Cebit Bilişim Eureasia fuarında Etohum’un davetlisi olarak yaptığım “Bloglardan Para Kazanmanın 10 Yöntemi” sunumumun FriendFeed’deki paylaşımına gelen yorumlar, bloglardan para kazanmak konusunda Türk blogcuların yaşadığı sıkıntıları görmemi sağladı. Bu yazı Türk blogcularına yeni bir vizyon kazandırabilmek amacıyla yazılmıştır.
Dünyada yaşanan küresel kriz, başta Amerika olmak üzere pek çok ülkede insanları ekstra gelir arayışına yöneltmiş durumda. Henüz kriz dalgası Türkiye kıyılarını o denli şiddetli vurmadı “hamdolsun”, ancak 2009 ve sonrası ciddi bir durgunluk ve işsizlik beklentisini hükümet dahi gizleyecek durumda değil artık.
Krize karşı bir takım tedbirler almak mümkün. Daha az harcama yapmak, daha çok evde vakit geçirmek, tasarruflu ampul kullanmak, elektrikli cihazları kullanmadığımız zaman fişini çekmek, sadece tek bir kredi kartı kullanmak gibi standart tedbirlerin yanında, insanların şimdiden ekstra gelir getirecek uğraşlara yöneleceklerini öngörmek için dahi olmaya gerek yok. İşte 2009 da size ekstra gelir getirecek araçlardan biri blog yazmak olabilir.
Önce blogları algılama konusunda insanımızda oluşan “naif” ve “romantik” duygulardan başlamak istiyorum.
Bloglar “Bana kalbin kadar temiz bu sayfayı açtığın için sana teşekkür ederim” tarzı anı defteri çağını çoktan kapatmış görünüyorlar. Kendi başına büyük birer işletme gibi faaliyet gösteren pek çok blog var artık dünyada. Dünyanın en büyük 10 blogunun yaklaşık değeri 500 milyon dolara ulaşmışken, “bloglardan para mı kazanılırmış kardeşim?” yaklaşımı biraz komik kalıyor.
Gözlemlediğim diğer bir yaklaşım ise “Türkçe bloglardan para kazanılmaz kardeşim” yaklaşımı. Doğrudur, bugün Türkçe bloglardan ciddi gelir getirecek reklam ve sponsor desteğinden mahrum durumdayız. Sadece mutlu bir azınlık, eş dost sayesinde sponsor desteği buluyor. Ancak Türkçe blogların 2009 ve sonrası Türkiye İnternet sektörünün büyümesine paralel bir şekilde daha büyük bir reklam/sponsor pastasından besleneceklerini öngörmek de zor değil. Bugünden geleceğe yatırım yapabilirsiniz. Öncelikle bloglara dair kamuoyundaki ve iş çevrelerindeki yanlış algıyı düzeltmek için işbirliği yapmalıyız.
Vakit kaybetmek gibi bir lüksüm olmadığı için ben İngilizce blog yazmayı tercih ettim. SearchForBlogging.com blogum sayesinde küresel blog aleminde 10 senelik işimden ayrılmayı dahi düşünecek kadar büyük bir potansiyel ile karşılaştım.
Muhtemelen “Eh gördün mü ya işte, İngilizce blog yazıyorsun kardeşim” diyenler olacaktır.
İngilizce benim rahmetli babamın tapulu malı değil. İddia ediyorum, öğrenmeye meraklı, azimli ve teknoloji nimetlerinden faydalanan hemen herkes İngilizcesini 6 ay gibi kısa bir sürede geliştirebilir. Yeter ki, zamanı verimli ve etkili kullansın. Ben İngilizce öğrendiğim yaşlarda (1974 doğumluyum) BBC’nin radyo frekansını yakalayacağım diye saatlerce uğraştığımı hatırlıyorum. Bugün hemen her şey elimizin altında. BBC World, CNN, Cnbc-e, İngilizce öğreten bir sürü internet sitesi, online sözlükler…
Peki eksik olan ne?
Bugün eksik olan sabır ve kararlılık. Kısa yoldan köşeyi dönmek gibi yanlış bir beklenti içinde genel olarak insanımız. Eğer bloglardan bu şekilde para kazanmayı düşünüyorsanız, baştan söyleyeyim büyük bir yanılgı içindesiniz.
Bir profesyonel blogcu ile bir maraton koşucusu arasında çok az fark var. İkisi de uzun soluklu bir mücadele içindedirler. Her ikisi de bu yarışta yalnızlardır. Bunun zihinsel bir yarış olduğunun farkına varanlar, ona göre hazırlık yaparlar ve yarışı kazanırlar. Diğerleri yarı yoldan çark ederler.
Gözlemlediğim bir diğer yanlış ise bloglardan gelir elde etmek için ana modelin
“Google Adsense” olarak seçilmiş olması. Dünyada hiçbir profesyonel blogcu yoktur ki, bütün oyun planını “Google Adsense” reklam geliri üzerine kursun. Farklı gelir modelleri tek bir blog altında toplanarak düzenli gelir akışı sağlanabilir.
Peki nedir bunlar? Kısaca özetleyelim:
Bütün bunların yanısıra, günlerden bir gün blogunuzu okuyan bir İnternet girişimcisiyle ortak olup önce bir blog dergisi, daha sonra da sadece blogculara yönelik bir sosyal iletişim ağı çıkarabilirsiniz.
Atmıyorum, başıma geldi de o açıdan söylüyorum. Bloglar böyle ortaklıklara da aracılık ediyorlar. Bu sayede Yunanlı ortağım Vasilis Pasparas ile blogculara yönelik Bloghology dergisini ve Bloghology sosyal iletişim ağını yarattık.
İngilizce blog yazmak size küresel İnternet pazarında sınırsız işbirliği olanakları sağlıyor. Bir gün bir e-posta alıyorsunuz; “Amerikan cep telefonu kullanıcıları için hazırlayacağımız mobil magazinimizde içerik olarak blogunuzun RSS beslemelerini kullanmak istiyoruz. Ne dersiniz?” diyor hiç tanımadığınız adamın biri. “Hayhay” diyorsunuz büyük bir sevinçle.
Bütün bu yukarıda yazılı reçeteye rağmen hala blogundan para kazanamıyorsan….
Suç senin,
-demeye dilim varmıyor ama-
kabahatin özü senin,
canım kardeşim.
Toplam : 5 Yorum var
Ahmet Alp Balkan
Kasım 16th, 2008 at 20:29
Goktug Okan Oguz
Kasım 16th, 2008 at 21:33
Ek Gelir Sitesi
Kasım 20th, 2008 at 13:00
Muammer Okumuş
Kasım 21st, 2008 at 23:41
Estetik
Kasım 22nd, 2008 at 14:23
Kesinlikle doğru. Türk blog yazarları genel olarak AdSense’e dayalı gelir modelleri kurmaya çalışıyorlar. E bu da nihayetinde keyword ve seo manyaklığına dönük bir çöplükten başka bir şey ortaya çıkarmıyor. Türkiye’de Türkçe blog tutarak piyasa iş birliği yaparak para kazanmak şimdilik biraz zor. Yine elbet techcruch gibi işleyen webrazzi tarzı bloglar sponsorlardan, ilanlardan bir miktar kazanacaklar fakat bu sayının artması için Türkiye’de blog kavramının biraz anlaşılması ve kaliteli bir çok yazara ulaşması gerek. Her ne kadar İngilizce bir blog tutmak kadar başarıyı getirmeyecek olsa da yerel pazarlarda iş birliği tekliflerine kaynak olabilir.
Farklı gelir modellerine ornek siteleri de yazsan benim gibi yeni blogcular için gercekten hoş olabilir. Blogumu yeni açtım ve en azından haftada 2-3 yazı koymaya calısıyorum. Ne varki google adsense dışında birsey bilmiyorum. :(
Bloglardan para kazanılmaz demek gerçekten çok zor ama kazanmanın da çok kolay olmadığını söylemek gerekir. Çünkü bloglardan para kazanılır mantığı yerleştikçe de kalite oldukça düşüyor ve ilk amaç blog yazmaktan para kazanmaya doğru kayıyor. Sonuç olarak blog yazmak para kazanmanın bir aracı olmamalı, blog yazmayı teşvik edici bir sonuç olmalı para kazanmak. İnsanın tamamen keyfen yaptığı bir işin sonucu olarak onu mutlu ve tatmin edebilecek bir durum olmalı. Tabi bunlar biraz idealist yaklaşımlar olabilir, hepimiz ekstra bir gelir sahibi olmak için kolay yollar da arıyor olabiliriz ama bu bazen interneti bir çöplük haline getiriyor.
Bloglardan para kazanmak için öncelikle Mert Erkal gibi arzu etmek gerektiğini düşünüyorum. Sonrasında bu yazı oldukça kıymetli olacaktır arzu eden için. Ellerine sağlık Mertcim.
Güzel paylaşım olmuş
Yorumunuz: