk&#8217;ün aile ağacı var, Koç ailesinin aile ağacı var. Son zamanlarda çok ilgi gören televizyon dizilerinden Yaprak Dökümü&#8217;nün karakterlerinin aile ağacı var. Böylelikle insanların Kindo&#8217;yu hayatlarına enjekte etmeleri kolaylaşmış oldu.</p>
<h3><strong>Fikir sizden çıkmıyor, peki sizin bu projeye inanmanız ne kadar zaman aldı?</strong></h3>
<h3><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2008/11/mustafaoguzhan.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-681" title="mustafaoguzhan" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2008/11/mustafaoguzhan.jpg" alt="" width="383" height="287" /></a></h3>
<p><strong>M.A: </strong>Aslında şöyle oldu; bu fikre inananlar vardı, inanmaktan öte canla başla çalışanlar vardı. Düşündük ki, bu çalışmalar karşılıksız kalmaz, illaki güzel bir şey çıkar buradan. Bu düşünceyle inanmak daha kolay oldu.</p>
<p><strong>O.A.: </strong>Biz işe başlasaydık ve organizasyon işlemeseydi, çekilirdik tabii. Ama çok uğraş vardı, karşılıksızdı en başta, ama sonra yatırımcılarla anlaşmaya varılınca, güzel sonuçlar alınacağını düşünmeye başladık. Türkiye&#8217;de genelde şöyle bir düşünce var; &#8220;para kazandırmayan işle uğraşmayacaksın&#8221;. Bu düşüncenin aşılması için melek yatırımcılara çok iş düşüyor bence.</p>
<p><strong>M.A: </strong>soyagaci.gen.tr diye bir proje vardı, Kindo&#8217;dan 6-7 ay önce. Tek bir kişi uğraşıyordu bununla, yazılım, tasarım, görsel, PR, tanıtım, reklam vs vs. şeyleri tek başına yürütemediği için Kindo açıldıktan 1 ay sonra kapandı. Organizasyon çok önemli burada.</p>
<h3><strong>Kindo&#8217;nun diğer aile ağaçlarından farkı nedir? Sonuçta ilk aile ağacı değil.</strong></h3>
<p><strong>O.A: </strong>Aile ağaçlarının ortak özelliği; soyağacını çıkarmak, görsel olarak göstermek. Ataları çıkarmak, yani üstsoyu bulmak da bir başka ortak özellik.</p>
<p>Kindo&#8217;nun çıkış noktası, diğer aile ağaçlaından farklı olarak, akrabalar arasındaki iletişimi kolaylaştırmak, mesajlaşma kavramı. İkinci olarak, gizlilik çok önemli görülmüyordu, sonuçta kişisel ve özel bir bilgi. Bunun üzerinde durduk ve güven getirdik. Üçüncü olarak, kullanıcı/yönetici olarak değil, Kindo ailesi olarak gördük kendimizi.</p>
<p><strong>M.A: </strong>Herkesin isminin başına bir aile bireyi sıfatı getiriliyordu, kartvizitlerimizde ve mail bilgilerimizde &#8220;country manager&#8221; değil, &#8220;uncle mustafa&#8221; yazıyordu mesela <img src='http://www.webgirisim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<h3><strong>Gizlilik ve kullanıcılarla aile oluşturmak sizin elinizde olan bir şey, ama mesajlaşmaya teşviği nasıl gerçekleştirdiniz?</strong></h3>
<p><strong>M.A: </strong>Aile ağacı bir kere oluşturuluyor genelde, aklına uzak bir akraban geldi, onu giriyorsun tabii ama, giriş periyodun belirli aralıklarla oluyor, düzenli değil. &#8220;Şu akrabanızın doğumgünü&#8221; gibi bir hatırlatma maili geliyor, öyle giriyorlar siteye.</p>
<p>Kindo&#8217;da kullanıcı kolaylığı çok önemliydi, bugün Facebook&#8217;a kayıt olurken bile çok problem yaşıyor insanlar, kayıt olma aşamasında bile. Biz kolaylaştırmaya çalıştık her şeyi. Ve eğlenceli kıldık, flashlarla ve efektlerle&#8230;</p>
<p><strong>O.A.: </strong>Türkiye&#8217;de aile ağacı oluşturmak konusunda bizde soru işaretleri vardı, ama kindo&#8217;da tam tersine çıktı, 16 ülke arasında en hızlı büyüyen 4. ülke konumuna geldi.</p>
<h3><strong>Ortaklık nasıl kuruldu? 16 ülkeden insanlar var organizasyonda, bunlar hisse mi aldı, çalışan konumuna mı getirildi, motivasyon açısından ortaklık gerekmez mi?</strong></h3>
<p><strong>O.A.: </strong>Farklı yaklaşımlar olabilir tabii, bizimki şöyle oldu; dışarıdan danışman olarak başladık, ortaklıkla başlamak çok zor zaten, ama işin sonunda ortaklık tabi ki olabiliyor, önce full time çalışan olunabilir, farklı yollar olabilir. Bu durumda bir şey söyleyemeyeceğim.</p>
<h3><strong>Birleşmeyle ilgili olarak; Kindo&#8217;yla MyHeritage birleşmesi nasıl oldu?</strong></h3>
<p><strong>O.A.: </strong>Kindo&#8217;nun kuruluşundan 2-3 ay sonra İsveç&#8217;teki merkez, MyHeritage ile bilgi alışverişi için görüşmeye başlıyor. Çünkü o zamanlar MyHeritage aile ağacı siteleri arasında teknolojisi en gelişmiş ve üyesi en fazla olan site. Görüşmelerden haberimiz vardı her zaman, başta da denildiği gibi iletişim çok iyi aramızda. Bu görüşmelerdeki amaç, &#8220;MyHeratige&#8217;daki özellikler bizde de olsa&#8221;, onlar reklam faaliyetlerini nasıl yürütüyor, bunları öğrenmek. Birleşme düşüncesi yok o zamanlar. Kindo Haziran ayında iyice büyümüş ve kendini kanıtlamış oluyor.</p>
<p>Biz bu kadar büyük yerlere gelince, Kindo&#8217;nun ve Myheratige&#8217;ın bir ortak yatırımcısı var, onun parası kendi arasında yarışmaya başlamış olduğunu düşünmeye başlıyor. Bu arada Myheratige da Facebook&#8217;un yayılmasıyla ilerleme ve farklı pazarlama yolları denemeye karar veriyor. Kindo&#8217;yu incelediklerinde de kendilerinden farklı özellikleri görüyorlar ve Myheratige&#8217;a eklemek istiyorlar. Bu noktada satın alma kararı alıyorlar, görüşmeler başlıyor.</p>
<h3><strong>MyHeratige&#8217;ın Kindo&#8217;yu satın alma kararını vermesindeki en büyük etmenin Kindo&#8217;daki organizasyon olduğu çok açık. Peki bu motivasyon nasıl sağlanıyor?</strong></h3>
<p><strong>O.A.: </strong>Öncelikle bir araya gelen insanlar sıradan insanlar değil, internete ilgi duyan ve internette iş yapmak isteyen insanlar. Ve aynı zamanda işin nasıl yürümesi gerektiğini bilen insanlar. Aradaki iletişim iyi olunca, etkileşim de çok iyi oluyor ve motivasyon buradan sağlanıyor. Skype üzerinden düzenli olarak toplantılar yapılıyor. Dökümanlar Google Docs&#8217;ta saklanıyor. Ülkeler arasında da birebir toplantılar oluyor. Bunlar da bilgi alma açısından, &#8220;biz yaptık tuttu, sizin ülkenize uyarsa siz de yapın&#8221; tavsiyeleri&#8230;</p>
<p><strong>M.A:</strong> Organizasyonda her şey çok belirgin, herkes kendi işini yapıyor, diğer işlerin üzerinde durmuyor. Lokalizasyonda görev alanların teknik konuda kiminle, PR konusunda kiminle, bilgi alma konusunda kiminle irtibata geçmesi gerektiği belli. Onun için sistem tıkır tıkır işliyor. Bu da bir başka motivasyon nedeni.</p>
<p><strong>O.A.: </strong>Kindo&#8217;nun 4 ana ortağı birbirini tamamlayan özellikte, ikisi teknik konuda, ikisi pazarlama kısmında uzman ve networke sahip insanlar. Bizim irtibata geçmemiz söylenen insanlar da bu 4 ortağın çevresinden insanlar. Yani bu demek oluyor ki, &#8220;benim bir fikrim var, her şeyi ben yaparım&#8221;la olmuyor, çevre ve organizasyonun sağlam olması gerekiyor.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2008/11/myheritage.jpg"><img class="size-medium wp-image-682 aligncenter" title="myheritage" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2008/11/myheritage.jpg" alt="" width="302" height="83" /></a></p>
<h3><strong>Kindo&#8217;nun satışı gerçekleşti. Peki bundan sonra ne gibi projeleriniz var? </strong></h3>
<p><strong>M.A: </strong>Projelerimiz var tabi. Bu sefer biraz daha reel hayatın içinde, yine internet üzerine tabii ki, ama cep telefonlarında da özellikler artınca, 3G gibi, buna yönelik bir şeyler olacak.</p>
<p><strong>O.A.: </strong>O da sosyal network olacak, biraz daha özelleşmiş bir alanda, konu da &#8220;cep telefonu kullanıcıları ve internet kullanıcılarının entegrasyonu&#8221; diyelim, burada bırakalım <img src='http://www.webgirisim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<h3><strong>Global olarak mı düşünüyorsunuz bunu, sadece Türkiye&#8217;de mi?</strong></h3>
<p><strong>O.A: </strong>Kindo bize şu vizyonu ve çevreyi verdi, &#8220;biz bir projeyi baştan itibaren tüm dünyada geçerli olacak halde sunabiliriz&#8221;. Çünkü Kindo ilk değildi, ilk olmadığı halde en kısa sürede en iyi çıkışı yapan şirket oldu. Bu örnekle ve yaptıklarımızla bu güveni ve gücü kendimizde görüyoruz.</p>
<h3><strong>Yeni web girişimcilerine örnek olması açısından ; yeni projeniz için ne gibi çalışmalar yaptınız, sunumlar, yatırımcı arayışları, teknolojik uygulamalar vs. bunları nasıl yaptınız? </strong></h3>
<p><strong>M.A: </strong>Şu anda biz projenin üzerimize düşen her kısmını gerçekleştirdik, projenin bize düşen bölümü tamamlandı. Projenin ana fikri, hitap ettiği kitle, hangi ihtiyaca cevap verdiği şekillenmiş durumda. Bunun için gerekli teknolojik uygulamalar da tamamlanmak üzere. Üzerimize düşenler şimdilik sadece bu kadar. Devamında yatırımcı görüşmeleri için sunumlar hazırladık, ve görüşmelere başladık. Bu görüşmeler sonucunda, projemizin eksik yanlarını görüp, görmediğimiz yanlarını tamamlamaya çalışıyoruz.</p>
<h3><strong>Yatırım konusuna gelince. Kindo gibi mi başlamak lazım, yoksa garajda başlayıp, sonra yatırımcı mı bulmak iyidir, projeden projeye değişir mi sizce?</strong></h3>
<p><strong>O.A.: </strong>Değişir. Önce fikre, sonra bu fikrin gerçekleşmesi için gereken kaynaklara bakmak lazım. İnternet projeleri için öncelikli gereksinim teknik bilgidir, garajdan çıkan fikirlerin teknik bir üstünlükleri vardır her zaman. İkinci olarak çevredir, diğer insanları çekecek, siteye katkı sağlayacak bir çevredir. Onun dışında ihtiyaç iş gücüdür. Bir insanın tek başına bir işi yapması çok zordur. Gidebildiği yere kadar gitmeli, ama tıkandığı yerde de yardım almasını bilmelidir. Yatırım da böyle bir şey, fikirden fikire, projeden projeye değişir.</p>
<p><strong>M.A: </strong>Başta yatırımcıyla başlamanın şöyle bir katkısı var; ben projeye inanıyorum ama, başkasının da bu projeye inandığını görmek bir motivasyon, birinin yatırdığı parayı çarçur etmeme çabası da ayrı bir motivasyon sağlıyor.</p>
<h3><strong>Kindo sayesinde yurtdışındaki startup ve yatırımcılarla tanıştınız, peki sizce Türk Web sektörü ne durumda? </strong></h3>
<p><strong>O.A.: </strong>Türk internetinde iş modeli genelde e-ticarete dayalı. Kullanıcı odaklı servislerde pek yok, varsa da çok gelişmemiş. Bunun nedeni sanıyorum kullanıcı odaklı olmanın gerektirdiklerinin zorluğu. Birinci olarak kullanıcı sayısını arttırmak için reklam ve tanıtım yapılması gerekiyor, topluluğu sürekli tutmak için bu gerekli. İkinci olarak kullanıcıları sitede tutmak, bunun için teknik bilgi, teknik destek ve sürekli güncellenen, yenilenen site içeriği ve fikir gerekiyor. Bunların sağlanması için gerekli olan şeyler de sabır ve para. Ama Türkiye&#8217;de ne sabır var, ne para var. Türk web girişimcileri ne zaman sabırlı olur, parası olur, o zaman Türk webinde iş modelleri değişir, gelişir.</p>
<h3><strong>Mustafa ve Oğuzhan, Kindo başarısı için sizi kutluyorum. Yeni projelerinizde de bunun gibi başarılar yakalamanızı temenni ediyorum. Web girişimcilerine katkıda bulunacağınızı düşündüğüm bu röportaj için de teşekkür ediyorum.</strong></h3>
<p><strong>M.A: </strong>Biz teşekkür ederiz.</p>
<p><strong>O.A:</strong> Teşekkürler&#8230;</p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/11/bastan-sona-cembernet/" rel="bookmark" class="crp_title">Baştan Sona cember.net</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/12/start-up-weekend-uygulamalari/" rel="bookmark" class="crp_title">Start-up Weekend Uygulamaları</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/12/ersan-ozer/" rel="bookmark" class="crp_title">Seri Girişimci Modeli: Ersan Özer</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2008/11/kindocom-bir-yilda-exit-nasil-yapilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Neden Web Girişim?</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2008/11/neden-web-girisim/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2008/11/neden-web-girisim/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Nov 2008 17:05:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Cihangir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[İş Fikri]]></category>
		<category><![CDATA[İş Kurma]]></category>
		<category><![CDATA[projelendirme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=328</guid>
		<description><![CDATA[Web girişimleri, reel girişimler kadar verimli çalışma gerektirir, arasındaki fark sadece maliyettir. Bu sebeple web girişimleri reel girişimlere nazaran daha tercih edilebilir olmaktadır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- 	 	 --></p>
<p>Bir şeyler <strong>başarma arzusu</strong> ve devamında <strong>ihtiyaçları karşılama gereği </strong>insanın girişimlerde bulunması için ortamı hazırlar. Bu girişimler birçok şekilde olabilirken genel anlamda girişimcilik kendi işini kurma, dolayısı ile istediği doğrultuda yönetebileceği ve hayallerini hayata geçirebileceği bir organizasyon olarak ele alınır&#8230;  Peki bu girişimler internet üzerinde yapıldığında ne tür eksileri ve artıları var?</p>
<ol>
<li><strong>Hitap 	edilen kitle;<br />
</strong>Reel dünyada bir mağaza, cafe vb. Bir 	işletme kurulduğunda müşteri potansiyeli ancak iş yerinin 	önünden geçen kişiler kadardır. İş yeri ne kadar işlek bir 	yerde ise o kadar çok kişiye hitap edilebilir. Eğer B2B bir 	işyeri var ise de potansiyel ancak çevredeki ve telefon 	rehberindeki kişiler kadardır. Ama bir web girişiminde hitap 	edilen kitle tamamen <strong>girişime bağlı olarak artar. </strong>Satılan ürün 	ya da verilen hizmet kimlerin ihtiyacını gideriyor ise hedef kitle 	o kadar büyüktür ve her koşulda telefon rehberinden kat kat daha 	büyüktür&#8230;</li>
<li><strong>Başlangıç</strong><strong> Sermayesi;<br />
</strong>Genelde &#8220;sıfır maliyet&#8221; olarak bilinen web 	girişimleri aslında <strong>fazlasıyla maliyetlidir. </strong>Eğer bir girişim 	yapılıyorsa tabii ki harcama yapılacaktır, ama web 	girişimlerindeki en büyük fark bu <strong>yatırımı sürece 	yaymasıdır&#8230; </strong>Özellikle ofisin ya da mağazanın hazırlanması 	ve en az 6 aylık kiranın baştan hazır tutulması gibi masraflar 	bir web girişiminde bulunmaz. Başlangıç sermayesi; host, domain, 	yazılım ve arayüzden ibarettir. Bu üretimi yapıp işler bir 	düzen kurmak için gerekenlerdir&#8230; Tabii ki pazarlama harcamaları 	olacaktır ama bunları sürece yaymak, başlangıç sermayesini 	düşüren etmenlerdir&#8230;</li>
<li><strong>Rekabet;</strong><br />
Web 	Girişimlerinin bir diğer artı yönü ise rekabette tutunabilmeyi 	ve kolay ilerlemeyi sağlamasıdır. Herkesin farklı tutum, 	davranış ve ihtiyaçları olduğunu düşünürsek, yeni web 	girişimlerinin -her türlü ihtiyaca &#8220;genel&#8221; olarak cevap 	veren- büyük rakiplerden sıyrılarak belirli, kısıtlı ve 	bağımlı kullanıcılara/müşterilere sahip olabilme şansı çok 	yüksektir&#8230;</li>
<li><strong>Motivasyon;</strong><br />
Bir 	girişim için gerekli başlıca etmenin motivasyon olduğu apaçık 	bir gerçektir. Internet üzerinde neredeyse <strong>her şeyin ölçülebilir 	olması </strong>girişimin motivasyonunu koruması adına çok önemli bir 	faktördür (Dışarıdan gelen linkler, hakkında çıkan yazılar, 	site ziyaretçileri, arama motorlarındaki alakasız sonuçlar 	vb.)&#8230;</li>
</ol>
<p>Genel anlamda artıları böyle sıralayabilsek de eksiler de çok ciddi bir yer kaplar, çünkü reel girişim gibi düşünüldüğünde çok büyük hatalar yapılabildiğine birçok kez şahit olduk&#8230; Peki bu eksiler neler?</p>
<ol>
<li><strong>Tanıtım;<br />
</strong>Yukarıda 	artı özellik olarak belirttiğimiz hitap edilen kitle büyüklüğü 	aynı zamanda eksi bir özellik halini de alabiliyor. İnternete yeni 	adım atmış birçok kişi &#8220;siteyi kurdum, her şey tamam, 	milyonlar da nette zaten bunların %5&#8242;i gelse yırttık&#8221; gibi 	bir yaklaşımla girişimde bulunuyor. Ama şu var ki ofis/mağaza 	nerede olursa olsun önünden geçen birileri var, diğer tarafta 	bir web sitesinin kendini tanıtmaması halinde ise ziyaretçinin 	gelmesi ancak bir hayal olabilir.</li>
<li><strong>Rekabet;<br />
</strong>Rekabet 	reel girişimlere göre çok farklıdır, çünkü müşteriler 	oldukça üşengeç ve ürkektir&#8230; Özellikle <strong>üyelik bazlı 	girişimlerde </strong>bu üzerinde durulması gereken bir konudur ve 	kesinlikle sıradan rekabet mantığı izlenmemelidir&#8230; Örneğin; 	aradığı kitabı hepsiburada&#8217;da bulan bir müşteri, üyeliği 	orada olduğu için daha ucuza alabilecek olsa bile Kitapyurdu&#8217;nu 	tercih etmez, çünkü yeniden bir üyelik işlemi gerekecektir, 	oranın müşteriye yaklaşımını bilmemektedir ve yeni bir 	sistemi öğrenmek üşengeç ve ürkek kullanıcı vazgeçmeye yeter bir 	mazerettir&#8230;</li>
<li><strong>Konumlandırma;</strong><br />
Her 	ne kadar bütün girişimler için çok önemli olsa da, bir web 	projesini hayata geçirmek konumlandırmaya çok daha fazla önem 	ister&#8230; Çünkü sitenin getirdiği <strong>yeniliğin her şekilde altı 	çizilmeli, </strong>diğerlerinden ayrılmalı ve siteye girdiği 	anda <strong>ziyaretçi bunu fark etmelidir&#8230; </strong>Diğer türlü, bir netlog kullanıcısı 	istanbul.net&#8217;e girdiğinde hiç bir şekilde yeni bir üyelik, 	yeni bir profil oluşturma çabasına girmezdi&#8230;</li>
<li><strong>Reklam;</strong><br />
&#8220;Siteyi, 	Altyapıyı kurduk ziyaretçi gelir artık&#8221; gibi bir yaklaşımın 	yanında; &#8220;Bütçeyi ayırdık, süper bir tanıtım yapacağız, 	artık geridönüş almamak içten değil&#8221; gibi bir mantık da çok 	ciddi sorunlara yol açabiliyor. Reklam ne kadar önemli bir faktör 	olsa da yeni müşteri kazanma anlamında destekleyici reklam da 	bahsedilenin ve fazlasının verildiği bir altyapı, devamında 	müşterileri konuşturacak bir <strong>evangelism</strong> <strong>oluşturulması</strong> da 	şarttır. Bu yayıcı kitle ne kadar küçük olursa olsun binlerce 	dolarlık reklamlardan daha değerli oldukları unutulmamalıdır&#8230;</li>
<li><strong>Ciddiye 	Alınma;</strong><br />
Girişimin niteliğine göre değişiklik gösterse de 	kullanıcıların birçoğu örnek görmek ister. Girişimin 	gidereceği ihtiyaç ne kadar net belirtilmiş olsa da buna nasıl 	hizmet edeceği ve bundan önce nasıl hizmet ettiği kullanıcıya 	net olarak gösterilmeli ve bunun için &#8220;<strong>üye yorumları</strong>&#8221; veya 	&#8220;<strong>vâkâ analizleri</strong>&#8221; sunulmalıdır. Ziyaretçiye (potansiyel üye) 	yukardan inme sözler yerine,  diğer kullanıcıların yorumlarını 	ve onların ne kazandığını göstermek ciddiye alınma konusunda 	ziyaretçiyi heveslendirecektir.</li>
</ol>
<p>Web girişimleri reel girişimlere nazaran birçok imkânı içinde barındırırken, internet kullanıcılarının katlanarak artması, pazarı büyüterek ilerlemeyi kolaylaştırıyor. Fakat genel anlamda interneti hayatının içine almadıktan sonra web girişiminde bulunmak birçok girişimci için felaket olabiliyor. Bu sebeple öncelikle yapılması gereken şey, <strong>online hayata entegre olmak ve devamında fikrin internette uygulanabilirliğini irdelemek olacaktır&#8230;</strong></p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/03/bir-girisim-olarak-etohum/" rel="bookmark" class="crp_title">Bir girişim olarak eTohum</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/02/girisimden-yatirima-turk-internet-sektoru/" rel="bookmark" class="crp_title">Girişimden yatırıma Türk internet sektörü</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/01/facebook-nasilim-uygulamasi/" rel="bookmark" class="crp_title">Facebook Nasılım Uygulaması</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2008/11/neden-web-girisim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Baştan Sona cember.net</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2008/11/bastan-sona-cembernet/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2008/11/bastan-sona-cembernet/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Nov 2008 17:05:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Cihangir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[E-Ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Gelir Modeli]]></category>
		<category><![CDATA[İş Fikri]]></category>
		<category><![CDATA[İş Kurma]]></category>
		<category><![CDATA[projelendirme]]></category>
		<category><![CDATA[Xing]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=276</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye'nin ilk iş ağı platformu; cember.net'in kurucusu ve geliştiricisi Çağlar Erol'la, kendi girişimi ve Türk Internet Girişimleri üzerine bir söyleşi yaptık...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Türkiye&#8217;nin ilk iş ağı platformu; cember.net&#8217;in kurucusu ve geliştiricisi Çağlar Erol&#8217;la, kendi girişimi ve Türk Internet Girişimleri üzerine bir söyleşi yaptık&#8230;</em></p>
<p><em><strong>- Merhaba Çağlar Bey, bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz, özellikle cember.net projesine başlamadan önce Çağlar Erol ile ilgili? </strong></em></p>
<p>1976 Kırşehir doğumluyum. Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği&#8217;ni 97 yılında bitirdikten sonra yine aynı üniversitede MBA yaptım. Lisans eğitimim süresince bir taraftan da IBM, Comnet gibi o zamanlar son derece yeni olan Internet sektörünün önde gelen şirketlerinde çalıştım. Elektronik Bölüm Kulübü başkanlığım süresince verdiğim Internet eğitimleri bu alanda Türkiye&#8217;de ilklerdendir. Master eğitimim boyunca da İşletme Bölümü&#8217;nde Araştırma Görevlisi olarak çalışarak teknik bilgimin yanında yönetim ve işletme bilgimi de geliştirme olanağı buldum.</p>
<p>Askerliğimin ardından Superonline&#8217;da Ürün Geliştirme Sorumlusu olarak çalışmaya başladım. Yani iki yıllık bir aradan sonra yine Internet sektörüne dönüş yapmış oldum. Superonline, Internet&#8217;in Türkiye&#8217;de yaygınlaşmasına öncülük eden çok önemli bir şirket. Superonline&#8217;da çalıştığım bu süreç, benim bu sektörde geniş bir çevre edinmemi ve sektörün inceliklerini öğrenmemi sağladı.</p>
<p>2001 yılında krizin ardından Bilgisayar Mühendisi olan eşimin yurtdışına çıkmasıyla ben de benzer bir arayışa girdim, ve ondan altı ay sonra ben de Accenture Frankfurt ofisinde danışman olarak çalışmaya başladım. Yaklaşık dört yıl boyunca Avrupa&#8217;nın çeşitli ülkelerinde projelerde danışman ve yönetici olarak görev aldım. Accenture bilişim danışmanlığı alanında dünyanın en büyük şirketlerinden biri, ve orada çalışmak gerçekten çok kaliteli bir üniversitede eğitim almaya benziyor. Bankacılık ve otomotiv sektöründeki firmalara yaptığımız projelerde edindiğim deneyim, profesyonel anlamda bana çok şey kattı.</p>
<p>Almanya&#8217;dan 2005 baharında döndükten sonra eşimle beraber aklımızdaki bu konsepti hayata geçirmek için çalışmaya başladık, ve Eylül ayında da <strong>Türkiye&#8217;nin ilk Business Networking platformu cember.net </strong>hayata geçti.</p>
<p><em><strong>- cember.n</strong><strong>et </strong><strong>fikrinin çıkış noktası neydi? </strong></em></p>
<p>cember.net fikri, Avrupa&#8217;da bilişim danışmanı olarak çalıştığımız yıllarda ortaya çıktı. Türkiye&#8217;ye dönme planları yaptığımız dönemde, aklımızda bir çok farklı proje vardı. Henüz yalnızca fikir ve iş planı şeklindeki bu projeleri gerçekleştirirken beraber çalışabileceğimiz insanlar aramaya başladık. Ama Türkiye&#8217;de bunun ne kadar zor olduğunu o zaman fark ettik. Ülkemizde insanların birbirleriyle iletişimi çok kolay değil. İşbirlikleri, &#8220;networking&#8221; dediğimiz çevre edinme çalışmaları, yalnızca belirli dar grupların kendi içlerinde olabiliyor. Ancak <strong>networking iş hayatı için hayati önem taşıyor. </strong>Nitekim biz de istediğimiz kişilere ulaşmakta ya da onların ilgisini çekmekte çok zorlandık.</p>
<p>Bu durum, iş yaşamındaki çok önemli bir açığı görmemize neden oldu. Türkiye&#8217;de hayata geçireceğimiz bir online networking platformunun bu alandaki boşluğu doldurarak iş yaşamına hareket getireceğini düşündük, ve cember.net projesini geliştirmeye başladık.</p>
<p><em><strong>- 2005 yazında siteyi açtığınızda ne tür amaçlarınız vardı? cember.net&#8217;in nereye geleceğini hayal ediyordunuz? </strong></em></p>
<p>Hayalimiz aslında cember.net&#8217;in ulaştığı noktalardı.Yani kurulduktan sonraki <strong>iki yıl içinde üç yüz bin üye</strong>ye ulaşmayı, platformun Türkiye&#8217;de iş dünyasında önemli bir etkinliğe sahip olmasını hayal ediyorduk. Bir süre önce cember.net&#8217;in geliştirme aşamalarındaki iş planlarına bakıyorduk, ve öngördüğümüz sayıların gerçeğe ne kadar yakın olduğunu görerek biz de şaşırdık.</p>
<p><em><strong>- Başlangıçta yatırımcı arayışında bulundunuz mu?</strong></em></p>
<p>Evet yatırım arayışında bulunduk. Ama maalesef bu konuda gerçekten çok zorlandık. cember.net proje halindeyken yatırımcı bulamamamızı şimdi anlıyorum, ama cember.net&#8217;in hayata geçişini takip eden birkaç ay içinde platformun gösterdiği hızlı büyüme sonucunda yine de istediğimiz değerlemeler ve şartlarda bir yatırımcı bulmamız mümkün olmadı. Biz de oldukça uzun süre yatırımcısız devam ettik.</p>
<p><em><strong>- Biraz genel olacak ama sizce her türlü girişim için yatırım gerekli midir?</strong></em></p>
<p>Yatırım derken dış yatırım demek istiyorsunuz: Hayır değildir. Cebinizde paranız varsa yatırımcısız da başlarsınız. Aileden kalan bir dükkanınız varsa biraz birikmiş paranızdan koyup bir mağaza açabilirsiniz. Daha çok paranız varsa bir maden ocağı alırsınız. İkna edebilirseniz bankadan kredi çekersiniz, borçla başlarsınız. Ama yapmak istediklerinize yetecek <strong>paranız yoksa, kredi alamıyorsanız, </strong>ya da yalnızca <strong>riski paylaşmak istiyorsanız, </strong>işte o zaman yatırım/yatırımcı konusunu düşünebilirsiniz.</p>
<p><em><strong>- Konumuza dönecek olursak, cember.net&#8217;i oluştururken en çok zorlandığınız konu ne oldu?</strong></em></p>
<p>cember.net&#8217;i yalnızca eşimle beraber geliştirdik. Bu süreçte aylarca evimizin bir odasında, günde 15-20 saate yakın sürelerde çalıştık. Bu gerçekten zorlu bir süreçti. Devamında cember.net&#8217;in gelişim sürecinde binlerce üyenin bulunduğu bir platformun moderasyonunu da kendimiz üstlendik. <strong>Moderasyon gerçekten çok zorlu bir şey; </strong>insanı çok yıpratıyor. Sürekli birileriyle mücadele halindesiniz, kim bilir hangi sorunla kavga etmek isteyen insanlarla karşı karşıya kalabiliyorsunuz, ve bu psikolojik olarak insanı zorluyor. Bu konuda çok değerli üyelerimizden ciddi yardım da gördük tabii, ama bu yardıma rağmen bizim yükümüz oldukça fazlaydı. Düşündüğüm zaman çok çalışmaktan daha da zor olan şeyin platformun yönetimi olduğunu söyleyebilirim.</p>
<p><em><strong>- 2006&#8242;nın Mart&#8217;ına gelindiğinde cember.net&#8217;in 50bin üyesi olmuş, ve ücretli üyeliğe geçmiştiniz. Bu erken atılmış bir adım mıydı? Yoksa iş planına uygun bir ilerleme miydi? </strong></em><em><strong></strong></em></p>
<p>Ben ücretli üyeliğe, daha doğrusu <strong>somut gelir modeli</strong>ne inanıyorum. cember.net&#8217;in kuruluşundan itibaren zaten Altın Üyelik sisteminin olacağını sürekli vurguluyorduk, dolayısıyla bir sürpriz olmadı. Eğer bir yatırımcımız olsaydı bu süreci biraz daha geciktirirdik büyük olasılıkla, ama yine de zamanlamanın çok da erken olmadığını düşünüyorum.</p>
<p><em><strong>- cember.net&#8217;in kurulmasından satışına geçen surede kopma noktaları neler oldu?</strong></em></p>
<p>Öncelikle Aralık 2005&#8242;te yaşadığımız hızlı büyüme süreci, ve tabii bu süreçteki performans zorlukları önemli. Hızlı büyüme olmasını ummakla, buna karşı tedbir almak farklı şeyler. Neyse ki kısa sürede bu sorunları &#8211; tüm olanaksızlıklara rağmen &#8211; gidermeyi başardık. Ama o süreçte ciddi sayıda yeni üyeyi de hız sorunları nedeniyle kaybettiğimize inanıyorum.</p>
<p>Yatırım aldığımız süreç de önemli. Şirkete bir yatırımın girmesi, çok şeyi değiştiriyor. Öncelikle güveniniz artıyor, riskleriniz azalıyor. Daha rahat hareket edebiliyorsunuz. Hedeflediğiniz büyüme rakamlarına daha rahat ulaşıyorsunuz. Bu da bizim için oldukça önemli bir adımdı.</p>
<p><em><strong>- Yaklaşık 3 yıl boyunca gece gündüz emek harcadığınız, çocuğunuz gibi büyüttüğünüz girişiminizin satış aşamasına geldiğinde ne tür zorluklar yaşadınız?</strong></em></p>
<p>Aslında düşündüğüm zaman, yaşadığımız ciddi bir zorluk olduğunu söyleyemem. Her satın alma işleminde olduğu gibi bir hukuki süreç oldu tabii ki, ama bunlar bence işin en keyifli kısımlarıydı. Tabii o günlerde bunun farkında değildim <img src='http://www.webgirisim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><em><strong>- Kariyeri için çalışma ve kendi girişimini yapma arasında kalan gençlere ne önerirsiniz?</strong></em></p>
<p>Ben <strong>girişimci olmayı en baştan beri düşünüyordum. </strong>Diğer taraftan girişimciliğin insanın içinde olması gerektiğini söyleyecek değilim; bunun aksi bir çok başarılı örnek var. Ben yine de bir çok zorluğu yaşamamak için, <strong>okul sonrası birkaç yıl iş tecrübesinin çok önemli olduğuna inanıyorum. </strong>Bu tecrübeler, iş hayatında başarı olasılığını ciddi şekilde artıracaktır. Okulda size çok da parlak gelmeyen bir fikri, yalnızca girişimci olmak için proje haline getirmek, okul sonrası çok değerli yıllarınızı boşa geçirmenize neden olabilir. Diğer taraftan eğer böyle bir istek varsa 30 yaşına gelmeden, çocuk sahibi olmadan (çünkü bu riski çocukla almak çok daha zor) böyle bir denemenin de mutlaka yapılması gerektiğini düşünüyorum.</p>
<p><em><strong>- Son olarak sizce internet girişimcilerinin projeleri adına atması gereken ilk adımlar </strong><strong>nelerdir?</strong></em></p>
<p>İlk olarak <strong>yol haritası </strong>çizilmeli, ve <strong>2 farklı çıkış yolu </strong>net olarak konmalı. Bunlardan <strong>birincisi</strong> <strong>iyi durumda en sonda projenin nasıl satılarak çıkılabileceği</strong> (ki yatırımcı için de bu çok büyük önem taşır), <strong>ikincisi de başarısızlığa ne zaman / hangi koşulda karar verileceği</strong>. Bu ikinci çıkış düşünülmezse, birkaç yıl sonra size ciddi ağırlık yapan, yaşamınızın önemli yıllarını &#8220;harcadığınız&#8221; bir projeyle baş başa kalabilirsiniz.</p>
<p>Benim açımdan <strong>gelir modelinin de ilk günlerden netleştirilmesi faydalı. </strong>Yurtdışında buna aykırı bir çok örnek olsa da, ben para konusunun Türkiye&#8217;de net olması gerektiğine inanıyorum.</p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/12/yogurtistan/" rel="bookmark" class="crp_title">Sıradışı Bir Fikir Nasıl Gerçeğe Dönüşür?</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/04/universiteli-ve-yeni-mezun-insan-kaynaklari-platformu/" rel="bookmark" class="crp_title">Üniversiteli ve yeni mezun insan kaynakları platformu!</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/03/bir-girisim-olarak-etohum/" rel="bookmark" class="crp_title">Bir girişim olarak eTohum</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2008/11/bastan-sona-cembernet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

