Klonlama da nereye kadar?
Her gün yeni Projeler, Servisler, eklentiler, Yazılımlar çıkıyor… Peki biz bunun neresindeyiz; Türkiye’deki servisleri düşününce; ilerliyoruz, bir çoğumuzun hayata geçirmek için koşturduğu projeleri var. Dünya ile neredeyse aynı hızla Türkiye’de de projeler çıkıyor.
Peki ne kadar nitelikli Projeler?
Pek de ileri düzeyde olduğunu düşünmüyorum: “Yurtdışında bir siteyi ilk farkedenlerden ol, fikri kopyala, Türkiye’ye entegre et ve hızlı davran…” mantığı ile ne kadar bireysel anlamda kazansak da ancak takipçi olabiliriz… Otoban haline getirilmiş bir yolda birilerinin peşine takılmışız ne farkeder ki, en fazla önümüzdekinin gittiği yere kadar gidebiliriz. Biraz daha fazla kafa yorsak, biraz daha fazla birlikte hareket etsek, kendi adımıza ufak da olsa bir Patika yol açarak başlasak çok daha yapıcı ve nitelikli olmaz mı?
“Türkiye’nin şartları belli!”, “internetten bihaber yüzbinler var!”, “Yapılacak ne varsa yapılmış!”, “Sermaye nerde?”, “Altyapı yokki!”
evet bu sözlerin hepsi doğru ama mazeret ile nereye kadar gidebiliriz…
Türkiye’den neden global projeler çıkmıyor? veya ne yapmalıyız? başlığında Önder Eren;
“Gözümüzde fazla büyüttüğümüzü düşünüyorum. Twitterı düşünün. Tüm sorunlarına rağmen kullanıcısı twitterı terketmiyor. Bu bağlılığı yaratabilecek bir iş modeli yaratırsanız sıkıntılarınızı örtebilecek süre daima size tanınacaktır.
Diyor ve oldukça da doğru bir görüş olduğunu düşünüyorum. Eğer güzel bir iş fikri, gerekli organizasyon, ve destekleyebilecek bir oluşum olduktan sonra o kadar da zor olmasa gerek…




6 Yorum
Okuyucu 30 Ağustos 2008 günü 00:25 sularında gönderildi.
aslında yok değil. türkiye’den de gerçekten orijinal girişimler çıkıyor.
Okuyucu 30 Ağustos 2008 günü 00:49 sularında gönderildi.
Ne güzel yazmışsın, tebrik ediyorum.
Proje uyarlama ve insanlara sunma bir yere kadar. Elbet insanımız için, hizmet sunabilmek için çok faydalı birşey ama bunların da bir yere kadar sınırı oluyor.
Zaten uyarlama yapılan, insanlara sunulan projelerin genelinde şunu görüyoruz; sıcak para. Çıkış noktası hazır, hemen kendini amorti edebilecek işler.
Tabi ki bunu başarabilenlere sözüm yok! Helal olsun. Zoru başarıyorlar.
Önder’in de bahsettiği gibi bugün twitter modelini getirsek ülkemize, güzel de uyarlasak acaba bu işin arkasında kim olurdu, kim proje üretenin elinden tutardı?
Kullanıcıyı düşünmek ve sadık olmak gerek. Kısaca bir örnek ile bitireyim.
Ben bugün yemeksepeti.com çalışanı olarak restoranlar ile görüşmeler sağlıyorsam şirketim çok para kazanması için değil, insanlara iyi hizmeti ulaştırabilmeyi hedeflediğimiz için. Kaç restoran sırada bekliyor, görüşmek için can atıyor. Fakat ben orayı tercih etmiyorsam, uygun görmüyorsam, hizmetini eksik buluyorsam yemeksepeti.com kullanıcısı için henüz hazır değildir.
Çünkü ben sabah işimi yaparken, akşam girip sipariş veriyorum. İhtiyacımı gideriyorum. Hepimiz gibi…
Okuyucu 30 Ağustos 2008 günü 01:12 sularında gönderildi.
Mehmet arkadaşım güzel bir noktaya değinmişsin.
Yenilikçi projeler bazı riskler içeriyor. Örneğin yatırımcı bulmanız iş modeli kanıtlanmış ve önceden denenmiş projelere göre projenizin inovatifliği ölçüsünde daha zor olabiliyor.
Esasen yeni bir fikir üretmek bu alanda o kadar da zor değil. İnterneti takip edeceksiniz ve iyi bir kullanıcısı olacaksınız en başta. İhtiyaçlarınız zamanla aklınızda fikirlerin belirmesine neden olacaktır. Boşlukları görmeye başlarsınız. Sonra kar edebilirliği üzerinde düşünüp bir iş planı çıkarırsınız.
Ancak iş uygulamaya geldiğinde bir takım zorluklar baş gösterir.
engin 30 Ağustos 2008 günü 10:26 sularında gönderildi.
Bazen girişimciş olmak için kulaklarınızı dünyaya tıkamak lazım. Hepimiz sadece ilkolu bitirmiş ama tonlarca para kazanan insanlar görmüşüzdür. Bu insanlar burdaki birçok arkadaşımızın bildiği iş planı hazırlama, pazar analizi, kıyaslama gibi yöntemleri yapmadan yaptıkları işe girişmiş ve başarmışlar. Bu sebeple bir fikir bulduğunuzda klon bile olsa inanıyorsanız, site yapmaktan, yazılımdan falanda anlıyorsanız sizi engelleyen nedir ki. Çok çalışmaktan tırsıyorsanız o ayrı konu tabi.
Kaan Aksoy 30 Ağustos 2008 günü 17:56 sularında gönderildi.
Sermaye önemli bence. Türkiye’ de Risk sermayesi var mıdır? Güzel bir fikirle çıksanız 100-200 bin doları ne kadar kolay toplayabilirsiniz?
Herşey elbet para değil ama paranın önemi de yok sayılmamalı. Siz iyi bir kod yazarı olabilirsiniz ama sitenin al benisi dizaynı başkasına yaptırmak için para gerekebilir. Lise üniversite öğrencisi olup ailesi de zengin olmayan biri bu paraları bulamayabilir proje gitmesi gerektiği yere gitmesi gerektiği hızda gitmez.
Okuyucu 31 Ağustos 2008 günü 01:32 sularında gönderildi.
Girişimciliği ben boşluk doldurmak olarak görüyorum. eğer iyi bir internet kullanıcısı iseniz, zaten piyasada neyin ihtiyaç olacağını ve ortalama ne kadar geri dönüşüm olacağını bilirsiniz. Risk yönetimine gelince Engin beye katılıyorum bu konuda güzel bir yazı : http://www.caglarerol.com/2008/08/29/kawasakiden-5-girisimcilik-dersi/ ç
Bu sayfa arşiv sürümüdür; yeni yorum gönderimi kapalıdır.