<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Web Girişim &#187; Yatırım</title>
	<atom:link href="http://www.webgirisim.com/tag/yatirim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.webgirisim.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 20 Jan 2012 21:36:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Girişimden yatırıma Türk internet sektörü</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2009/02/girisimden-yatirima-turk-internet-sektoru/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2009/02/girisimden-yatirima-turk-internet-sektoru/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2009 17:05:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Cihangir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[E-Ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[ebay]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Reklamcılığı]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Sektörü]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=1128</guid>
		<description><![CDATA[eBay Avrupa YK uyesi, GittiGidiyor YK uyesi ve eBay Turkiye temsilcisi Sina Afra ile girişimden yatırıma, e-ticaretten servislere detaylı bir söyleşi yaptık...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><span style="font-size: small;"><strong><span style="font-family: Arial;">eBay Avrupa YK uyesi, GittiGidiyor YK uyesi ve eBay Turkiye temsilcisi Sina Afra ile girişimden yatırıma, e-ticaretten servislere detaylı bir söyleşi yaptık&#8230; </span></strong></span><br />
<strong style="font-family: Trebuchet MS;"><br />
</strong><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/02/sina_afra.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-1129" style="border: 2px solid black; margin: 2px;" title="sina_afra" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/02/sina_afra.jpg" alt="" width="246" height="208" /></a><strong style="font-family: Trebuchet MS;">Merhaba Sina Bey, bize biraz kendinizden bahsedebilirmisiniz? </strong><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Babamın hariciyeci olması sebebiyle yaklaşık 40 yıl yurtdışında yaşadım, Almanyada işletme bitirdim. Devamında 13 sene KMPG de çalıştım ve partner olduktan sonra ayrıldım ve bundan 4 yıl once de eBay&#8217;e geçtim. Başlangıçta Almanya eBay&#8217;de yönetim kurulu üyesi olarak görev yaparken, Avrupa&#8217;da da &#8220;merger&#8221; ve &#8220;acquisition&#8221;lardan sorumluydum. 2007 mayısta Gittigidiyor&#8217;un hisse alımında bizzat sorumluydum devamında da eBay Türkiye sorumlusu olarak buraya geldim ve artık İstanbul&#8217;da yaşıyorum. Şu an halen eBay&#8217;in Avrupa&#8217;daki büyük çapta alımları ile ilgileniyorum.</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;">&#8220;Deal&#8221; demişken? Sitelerin değerlemeleri nasıl gerçekleşiyor?</strong><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Burada tam bir denge unsuru var, alıcının stratejik önceliklerine bakmak gerekiyor. Alıcı borsadaysa büyüme hızına büyüme katmak istiyorsa, normalin çok daha üzerinde paralar ödenebilir ama sonuçta 3 öncelik var; s</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">1. Sitenin &#8220;intellectual property&#8221; dediğimiz kağıda zor dökülen fikri değeri.</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">2. Trafik boyutu; hızlı bir şekilde üye veya trafikte büyümesi ve bunun kattığı değer</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">3. Yapılan ciro ve kalan kar. Bunun da multiple ve dcf yontemleri dediğimi iki yolu var. Oturmuş firmalarda dcf(Discounted Cash flow) diğerlerinde ise multiple kullanılır. </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;">Biraz daha canlandırmak adına; fazlasıyla hit alan, bağımlısı olan üyeleri bol bir site var, ama girişimcinin sermayesizliğinden dolayı gerekli geliştirmeler yapılamamış ve normalin çok altında kazanıyor site. Bu durumda nasıl bir yaklaşımda bulunulur?</strong><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Alıcı her zaman bir karar vermek zorunda, burada iki soru var; </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Ne kadar para vereceğim?</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Ne kadar risk alacağım?</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Riskimi düşürebiliyorsam daha fazla para veririm, mesela trafiği yüksek ama bunu paraya çevirememiş bir siteyi düşünelim, bu genelde yeni kurulan başarılı siteler için geçerlidir. Burada ilk baktığım şey girişimcilerin ne kadar kabiliyetli ve hevesli olduklarıdır, yani beni ne kadar inandırırlarsa o kadar çok esnek olurum para konusunda. Ama sonunda bu olayda satıcı açısından hep şu var; ne kadarımı elden veriyorum, ilerideki değerden ne kadarını ucuza veriyorum. işte &#8220;dealmaking&#8221; dediğimiz olay bu! </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;">Peki şu an Almanyada e-ticaret sektörü nasıl?</strong><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Sayılardan çıkalım; Almanya&#8217;daki e-ticaret hacmi 22-24 milyar euro olarak tahmin ediliyor. Burada kullanılan genel kabul görmüş bir sistem var ve bu klasik e-ticaret sitelerinin bir ülkedeki işlem hacimlerini ölçer, bunun içinde de bildiğimiz hepsiburada, gedikgross tarzı b2c siteler, seri ilan siteleri ve pazaryerleri ile servis sitelerinin yaptığı cironun toplamıyla hesaplanıyor. </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Aynı şey ile Türkiye&#8217;ye yaklaştıgımızda, elimizde sadece BKM verileri var ve 4 milyar euro civarında olduğunu söylüyor. Yani Almanya&#8217;nın 6&#8242;da 1&#8242;i gibi oluyoruz. GSMH&#8217;yı da kattığımızda alım gücünü hesaba kattığımızda(7bin Türkiye&#8217;nin &#8211; 32 bin Almanya&#8217;nın) gereken pazarın yaklaşık 6 milyar olması gerekiyor.</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Diğer tarafta Almanya&#8217;daki pazar oturmuş durumda ama bizde pasta halen büyüyor, rekabet birbirinden çalmıyor. Almanya&#8217;daki pazarı bizden 2-3 sene ileride kabul edersek şunu görüyoruz;</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Almanya&#8217;da penetrasyon çok yüksek; Türkiye&#8217;de 70 milyonda 25 milyon kullanıcı var(%37&#8242;lik penetrasyon), Almanya&#8217;da bu yaklaşık %59.</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Bunun üzerine insanların internete girdiğinde search chat ve oyun ile başladığını düşündüğümüzde, Türkiyede alışveriş bilincinin oturması için de daha önümüzdeki yıllar olduğunu söyleyebiliriz.</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Dolayısıyla ilk aşamada interneti kullanabilecek maksimum kullanıcıya ulaşılacak(penetrasyon), devamında da internet kullanıcıları chat oyun ve search&#8217;den ziyade daha bilinçli kullanıma yönelecekler. Bunların neler getireceğini de ancak bekleyip görebiliriz.<br />
</span></p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/02/c_ecommerce1.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1132" title="c_ecommerce1" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/02/c_ecommerce1.jpg" alt="" width="461" height="254" /></a></p>
<p style="text-align: left;"><strong style="font-family: Trebuchet MS;">Peki Türkiye İnternet pazarını nasıl buluyorsunuz?</strong><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /></p>
<p style="text-align: left;"><span style="font-family: Trebuchet MS;">Türkiye internet alanında yatırım yapmak için nadir bulunabilecek özellikler taşıyor.</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Almanya&#8217;daki eTailer dediğimiz siteler 50 binin üzerinde&#8230; Türkiye konusunda ise tahminde bulunmak ne kadar zor olsa da, yaklaşık 100 farklı ciddi çalışan bilinir siteler bulunuyor ama sonuçta toplasak 1000&#8242;i geçmez&#8230; İlerleme zamanla olacak ve bu süreç böyle işleyecek, hatta ilk aşamada kurulacak siteler ve yer yer pazardan çekilmeler yaşanacak, estore, weblebi gibi&#8230;</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Bu konuda da şu tür yaklaşımlar görüyorum; Türkiye&#8217;de bir e-ticaret sitesi iflas ettiğinde herkesi bir anda bir üzüntü alıyor, &#8220;allahım gene bir şirket gitti, güvensizlik artıyor!&#8221; aslında hiç telaşe edecek bir şey yok. Bu, pazarın verimli olmayan şirketleri elimine etmesidir, hangisi sağlam iş yapıyorsa o kalır diğerleri gider&#8230; Nasıl köşedeki bakkal kapandığında kimse &#8220;perakendecilik öldü&#8221; diyemiyorsa burada da durum aynı!</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Dolayısı ile önümüzdeki 3 senede niş siteler olsun, b2b, b2c olsun her türlü yeni eticaret siteleri açılacak ve pazar bir şekilde oturacak, hatta bu konuda yurtdışında bir çok firmada buna göre hazırlıklarını tamamladı ve pazara girmek için an kolluyorlar. Bu şekilde sektörün gelişmesi ile de daha güçlü yapılar ortaya çıkacak, örneğin fiyat karşılaştırma siteleri çok daha önemli hale gelecek, devamında türkçe kataloglar artacak &#8211; ne kadar gerekli bir argüman olsa da şu an sadece Cimri&#8217;de var-</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;">Peki türkiyede en çok eksik oldugu site türü hangisi sizce? </strong><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Bunu cevaplamadan önce şöyle başlamak istiyorum, e-ticareti 3&#8242;e ayıralım; </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">1  Seri ilan</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">2. eTailer </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">3. Pazaryerleri</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Seri ilan sayfalarına baktığımızda bir tane büyük yatay çalışan değişik ürünler barındıran girişim var&#8230; Sahibinden.com bu konuda yurtdışında çok daha fazla örnek var o yüzden burada açılımlar olacaktır. Dikeyine sayfalar da var ve bu konuda Türkiye oldukça oturmuş. Özellikle Doğan Grubu bunu bir şekilde idare ediyor. Bundan sonra ancak niş oyunlar gelebilir, mesela sadece 3. katta yüksek anadolu yakasındaki gayrimenküller gibi veya tatil odaklı emlak siteleri gibi&#8230;</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Kariyer konusunda da aynı şey geçerli, kariyer.net yenibiris.com gibi örnekler ile pazar doymuş durumda. Burada da niş oyunlar ile girilebilir pazara. </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Bu tür bakir alanlarda niş girişimler gençler tarafından yapılırken, horizontal olanlar yurtdışından gelen girişimler ile sağlanacaktır diye düşünüyorum&#8230;</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">e-tailer konusuna dönecek olursak, internetteki kişilerin adedini düşününce artması gerekiyor, ama hepsiburada gibi her şeyi satabilecek girişimler olacağını sanmıyorum. Özel ürünler ve niş alanlarda -sadece tekstil ürünleri satan siteler- gibi örnekler çıkacaktır diye düşünüyorum&#8230; </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">tabi bu arada fiyat karşılaştırma siteleri, ürünlerin kalite ve fiyatlarını daha sağlıklı hale getirecektir.</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Tatil sektörü söz etmeden geçemeyeceğimiz kadar önemli bir alandır, şu an halen online reklamcılıkta en çok para harcanan sektör. Şu an ne kadar büyükler olsa da bu alanda yurtdışına kıyasladığımızda daha bir çok tatil portalını bu pazarına kaldıracağı aşikar. </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Pazaryerine geldiğimizde ise &#8220;network effect&#8221; dediğimiz bir olgu karşımıza çıkıyor. Network Effect nedir? eğer bir pazaryerinde yeterli seviyede trafik varsa başka bir pazaryeri arayışına girilmiyor. Dolayısıyla tekel faktörü oluşuyor, eBay olarak da 38 ülkede faaliyet gösteriyoruz ve hepsinde de eBay lider konumda&#8230;</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/02/gg_ebay_ortaklar.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1133" title="gg_ebay_ortaklar" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/02/gg_ebay_ortaklar.jpg" alt="" width="410" height="294" /></a><strong style="font-family: Trebuchet MS;">Peki bu noktada eBay bu yüzden mi Gittigidiyor.com ile çalışmayı seçti? veya neden tek başına girmedi? </strong><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Bunun cevabı aslında çok basit, 2004&#8242;ten beri her yeni pazara giriş bu şekilde oldu. Öncelikle azınlık hissesi tutuyoruz ve devamında hisse büyüyor %100&#8242;e doğru ilerliyor. Küçük hisse ile başlamaktaki önemli amaç birlikte çalışağımız kişileri ve pazarı daha yakından tanımak. İkincisi de risk yönetimi; %100&#8242;ü baştan almak çok daha büyük bir risk taşıyor, bu yüzden de yavaş yavaş süreçle hisseyi büyüterek riski de dağıtmış oluyoruz. </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;">Gittigidiyor eBay&#8217;den neler öğrendi? eBay Gittigidiyor&#8217;dan neler öğrendi?</strong></p>
<p style="text-align: left;"><span style="font-family: Trebuchet MS;">eBay Gittigidiyor&#8217;dan güvenli ticareti öğrendi ve öğreniyor. Bu dünyanın hiçbir yerinde olmayan birşey, hatta Hindistan eBay bile birçok şeyi direk sorarak öğreniyor. GG eBayden ne öğrendi dersek de, kurucu arkadaşlara sormak daha verimli olacaktır <img src='http://www.webgirisim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;"><br />
Türkiye&#8217;de paypal ne zaman tam olarak aktif çalışmaya başlayacak?<br />
</strong><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;"> Türkiye bizim için 2006&#8242;dan beri stratejik bir ülke önceden de saydığım nedenlerden dolayı, doğal olarak en kuvvetli oldugumuz alanda başladık biz devamında skype&#8217;ı devreye soktuk doğan online ile anlaşarak 2006&#8242;da, ve devamında elimizdeki 3. büyük site paypal&#8230; Paypal için 2009 türkiye için hazırlık senesi, o yüzden Paypal&#8217;i Türkiyede şu an için halen rakibi olmamasından dolayı süreci oldukça hızlandırmaya </span><span style="font-family: Trebuchet MS;">çalışıyoruz ama yaklaşık olarak 2010&#8242;un ilk çeyreğini bulacaktır diye düşünüyorum&#8230;</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;">e-ticaret siteleri ve internet servisleri arasındaki artılar ve eksiler nelerdir? yani Facebook mu? eBay mi?</strong><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Bunu ancak sayılarla ifade edebilirim; </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">İyi bir seri ilan şirket %40 üstünde </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">İyi bir eTailer -çok iyiyse- %7 oranında(hacim büyüktür ama kar azdır)</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">İyi bir pazaryeri %50 üzerinde</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">İyi yönetilen bir servis(dating, social network vb.) duruma göre %40 üzerinde kar sağlar&#8230;</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">eTailer bunların arasında en zorudur, çünkü hep ufak marjlar vardır ve ticaret bilgisi gerektirir. Ama diğer alanlara çok daha rahat girilebilir. Servis diye nitelendirdiğin siteler ise insanların e-ticaret sitelerine nazaran katkat daha fazla vakit geçirdikleri ortamlardır. Ve uzun vadede bu çok değerli bir hal alır. Çünkü vakit geçirdiği ve güvendiği ortamda kullanıcı birşeyler alabilir hale de geliyor, örneğin Nokta grubunun fotokritik.com&#8217;da pazaryeri açması biraz bu mantıkla ilgili&#8230; </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;">Gelir modellerini nasıl kategorize ediyorsunuz?</strong><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">internette para kazandıran 3 model var;</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">1. e-ticaret -ürün satılır marjınızı alırsınız-</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">2. Reklam -hitiniz üzerinden reklam alırsınız-</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">3. Üyelik ile çalışan sistemler -üyelerinize verdiğiniz hizmet karşılığını alırsınız-</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Bu 3 modelden birini seçmek zorundasınız. burada aldanılmaması gereken bir konu var ki -dünyada iki örnek var hep gözümüzün önünde- bir gelir modeli olmadan çok yüksek miktarlarda yatırım alan Facebook ve Twitter, bunların istisna oldukları unutulmamalı&#8230;  Bu tür oluşumların hepsi iflas ediyor, örneğin bugün Youtube halen ayakta ise bu Google&#8217;ın onu sırtında taşımasındandır&#8230;</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;">Türkiye global projeler çıkartabilecek hale ne zaman gelecek?</strong><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/02/angel_investor03.gif"><img class="alignright size-medium wp-image-1130" style="border: 1px solid black; margin: 2px;" title="angel_investor03" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/02/angel_investor03.gif" alt="" width="220" height="165" /></a><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Bunun oluşması için iki ayağın sağlam temellenmiş olması lazım! </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Biri girişimci; eğer girişimciler klonlara yönelmezse -copcatten vazgeçerse- ve fikirler çıkartırsa o zaman global oynayabilir. Mesela türkiyenin ilk 25 sitesinin(trafik olarak baktığımızda) 13 tanesi türklerin elinde. Hepsiburada, haber siteleri, ekşisozluk, blogcu vb. </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Bunların hangilerini Klon olmayanları seçtiğimizde ise elimizde sadece eksisozluk ve geçmişte itiraf.com kalıyor. Ama eğer copycat yapıyorsanız -ki bunu yapmak için bin tane nedeniniz var- bunun global olması oldukça uçuk bir hayal olur. Mesela gittigidiyor&#8217;un güvenli ticaret modeli dünyada bulunmayan bir sistem, ama tabiki bu tür pazaryerlerini orijinalleri zaten var oldugundan gittigidiyor&#8217;un dünyayı sarması gibi bir şey oldukça küçük bir ihtimal&#8230; </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">İkinci ayak ise Türkiyenin yapısı; fikir ne kadar başarılı olursa olsun öncelikle para olması lazım ki global proje halini alabilsin. Para bulmanın da Türkiye&#8217;de 3 yolu var;</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;">1.Aile ve dostlar: </strong><span style="font-family: Trebuchet MS;">genelde de yüzbinlerce dolar çıkmaz&#8230;</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;">2.Yatırım melekleri:</strong><span style="font-family: Trebuchet MS;"> Türkiye&#8217;de benim tanımıma göre neredeyse bu yok! Normalde yatırım melekleri birinci kuşağın başarılı çıkmasıyla oluşan yatırımcılardır, ki Türkiyede bizim 1. kuşağımız var(hepsiburada, gittigidiyor, eksisozluk, yonja vb.),özveri ile sektörü bir yere getirmişler&#8230; bunların hepsi başka yatırımlara da imza atmış ama hepsi gene kendi yatırımları&#8230; yatırım meleği olarak ben sana para veriyim %5 alıyım, git sen işini yap, yılda bir rapor verirsin tamamdır&#8230; </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;">3. Venture capital</strong><span style="font-family: Trebuchet MS;">:Bu firmalar ise zaten başarıyı yakalamış girişimlere destek veriyorlar dolayısı ile önceki aşamanın hallolması lazım öncelikler. Bu konuda da türkiye oldukça geride kalıyor diğer ülkelere nazaran&#8230;</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;">Girişimcinin Durumu!</strong><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Girişimciler için gereken ortalama yıllık sermaye 300bin lira&#8230; Bunu aileden bulmak oldukça zor, yatırımcıya gittiğinde de şöyle bir ahlaksızlıkla karşılaşıyor; Azınlık hisse ile kalması gereken yatırımcı &#8220;Ben sana para veriyorum, o zaman %85 i benim.&#8221; dediğinde baştan herşey bitmiş oluyor! Çünkü bu iş böyle yürümez! Girişimci için hiç bir motivasyon bırakmıyorlar, bir de üzerine yeni bir yatırım(second round) alındığında ise girişimciye %7 kalacağını düşünürsek! Siz düşünün bu girişimci heyecan ve motivasyonla çalışır mı? </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;">Peki şirketlerin melek yatırımcı yada VC gibi davranmaları konusunda ne düşünüyorsunuz?</strong><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet<br />
MS;">Bunu her şirket vakti zamanında denedi, özellikle birinci nesil internet girişimlerinde. Varlıklarını değerlendirmek için Siemens olsun, GE olsun hepsi denedi. Fakat bunların davranış ve alışkanlıkları VC olmaya uygun değildi. Hızları özellikle internete hiç ugun değildi. Bu yüzden şirketlerin bu şekilde davranması mantıksız oluyor, ben olsam belki kendi adıma şirket sahibi olarak melek yatırımcı olabilirim ama şirketimi bulaştırmam. Bu tür şirketler interneti satışlarını arttırmak için bir kanal olarak görmeliler. Bir çok firma bunu yapıyor, örneğin BMW bütün arabaları konfigüre etmenize olanak tanıyor ve o arabayı almanız için sebep oluşturuyor. </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;">Web girişiminin kendi bulunduğu alanda mı yatırımcı şirket bulması mantıklı yoksa interneti bilen bir yatırımcı bulması mı daha mantıklı?</strong><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Bu konuda genel bir söylem olabileceğini sanmıyorum, case by case bakmakta fayda var. Ama bana kalırsa interneti bilen bir yatırımcı ile anlaşmak, girişimin içinde bulunduğu sektördeki firmalardan daha verimli olacaktır. Çünkü girişim o zaman başarıya daha hızlı kavuşur ve diğer tarafta başarıya ulaşmış girişimin gerçek alıcısı olan reel sektördeki firmaya baştan ucuza satılmamış olunur. </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;">Bu Türkiye&#8217;de çok karşılaştığımız bir problem olduğu için soruyorum; eBay GG&#8217;den azınlık hissesi aldı, bu konuda eBay aynı şekilde azınlık bir efor mu sarfediyor gittigidiyora göre?<br />
</strong><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Kesinlikle hayır! Böyle bir şey yok, eğer uzun vadeli düşünüyorsanız zaten bu tür bir yaklaşımın sizi nereye sürükleyeceğini görebilirsiniz ve nasıl bir zarara sokacağını&#8230; eBay&#8217;in istediği Türkiye&#8217;nin lider e-ticaret -pazaryeri değil- şirketine sahip olmak. Bu yüzden ilk adım olarak firmanın hisselerini aldık, ki bu da zaten şirketin içinde kalan bir para, bir de üzerine her türlü bilgimizi vermeliyiz ki şu anki liderliğimizi koruyalım ve daha büyük hedeflere ulaşabilelim&#8230;</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/02/seedmoney.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1134" style="border: 2px solid black; margin: 2px;" title="seedmoney" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/02/seedmoney.jpg" alt="" width="235" height="341" /></a><strong style="font-family: Trebuchet MS;">Birçok girişimci bu konuda yanılgıya düşebiliyor bu yüzden netleştirmek adına soruyorum; Yatırım yapıldığında ne zaman şirketin kasasına giriyor? Ne zaman girişimcinin kasasına giriyor?</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong style="font-family: Trebuchet MS;"></strong><span style="font-family: Trebuchet MS;">Şirketten ayrılırsa girişimci hisselerinin ederini alabilir, başka hiç bir durumda girişimcinin cebine direkt bir nakit girişi olmaz. Türkiye&#8217;de herkes şirket hissesi satıldıgında girişimcinin cebine giriyor para zannediyor&#8230; Ama bu hiçbir yerde böyle değil, yatırımdan maksat girişimi büyütmek, ve zaten yatırımcılar da girişimciyi işinin başında görmek ister en azından bir kaç yıl için&#8230; </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;"><br />
Yatırıma ne zaman ihtiyaç duyulur ve yatırımcıya nasıl hazırlanılır?<br />
</strong><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Öncelikle ne zaman ihtiyaç duyulur? Yatırımcı olarak konuşuyorum şu an ve hiç bir şekilde kağıtdaki fikre yatırım yapmak istemiyorum, Girişimcinin öncelikle kendini işe ve fikre kendini verdiğini göstermesini isterim. Tasarım giydirir, işinden ayrılır, prototip çıkartır ve birşeyleri yapacagını gösterir. ki şuanki olanaklar da bunları kolaylıkla yapabileceği ortamı sağlıyor. yatırıma ne zaman ihtiyaç duyuluyor? girişimci ne zamanki özveri ile çalışır ve kendinden fedakarlık etmeye başlar. Tam bir prototip çıkar ama public hale gelecek durumda değildir, işte bu an yatırımın gerektiği andır. tabi burada fikrin ve gelir modelinin oturmuş olduğunu varsayarak konuşuyorum&#8230; o ayrı bir bahis konusu:)</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Tam burada melek yatırımcı ile anlaşıldığı takdirde de hakedilen hisse %20 ve altındaki paylardır&#8230; Türkiyedeki bir şirkete 300&#8242;bin lazım olduğunu ve maksimum %20 hisse aldığını düşünürsek bu girişimci daha başlangıçtan 1.5 milyon dolarlık bir değer oluşturmuş olur&#8230; bu birinci rounddur ve melek yatırımcıdan ilk senelik masraflarını alınır. Ondan sonra da ikinci yılda ya yeni yatırımcılar ile anlaşılır ya da stratejik ortaklık yapılır&#8230; </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Örneğin bir yıl geçmiştir ve kasada 20 bin ytl kalmıştır, ama lojistik için yada depolama için sermaye gereksinimin vardır bu yüzden yatırım alırsın veya reel sektörden zaten bunları depolayan bir stratejik ortak bulursun kendine&#8230; ki stratejik ortaklar maddi katkısının dışında da bir çok destek verebilirler çünkü sektörü bilirler&#8230; </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Yatırımcıya hazırlanırken; birincisi özveri ile prototip çıkması, ikincisi 3 yıllık bir iş planı ve gelir gider tablosu, bu toplamda 4 sayfadan oluşur&#8230;  üçüncüsü ve en önemlisi karşı tarafa verdiğin güven&#8230; </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;">Türkiyenin yurtdışında yatırım çekebilmesi nasıl olacaktır?<br />
</strong><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Bu konuda aslında Türkiyedeki durumu Türkiyedekilerden ziyade yurtdışındakiler daha iyi izliyor gibi, mesela 2006dan beri neler olduğuna beraber bakalım istersen; google ofis açtı, yahoo Türkçeleşti, eBay pazara girdi, çember.net satın alındı, biletix ticketmastera satıldı, yemeksepetine yatırım geldi, bir çok site de halen görüşmeleri sürdürüyor&#8230; </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Pazar olarak da Türkiye 7. 8. olmaya aday, hiç bir zaman 6 olamayacak ama 12 ye kadar da düşmeyecek&#8230; Düz bir hesap yapalım; Normalde bir ülkenin %50-55&#8242;i internete girer(35milyon) ve bunların %60&#8242;ı internetten alışveriş yapacak (20 milyon)&#8230; Böyle bir pazar varken kimse tabiki bu pazara girmeden kalmak istemiyor&#8230; </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Ama tabiki burada bir kopukluk meydana geliyor, hem Türk web komünitesinin dışarıyla bağlantılı olmaması hem de bu tür ilişkilerin nasıl yürüdüğü konusundaki bilinç daha ilerleme kaydetmemiz gerektiğini gösteriyor. </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Örneğin, Türkiyede girişimci hisse sattığında o paranın cebine girdiğini sanıyor! Fakat yurtışındaki yatırımcı bu parayı beraber büyütmek için şirkete koyuyor&#8230; Yurtdışındaki adam her ay raporlama bekler, ilk ay arar &#8220;abi işler çok iyi gidiyor&#8221; , ikinci ay arar &#8220;abi işler bomba gibi yoğunluktan rapor bile hazırlayamıyoruz&#8221; gibi burada alışageldiğimiz yaklaşımı istemiyor&#8230;</span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <span style="font-family: Trebuchet MS;">Türkiyedeki komüniteye gelecek olursak, Türkiyeden herkes Techcrunch okuyor belki ama Yurtdışında bir çok önemli etkinlik varken hiç birinde türk lobisini göremiyorsunuz, mesela son DLD konferanslarında benim bildiğim kadarıyla sadece 3 Türk katılımcı vardı&#8230; </span><br style="font-family: Trebuchet MS;" /> <strong style="font-family: Trebuchet MS;"><br />
Peki üzerinde durulması gereken alanlar olarak neler görüyorsunuz?<br />
</strong></p>
<p style="text-align: left;"><span style="font-family: Trebuchet MS;">En çok üzerinde durdulması gereken alanların başında Reklamcılık geliyor.. Bir çok firmayı besleyecek bir pazar da bulunuyor! Bunun daha Türkiyede tam olarak farkedildiğini düşünmüyorum. Almanya&#8217;daki reklam pazarındaki online reklamcılığın yeri %10&#8242;da. Türkiye&#8217;de ise bu %3.. Rakamlara gelecek olursak da Almanya&#8217;da bu sektör 2,3 milyar euro, Türkiye&#8217;de ise en fazla 200 milyon USD civarında. Dolayısıyla burada kimsenin kaçış yolu yok bu alan büyüyecek, ama tabi türk girişimcileri bu konuyu es geçerse maalesef yurtdışında gelenlere pastayı bırakmış olacağız.</span><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/02/girisimdenyatirimaturkinternetsektoru.pdf" target="_blank"></a></p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;"><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2009/02/girisimden-yatirima-turk-internet-sektoru.pdf" target="_blank">Girişimden yatırıma Türk internet sektörü röportajını buradan bilgisayarınıza indirebilirsiniz!</a></p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2011/07/markalar-facebookda-neden-takip-ediliyor-infografik/" rel="bookmark" class="crp_title">Markalar Facebook&#8217;da neden takip ediliyor? [infografik]</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/03/bir-girisim-olarak-etohum/" rel="bookmark" class="crp_title">Bir girişim olarak eTohum</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/01/gencligin-internete-yansimasi/" rel="bookmark" class="crp_title">Gençliğin internete yansıması</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2009/02/girisimden-yatirima-turk-internet-sektoru/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seri Girişimci Modeli: Ersan Özer</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2008/12/ersan-ozer/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2008/12/ersan-ozer/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Dec 2008 17:15:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Cihangir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Ersan Özer]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[İş Fikri]]></category>
		<category><![CDATA[İş Kurma]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul.net]]></category>
		<category><![CDATA[itiraf.com]]></category>
		<category><![CDATA[uzman.tv]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=852</guid>
		<description><![CDATA[Ben refahımın düşmesine, "aa, ne güzel mutlu oluyoruz" diye göz yummadım. Ben refahımın düşmesine, "daha yüksek standartlara ulaşacağım" diye göz yumdum.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- 	 	 --></p>
<p><em><strong>- Geçmişinizden, internet girişimcisi olmadan önce neler yaptığınızı merak ediyoruz öncelikle. Kimdir Ersan Özer?</strong></em></p>
<p>Eskişehir&#8217;de Reklamcılık ve Halkla İlişkiler okudum. 93 yılında mezun oldum. Ağırlıklı olarak medyada çalıştım; Okan Bayülgen&#8217;in yazarlığından Beyaz Show&#8217;un yönetmenliğine, Akşam Gazetesi&#8217;nden Aktüel Dergisi&#8217;ne kadar birçok yerde yazarlık yaptım. Son olarak 2000 yılında NTV&#8217;de çalışıyordum. Çok yoğun çalışmadan bıktığımdan sanırım, o zamanlar yeni yeni hayatımıza giren internete yöneldim.</p>
<p>İnternette bir proje geliştirme fikri geldi, ancak fikir nasıl fikir olmalıydı, bunun üzerine çok düşündüm. O zamanlar çok düşünülen şeyler olmasa da, şimdilerde Web 2.0 dediğimiz, kullanıcının içeriği oluşturduğu bir site yapma fikri oluştu kafamda. Ama ne yazacaklardı? Yazmak için cezbedecek ne olabilirdi? Bunların üzerinde durdum. O zamanlar revaçta olan Televole&#8217;yi izlerken, &#8220;oradaki mankenin bu kadar magazinsel bir hayatı varsa, Ersan&#8217;ınki ondan daha magazinseldir belki de&#8221; diye düşündüm. Herkesin hayatında vardır bu, kendisine sakladığı özel şeyler; patronuna olan öfkesi, platonik aşkları, yalnız kaldığında burnunu karıştırmasına kadar&#8230;</p>
<p>Buradan <strong>İtiraf.com </strong>projesi çıktı ortaya. Html de kurcalıyordum az çok, yaptım bir site, &#8220;itiraf edin, rahatlayın&#8221; gibi bir sloganla girdi yayına. Çok kısa sürede günlük ziyaretçi sayısı 10 bine ulaştı. Şimdilerde 10 bin kişi girmeyince &#8220;proje tutmayacak galiba&#8221; diyoruz ama, o zamanlar bu çok değerli bir rakamdı. Üçüncü veya dördüncü ayında, Siberalem ve İdeefix&#8217;in sahibi, EBİ geldi ve dedi ki, &#8220;bu ilginç bir proje, buna ortak olalım&#8221;. Ortaklık oldu ama, son derece amatör bir başlık altında. İnternet o zamanlar iş olarak görülmüyordu çünkü.</p>
<p>Kendimi anlatırken, İtiraf.com&#8217;un hikayesini anlatmış olduk <img src='http://www.webgirisim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  İnternet üzerine konuşmak için bir araya geldik, kendimi tanıtırken İtiraf.com&#8217;dan bahsediyorum, çünkü benim internet hikayemin başında da bu var.<em><strong><br />
</strong></em></p>
<p><em><strong>- Ne kadar çok medyada çalışıyor olsanız da, o sıralar, 98-99 yıllarında o kadar internetin kullandığı söylenemez sanırım. Burada yaratıcılık giriyor devreye, insanları konuşturmanın, itirafta bulunmanın yolunu nasıl buldunuz?</strong></em></p>
<p>Bu bir yaratıcılık süreci. Elindeki ürüne göre çözümler üretmen gerekiyor. Mesela bir skeç yazacaksınız; Okan Bayülgen&#8217;in programının izleyicilerine hitap etmeli, Şafak Sezer vardı oyuncular arasında, o iyi Trakya ağzı konuşur, onun için Trakya ağzıyla yazmalıyım, olay şurada geçmeli vs. düşüncelerle yazarsınız. İnsanları İtiraf.com&#8217;a yazdırma ve insanlara İtiraf.com&#8217;u okutmak için de şartlara göre şeyler düşündük.</p>
<p><em><strong>- NTV&#8217;deki işinizden ne zaman ayrıldınız?</strong></em></p>
<p>Hemen ayrıldım. 99&#8242;da İtiraf.com için EBİ&#8217;yle anlaştıktan sonra ayrıldım. Hayatımı sürdürmem için para lazımdı, EBİ dedi ki, &#8220;sana imkanlar açılır, maaş verelim sana, sadece bu proje üzerine düşün&#8221;. Ben de <strong>o garantiyi aldıktan sonra bu kararı verdim</strong>.</p>
<p><em><strong>- Farklı bir konuya geçiyorum biraz ama, NTV&#8217;de çalışırken gelir seviyenizin düşük olduğunu sanmıyorum. Ama internete geçtiğinizde, girişimci olduğunuzda refah seviyenizde bir düşüş olmuştur? Ama şu farkı anlatmanızı istiyorum; girişimci olmak ve bir yerde çalışmak arasındaki gelir ve haz dengesini?</strong></em></p>
<p>Haz kısmı da var tabii ki ama, bence en önemlisi <strong>&#8220;umut&#8221;</strong>. Ben refahımın düşmesine, &#8220;aa, ne güzel mutlu oluyoruz&#8221; diye göz yummadım. <strong>Ben refahımın düşmesine, &#8220;daha yüksek standartlara ulaşacağım&#8221; diye göz yumdum.</strong></p>
<p>Girişimci olmanın en güzel yanı, haz ve refahtan ziyade umuttur bu yüzden. &#8220;Dün 5 kazanıyordum, bugün 3 kazanıyorum, ama yarın 10 kazanacağım&#8221; umudu olduğu için; bir işi bırakıp kendi işinizi yapıyorsunuz, 5&#8242;i bırakıp 3&#8242;e razı oluyorsunuz, karınızı daha az görmeyi göze alıyorsunuz. Sonra 10 kazanmak için.</p>
<p><em><strong>- &#8220;İnternet girişimciliğine nerden soyundum, geri dönsem mi&#8221; diye düşündüğünüz, umudunuzu yitirdiğiniz oldu mu?</strong></em></p>
<p>Hayır, ben yapım gereği umutsuzluğa kolay kapılan biri değilim. Onun yerine daha çok çabalayan bir insanım. Evet, İtiraf.com çok popüler bir siteydi. Ama <strong>benim eski refah seviyeme ulaştıracak bir iş değildi. Fakat başka kapılar açtı bana</strong>; Akşam Gazetesi&#8217;nde düzenli yazmaya başladım, &#8220;senin kitlen var, gel yaz&#8221; dediler. O da dolaylı yoldan bir katkısıydı İtiraf.com&#8217;un. Ek işler yapmam gerekiyordu bunun gibi. Televizyona da birkaç iş yaptım. İnterneti meslek edinmeye koyuldum o sırada. Çünkü İtiraf.com etiketiyle internet girişimcisi olmuştum, kafama da koymuştum bunu. Bir de internet hakikaten sevilmeyi hakeden bir şey, çok büyük imkanlar sunuyor insana, hele bir de başarınız varsa o konuda&#8230;</p>
<p>Zincirleme gidiyor bu böyle. İnternetle, aşk derecesindedir ilişkimiz. Hala da öyle, günde 10-15 saati bulur başında geçirdiğim süre. Ben interneti meslek edinmeyi kafama koymuştum, hayat da yardımcı oldu. 2004 yılına kadar İtiraf.com&#8217;la gitti bu böyle.</p>
<p><em><strong>- İtiraf.com&#8217;u sattınız 2004&#8242;te, satış nasıl gerçekleşti?</strong></em></p>
<p>Hissemi sattım, EBİ&#8217;ye. Yani tam anlamıyla bir el değiştirme sözkonusu olmadı.</p>
<p>Satmamın nedeni de, oğlumun doğmasıydı. Oğlum doğduğu gece, karım sancılar çekerken ben itiraf seçiyordum. Bu hoşuma gitmedi ve satmaya karar verdim. Ancak oğlumla zaman geçirmek, ilk adımlarını görmek, ilk kelimelerini duymak için 1 yıl İtiraf.com&#8217;da editörlük yapma şartı koydum. Akşam Gazetesi&#8217;nde de yazmaya devam ettim.</p>
<p><em><strong>- İtiraf.com defterini kapattıktan sonra ne yaptınız?</strong></em></p>
<p>O zamanlar projeler şimdiki gibi havada uçuşmuyordu. Kısır bir ortamdı. İtiraf.com gibi bir fenomen olmuş projeyi gerçekleştiren biri olarak da öyle kolay kolay her projeyi de gerçekleştiremiyorsunuz, seçmek zorundasınız. Onun için 1 sene kadar ara verdim internete. Televizyona işler yaptım. Bu arada proje de arıyorum tabii ki. Herkese <strong>&#8220;klon proje kötü değildir, uyarlamaları iyi iş yapar&#8221;</strong> desem de, benim kendi takıntımdan dolayı pek yaptığım bir şey değildir.</p>
<p>Yine domain bakıyorum o ara, İzmir.com ve Ankara.com satılık, 10 biner dolar, para değil bu domainler için. Hangi projeler olur bunlara diye düşünmeye başladım. Match.com&#8217;a girdiğiniz zaman Amerika&#8217;da en popüler sitelerden, bir arama yapacaksanız size zip kodunu sorar, çünkü ona göre arkadaş önerir size. Türkiye&#8217;de de aynı şey geçerli, ben Konya&#8217;daki biriyle bir gece konuşurum, iki gece konuşurum, üçüncü gece konuşmam. Çünkü buluşmasam bile bir buluşma umudu olması gerekir. Onun için aynı lokasyonda olmamız gerekir. Buradan hareketle, Türkiye&#8217;de zip kodu yok, demek ki şehir bazında bu iş yapılır. Siberalem&#8217;e baktım, semt yok, &#8220;nasıl atlanır bu fikir&#8221; diye düşündüm ve &#8220;semte göre arkadaş ara&#8221;. <strong>Bir proje tek bir cümleyle anlatıldığı zaman çok işe yarıyor ve çok tutuluyor. </strong></p>
<p>Ankara ve İzmir.com&#8217;larda problem çıktı, onun için İstanbul.net&#8217;in Amerika&#8217;da bir Türk&#8217;te olduğunu öğrendim. Bu projede Gittigidiyor.com&#8217;cu arkadaşla ortaklık kurduk, büyük bir iş çünkü. .net&#8217;leri toplamaya başladık, 2&#8242;sini Amerika&#8217;dan 1&#8242;ini Kanada&#8217;dan aldık. Toplam 60 bin dolar para verdik sanırım domainlere. Aralık başında da açtık siteyi, Aralık 25&#8242;te de paralı yaptık, ilk günden beri para kazandırmaya başladı, hep yükselen bir grafik çizdi. Hiç utandırmadı yani bizi <img src='http://www.webgirisim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>- O zamanlar Yonja, Netlog gibi arkadaşlık siteleri vardı, sizinki tabii biraz da reele dönüştürülebilir, yani buluşma sağlanabilir bir arkadaşlık sağlıyor.</strong><strong> Ama insanların garibine giden, itici gelen nokta; bu sitenin paralı olması. Buna rağmen nasıl bu kadar tutuldunuz, bu tabuları nasıl yıktınız?</strong></p>
<p>İtici olması absürd, çünkü <strong>bu bir iş, ben bunu hayrına yapmıyorum</strong>. &#8220;Ne demek ya, Facebook bedava, siz niye paralısınız&#8221; diye soran çoktu tabii. O zaman biz &#8220;git o zaman Facebook&#8217;a&#8221; diyorduk. Ama sonra onlar da düşünüyordu, biz Facebook&#8217;ta olmayan bir şeyi sunduğumuz için onlar bizi tercih ediyordu. Facebook&#8217;ta Acıbadem&#8217;de oturup evlilik isteyen 22-25 yaş arası kadınları filtreliyemiyorsun ki, bunu sadece İstanbul.net&#8217;te bulabiliyorsun.</p>
<p>Çok şükür bu paralı üyeliğin gerekliliği ve değeri anlaşıldı sonunda. <strong>İnsanlar bunları, bu farklılıkları düşündükçe ve farkettikçe, internette de bir iş olabileceği anladılar.</strong></p>
<p>Biz bunu hayrına yapmıyoruz, bilgi satıyoruz. Yaptığımız yazılımı satıyoruz. Burada 85 kişi çalışıyoruz; yazılımcı, tasarımcı, pazarlamacı, operasyon ekipleri, sahada çalışanlar vs&#8230; Bir fabrika kurmuşuz, web yazılımı ve bilgi fabrikası, bunu kullananlardan para talep ediyoruz, hakkımız olan parayı.</p>
<p>Operasyon ekibimiz 24 kişi. Bunlar sadece İstanbul.net, Ankara.net ve İzmir.net&#8217;i geliştirmek için çalışıyorlar. Yazılımı geliştirmek, üyelerle irtibat içinde olup sorunlarını çözmek, bilgilerin gerçekliğini, fotoğrafları denetlemekle görevliler. Çünkü güvensizlik var bu konuda. Biz de çok hassasız bu konuda, muhtemelen gerçek insanları bile reddediyor olabiliriz bazen. Bu sitelerin doğru düzgün bir site olması için çalışan 24 kişimizin olması, toplamda da 85 kişi çalışıyor olmamız, işimizi iyi yaptığımızın göstergesidir.</p>
<p><strong>- Bu fikir çıktı, semte göre arkadaş arama fikri. Daha sonra Gittigidiyor.com&#8217;la görüştünüz. Siz bu projede hangi görevi üstlendiniz, tasarım-yazılım mı, kontent kontrol edilir vs vs. Sizinki neydi?</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;de çok bilinmeyen, oturmamış bir şey var; prodüktörlük. Şu demek, yönetmenlik, sinemadaki yönetmenlik gibi. <strong>Her siteye bir yönetmen lazım</strong>. <strong>Prodüktörün, yazılımcının kandıramayacağı seviyede yazılımdan anlaması gerekiyor</strong>. Daha evvel Php&#8217;yle yazıldı siteler, şimdi çoğu Java&#8217;ya çevrildi. Ben ikisinden de anlamam, ama hepsinin mantığı hakkında ufak da olsa fikrim vardır. Bir sistem istediğim zaman, onun ne kadar sürede yapılabileceğini tahmin ederek istiyorum. Ona göre plan yapıyorum. Sunucuların nasıl yönetildiğini bilmem ama, kaç server&#8217;ın efektif olduğu, fiyatları gibi bilgileri biliyorum.</p>
<p><strong>- Pazarlama konusunda da mı siz söz sahibisiniz?</strong></p>
<p>Her konuda bu böyle; <strong>proje yönetimi, yönetmenlik çok yönlüdür</strong>. Bir sistem düşündüğünüz zaman hepsinin bakış açısını birleştirirsiniz, birleştirmelisiniz. Hepsinin uzmanı yine vardır kadromuzda, ama onların da dilinden anlamanız gerekir ki, onlara bir görev verdiğiniz zaman veya onlardan bir rapor aldığınız zaman operasyonda sorun çıkmasın.</p>
<p>Proje şöyle gelişti;</p>
<p>1- Projeye karar verdik<br />
2- Domainleri topladık<br />
3- Bir yazılımcı bulduk ve yazılıma başlandı<br />
4- Tasarımı yaptık</p>
<p>Bu ürünü ortaya çıkarma kısmında olanlar. Bununla birlikte projenin belirli kısımları şekilleşmişti. Bu arada yeni yeni fikirler de geliştirdik projeye eklemek üzere. Tanıtımın nasıl yapılacağı, ne zaman paralı yapılacağı gibi fikirler de netleşmiş oldu bu süreçte.</p>
<p><strong>- Klonlama konusunda ne düşünüyorsunuz peki? Uzmantv.com konusuna daha gelemedik, bunun gibi projeler yurtdışında yok mu?</strong></p>
<p>Uzmanlar üzerine kurulu bir yapı yok. Buna benzer bir About.com var, ama o da text tabanlı, video yok. Yani diyebiliriz ki UzmanTv&#8217;nin yazılı hali. Onun görüntülüsünü yapma fikri geldi. Sonra Expert.com çıktı, o kendi üretmiyor, uzmanlara gidip ürettiriyor, kendi bünyesinde yayınlıyor. İsrail kaynaklı benzer bir yapı var, ancak o &#8220;user generated content&#8221;, yani insanlardan istiyor içeriği.</p>
<p><strong>- &#8220;User generated content&#8221; UzmanTv için biraz abes oluyor. Çünkü herkes kendine göre uzman olduğu için. Ben UzmanTv&#8217;ye girdiğimde bir halkla ilişkiler videosu izleyeceğim zaman, biliyorum ki karşımdaki uzman. Ama diğer türlü herkes uzman kendince.</strong></p>
<p>Aynen öyle. Türkiye&#8217;de öyle bir içerik zor, ben güvenmiyorum. Doktorluk gibi daha da uzmanlık gerektiren konularda kontrol edemeyiz. Zamanla olacak tabii ki UzmanTv&#8217;de içeriği insanlardan istemek, ama belli alanlarda olacak. Mesela &#8220;iyi çay nasıl yapılır&#8221; için çay uzmanı olmanız gerekmiyor, kendiniz bir yöntem geliştirmiş olabilirsiniz. Bunun gibi genel konularda olacak. Ama yine &#8220;uzman&#8221; başlığı olması gerekenler yine aynı şekilde olacak.</p>
<p>Klonlama konusu arada kaynamasın <img src='http://www.webgirisim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Türkiye&#8217;de artık internetten ciddi paralar kazanmak mümkün, ciddi para derken cebini doldurmak için değil. Büyük bir iş yapabilmek için; ekipmanın, personelin giderlerini karşılayacak büyüklüğe ulaşabilmek için yeterli parayı kazanabiliyorsun artık internetten. Türkiye&#8217;de artık internet nüfusu var, 20 milyonun üzerinde bir sayı. Ama bunların yanında olağanüstü az gelişim var. Biz Türkler bu konuda nedense başarılı değil. Girişimci olarak tanınıyoruz. Yurtdışına gittiğinizde Türk kominiteleri daha söz sahibi insanlar. Ama nedense Türkiye&#8217;de internet konusunda böyle bir şey yok. Onun için ben <strong>&#8220;kendi</strong><strong>niz üretemiyorsanız klonlayın&#8221;</strong> diyorum. Çünkü hakikaten komiktir, söylüyorum bunu zaman zaman, &#8220;Amerika&#8217;da büyük bir veritabanı var, bakın ona yapın&#8221; diyorum. Bana mail geldi 3-4 tane, &#8220;nerede o veritabanı&#8221; diye. Yok tabii böyle bir şey, çok proje var anlamında söylüyorum bunu.</p>
<p>Almanya&#8217;da &#8220;copycap&#8221; deniyor bu klonlara. Bir yatırımcı arıyorsanız, &#8220;Amerika&#8217;da başarılı olmuş, burada klonunu yapacağım&#8221; diyorsanız, hemen veriyorlar yatırımı. Hatta yatırımcılar para marketlerinde ekipler oluşturup, başarılı olmuş projeleri ısmarlıyorlar. Bu kadar gelişmiş onlarda, oturmuş bir sistem var.</p>
<p>Bir de şuna inanıyorum ben; biz bir mecrayı koyuyoruz ortaya, her şeyin olması gerekiyor, iyi-kötü her şeyin. Her türlü ihtiyaca ve her tür insana cevap vermesi gerekiyor. Televizyon neden popüler? Akşama başka eğlence yok çünkü; açıyor insanlar &#8220;Yaprak Dökümü&#8221; izliyor, maç izliyor, Fashion TV izliyor vs. İnternete girdiğimde de benim bu kadar çok seçeneğimin olması gerekiyor; MSN&#8217;de yazışayım, Skype&#8217;ta konuşayım, İstanbul.net&#8217;ten arkadaş bulayım, Gittigidiyor&#8217;da iphone&#8217;un en ucuzunu bulayım vs. <strong>herşeye cevap versin ki, insanların hayatında yer edebilsin. Ondan dolayı istiyorum ki, insanlar bu sektöre girsinler.</strong> Biz para kazanıyor muyuz, kazanıyoruz, sen de kazanırsın. &#8220;Proje bulamıyorum&#8221; diyorlar, o zaman kopyala, uyarla.</p>
<p>Özellikle şunu çok istiyorum; iş modeli çok belirgin olan projeler yapsınlar. <strong>Yapıyorlar olağanüstü yazılımlar, salıyorlar ortalığa, nasıl para kazanacak belli değil. </strong>E-ticaret yapacaksan daha spesifik ol mesela, çorap sat sadece. Hem klonlar Türkiye&#8217;deki sektörü geliştirirken sizi de geliştirir. Ben burnum sürtüne sürtüne öğrendim tasarımı yazılımı.</p>
<p><strong>- Bildiği</strong><strong>miz kadarıyla; İtiraf.com, İstanbul.net, Ankara.net, İzmir.net ve Uzmantv.com var elinizde proje olarak. Bunlar dışında başarısız girişimleriniz oldu mu? Çünkü bunlar girişimcileri en çok pişiren kısımları.</strong></p>
<p>Benim şansıma olmadı. İtiraf.com içinde vardı birkaç denememiz, başarısızlık da şu; İtiraf.com&#8217;a para kazandıramadık. Her şeyi denedik yapılabilecek, çok popüler bir site olmasına rağmen olmadı. Dükkan açtık, o kadar insanın geldiği sitede satış olmadı. Arkadaşlık açalım dedik, o da pek tutmadı. Kitabını yaptık, tişörtünü yaptık&#8230; Şimdiki gibi &#8220;iş&#8221; kıvamına getiremedik. Projenin içinde hata var mı? Hata yok, mantık doğru ve denedik, olmadı.</p>
<p><strong>- İtiraf.com&#8217;un sadece reklam gelirleriyle kalması bir başarısızlık mı yani sizin açınızdan?<br />
</strong></p>
<p>Oradan aldığım dersi hemen kullandım ve ondan sonraki gelen projemde <strong>reklam, tek gelir modelim olmadı.</strong> UzmanTv&#8217;nin açılımı çok fazla olduğu için, para kazanacak o kadar çok modeli var ki&#8230; Kendisi, içeriği zaten başlı başına bir gelir modeli. Ama şu anda para kazanmıyor. Şimdi akademisi başlıyor, mobili başlıyor, cd&#8217;si dvd&#8217;si, uzman networkü var. Orada da kullanıcıdan para alacağımız yerler olacak, yalnız şöyle bir sorunu var onun; UzmanTv şu anda yapım aşamasında, beta olarak açtık, <strong>yazılım olarak değil de içerik olarak beta bu</strong>, şu anda işte 10-12 bin içeriğe geldik, 2009&#8242;da da para kazanacağız. Çünkü artık tamam, herkes peşimizde, piyasada bütün büyükler, telekominikasyondan yazılıma, medyadan reklamcıya herkes UzmanTv&#8217;deki tahtları kapmaya çalışıyor. Çünkü böyle bir içerik yok.</p>
<p><strong>- Her proj</strong><strong>e bir &#8220;exit&#8221; mantığıyla mı çıkar? UzmanTv&#8217;nin bir &#8220;exit&#8221;i var mı?<br />
</strong></p>
<p>Yaklaşımınıza bağlı. İstanbul.net&#8217;in exiti var mı, pek emin değilim, kim gelip alsın, ya da gelse biri, satar mıyız, çünkü çok para kazandıran bir yer. UzmanTv ama, daha exite uygun bir şey. Dururken para etmeyebilir pek, ama o içeriği birine satabilirsiniz.</p>
<p>Biz şu an çok şükür para kazanıyoruz, keyfimiz yerinde, büyüyoruz giderek. Ama biz Sabancı ya da Karamehmet değiliz ki. Büyük paralar kazanıp sefasını sürmüyoruz. Normal hayatımızı sürdürüyoruz. Ama daha büyük paraları, sattığınız zaman kazanıyorsunuz. Exitin mantığı budur, bir sonraki proje için yatırım olmasını sağlayabilir. Daha büyük paralar kazanmak için bir yoldur.</p>
<p>Hiçbir zaman çok büyük paralar çıkartamayız elimizdeki projelerle, yatlar katlar alamayız. Maaş gibi kazanırız ancak. Ne zaman büyük paralar kazanırız; hisse sattığımız zaman. O zaman ekstradan para cebine girdiği için ev-araba alabilirsin.</p>
<p><strong>- Peki pro</strong><strong>jeler saltanata döndürülebilir mi? Projeler ortaya konuyor, gelişiyor, belli bir seviyeye geliyor, satılıyor. Satıldıktan sonra, projeyi alan şirket onu geliştiriyor, teknolojiyle birlikte yeni modeller ortaya koyuyor, sonra verdiği parayı çıkartıyor. Yine teknoloji gelişmiş oluyor ve o projeyi yutuyor. Böyle mi olacak, yoksa saltana dönebilecek mi?<br />
</strong></p>
<p>Hayır, bence Gittigidiyor şimdi neyse, sonra da Gittigidiyor olacak. Hanedanlığa dönüşebilir. Onun yeri ayrıdır.</p>
<p><strong>- E-ticaret modellerinde bu olabilir. Ama &#8220;content base&#8221; sistemleri saltanata çevirmek biraz zor gibi?<br />
</strong></p>
<p>Siberalem de 8 senedir ayakta. Bu işler ölmez, bunlar internetin başından beri açık arttırmadan, arkadaşlıktan, e-ticaretten para kazanan sistemler. Biz Siberalem&#8217;den 6 sene sonra girdik sektöre, şu an aynı cirolara geldik. Şu an yeni bir site çıksa arkadaşlık üzerine, o da para kazanacak, biz de. Siberalem bizden sonra belki içerik olarak sekteye uğramıştır. Markayı oturttuktan sonra yıkmak zor, hala Icq kullanan var, onun gibi bir şey bu. İtiraf.com hala ilk 100&#8242;de, kaç milyon site var halbuki Türkiye&#8217;de.<strong><br />
</strong></p>
<p><strong>- İstanbul.net ve İtiraf.com&#8217;un çıkış noktaları çok farklı. İtiraf.com, ihtiyaçtan ve fikirden; İstanbul.net, domain üzerinden fikre yönelerek ortaya çıktığını görüyoruz. İnternet girişimlerinde fikir temel noktadır. İhtiyaçtan çıkan fikirler de, domaine göre üretilen fikirlerden daha mı çok tutuluyor, ne dersiniz?</strong></p>
<p>Amazon.com açıldığında Books.com varmış, ama şimdi Books.com&#8217;u göremiyoruz. Domainden çıkan fikirlerin tutmaması diyemeyiz belki ama, domainin mükemmel olmasına gerek yok, fikir sağlam olduktan sonra. Benim hikayemde şu var; İstanbul.net&#8217;i biz İstanbularkadas.com olarak açsaydık aynı etkiyi yaratabilirdik. Ama İstanbul.net olması çok şık oldu. Üçünün de şehir isimleri ve .net olması bir konsept oluşturdu. Burada marka olan İstanbul değildi, İstanbul.net&#8217;ti, bu etkiyi yaratabilmek önemli.</p>
<p>Fikirlerin ihtiyaçtan çıkması önemlidir, bir neden-sonuç ilişkisi. &#8220;Ben evimdeki kullanmadığım eski eşyalarımı nasıl satarım&#8221; fikriyle Ebay.com çıkıyor. Bir sebep var, ihtiyaç var. &#8220;Tam değerini nasıl alabilirim eski eşyaların&#8221; düşüncesiyle de açık arttırma konsepti oturtuluyor. Bu şekilde bir gelişim mevcuttur internet girişimlerinde.</p>
<p><strong>- No</strong><strong>rmalde tek bir projeyle ilgilenmek bile insanın çok zamanını alıyor. Şu anda sizin prodüktörlük yaptığınız 6 tane site var. Zamanınızı nasıl ayırıyorsunuz, nasıl programlıyorsunuz? İtiraf.com satıldıktan sonra ailenize zaman ayırmak için ara vermiştiniz, bunun gibi düşünceleriniz var mı?<br />
</strong></p>
<p>Herşeyi ihmal ediyorum. Ailemi de ihmal ediyorum, özel hayatımı ihmal ediyorum, kendimi, sağlımı da ihmal ediyorum, işimi bile ihmal ediyorum. Çünkü hiçbir şeye yeterince zaman ayıramıyorum.</p>
<p>Sabah 5&#8242;e kadar çalışıyorum, yatıyorum, saat 10 gibi kalkıyorum, 11&#8242;de işe geliyorum. Sabah 5&#8242;e kadar çalışmamın sebebi; burada sadece icra yapabiliyorum, üretim olmuyor gündüz. &#8220;İstanbul.net&#8217;e nasıl para kazandırırım&#8221;, &#8220;UzmanTv Akademi nasıl olmalı&#8221;, &#8220;yeni fikir ne olabilir&#8221; gibi konulara yoğunlaşamıyorum. Onu gece yapabiliyorum. Burada güzdüzleri operasyon yönetiyorum sadece. Gece attığım mailler doğrultusunda yazılım-tasarım çalışıyor. Sadece yazılım-tasarım olsa iyi; insan kaynakları, halkla ilişkiler çalışıyor. Ama son görüşmeleri benim yapmam gerekiyor.</p>
<p>Bu hayat işte. Benim tercihim tabii, ama tavsiyem bu değil, tek projeye yoğunlaşmaktır tavsiyem. Benim hayatımda sadece İstanbul.net olsaydı; hem daha çok para kazanırdı, hem daha içime sinen bir iş olurdu, daha az hatalı olurdu. Hem de kendime, aileme ve özel hayatıma daha fazla zaman ayırabilirdim. Kitap yazmak istiyorum, onu yazardım. Oğlumla birlikte günde 1 saat değil de 3 saat geçirirdim.</p>
<p>Maalesef etkiliyor insanı &#8220;çok proje&#8221;. Şöyle de bir sonucu oluyor; her şeyi ihmal ediyorsunuz, hiçbir şeyi layıkıyla yapamıyorsunuz. Ne işinizi, ne diğer hayatınızı.</p>
<p><strong>- Üniversiteden çıktığınız sene internet girişimcisi olsaydınız nasıl olurdu? 99 yılını mezun olduğunuz yıl olarak düşünün, İtiraf.com&#8217;u açtınız, nasıl olurdu?</strong></p>
<p>İtiraf.com çok doğru bir örnek olmayabilir. Başlangıcı çok kolay bir proje. Ama İstanbul.net için üniversiteden mezun birinin yatırıma ihtiyacı var, UzmanTv&#8217;yi üniversiteden yeni mezun biri yapamaz. Çünkü Ersan&#8217;ın insan ilişkileri var, geçmişinde televizyon var, editörlük var, internet birikimi var, ve parası var. Ancak öyle olabilir.</p>
<p><strong>- Üniversiteden çıkan birinin &#8220;one-shot&#8221; bir proje düşünmesi, kolay yapılabilir proje üzerinde çalışmasını önerir misiniz? Paramkayboldu.com&#8217;u, gördüğüm kadarıyla nüfuzunuzu kullanarak yapıyorsunuz. Bir genç, bir ünlüyle anlaşıp aynı şeyi yapabilir. Hediyeler verir 1 yıl boyunca, sonra bu işin referansıyla istediği işi yapabilir.<br />
</strong></p>
<p>Hiçbir amacı yok onun, tamamen bir oyun. Biraz da nüfuzumuzu kullanıyoruz, evet. Göstermek istediğimiz şey aslında şu; internet hakikaten engin derya ki, en kapsamlı projeler de yapabiliyorsunuz, bir gecenin sabahında elinizde bir proje olabiliyor. Fikir bulmak zor değil bence, klon da olabilir. One-shot değil de, kolay diyelim biz ona. Üniversiteden yeni mezun olan, UzmanTv&#8217;yi mi, İstanbul.net&#8217;i mi, İtiraf.com&#8217;u mu yapmalı? Tabii ki İtiraf.com&#8217;u yapmalı. Becerebileceği proje odur.<a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2008/12/param_kayboldu_logo.gif"><img class="alignleft size-medium wp-image-872" title="param_kayboldu_logo" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2008/12/param_kayboldu_logo.gif" alt="" width="289" height="67" /></a></p>
<p>Yazılımcılar da aynı şekilde. Biliyor yazılım yapmayı ya, proje yapıyor. Halbuki yazılımcı proje yapamaz. Tasarımcılar da yapamaz. Yazılımcı-tasarımcı, bir de o sektörün içinden gelmiş, o dünyayla bağlantılı üçüncü bir kişiyle, bir prodüktörle yapabilirler. Ekmek sektörüne bir site yapacaksanız, o sektörü ve interneti bilen biriyle yapabilirler onu.</p>
<p><strong>- İtiraf.com&#8217;un yanında 3 iş yaptığınızdan, bu 3 işi de İtiraf.com&#8217;un getirdiğinden bahsettiniz. Her türlü internet işi bunu getirir mi? UzmanTv&#8217;den edindiğiniz network çok geniş, bu networkten farklı alanlarda yararlanmayı düşünüyor musunuz?<br />
</strong></p>
<p>Tabii ki. Başından itibaren UzmanTv&#8217;nin 2 değeri vardır. İçeriği ve oluşturduğu uzman ağı. Şu an UzmanTv&#8217;nin son geleceği aşama, Bilgi Üniversitesi gibi olmaktır. 20 sene de olabilir, ama orası onun son noktası. Powerpoint&#8217;i en iyi anlatan, sigarayı en kolay bıraktıran, sağlıklı yaşamayı en iyi anlatan, hatta aşk acısını en iyi anlatan uzmanı biliyoruz, networkümüzde bunlar. Düşün seminer yaptığımızı; Girişimcilik semineri. &#8220;Nasıl yaratıcı olunur uzmanı&#8221; 1. seansta, &#8220;nasıl projelendirme yapılır uzmanı&#8221; 2. seansta, &#8220;internet projesi nasıl hayata geçirilir uzmanı&#8221; 3. seansta, &#8220;nasıl yatırım bulunur uzmanı&#8221; 4. seansta vs vs&#8230;</p>
<p>Bu semineri senin verebilmen için, bu adamları tek tek bulup anlaşman gerekir. Bizim elimizde ama bu veriler. Sen bize salonu hazırla, biz programımızla birlikte gelelim, &#8220;seminer programı nasıl yapılır uzmanı&#8221;mız da var <img src='http://www.webgirisim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>- Son olarak, girişimcilere tavsiyeleriniz nelerdir? Fikrin çıkışından yatırım bulunmasına, ortaklık ilişkilerinden exite, nasıl davranmalılar?<br />
</strong></p>
<p>Zaten çok konuştuk <img src='http://www.webgirisim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Bunların hepsi ayrı ayrı konular aslında. Girişimcilere söyleyeceğim şey; girişsinler. İnternette gerçekten gelecek var. Erken kalkan yol alır. Projeler hayali şeyler olmasın, Twitter&#8217;ı Türkiye&#8217;de yapmaya çalışıyorlar, olmaz. Bunun gibi şeyleri çözmek gerekiyor. Proje seçiminde Türklere yönelik, lokal ağırlıklı davranmalılar. Büyü filminde olduğu gibi, arkeologlar lanetlenmiş olmamalı. Türkiye&#8217;de cinler var çünkü, onlara cinler musallat olmalıydı. Bunun gibi düşünmeliler.</p>
<p>İstanbul.net nereden kazandı; zip kodunu semt olarak uyarladığı için. Zip kodu olsaydı Siberalem zaten yapacaktı onu. UzmanTv neden bu kadar tuttu; Türkiye&#8217;de doğru bilgi kolay bulunmuyor, İngilizce olarak Wikipedia&#8217;dan bulabilirsiniz ama Türkçe&#8217;sine benim güvenim yok. Doğru bilgiyi, uzmandan size ulaştırdığı için.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin sorunlarını düşünerek projeler çıkarılsa. Bravo&#8217;yu açtılar ama, ben hala tuvaletim bozulduğunda tesisatçı bulamıyorum. O kadar çok şey var ki yapılacak, ilk soru &#8220;Türkiye&#8217;ye uygun mu&#8221; sorusu olmalı. Sonra girişmek. İnternet sitesi yapmak çok kolay görünüyor, ama o basit gördüğümüz şeyin o kadar çok zorluğu var ki&#8230; Yapmaktan değil; yapmak, büyütmek, ayağa kaldırmak, ayakta tutmak, geliştirmekten bahsediyorum. İnternet işi kolay bir şey değil, bunu artık Türk insanının anlaması gerekiyor.</p>
<p>Bize çok internet projesi geliyor. Birkaç kere düşünülmesi gerekiyor, kolay bir iş değil çünkü. Hiçbir iş kolay değil tabii ki ama, bunun zorluğu farklı biraz. Şöyle düşünüyor insanlar; burun estetiği yapamam ben. Onu, plastik cerrahı yapar, çünkü onun ihtisas alanıdır. İnternet deyince herkes yapabilirmiş gibi geliyor. Kolaymış gibi göründüğü için zor. Yapanlar uzaydan gelmedi, bizler de yapabiliyoruz. Ama herkesin internetle ilgili bir fikri olabildiği için yapabilirmiş gibi geliyor. Projesine harcadığı zamanı, enerjiyi öğretmen olmaya harcasa, çok da iyi öğretmen olacak belki. Onu anlamaları gerekiyor insanların.<br />
<strong> </strong></p>
<p><strong>- Çok sağolun Ersan Bey, değerli bilgilerinizi ve birikiminizi paylaştığınız için.</strong></p>
<p><strong> </strong>Ben teşekkür ederim, yoruldum konuşmaktan <img src='http://www.webgirisim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/11/kindocom-bir-yilda-exit-nasil-yapilir/" rel="bookmark" class="crp_title">Kindo.com: Bir yılda exit nasıl yapılır?</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/03/bir-girisim-olarak-etohum/" rel="bookmark" class="crp_title">Bir girişim olarak eTohum</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/12/start-up-weekend-uygulamalari/" rel="bookmark" class="crp_title">Start-up Weekend Uygulamaları</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2008/12/ersan-ozer/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Girişimcinin Derdi: Yatırım Almak</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2008/12/girisimcinin-derdi-yatirim-almak/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2008/12/girisimcinin-derdi-yatirim-almak/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Dec 2008 17:05:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Alya Esat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[İş Fikri]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=774</guid>
		<description><![CDATA[Gerekli ya da gereksiz her girişimci yatırım arama çabasına giriyor. Peki bu süreci nasıl yönetmelisiniz? nelere dikkat etmeli ve yatırımcının ilgisini çekmelisiniz? işte cevaplar...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- 	 	 --></p>
<p><strong>Girişimci olarak yatırımcıyla görüşmeden önce dikkat edilmesi gerekenler nelerdir? </strong></p>
<p>Girişimci, ekip olarak varolmalıdır. Ekibi oluşturan üye sayısının üç ve üzerinde olması en doğrusudur. Ekip üyelerinden birisi bile ayrılmaya karar verse, en az iki kişi projeyi devam ettirebilmelidir.</p>
<p>Ekibi oluşturan temel unsurlar:</p>
<p>- İş 	Geliştirme: firmanın yüzü olan, firmayı ve insanları yönetecek 	olan, fikir geliştiren kişi.</p>
<p>- Yazılım: 	CTO (Chief Technical Officer). Yazılımcılar mümkünse firma 	içinden olmalıdır. Yazılım dışarıya yaptırılıyorsa da bu 	kişinin firmaya çok iyi bağlanması gereklidir.</p>
<p>- Tasarım: 	Kurumsal kimlik yaratılması. Hem yatırımcının gözünde hem de 	işin büyümesi, ilerlemesi anlamında tasarım önemli.</p>
<p>Özellikle Avrupalı yatırımcının en çok dikkat ettiği bu üç konuyla ilgili yetkin kişilerin ekipte yer alması gerekli.</p>
<p>Girişim, temel olarak üç fazdan oluşuyor.</p>
<p>1. faz: seed &#8211; tohum safhası.</p>
<p>2. faz: series-a &#8211; gelişim safhası.</p>
<p>3. faz: expansion &#8211; yurtdışına açılma aşaması.</p>
<p>İş planı hazırlarken dünyadaki iş planı örnekleri araştırılmalı. Yatırımcıyla görüştüğümüzde sorulabilecek sorulara karşı internette, web sektöründe olan biten girişimlerden haberdar olmalıyız. Bunun için Türkiye&#8217;deki WebGirişim, Webrazzi gibi siteler ve yurtdışındaki Techcrunch, Mashable, Venturebeat gibi siteler takip edilebilir.</p>
<p>Yatırımcıdan para talep ederken finansçıların uyguladığı bir mantığı dikkate almakta faydalı olabilir. üçle çarp, üçe böl mantığı. Öngörebildiğin masrafları üçle çarp, öngörebildiğin geliri üçe böl. Yatırımcıdan daima gerekenden fazlasını istemek gereklidir. Çünkü girişiminizi geliştirirken karşınıza önceden tahmin edemediğiniz birçok masraf kalemi çıkabilmektedir. Yatırımcıya sunduğunuz masraf dökümü altı aylık ya da bir yıllık bir süreyi kapsamalıdır. Masraf kalemi olarak maaşlar, ofis ihtiyaçları, şirket kurulum masrafları, hukuki giderler gibi birçok kalem olabilir.</p>
<p>Yatırımcıyla görüşülmeden önce nerelere para harcanıldığı ve nerelerden para kazanıldığı belirlenmelidir.</p>
<p>Bir yıllık masraf planı hazırlanırken bir yıl boyunca hiç para kazanılmayacağı varsayılarak masraf kalemleri hesaplanmalıdır, çünkü yol boyunca ekstra masraflar çıkabilir. Bir rakip girebilir, tanıtım ve PR için ek harcamalar yapılması gerekebilir.</p>
<p>Yatırımcının karşısına çıkarken elimizde mutlaka bir ürün olmalıdır. Bu henüz layout aşamasındaki bir photoshop dosyası da olabilir, arayüz de olabilir. Ancak somut bir ürün sunulabilmelidir. Yatırımcıyla görüşülürken yapacağız, edeceğiz denilmemelidir.</p>
<p><strong>Yatırımc</strong><strong>ıya gitm</strong><strong>eden önceki hazırlık aşaması</strong></p>
<p>Ekip olarak geçmişin derlenip toparlanması. O güne kadar yapılan herşey. Örneğin; Angelabs&#8217;den Harun ve Metin&#8217;i ele alırsak. Harun ve Metin bireysel olarak neler yaptılar? Angelabs&#8217;e neler kattılar?</p>
<p>Yatırımcılar ekibi oluşturan her üyenin CV&#8217;sini ayrı ayrı görmek ister. Bireysel ve ekip olarak yapılanları öğrenmek ister.</p>
<p>Yatırımcıyla görüşülmeden önce hazırlanması gereken materyaller nelerdir?</p>
<p>İş &#8211; işin kendisi ve işi tanıtan bir sunum, Executive Summary, İş Planı.</p>
<p><strong>İş planı hazırlark</strong><strong>en dikkat edi</strong><strong>lmesi gerekenler: </strong></p>
<p>Neler yapmak istediğinizi, hangi zamanda neye ulaşmak istediğinizi (iş-zaman çizelgesi) gösteren bir iş planı.</p>
<p>5N &#8211; 1K sorularına yanıt veren bir iş planı</p>
<p>İş nedir?<br />
İş neden yapılmak isteniyor?<br />
İş neden şimdi yapılmak isteniyor?<br />
Kimler tarafından yapılmak isteniyor?<br />
Hedeflenen pazar neden bu işe uygun?<br />
İş nasıl yapılacak?</p>
<p><strong>İş planı nasıl hazırlanır? </strong></p>
<p>Bunun için internetteki İngilizce dökümanlara bakılabilir (how to write a business plan, guidelines..)</p>
<p>Finans dökümünün hazırlanması da en az iş planı kadar önemlidir, çünkü yatırımcılar finans kökenli kişilerdir ve yapılan iş planının uygulanabilirliği açısından rakamsal değerlerle ifade ediliyor olması önem taşır.</p>
<p>Bir yıl içinde nereden ne kazanmak istediğiniz, eğer o bir yıl içinde para kazanmayı düşünüyorsanız; düşünmüyorsanız da bunun ayrıca belirtilmesi gerekir. Tüm giderlerin kalem kalem belirtilmesi gerekir. Alınacak bilgisayarlardan net-brüt maaş hesaplamalarına kadar. Bu hesaplar çok net olmayabilir, sonuç olarak henüz start verilmeyen bir işin gider kalemlerinin tam olarak tespit edilmesi mümkün olmasa da yaklaşık değerlerin belirlenmesi yatırımcının gözünde bu işin çapını belirginleştirecektir.</p>
<p><strong>Yatırımcılarla temas kurarken nelere dikkat edilmelidir? </strong></p>
<p>E-tohum vb. etkinliklerde bulunarak yatırımcılarla yüz yüze görüşmek ve kart değişiminde bulunmak.</p>
<p>Yüzlerce yatırımcı arasından sizin işinize uygun olan yatırımcıyla irtibat kurmak. Örneğin gastronomiye yatırım yapan bir yatırımcı yemek mekanlarına yer veren dobişko gibi bir siteyle ilgilenebilir.</p>
<p>Yatırımcılarla bağlantı kurarken kör mailler atmak yerine -Türkiye&#8217;de yatırımcılar bir yıl boyunca girişimcilerden ortalama 600 mail almaktadır ve bunların birçoğu yanıtsız kalabilmektedir- öncelikle mümkünse çeşitli etkinliklerde yüzyüze görüşüp, sonrasında telefonla kendinizi hatırlatmanız ve işle ilgili mail atmanız, yatırımcının size geri dönüşünü hızlandıracaktır.</p>
<p><strong>Mailing süreci: </strong></p>
<p>İlk mailde işi tanımlayarak eğer ilgilenilirse elinizdeki materyalleri (iş planı, sunum vb.) gönderebileceğinizi belirtirsiniz. Bu maile olumlu yanıt geldiğinde içinde finansal veriler olmayan iş planı ve CV&#8217;ler gönderilebilir. Finansal verilen içeren iş planı sonraki aşamada paylaşılmalıdır.</p>
<p><strong>Yatırımcıyla görüşme: </strong></p>
<p>Yatırımcı iş planınızı inceleyip beğendiğinde ve sizi görüşmeye çağırdığında görüşmeye ekip olarak gitmek yerine iş geliştirmeden sorumlu, firmanızın yüzü olan kişinin görüşmeye gitmesi daha doğrudur.</p>
<p>Özgüven. Yatırımcının karşısında özgüvenli olmak gereklidir. Yatırımcılar, fon yöneticileri ellerindeki parayı doğru işlere yatırmak durumunda olan kişilerdir, iyi ekipler bularak işi bu ekiplere teslim edip parayı değerlendirmek niyetindedirler. Türkiye&#8217;de çok az sayıda iyi ekip vardır ve Türkiye&#8217;deki internet pazarını yurtdışındaki ekipler değil Türk ekipleri ele geçirebilir.<a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2008/12/finans.jpg"><img class="size-medium wp-image-787 alignright" title="finans" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2008/12/finans.jpg" alt="" width="240" height="180" /></a></p>
<p>Yatırımcılarla konuşurken &#8220;şunu yapacağız, şuradan para kazanacağız, hedefimiz şu, şu kadar zamanda bu hedefe ulaşacağız&#8221; gibi ifadelerin kullanılmasında yarar vardır.</p>
<p>Yatırım istenirken, daima gerekenden fazlası talep edilmelidir. Eğer az miktarda yatırım alınırsa bu miktar üzerinden yatırımcının aldığı hissenin yanında elinize kalan miktar sizi girişimciden çok eleman konumuna düşürecektir.</p>
<p><strong>Yatırımcı ve girişimci anlaşmaya vardığında: </strong></p>
<p>Girişimci sektördeki diğer fırsatlara daima açık olmalıdır, olabildiğince fazla sayıda yatırımcıyla bağlantıda kalmalıdır, yatırımcıyla sözleşmeyi imzalarken bile iptal olma riskini göz önünde bulundurmalıdır.</p>
<p>Not: Bu yazı <a href="http://sekipcangokalp.com/" target="_blank">Şekip Can Gökalp</a>&#8216;in CEBIT 2008&#8242;de yaptığı sunumdan derlenerek oluşturulmuştur.</p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/12/yogurtistan/" rel="bookmark" class="crp_title">Sıradışı Bir Fikir Nasıl Gerçeğe Dönüşür?</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/11/kindocom-bir-yilda-exit-nasil-yapilir/" rel="bookmark" class="crp_title">Kindo.com: Bir yılda exit nasıl yapılır?</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/10/insan-arama-motoru-mu/" rel="bookmark" class="crp_title">İnsan arama motoru mu?</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2008/12/girisimcinin-derdi-yatirim-almak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sıradışı Bir Fikir Nasıl Gerçeğe Dönüşür?</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2008/12/yogurtistan/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2008/12/yogurtistan/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Dec 2008 17:05:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Cihangir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Gelir Modeli]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[İş Fikri]]></category>
		<category><![CDATA[projelendirme]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=700</guid>
		<description><![CDATA[İleriye dönük ve sıra dışı projelerin ülkemizde önünde önemli bir engeli var: Önümüzde başarılı bir örnek olmaması. Sıra dışı bir örneğin Türkiye'ye kazandıracağı en önemli getiri arkasından gelecek onlarca başka sıra dışı projeye yol açacak olmasıdır. Bu nedenle ilk olarak o yoldan geçecek...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>- Merhaba Cemil Bey, bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz? </strong></p>
<p>11 yıllık Yoğurt Teknolojileri&#8217;nin kurucu ortağıyım. Elektrik mühendisliği ve güzel sanatlar derecelerim var. İnternet, görsel sanatlar ve sosyal bilimlerin kesişimi olan yerlerde yaşıyor ve üretiyorum.</p>
<p><strong>- Kısaca özetlemek gerekirse Yoğurtistan nedir? </strong></p>
<p>Kısaca Yoğurtistan, kendi ekonomisi, parası, sosyal hayatı olan bir sanal platform. Burada gerçek ve tüzel kişilerin, markaların ve marka olmayanların mağaza açmaları, ticari hayat oluşturmaları ve kendilerini ifade etmeleri mümkün olacak.</p>
<p><strong>- Yoğurtistan fikrinin çıkış noktası neydi? </strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p>İlk çıkışı 2003 yılında Turkcell için önerdiğimiz, sanal parası Hazır Kart kontörü olan bir dünyadan oldu. Orada da isteyenin dükkânını açmasını planlamıştık. Ekonomi ise kontörler üzerinden işleyecekti. Zamanının fazla ilerisinde bir düşünceydi.</p>
<p><strong>- Fikir şekillendiğindeki Yoğurtistan için hedefleriniz ile bugünkü Yoğurtistan için hedefleriniz arasında ne tür farklar var? </strong></p>
<p>Şu andaki Yoğurtistan (aslında son kullanıcı önüne çıktığımızda adı Yoggurt.com olacak) sanal para olarak &#8220;kayme&#8221; kullanıyor. Ekonomik mekanizmasında ilginç bir buluş da içeriyor: Burada kayme harcayan ve aktif olan herkesi buranın ortağı yapmayı planlıyoruz. Bir de teknik olarak, Adobe Flash içerisinde ve 3 boyutlu olarak çözümlüyoruz.</p>
<p><strong>- Özgüven girişimcinin en önemli özelliklerinden bir tanesi ve şu an siz de Google&#8217;ın yaptığı devrimden daha büyük bir devrim yapmayı hedefliyorsunuz, bu güveninizi oluşturan başlıca sebepler nelerdi? </strong></p>
<p>Bu soru çok yerinde, çünkü bizim ülkemizde herhangi bir girişimin önündeki en büyük engel bizim ve başkalarının özgüven eksikliği. Bizim de bu memleketin suyunu içip, yemeğini yiyerek, geçmişini okuyarak büyük düşünmemiz mümkün. Bunları konuşabilir olmak için insanın özgüvenini yerine getirecek bir geçmişi olması, bu konularla ilgili deneyim ve başarılar kazanmış olması gerekir. Bizim Yoğurt geçmişimiz ve öncesinde bu tür bir iddiayı somut hale getirecek parçalar, bileşenler var.</p>
<p><strong>- 2007 Ekim&#8217;den beri Yoğurtistan üzerine çalışıyorsunuz, bu süre içerisinde vazgeçmeyi düşündüğünüz oldu mu? Veya kırılma noktalarında kendinizi nasıl tekrar motive ettiniz? </strong></p>
<p>Vazgeçmeyi hiç düşünmedim. Bir önemli kırılma noktamız oldu: Flash kullanarak programlama yapıyoruz, ilk aylarda karakterleri yani avatarları iki boyutlu olarak yapmaya başlamıştık. Üç boyutlu imalata geçmemiştik, çünkü Flash&#8217;ın henüz hazır olmadığını düşünüyorduk. Sonra Mayıs ayında üç boyuta geçebileceğimize karar verdik ve o noktadan sonra yaptıklarımızın görselliği çok farklılaştı, imalat süreci çok değişti. Şu anda bu kararın çok doğru olduğunu görüyorum.</p>
<p><strong>- 10 yıllık Yoğurt Teknolojileri deneyiminizin, Yoğurtistan&#8217;a etkisi ne düzeyde? Yoğurt Teknolojileri olmasaydı böyle bir projeye başlar mıydınız? (Genelde genç girişimciler tecrübesiz bir şekilde girişimlerde bulunduğu için tecrübe üzerine bu soruyu sorma ihtiyacı duydum) </strong></p>
<p>10 yıllık Yoğurt Teknolojileri Ltd. tecrübemiz olmasaydı bu işe asla kalkışamazdık. Şu anda yapmakta olduğumuz işin pek çok parçasını da daha önce değişik müşterilerimize yaptığımız projelerde denemiştik. Bu manada, Yoğurt&#8217;un şu anda ürettiği sanal dünya ve içindeki bileşenler aslında 8-9 yıllık bir süreçte olgunlaşmış şeyler.</p>
<p><strong>- Böyle büyük bir vizyon ile Yoğurtistan&#8217;a inandınız, peki insanları (yatırımcıları, yazılımc</strong><strong><em>ıları ve şi</em></strong><strong><em>mdi de son kullanıcıyı) buna ikna etmek zor olmadı mı? </em></strong></p>
<p><em>Yatırımcılarımızı ikna etmek zor oldu, tam 10 sene aldı! Şaka bir yana, bizim olgunlaşma sürecimizde sanırım Türkiye&#8217;deki yatırımcı ortamı da olgunlaşmaktaydı. Golden Horn ile karşılaştığımızda birbirimizi kolay ve hızlı anladık, muhtemelen bunun arkasında yıllarca bu konuyu girişimci ve yatırımcı taraflarından karşılıklı olarak uzun uzun düşünmüş olmamız ve ne aradığımızı biliyor olmamız yatıyor. Yazılımcılarımızı, genel olarak ekibimizi ikna etmek de çok uzun, zorlu bir süreç ve hala devam ediyor. Bu konuda da öğrendiğimiz en önemli şey, baş koyduğumuz yolda beraber olduğum arkadaşlarımın da benimle tam fikir ve görüş birliği ile çalışmalarının şart olduğu. Son kullanıcıların ikna süreci ise daha yeni başlıyor. Sanırım o en zor olanı olacak.</em></p>
<p><em><strong>- Birçok girişimci fikir aşamasında olan projesini anlatmakta zorlanır, bu kadar geniş çapta bir projeyi siz nasıl anlattınız? (örnekler yeterli oldu mu? iş planı, sunum vb.) </strong></em></p>
<p><em>Çok fazla doküman gösterdiğimizi sanmıyorum. Eskiden yapılmış çalışmaların temel bir tek vizyona oturduğunu göstermemizin etkisi olmuştur sanırım. Ancak gördüğüm kadarıyla, yatırımcılar sizin yazdığınız, çizdiğinizden çok, neye inandığınıza, nasıl inandığınıza ve bunu nasıl ifade ettiğinize bakıyorlar. Bir bankadan kredi istemeye değil, yakın bir dostunuzdan ödünç almaya benziyor diyebilirim. Kesinlikle kuru ve formal bir prosedür değil, tam aksine çok samimi ve duygusal olunan bir süreç, geriye bakınca da bu işin başka türlü olamayacağını düşünüyorum.</em></p>
<p><em><strong>- Yoğurtistan fikrini oluşturduğunuzdan beri geçen süreçte, girişimcilere örnek olabileceğini düşündüğünüz olaylardan bahsedebilir misiniz? </strong></em></p>
<p><em>Öncelikle bizim daha yolun başında olduğumuzu hatırlatmalıyım. Yani daha ders verecek, öneri üretecek noktada değilim. Sadece buraya kadar olan süreç için bir şeyler söylemek isterim. Eğer gerçek bir girişimciyseniz, bunun bir kilometreden anlaşılır olduğunu bilin. Eğer amacınız sadece para almak ve alabildiğinizi birilerine göstermek ise bu da hemen anlaşılabiliyor. Profesyonel bir yatırımcı sizi ilk görüşte okumaya başlıyor, çünkü bu konuda çalışan modellerde girişimcinin nasıl biri olduğu, ne tip adam ya da kadın olduğu çok net belli. Tabii ki başarısızlıklar oluyor. Ancak başarısızlıklar ya kendini ve yatırımcıyı kandıran girişimcilerden ya da kendini olmayacak bir işe ikna eden yatırımcılardan ya ortamın hızla değişmesinden doğuyor. Karşılıklı samimi bir ilişkinin çözemeyeceği bir sorunun olduğuna inanmıyorum.</em></p>
<p><em><strong>- Son olarak ileri dönük ve sıra dışı projeleri olan girişimciler için ilk atılması gereken adımlar sizce nelerdir? </strong></em></p>
<p><em>İleriye dönük ve sıra dışı projelerin ülkemizde önünde önemli bir engeli var: Önümüzde başarılı bir örnek olmaması. Sıra dışı bir örneğin Türkiye&#8217;ye kazandıracağı en önemli getiri arkasından gelecek onlarca başka sıra dışı projeye yol açacak olmasıdır. Bu nedenle ilk olarak o yoldan geçecek kişi ya da kişileri zorlu bir süreç bekliyor. Özgüveni yüksek tutmak, bu arada da güncel olandan kopmamak, işinde usta olmak ve her konuda samimi olmak gerekli ve önemli. Çevrede konuşulanları fazla ciddiye almamak da bu sürecin önemli parçası.</em></p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/11/bastan-sona-cembernet/" rel="bookmark" class="crp_title">Baştan Sona cember.net</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/10/akademik-gorus/" rel="bookmark" class="crp_title">Türkiye&#8217;de E Ticaret ve Şule Özmen</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/02/en-iyi-teknoloji-portali-chip-online/" rel="bookmark" class="crp_title">En iyi Teknoloji portalı: Chip Online</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2008/12/yogurtistan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kindo.com: Bir yılda exit nasıl yapılır?</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2008/11/kindocom-bir-yilda-exit-nasil-yapilir/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2008/11/kindocom-bir-yilda-exit-nasil-yapilir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Nov 2008 17:05:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Cihangir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[İş Fikri]]></category>
		<category><![CDATA[İş Kurma]]></category>
		<category><![CDATA[Ortaklık]]></category>
		<category><![CDATA[projelendirme]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=669</guid>
		<description><![CDATA[Geçen yılın ortalarında kurulan Kindo.com geçen aylar içerisinde MyHeritage tarafından alındı. Peki bu kadar büyük bir rakibin olduğu pazarda Kindo ne yaptı da bir yıl içerisinde exit gerçekleştirdi. Kindo Türkiye yetkilileri Mustafa Alpay ve Oğuzhan Aygören ile Kindo ve Web Girişimciliği üzerine konuştuk...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Geçen yılın ortalarında kurulan Kindo.com geçen aylar içerisinde MyHeritage tarafından alındı. Peki bu kadar büyük bir rakibin olduğu pazarda Kindo ne yaptı da bir yıl içerisinde exit gerçekleştirdi? Kindo Türkiye yetkilileri Mustafa Alpay ve Oğuzhan Aygören ile Kindo ve Web Girişimciliği üzerine konuştuk&#8230;</strong></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2008/11/kindo.jpg"><img class="size-medium wp-image-680 aligncenter" title="kindo" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2008/11/kindo.jpg" alt="" width="273" height="119" /></a></p>
<h3><strong>İnternet sektörüne nasıl girdiniz?</strong></h3>
<p><strong><em></em>M.A: </strong>Neler yapabiliriz internette diye düşünüyorduk. Dünyada ve Türkiye&#8217;de internet girişimleri nelerdir, nasıl gelişiyor, kimler yapıyor, bunları araştırdık önce. Bu araştırmalar sırasında, Oğuzhan&#8217;ın 6 aylık bir eğitimi olmuştu yurtdışında, oradaki teknolojiyle ve internetle ilgilenen arkadaşlarıyla iletişime geçtik. Oradan Kindo fikri çıktı ortaya.</p>
<p>Kindo fikrini geliştirmek için Londra&#8217;ya çağırdılar önce, yaz dönemi geçip okullarımız başlayınca gidemedik, ama online olarak görüşmelerimiz sürdü ve Kindo fikri gelişti. Bu arada destek de aldı Kindo baştan itibaren, garaj hikayelerindeki gibi önce gelişip sonra yatırım almak gibi değildi bizim girişimimiz. Baştan itibaren yatırımcılar ve alınacak para belliydi, sadece fikrin netleşmesi önemliydi.</p>
<p>Londra&#8217;da ofis ayarlandı, yurtdışındaki takımlar da netleşince çalışmalar başladı. İlk günden itibaren herşey belliydi, pazarlama anlamında 1 yıl sonra nerede olacağımızı, neler yapacağımızı planlamıştık, çok iyi bir iletişim vardı takımda, mail çok iyi kullanılıyordu, skype, yani teknoloji çok iyi kullanılıyordu. 16 ayrı ülkede olmamıza rağmen iletişim çok kolay olduğundan her yerden haber alabiliyoruz. Dolayısı ile bu bize, <strong>diğer aile ağaçlarından sonra piyasaya girmemize rağmen isim yapmamızı sağladı.</strong> Hatta şöyle bir şey de var; bir kişi, bir yerde aile ağacı oluşturduysa, başka yerde oluşturmuyordu, buna rağmen Kindo büyük yol katetti. İnsanlara aile ağacı oluşturabildiklerini gösterdik, myheritage gibi bizden önce sektöre girmiş, sektör lideri konumundaki girişimden sonra bile bunu başarabildik. Onlarda pazarlama biraz zayıf kaldığından, ve bizim organizasyondakilerle iletişimimizin iyi olmasından dolayı bunu başardık.</p>
<h3><strong>Kindo&#8217;nun gelişim sürecinde sizin göreviniz tam olarak neydi?</strong></h3>
<p><strong>O.A.: </strong>Bizim aslında ana rolümüz şuydu; Kindo&#8217;nun Türkiye&#8217;ye lokalizasyonu, tercümesi, tanıtımı, PR, kullanıcılarla içiçe olmak var. kullanıcılarla içiçe olmak çok önemli, istekleri var çünkü, onlarla yakınlık kurmak hoşlarına gidiyor. Birisi bakıyor, <a href="mailto:support@kindo.com">support@kindo.com</a>&#8216;a mail atıyor, Türkçe cevap geleceğini beklemiyor, biz türkçe ve çok içten cevaplar atınca duygusal bir bağ oluşuyor aramızda.</p>
<p>Yarışmalar düzenledik, &#8220;en büyük aile ağacı&#8221; gibi, hediyeler verdik, bunları bloglarımızda yayınladık, yerel bloglarımız var, her ülkede ayrı ayrı kültürlere hitap etmesi açısından önemli gördük bunu.</p>
<p>Çevirilere de çok dikkat ettik, en önemli noktalardan biri de buydu. Tamamen aynı çeviriyi kullanmadık. Mesela hatırlatmalar vardır bizde, doğumgünleri, yıldönümleri, etkinlikler vs. Birinin kuzeninin nişan töreni var mesela, o kişiye hatırlatma olarak veriliyor ve yanında bizim kültürümüze has bir mesaj: &#8220;Allah mesut etsin&#8221;. Kullanıcıya, onu bizden biri olarak gördüğümüz imajı böylece verilmiş oluyor.</p>
<p>Türkçe kelime kullanmaya dikkat ettik, e-mail değil, e-posta dedik.</p>
<p>Anketler yaptık, ve ilginç sonuçlarla karşılaştık. &#8220;Ailenizin ne kadarı şehirdışında yaşıyor&#8221; diye sorduk. İnternetin daha çok uzaktaki insanlarla haberleşmeyi kolaylaştırdığını düşünerek böyle bir şey sorduk. Amacımız da bu doğrultuda akrabalar arasındaki iletişimi kolaylaştırmaktı. Türkiye&#8217;deki aileler büyük ve dağınık durumda, ailelerin %52&#8242;si farklı şehirlerde yaşıyor. Diğer ülkelerde bu çok çok daha fazla. Bu da Kindo&#8217;ya olan ihtiyacı gösteriyordu.</p>
<h3><strong>&#8220;Aile ağacını nedir&#8221;i insanlara nasıl anlattınız?</strong></h3>
<p><strong>O.A: </strong>Sitemizde ünlülerin aile ağaçlarını yaptık. Atatürk&#8217;ün aile ağacı var, Koç ailesinin aile ağacı var. Son zamanlarda çok ilgi gören televizyon dizilerinden Yaprak Dökümü&#8217;nün karakterlerinin aile ağacı var. Böylelikle insanların Kindo&#8217;yu hayatlarına enjekte etmeleri kolaylaşmış oldu.</p>
<h3><strong>Fikir sizden çıkmıyor, peki sizin bu projeye inanmanız ne kadar zaman aldı?</strong></h3>
<h3><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2008/11/mustafaoguzhan.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-681" title="mustafaoguzhan" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2008/11/mustafaoguzhan.jpg" alt="" width="383" height="287" /></a></h3>
<p><strong>M.A: </strong>Aslında şöyle oldu; bu fikre inananlar vardı, inanmaktan öte canla başla çalışanlar vardı. Düşündük ki, bu çalışmalar karşılıksız kalmaz, illaki güzel bir şey çıkar buradan. Bu düşünceyle inanmak daha kolay oldu.</p>
<p><strong>O.A.: </strong>Biz işe başlasaydık ve organizasyon işlemeseydi, çekilirdik tabii. Ama çok uğraş vardı, karşılıksızdı en başta, ama sonra yatırımcılarla anlaşmaya varılınca, güzel sonuçlar alınacağını düşünmeye başladık. Türkiye&#8217;de genelde şöyle bir düşünce var; &#8220;para kazandırmayan işle uğraşmayacaksın&#8221;. Bu düşüncenin aşılması için melek yatırımcılara çok iş düşüyor bence.</p>
<p><strong>M.A: </strong>soyagaci.gen.tr diye bir proje vardı, Kindo&#8217;dan 6-7 ay önce. Tek bir kişi uğraşıyordu bununla, yazılım, tasarım, görsel, PR, tanıtım, reklam vs vs. şeyleri tek başına yürütemediği için Kindo açıldıktan 1 ay sonra kapandı. Organizasyon çok önemli burada.</p>
<h3><strong>Kindo&#8217;nun diğer aile ağaçlarından farkı nedir? Sonuçta ilk aile ağacı değil.</strong></h3>
<p><strong>O.A: </strong>Aile ağaçlarının ortak özelliği; soyağacını çıkarmak, görsel olarak göstermek. Ataları çıkarmak, yani üstsoyu bulmak da bir başka ortak özellik.</p>
<p>Kindo&#8217;nun çıkış noktası, diğer aile ağaçlaından farklı olarak, akrabalar arasındaki iletişimi kolaylaştırmak, mesajlaşma kavramı. İkinci olarak, gizlilik çok önemli görülmüyordu, sonuçta kişisel ve özel bir bilgi. Bunun üzerinde durduk ve güven getirdik. Üçüncü olarak, kullanıcı/yönetici olarak değil, Kindo ailesi olarak gördük kendimizi.</p>
<p><strong>M.A: </strong>Herkesin isminin başına bir aile bireyi sıfatı getiriliyordu, kartvizitlerimizde ve mail bilgilerimizde &#8220;country manager&#8221; değil, &#8220;uncle mustafa&#8221; yazıyordu mesela <img src='http://www.webgirisim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<h3><strong>Gizlilik ve kullanıcılarla aile oluşturmak sizin elinizde olan bir şey, ama mesajlaşmaya teşviği nasıl gerçekleştirdiniz?</strong></h3>
<p><strong>M.A: </strong>Aile ağacı bir kere oluşturuluyor genelde, aklına uzak bir akraban geldi, onu giriyorsun tabii ama, giriş periyodun belirli aralıklarla oluyor, düzenli değil. &#8220;Şu akrabanızın doğumgünü&#8221; gibi bir hatırlatma maili geliyor, öyle giriyorlar siteye.</p>
<p>Kindo&#8217;da kullanıcı kolaylığı çok önemliydi, bugün Facebook&#8217;a kayıt olurken bile çok problem yaşıyor insanlar, kayıt olma aşamasında bile. Biz kolaylaştırmaya çalıştık her şeyi. Ve eğlenceli kıldık, flashlarla ve efektlerle&#8230;</p>
<p><strong>O.A.: </strong>Türkiye&#8217;de aile ağacı oluşturmak konusunda bizde soru işaretleri vardı, ama kindo&#8217;da tam tersine çıktı, 16 ülke arasında en hızlı büyüyen 4. ülke konumuna geldi.</p>
<h3><strong>Ortaklık nasıl kuruldu? 16 ülkeden insanlar var organizasyonda, bunlar hisse mi aldı, çalışan konumuna mı getirildi, motivasyon açısından ortaklık gerekmez mi?</strong></h3>
<p><strong>O.A.: </strong>Farklı yaklaşımlar olabilir tabii, bizimki şöyle oldu; dışarıdan danışman olarak başladık, ortaklıkla başlamak çok zor zaten, ama işin sonunda ortaklık tabi ki olabiliyor, önce full time çalışan olunabilir, farklı yollar olabilir. Bu durumda bir şey söyleyemeyeceğim.</p>
<h3><strong>Birleşmeyle ilgili olarak; Kindo&#8217;yla MyHeritage birleşmesi nasıl oldu?</strong></h3>
<p><strong>O.A.: </strong>Kindo&#8217;nun kuruluşundan 2-3 ay sonra İsveç&#8217;teki merkez, MyHeritage ile bilgi alışverişi için görüşmeye başlıyor. Çünkü o zamanlar MyHeritage aile ağacı siteleri arasında teknolojisi en gelişmiş ve üyesi en fazla olan site. Görüşmelerden haberimiz vardı her zaman, başta da denildiği gibi iletişim çok iyi aramızda. Bu görüşmelerdeki amaç, &#8220;MyHeratige&#8217;daki özellikler bizde de olsa&#8221;, onlar reklam faaliyetlerini nasıl yürütüyor, bunları öğrenmek. Birleşme düşüncesi yok o zamanlar. Kindo Haziran ayında iyice büyümüş ve kendini kanıtlamış oluyor.</p>
<p>Biz bu kadar büyük yerlere gelince, Kindo&#8217;nun ve Myheratige&#8217;ın bir ortak yatırımcısı var, onun parası kendi arasında yarışmaya başlamış olduğunu düşünmeye başlıyor. Bu arada Myheratige da Facebook&#8217;un yayılmasıyla ilerleme ve farklı pazarlama yolları denemeye karar veriyor. Kindo&#8217;yu incelediklerinde de kendilerinden farklı özellikleri görüyorlar ve Myheratige&#8217;a eklemek istiyorlar. Bu noktada satın alma kararı alıyorlar, görüşmeler başlıyor.</p>
<h3><strong>MyHeratige&#8217;ın Kindo&#8217;yu satın alma kararını vermesindeki en büyük etmenin Kindo&#8217;daki organizasyon olduğu çok açık. Peki bu motivasyon nasıl sağlanıyor?</strong></h3>
<p><strong>O.A.: </strong>Öncelikle bir araya gelen insanlar sıradan insanlar değil, internete ilgi duyan ve internette iş yapmak isteyen insanlar. Ve aynı zamanda işin nasıl yürümesi gerektiğini bilen insanlar. Aradaki iletişim iyi olunca, etkileşim de çok iyi oluyor ve motivasyon buradan sağlanıyor. Skype üzerinden düzenli olarak toplantılar yapılıyor. Dökümanlar Google Docs&#8217;ta saklanıyor. Ülkeler arasında da birebir toplantılar oluyor. Bunlar da bilgi alma açısından, &#8220;biz yaptık tuttu, sizin ülkenize uyarsa siz de yapın&#8221; tavsiyeleri&#8230;</p>
<p><strong>M.A:</strong> Organizasyonda her şey çok belirgin, herkes kendi işini yapıyor, diğer işlerin üzerinde durmuyor. Lokalizasyonda görev alanların teknik konuda kiminle, PR konusunda kiminle, bilgi alma konusunda kiminle irtibata geçmesi gerektiği belli. Onun için sistem tıkır tıkır işliyor. Bu da bir başka motivasyon nedeni.</p>
<p><strong>O.A.: </strong>Kindo&#8217;nun 4 ana ortağı birbirini tamamlayan özellikte, ikisi teknik konuda, ikisi pazarlama kısmında uzman ve networke sahip insanlar. Bizim irtibata geçmemiz söylenen insanlar da bu 4 ortağın çevresinden insanlar. Yani bu demek oluyor ki, &#8220;benim bir fikrim var, her şeyi ben yaparım&#8221;la olmuyor, çevre ve organizasyonun sağlam olması gerekiyor.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2008/11/myheritage.jpg"><img class="size-medium wp-image-682 aligncenter" title="myheritage" src="http://www.webgirisim.com/wp-content/yuklemeler/2008/11/myheritage.jpg" alt="" width="302" height="83" /></a></p>
<h3><strong>Kindo&#8217;nun satışı gerçekleşti. Peki bundan sonra ne gibi projeleriniz var? </strong></h3>
<p><strong>M.A: </strong>Projelerimiz var tabi. Bu sefer biraz daha reel hayatın içinde, yine internet üzerine tabii ki, ama cep telefonlarında da özellikler artınca, 3G gibi, buna yönelik bir şeyler olacak.</p>
<p><strong>O.A.: </strong>O da sosyal network olacak, biraz daha özelleşmiş bir alanda, konu da &#8220;cep telefonu kullanıcıları ve internet kullanıcılarının entegrasyonu&#8221; diyelim, burada bırakalım <img src='http://www.webgirisim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<h3><strong>Global olarak mı düşünüyorsunuz bunu, sadece Türkiye&#8217;de mi?</strong></h3>
<p><strong>O.A: </strong>Kindo bize şu vizyonu ve çevreyi verdi, &#8220;biz bir projeyi baştan itibaren tüm dünyada geçerli olacak halde sunabiliriz&#8221;. Çünkü Kindo ilk değildi, ilk olmadığı halde en kısa sürede en iyi çıkışı yapan şirket oldu. Bu örnekle ve yaptıklarımızla bu güveni ve gücü kendimizde görüyoruz.</p>
<h3><strong>Yeni web girişimcilerine örnek olması açısından ; yeni projeniz için ne gibi çalışmalar yaptınız, sunumlar, yatırımcı arayışları, teknolojik uygulamalar vs. bunları nasıl yaptınız? </strong></h3>
<p><strong>M.A: </strong>Şu anda biz projenin üzerimize düşen her kısmını gerçekleştirdik, projenin bize düşen bölümü tamamlandı. Projenin ana fikri, hitap ettiği kitle, hangi ihtiyaca cevap verdiği şekillenmiş durumda. Bunun için gerekli teknolojik uygulamalar da tamamlanmak üzere. Üzerimize düşenler şimdilik sadece bu kadar. Devamında yatırımcı görüşmeleri için sunumlar hazırladık, ve görüşmelere başladık. Bu görüşmeler sonucunda, projemizin eksik yanlarını görüp, görmediğimiz yanlarını tamamlamaya çalışıyoruz.</p>
<h3><strong>Yatırım konusuna gelince. Kindo gibi mi başlamak lazım, yoksa garajda başlayıp, sonra yatırımcı mı bulmak iyidir, projeden projeye değişir mi sizce?</strong></h3>
<p><strong>O.A.: </strong>Değişir. Önce fikre, sonra bu fikrin gerçekleşmesi için gereken kaynaklara bakmak lazım. İnternet projeleri için öncelikli gereksinim teknik bilgidir, garajdan çıkan fikirlerin teknik bir üstünlükleri vardır her zaman. İkinci olarak çevredir, diğer insanları çekecek, siteye katkı sağlayacak bir çevredir. Onun dışında ihtiyaç iş gücüdür. Bir insanın tek başına bir işi yapması çok zordur. Gidebildiği yere kadar gitmeli, ama tıkandığı yerde de yardım almasını bilmelidir. Yatırım da böyle bir şey, fikirden fikire, projeden projeye değişir.</p>
<p><strong>M.A: </strong>Başta yatırımcıyla başlamanın şöyle bir katkısı var; ben projeye inanıyorum ama, başkasının da bu projeye inandığını görmek bir motivasyon, birinin yatırdığı parayı çarçur etmeme çabası da ayrı bir motivasyon sağlıyor.</p>
<h3><strong>Kindo sayesinde yurtdışındaki startup ve yatırımcılarla tanıştınız, peki sizce Türk Web sektörü ne durumda? </strong></h3>
<p><strong>O.A.: </strong>Türk internetinde iş modeli genelde e-ticarete dayalı. Kullanıcı odaklı servislerde pek yok, varsa da çok gelişmemiş. Bunun nedeni sanıyorum kullanıcı odaklı olmanın gerektirdiklerinin zorluğu. Birinci olarak kullanıcı sayısını arttırmak için reklam ve tanıtım yapılması gerekiyor, topluluğu sürekli tutmak için bu gerekli. İkinci olarak kullanıcıları sitede tutmak, bunun için teknik bilgi, teknik destek ve sürekli güncellenen, yenilenen site içeriği ve fikir gerekiyor. Bunların sağlanması için gerekli olan şeyler de sabır ve para. Ama Türkiye&#8217;de ne sabır var, ne para var. Türk web girişimcileri ne zaman sabırlı olur, parası olur, o zaman Türk webinde iş modelleri değişir, gelişir.</p>
<h3><strong>Mustafa ve Oğuzhan, Kindo başarısı için sizi kutluyorum. Yeni projelerinizde de bunun gibi başarılar yakalamanızı temenni ediyorum. Web girişimcilerine katkıda bulunacağınızı düşündüğüm bu röportaj için de teşekkür ediyorum.</strong></h3>
<p><strong>M.A: </strong>Biz teşekkür ederiz.</p>
<p><strong>O.A:</strong> Teşekkürler&#8230;</p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/11/bastan-sona-cembernet/" rel="bookmark" class="crp_title">Baştan Sona cember.net</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/12/start-up-weekend-uygulamalari/" rel="bookmark" class="crp_title">Start-up Weekend Uygulamaları</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/12/ersan-ozer/" rel="bookmark" class="crp_title">Seri Girişimci Modeli: Ersan Özer</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2008/11/kindocom-bir-yilda-exit-nasil-yapilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Baştan Sona cember.net</title>
		<link>http://www.webgirisim.com/2008/11/bastan-sona-cembernet/</link>
		<comments>http://www.webgirisim.com/2008/11/bastan-sona-cembernet/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Nov 2008 17:05:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Cihangir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[E-Ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Gelir Modeli]]></category>
		<category><![CDATA[İş Fikri]]></category>
		<category><![CDATA[İş Kurma]]></category>
		<category><![CDATA[projelendirme]]></category>
		<category><![CDATA[Xing]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webgirisim.com/?p=276</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye'nin ilk iş ağı platformu; cember.net'in kurucusu ve geliştiricisi Çağlar Erol'la, kendi girişimi ve Türk Internet Girişimleri üzerine bir söyleşi yaptık...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Türkiye&#8217;nin ilk iş ağı platformu; cember.net&#8217;in kurucusu ve geliştiricisi Çağlar Erol&#8217;la, kendi girişimi ve Türk Internet Girişimleri üzerine bir söyleşi yaptık&#8230;</em></p>
<p><em><strong>- Merhaba Çağlar Bey, bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz, özellikle cember.net projesine başlamadan önce Çağlar Erol ile ilgili? </strong></em></p>
<p>1976 Kırşehir doğumluyum. Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği&#8217;ni 97 yılında bitirdikten sonra yine aynı üniversitede MBA yaptım. Lisans eğitimim süresince bir taraftan da IBM, Comnet gibi o zamanlar son derece yeni olan Internet sektörünün önde gelen şirketlerinde çalıştım. Elektronik Bölüm Kulübü başkanlığım süresince verdiğim Internet eğitimleri bu alanda Türkiye&#8217;de ilklerdendir. Master eğitimim boyunca da İşletme Bölümü&#8217;nde Araştırma Görevlisi olarak çalışarak teknik bilgimin yanında yönetim ve işletme bilgimi de geliştirme olanağı buldum.</p>
<p>Askerliğimin ardından Superonline&#8217;da Ürün Geliştirme Sorumlusu olarak çalışmaya başladım. Yani iki yıllık bir aradan sonra yine Internet sektörüne dönüş yapmış oldum. Superonline, Internet&#8217;in Türkiye&#8217;de yaygınlaşmasına öncülük eden çok önemli bir şirket. Superonline&#8217;da çalıştığım bu süreç, benim bu sektörde geniş bir çevre edinmemi ve sektörün inceliklerini öğrenmemi sağladı.</p>
<p>2001 yılında krizin ardından Bilgisayar Mühendisi olan eşimin yurtdışına çıkmasıyla ben de benzer bir arayışa girdim, ve ondan altı ay sonra ben de Accenture Frankfurt ofisinde danışman olarak çalışmaya başladım. Yaklaşık dört yıl boyunca Avrupa&#8217;nın çeşitli ülkelerinde projelerde danışman ve yönetici olarak görev aldım. Accenture bilişim danışmanlığı alanında dünyanın en büyük şirketlerinden biri, ve orada çalışmak gerçekten çok kaliteli bir üniversitede eğitim almaya benziyor. Bankacılık ve otomotiv sektöründeki firmalara yaptığımız projelerde edindiğim deneyim, profesyonel anlamda bana çok şey kattı.</p>
<p>Almanya&#8217;dan 2005 baharında döndükten sonra eşimle beraber aklımızdaki bu konsepti hayata geçirmek için çalışmaya başladık, ve Eylül ayında da <strong>Türkiye&#8217;nin ilk Business Networking platformu cember.net </strong>hayata geçti.</p>
<p><em><strong>- cember.n</strong><strong>et </strong><strong>fikrinin çıkış noktası neydi? </strong></em></p>
<p>cember.net fikri, Avrupa&#8217;da bilişim danışmanı olarak çalıştığımız yıllarda ortaya çıktı. Türkiye&#8217;ye dönme planları yaptığımız dönemde, aklımızda bir çok farklı proje vardı. Henüz yalnızca fikir ve iş planı şeklindeki bu projeleri gerçekleştirirken beraber çalışabileceğimiz insanlar aramaya başladık. Ama Türkiye&#8217;de bunun ne kadar zor olduğunu o zaman fark ettik. Ülkemizde insanların birbirleriyle iletişimi çok kolay değil. İşbirlikleri, &#8220;networking&#8221; dediğimiz çevre edinme çalışmaları, yalnızca belirli dar grupların kendi içlerinde olabiliyor. Ancak <strong>networking iş hayatı için hayati önem taşıyor. </strong>Nitekim biz de istediğimiz kişilere ulaşmakta ya da onların ilgisini çekmekte çok zorlandık.</p>
<p>Bu durum, iş yaşamındaki çok önemli bir açığı görmemize neden oldu. Türkiye&#8217;de hayata geçireceğimiz bir online networking platformunun bu alandaki boşluğu doldurarak iş yaşamına hareket getireceğini düşündük, ve cember.net projesini geliştirmeye başladık.</p>
<p><em><strong>- 2005 yazında siteyi açtığınızda ne tür amaçlarınız vardı? cember.net&#8217;in nereye geleceğini hayal ediyordunuz? </strong></em></p>
<p>Hayalimiz aslında cember.net&#8217;in ulaştığı noktalardı.Yani kurulduktan sonraki <strong>iki yıl içinde üç yüz bin üye</strong>ye ulaşmayı, platformun Türkiye&#8217;de iş dünyasında önemli bir etkinliğe sahip olmasını hayal ediyorduk. Bir süre önce cember.net&#8217;in geliştirme aşamalarındaki iş planlarına bakıyorduk, ve öngördüğümüz sayıların gerçeğe ne kadar yakın olduğunu görerek biz de şaşırdık.</p>
<p><em><strong>- Başlangıçta yatırımcı arayışında bulundunuz mu?</strong></em></p>
<p>Evet yatırım arayışında bulunduk. Ama maalesef bu konuda gerçekten çok zorlandık. cember.net proje halindeyken yatırımcı bulamamamızı şimdi anlıyorum, ama cember.net&#8217;in hayata geçişini takip eden birkaç ay içinde platformun gösterdiği hızlı büyüme sonucunda yine de istediğimiz değerlemeler ve şartlarda bir yatırımcı bulmamız mümkün olmadı. Biz de oldukça uzun süre yatırımcısız devam ettik.</p>
<p><em><strong>- Biraz genel olacak ama sizce her türlü girişim için yatırım gerekli midir?</strong></em></p>
<p>Yatırım derken dış yatırım demek istiyorsunuz: Hayır değildir. Cebinizde paranız varsa yatırımcısız da başlarsınız. Aileden kalan bir dükkanınız varsa biraz birikmiş paranızdan koyup bir mağaza açabilirsiniz. Daha çok paranız varsa bir maden ocağı alırsınız. İkna edebilirseniz bankadan kredi çekersiniz, borçla başlarsınız. Ama yapmak istediklerinize yetecek <strong>paranız yoksa, kredi alamıyorsanız, </strong>ya da yalnızca <strong>riski paylaşmak istiyorsanız, </strong>işte o zaman yatırım/yatırımcı konusunu düşünebilirsiniz.</p>
<p><em><strong>- Konumuza dönecek olursak, cember.net&#8217;i oluştururken en çok zorlandığınız konu ne oldu?</strong></em></p>
<p>cember.net&#8217;i yalnızca eşimle beraber geliştirdik. Bu süreçte aylarca evimizin bir odasında, günde 15-20 saate yakın sürelerde çalıştık. Bu gerçekten zorlu bir süreçti. Devamında cember.net&#8217;in gelişim sürecinde binlerce üyenin bulunduğu bir platformun moderasyonunu da kendimiz üstlendik. <strong>Moderasyon gerçekten çok zorlu bir şey; </strong>insanı çok yıpratıyor. Sürekli birileriyle mücadele halindesiniz, kim bilir hangi sorunla kavga etmek isteyen insanlarla karşı karşıya kalabiliyorsunuz, ve bu psikolojik olarak insanı zorluyor. Bu konuda çok değerli üyelerimizden ciddi yardım da gördük tabii, ama bu yardıma rağmen bizim yükümüz oldukça fazlaydı. Düşündüğüm zaman çok çalışmaktan daha da zor olan şeyin platformun yönetimi olduğunu söyleyebilirim.</p>
<p><em><strong>- 2006&#8242;nın Mart&#8217;ına gelindiğinde cember.net&#8217;in 50bin üyesi olmuş, ve ücretli üyeliğe geçmiştiniz. Bu erken atılmış bir adım mıydı? Yoksa iş planına uygun bir ilerleme miydi? </strong></em><em><strong></strong></em></p>
<p>Ben ücretli üyeliğe, daha doğrusu <strong>somut gelir modeli</strong>ne inanıyorum. cember.net&#8217;in kuruluşundan itibaren zaten Altın Üyelik sisteminin olacağını sürekli vurguluyorduk, dolayısıyla bir sürpriz olmadı. Eğer bir yatırımcımız olsaydı bu süreci biraz daha geciktirirdik büyük olasılıkla, ama yine de zamanlamanın çok da erken olmadığını düşünüyorum.</p>
<p><em><strong>- cember.net&#8217;in kurulmasından satışına geçen surede kopma noktaları neler oldu?</strong></em></p>
<p>Öncelikle Aralık 2005&#8242;te yaşadığımız hızlı büyüme süreci, ve tabii bu süreçteki performans zorlukları önemli. Hızlı büyüme olmasını ummakla, buna karşı tedbir almak farklı şeyler. Neyse ki kısa sürede bu sorunları &#8211; tüm olanaksızlıklara rağmen &#8211; gidermeyi başardık. Ama o süreçte ciddi sayıda yeni üyeyi de hız sorunları nedeniyle kaybettiğimize inanıyorum.</p>
<p>Yatırım aldığımız süreç de önemli. Şirkete bir yatırımın girmesi, çok şeyi değiştiriyor. Öncelikle güveniniz artıyor, riskleriniz azalıyor. Daha rahat hareket edebiliyorsunuz. Hedeflediğiniz büyüme rakamlarına daha rahat ulaşıyorsunuz. Bu da bizim için oldukça önemli bir adımdı.</p>
<p><em><strong>- Yaklaşık 3 yıl boyunca gece gündüz emek harcadığınız, çocuğunuz gibi büyüttüğünüz girişiminizin satış aşamasına geldiğinde ne tür zorluklar yaşadınız?</strong></em></p>
<p>Aslında düşündüğüm zaman, yaşadığımız ciddi bir zorluk olduğunu söyleyemem. Her satın alma işleminde olduğu gibi bir hukuki süreç oldu tabii ki, ama bunlar bence işin en keyifli kısımlarıydı. Tabii o günlerde bunun farkında değildim <img src='http://www.webgirisim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><em><strong>- Kariyeri için çalışma ve kendi girişimini yapma arasında kalan gençlere ne önerirsiniz?</strong></em></p>
<p>Ben <strong>girişimci olmayı en baştan beri düşünüyordum. </strong>Diğer taraftan girişimciliğin insanın içinde olması gerektiğini söyleyecek değilim; bunun aksi bir çok başarılı örnek var. Ben yine de bir çok zorluğu yaşamamak için, <strong>okul sonrası birkaç yıl iş tecrübesinin çok önemli olduğuna inanıyorum. </strong>Bu tecrübeler, iş hayatında başarı olasılığını ciddi şekilde artıracaktır. Okulda size çok da parlak gelmeyen bir fikri, yalnızca girişimci olmak için proje haline getirmek, okul sonrası çok değerli yıllarınızı boşa geçirmenize neden olabilir. Diğer taraftan eğer böyle bir istek varsa 30 yaşına gelmeden, çocuk sahibi olmadan (çünkü bu riski çocukla almak çok daha zor) böyle bir denemenin de mutlaka yapılması gerektiğini düşünüyorum.</p>
<p><em><strong>- Son olarak sizce internet girişimcilerinin projeleri adına atması gereken ilk adımlar </strong><strong>nelerdir?</strong></em></p>
<p>İlk olarak <strong>yol haritası </strong>çizilmeli, ve <strong>2 farklı çıkış yolu </strong>net olarak konmalı. Bunlardan <strong>birincisi</strong> <strong>iyi durumda en sonda projenin nasıl satılarak çıkılabileceği</strong> (ki yatırımcı için de bu çok büyük önem taşır), <strong>ikincisi de başarısızlığa ne zaman / hangi koşulda karar verileceği</strong>. Bu ikinci çıkış düşünülmezse, birkaç yıl sonra size ciddi ağırlık yapan, yaşamınızın önemli yıllarını &#8220;harcadığınız&#8221; bir projeyle baş başa kalabilirsiniz.</p>
<p>Benim açımdan <strong>gelir modelinin de ilk günlerden netleştirilmesi faydalı. </strong>Yurtdışında buna aykırı bir çok örnek olsa da, ben para konusunun Türkiye&#8217;de net olması gerektiğine inanıyorum.</p>
<div id="crp_related"><p> <h3>İlginizi çekebilecek yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.webgirisim.com/2008/12/yogurtistan/" rel="bookmark" class="crp_title">Sıradışı Bir Fikir Nasıl Gerçeğe Dönüşür?</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/04/universiteli-ve-yeni-mezun-insan-kaynaklari-platformu/" rel="bookmark" class="crp_title">Üniversiteli ve yeni mezun insan kaynakları platformu!</a></li><li><a href="http://www.webgirisim.com/2009/03/bir-girisim-olarak-etohum/" rel="bookmark" class="crp_title">Bir girişim olarak eTohum</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webgirisim.com/2008/11/bastan-sona-cembernet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

