Bugün Neye İhtiyacın Var?
Merhaba, Öncelikle Mehmet’e bana Web Girişim’de tecrübelerimi ve fikirlerimi paylaşma olanağı verdiği için teşekkür ederim.
Bundan önce yazılan yazılarda daha çok bir girişimde izlenmesi gereken yollardan ve girişimimize nasıl şekil verilebileceğimizden bahsedildi. Ben ise girişime başlamak için ilk aşama olan “fikir üretme” aşamasından kısaca bahsetmek istiyorum.
Geçen gün evdeki su tesisatındaki gece yarısı sorunu, belki gecemi zehir etti, tesisatçı arayıp durdum ama kafamda da “bu işe yardımcı olması için bir site hazırlamalıyım” fikrini canlandırdı 🙂 Zaten girişimcinin de girişimciliği, fırsatlara her an açık olup, her türlü ortamda bir şekilde çıkış yolu bulabilmesinde değil mi? 🙂 Bir kaç sene önce Beyaz’ın sunuculuğunu yaptığı bir programa Siberalem.com kurucularından (yanlış hatırlamıyorsam) Mehmet Budak katılmıştı. Siberalem nedir diye konuşulurken şu diyalog geçti;
- Peki siteyi açarken kendinize partner bulmayı düşünmemişmiydiniz?
- Hiç düşünmemek mümkün mü? Şuan ki sevgilimle bu sayede tanıştım…
Veya şu sıralar yapım aşamasında olan duellog.com‘un kurucusu Ömer Faruk ile tanıştığımız gün bir sohbetimiz olmuştu. Söylediğine göre bu siteyi kurma fikri; masa tenisi oynamayı sevdiği halde, beraber maç yapacak tanıdığının fazla olmamasından ötürü ortaya çıkmış.
Tabii ki örnekleri daha da çoğaltmak mümkün. Gördüğümüz gibi iki örnekte de ortak bir nokta var; “Bunlar kişilerin kendi ihtiyaçlarından yola çıkılarak hayata geçirilmiş fikirler. Açık kapıyı görebildikten sonra fikrimiz adına sorun yok!” Yani sosyal yaşamımızda neye ihtiyaç duyuluyorsa, az çok bunları düşünerek yepyeni fikirler ortaya koyabilmek mümkün. Bu yüzden, içinde bulunduğumuz her ortamın, yaşadığımız her anın fikirlerimiz için bir ilham kaynağı olma ve girişime dönüştürülebilme potansiyeli var. Uyanık olmak yeterli! 🙂 Peki sizin girişim fikriniz nasıl ortaya çıktı…?




3 Yorum
Umut Karaca 3 Eylül 2008 günü 17:36 sularında gönderildi.
Çok doğru.
Geçen gün taksim AKM’de Trafik Vakfı’nın otoparkına aracımı park etmek için kuyruğa girdim. Kuyruk bir türlü ilerlemeyince aracımdan çıkıp baktım. 2 tane amcam uğraşıyor.. Problem; otoparka girmeden önce fiş veren alette, fiş kalmaması !
Hemen aklıma gelen çözüm; Varolan teknolojilerle (OCR yazılımları vs) aracın plakasını öğrenmek çok kolay. Parka gelirim. Sistem, aracın yaklaştığını görünce, plakasının fotoğrafını çekip OCR yazılımı ile sisteme giriş saatini kaydeder. Çıkarken gene aynı yazılım, plakayı OCR ile tanıyarak aracın ne kadar kaldığını bilir. Dolayısı ile herhangi bir bilet alma, verme seromonisine gerek kalmaz.
Hem kağıt & mürekkeb tasarrufu yaptık, hem de kuyruktaki yığılma problemini gidermiş olduk.
Fikirler böyle çıkıyor gerçekten de : )
Okuyucu 3 Eylül 2008 günü 22:07 sularında gönderildi.
[...] ortaya “Bugün Neye İhtiyacın Var?” başlıklı hoş bir yazı çıktı. Yazıya bu bağlantıdan, siteye ise buradan [...]
Okuyucu 4 Eylül 2008 günü 16:58 sularında gönderildi.
Ben de planladığım projelerde hep ihtiyaçlarımdan yola çıktım.. Aslında bu gerçeği kişiselleştirmeye bile gerek yok.. Youtube’u birbiriyle videolarını paylaşmak isteyen 2 arkadaşın kurduğunu o ilk popülerliğini yakaladığı günlerde okumuştuk..
İhtiyaç olmadan zihindeki o ampulün parlamasını beklemek pek mümkün değil zaten 🙂
Bu sayfa arşiv sürümüdür; yeni yorum gönderimi kapalıdır.