Devlet Girişimciye Ne Sağlıyor ?
Merhabalar,
Öncelikle Mehmet’e bana Web Girişim’de tecrübelerimi ve fikirlerimi paylaşma şansı verdiği için teşekkür ederim.
Bu yazıda odaklanmak istediğim konu, bildiğiniz üzere “devlet” denen bir kavram var. Bu “kavram” ın girişimciler için ne sağladığına odaklanmak ve size faydası olacağına inandığım bazı fikirleri ve tecrübeleri paylaşmak istiyorum.
Öncelikle devlet denen “kavramı” bir tanımlayalım;
Devlet : Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. [Kaynak: TDK Güncel Sözlük]
Siyasal bakımdan örgütlenmiş diyot tanım. Peki örgüt ne demek ?
Örgüt : Ortak bir amacı veya işi gerçekleştirmek için bir araya gelmiş kurumların veya kişilerin oluşturduğu birlik, teşekkül, teşkilat [Kaynak: TDK Güncel Sözlük]
Hmm.. netleşmeye başlıyor.. Demek ki devlet siyasal bir örgüt ve bu örgüt ortak bir amacı ve işi gerçekleştirmek için bir araya gelmiş kurumlar veya kişilerden oluşuyor. Örgüt ve Organizasyon tanımı neredeyse birbirinin aynısı, dolayısı ile Devlet aynı zamanda siyasal bir organizasyon diyebiliriz.
Buraya kadar yapılan tanımlarda bir eksiklik gördünüz mü ?
Görmediniz mi ? .. Normaldir. Zira görmemek üzerine programlandık. Ancak, bu bir girişimcilik blogu olduğundan ve girişimcilerin gözlerinin faltaşı gibi çakmak çakmak olduğundan eminim eksiklikleri gördünüz. Ben yine de hatırlatayım.
Bu tanımlardaki en büyük eksiklik: Bu kurum ve kişilerin aklı başında insanlar olduğu.
Zira, ben bu tanımların eksikliğini yaşayarak fark ettiğim için, size bu konuda yaşadığım tecrübeleri aktarmak isterim ki, aynı hataya düşmeyin. Çünkü girişimcilerin en büyük güçleri, dolayısı ile en büyük zaafları “optimist” olmaları.
Gelelim devlet diye tanımlanan organizasyon, girişimciler için ne yapıyor ?
KOSGEB : Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı
Kosgeb, girişimciler için bazı destekler sunuyor. Bu desteklerden bize en yakın olanı Teknoloji Araştırma ve Geliştirme Destekleri
Teorik olarak bu desteğin amacı şu: herhangi bir teknolojik ürün (genelde yazılım) geliştirmek istiyorsunuz, ilgili formları doldurup KOSGEB’e başvuruyorsunuz. KOSGEB, başvurunuzu değerlendirmeye alıyor.
Başvurduğunuz üniversitede eğer bir TEKMER (Teknoloji Geliştirme Merkezi) binası varsa, o binada size bir işlik tahsis ediliyor (aylık 100 YTL ödüyorsunuz, internet, elektrik, su , güvenlik, sekreter vs dahil ! ) ve geliştirmek istediğiniz ürünü, KOSGEB’in size sağladığı TEKMER ofisinizde, belirlediğiniz proje planında ve bütçede kalmak şartı ile geliştireceğinizi vaad ediyorsunuz. KOSGEB eğer projenizi onaylarsa, sizi 400.000 YTL ye kadar ortalama 80% hibe ile destekliyor. Ancak, ürünü geliştirdiğiniz süreç boyunca sizden dışarıya iş yapmadan sadece ürüne odaklanmanız bekleniyor. ( e biz de bunu istemiyor muyuz ? )
Pratik olarak ise olan şu: İlgili formları aklı başında insanların okuyacağı varsayımı ile dolduruyorsunuz ve TEKMER’den size gelen yazı sonucunda ilgili mekana gidip, yuvarlak bir masa etrafında toplanıyorsunuz. Genelde 3 tane Prof. Dr. sıfatlı hoca, 1 TEKMER müdürü , 1 başka bir bölgenin TEKMER müdürü ( ki genelde katılmaz ) 1 de proje uzmanı sizi karşılarına alıp soruyolar : 15 dakikada özetle anlat, ne yapacaksın ?
Elbette şaşırıyorsunuz, o kadar yazıp çizmişsiniz, detaylıca formu doldurmuşsunuz ve zaten anlatılması gereken herşeyi anlatmışsınız. Ama siz gene aynı varsayımla yapacağınız şeyi anlatıyorsunuz. Web 2.0, AJAX, Microformats vs diyorsunuz 🙂
Yanlış 1: Varsayımınız Yanlış.
Doğru olan ne ? Bilmem ? TEKMER işlikleri alan firmaları bir inceleyin bakalım. Ortak özellikleri ne ?
Bu işlikleri alan firmaların yapması gereken şey ne ? AR-GE ve katmadeğerli ürün ortaya çıkarmak. Zira memleketin hatta klasik tabirle saçı bitmedik yetimlerin haklarını onlara veriyorlar ki ülkeyi kalkındırsınlar.
Bakın bakalım ne yapıyorlar… İnceleyin. Bir tane kafasını önüne eğip dışarıya iş yapmayan şirket var mı TEKMER binalarında, inceleyin !
Ancak susmayın ! İsterim ki bu süreci bizatihi yaşayın. KOSGEB Sanayi bakanlığına bağlı ve başında Zafer Çağlayan var. Yaşadığınız durumu bizatihi kendisine e-posta ile ulaşarak anlatın ki en azından bir sonraki nesil bu sıkıntıları çekmesin. Batırdıkları paranın haddi hesabı yok ve bunlar ülkemizin kaynağı ! Sizin umutlarınız !
Şimdi gelelim diğer alternatiflere…
TÜBİTAK : Varsayımlarımız gene aynı. Bu organizasyonda ise bize en yakın girişim desteğinin adı TEKNOGİRİŞİM
Özetle, KOSGEB’de ki gibi girişim fikriniz var. TÜBİTAK fikri uygun görürse 100.000 YTL’ye kadar sizi destekliyor.
Ben bu süreci yaşamadım. Yaşayan varsa lütfen paylaşsın. Ben TÜBİTAK’ın bir üst versiyonu TEYDEB ile ilgileniyorum ve o süreç sonuçlanınca yaşadığım tecrübeleri paylaşırım ama genel izlenimim TÜBİTAK’ın KOSGEB’den daha aklı başında olduğu.
Ama burda da ilginçlik şurda. Diyorlar ki Önce sen parayı harca, sonra biz sana verelim.
Yok ya ? Zaten 100.000 YTL yi bir araya getirebilse bu çocuklar projelerini gerçekleştirecekler. Bu kurumlar, kimse hizmet ediyor ve niçin ediyor ?
Tanıma tekrar dönelim: …siyasal bakımdan örgütlenmiş…
Bunu sorgulamalıyız diye düşünüyorum. Zira sorgulamazsak ve çarklara bulaşmazsak, o çarklar gene herkesin bildiği gibi döner ve biz yine dönen çarklara bakar iç geçiririz.
Sevgiler,
Ersan.



