%25 senin olsun ortağız… :) (2)
Serinin ilk yazısında belirttiğim gibi, ortaklıklar hiç de sandığımız kadar kolay olmuyor. Ortaklık başlı başına üzerine yoğunlaşılması, ne kazanılır ne kazanılmaz görülmesi ona göre doğru hareket etmek için “ince eleyip sık dokumak gereken” bir konu…
Değer Katmak‘da da belirttiğimiz gibi, sadece iş fikrinde müşteri ile ilgili değil, her hamlemizim değer katıp katmadığını sorgulamamız lazım… yani;
1) Acaba bu ortaklık/sponsorluk bana ne katacak?
2) Anında alıp yollar mı aştıracak, benim yetişemediğim kısımlara yetişen bir iş gücü mü?
3) Eksik kaldığım yerlerde kolum kanadım mı olacak?
4) Sermaye desteği ile sıkıntıyı mı giderecek? (tabi sermaye ihtiyacım varmı?)
1. soruyu ele alalım, güzel, muazzam, dahiyane fikriniz için Sadece aynı ortamda siz fikri paylaşırken bulunduğu için ortak olanlar oldu mu? 🙂
2. Soruyu ele alalım, Ortaklık konusunda anlaşırken sadece ekip lazım, bir şekilde katkı sağlar mı dediniz? yoksa belirli işler konusundaki yetkinliği mi anlaşmaya sevketti?
3.Soruya gelecek olursak, Eksik kalacağımız yerleri acaba o kadar iyi bilmeliyiz önce ve devamında kişileri seçmeliyiz. Yani ortak bulunduktan sonra ona görev biçmek pek de sağlıklı bir yaklaşım değil…
4. Soru da ise, ne kadar sermayeye ihtiyacınız var? sadece proje maliyeti ve biraz(!) pazarlama bütçesinin toplamına mı sermaye dedik? yoksa kendi masraflarımızı, yedek akçeyi, kirayı vb. muhtemel birçok masrafı öngörerek mi belirledik? ve devamında asıl soru, peki bu ortağın sermaye ile kattığı ve bizim sermayesiz olarak projeyi getireceğimiz yeri hesap ederek hiç karşılaştırdınız mı? yoksa “astarı yüzünden mi pahalı?”
Ortaklık yaparken daha sorulacak hangi sorular vardır ne dersiniz?



